Erkek Ureme Sistemi Organlari Hucreleri

Erkek Tohum Hücresi (Sperm-Spermatozoit)

Erkek Üreme Sistemi

Erkek tohum hücreleri husyeler (testiler) de oluşur. Bunlar iki adet, yumurta biçimli ve kendilerine ait özel bir zarla deriden torbaların içinde yer almış bezlerdir. Testisler, içleri yumak şeklinde ince borulardan meydana gelmiştir. Borular iplik kadar ince olup içlerindeki hücre sıralarından spermatozoitler meydana gelir.

Testislerin başka bir özelliği de spermatozoitlerin doğuşunu etkileyen ve erkeğe erkeklik niteliklerini veren bir hormonu salgılamasıdır. Bu hormon, erkekte sakal bıyık meydana gelmesi ve kıllanmanın gerçekleşmesi, vücut yapısının özelliği, ses kalınlığı gibi özelliklerin ortaya çıkmasını ve sürekliliğini sağlar.

Testislerde spermatozoit oluşumu blue çağında yani 12-14 yaşlarında başlar. İhtiyarlık çağında da devam edebilir. İplik şeklindeki ince boruların iç çeperlerindeki yuvarlak hücreler çeşitli devreler geçirerek spermatozoit durumuna gelir. Spermatozoit tek bir hücre olup insan hücreleri arasında en küçüklerindendir. Mikroskoptaki görünüşü adeta durgun sularda sürüler halinde dolaşan kurbağa yavrularını andırır. Yani bir başı, bir gövdesi ve uzun bir kuyruğu olan hareketli hücrelerdir. Yumurta biçimindeki baş kısmında, hücre zarı çekirdeği yer alır. Daha sonraki bölümlerde belirtileceği gibi, kadın yumurta hücresine giren, erkek tohum hücresinin baş kısmıdır. Kuyruk ise kamçı gibi olup spermatozoitin hareket yeteneğini sağlar. Cinsel ilişki sırasında kadının haznesine dökülen spermler bir iki dakika içerisinde rahim ağzını örten salgıların içine girerler. Ancak, testislerde oluşan spermatozoitler hemen dışarı atılmaya hazır değildirler. Spermler önce yumak şeklinde açıldığı zaman 5-6 metreyi bulan bir kanala gelirler, bundan sonra 30 cmlik ikinci bir kanalı geçip tohum keseleri denen, prostatın iki yanındaki keselerde toplanırlar. Bütün bu yol boyunca canlılıklarını sağlayacak birtakım maddeleri, prostat ve bunun gibi iç salgı bezlerinin çıkardığı sıvılardan sağlarlar ve adeta onların içinde yüzerler.

Depo edilmiş spermatozoitler 30-40 gün yaşarlarsa da, yaşlandıkça canlılık ve döllenme yetenekleri azalır. Bu şeklide yaşlanan ve ölenlerin yerlerini hemen yeni oluşan taze spermatozoitler alır ve depolanır. Spermatozoitlerin kadın vücudunda 5-6 gün, dış ortamda ise 48 gün yaşadıkları tespit edilmiştir.

Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan spermatozoitlerin sayısı 200-600 milyon arasında değişir. Bunlardan 1000 tanesi kanallara kadar varabilir ancak döllenmeyi yani dişi yumurta hücresi içine girmeyi tek sperm başarabilir.

Kadin Ureme Organi Sistemi İc ve Dis Ureme

Kadın Üreme Organı, Kadın Üreme Sistemi

İnsan türünün sürekliliğini sağlayan üreme organı iki kısma ayrılır.

İç üreme organları; yumurtalık (Ovarium), Kanallar-Fallop Borusu, Döl Yatağı (Uterus), Hazne-Mihbil (Vajina)
Dış üreme organları; küçük ve büyük dudaklar, klitoris (bızır), hymen (kızlık zarı)

Kadın Üreme Organları

İç Üreme Organları

Yumurtalık: yumurtalık döl yatağı denen uterusun iki yanında bulunan badem şeklinde bir organdır. 4-5gr ağırlığındadır. Yeni doğan bir kız çocuğun her yumurtalığında yaklaşık olarak iki yüz bin kadar yumurta hücresi bulunur. Bu yumurta hücrelerinden biri adet gören genç kızda her ay yumurtalığın yüzeyine gelir ve oradan dışarı atılır. Döllenmeye hazır olan bu yumurta için en uygun yer döl yatağıdır. Eğer yumurta döllenip yerleşirse gebelik başlamış demektir.

Kanallar: yumurtalıktan atılan yumurtayı döl yatağına getiren organ, kanallardır. Kanalların bu görevi uç kısımlarının saçak şeklinde olması ile kolaylaşmıştır. Bu sayede dışarı atılan yumurta hücresini kolayca yakalayıp kanala sokar ve döl yatağına doğru hareket ettirir. Döllenme işi hemen her aman bu kanal içinde olur.

Döl yatağı: 100-150 gr ağırlığında armut biçiminde bir organdır. İçinde barındırdığı döllenmiş yumurtayı gebelik sonuna kadar dış etkilerden korur. Gebelik süresince çocuğun büyümesine ayak uydurarak doğuma yakın zamanlarda 1-1.5 kg kadar olur. Armuta benzetilen bu organın iki bölümü vardır.

Armutun geniş kısmı, gövdesi (Korpus)
Armutun sap tarafı, buraya rahmin ağzı (Kollum) da denir

Kollum doğum sırasında açılır. Gövde kısmı da bir motor vazifesi görür ve içindeki çocuğu aşağıya doğru iter.

Hazne (Vagina): 8-10 cm uzunluğundaki bu organ cinsi münasebette penisi içine alır. Yukarıdan aşağıya doğru kesiti H biçimindedir.

Bütün bu kadın içi üreme organları leğen kemiği içinde yer alır. Organların ön tarafında idrar kesesi, arka tarafında kalın bağırsağın son kısmı vardır. Karın zarı, (Periton) iç üreme organlarının dış yüzlerini bir örtü gibi kaplamıştır.

Hazne’nin alt kısmı ince bir mukoza plikası ile daraltılmıştır. Kızlık zarı denen bu oluşum ilk cinsel ilişkide yırtılır ve bu yüzden birçok ülkede namusun belli başlı ölçüsü olmuştur. Oysa, kızlık zarının çok çeşitleri vardır. Bunlardan bir tanesinde, zar tam anlamıyla bozulmadan durduğu halde, kadın yinede cinsel ilişkide bulunabilmektedir. Birçok kadın doğum doktoru, kızlık zarının doğum sırasında yırtıldığını görmüştür. Burada önemli olan kızlık zarının haznenin ağzını tamamen kapattığı durumdur. Buna (Atresia Hymenalis) denir. Genç kız adet görme çağına geldiği halde düzenli aylık ağrıların dışında hiç adet görmez ve evlendiğinde cinsel ilişkide bulunamaz. Adet kanı adet haznede birikmeye başlar ve zamanla bu organlarda deformasyon görülür. Ağrılar her geçen ay daha şiddetlenir.
Birçok şikayetlere sebep olabilen bu hastalığın tedavisi çok basittir. Bir bistüri ile kızlık zarı delinir. Her şey hemen normale döner.

Dış Üreme Organları

Ferç Nedir (Vulva): Bızır (Klitoris), Küçük ve büyük dudaklardan (Labium majör ve minör) meydana gelmiştir.

Adet Görme (Regle, Menstrasyon, Siklus) Nedir

Erişkin bir kadın yada genç kızda, ortalama 28 günde bir görülen kanamaya adet yada regle denir. Kanamanın zamanı, süresi, miktarı her kadında değişik olmakla beraber ortalama olarak 21-35 günde bir olur ve 2-8 gün kadar devam eder. Bunun dışında görülen kanamalar bir hastalığın işareti olabilir.

Kanama, döl yatağının içini örten zarın (mukozanın) hormonal etkilerle değişmesi ve sonunda dışarı atılmasıdır. Her seferinde bu böylece tekrarlanır.

Döl yatağı da her adetten sonra kendini döllenmiş bir yumurta için hazırlar. Rahmin mukoza denen iç kısmı gelişir, şişer. Döllenmiş bir yumurta için en ideal ortam böylece sağlanmış olur. Yumurta döllenip rahim içine gelirse bu ortamda büyür, gelişir ve 280 gün sonra küçücük bir insan yavrusuna dönüşür. Eğer yumurta döllenmezse bütün bu hazırlıklar boşa gitmiş olur. Rahim iç tabakasının atılmasından sonra yeni bir hazırlık devresi başlar.

Normal bir adet süresince kaybedilen kan miktarı 50-60 cc. Kadardır. Adet görme aslında birçok faktörlerin etkisi altında olan karışık bir olaydır. Kısaca değinirsek, aydan aya görülen o basit kanama beyin, hipofiz bezi ve yumurtalıkların karşılıklı etkileriyle ortaya çıkmaktadır.

Bu etkilerin sonucu adet ortalarına rastlayan günlerde, yumurtalardan gelişmiş bir yumurta hücresi atılmaktadır ki, buna yumurtlama denir.

Yumurtlama olmadan adet olabilmektedir. (Anovulatuar siklus) ancak, yumurtlama olmadan gebelik söz konusu olamaz. Bu bölümün başında da belirttiğimiz gibi, yeni doğan bir kız çocuğunun iki yumurtalığında toplam 400.000 kadar yumurta hücresi vardır. Ama her ay yaklaşık 1-2 tanesinin kullanıldığı düşünülürse, 30-35 yıl adet gören bir kadın, yumurtalarının ancak 50.000 tanesini kullanabilir.

Kadında yumurta hücresi: bilindiği gibi her canlının vücudu milyonlarca hücreden yapılmıştır. Bu milyonlarca hücreyi oluşturan ana hücre kadın yumurta hücresidir. İnsan vücudunun da en büyük hücresi olan yumurta hücresi sperm tarafından döllenince bölünerek çoğalmaya başlar. Önce ikiye, daha sonra da her parça yeniden ikiye bölünerek 2-4-8 diye milyonlarca hücre durumuna gelip küçük bir insan yavrusunu oluşturur.

Dogum Kontrol Yontemleri Gebelik Takvimi Spiral

Doğum Kontrol Yolları, Doğum Kontrol Yöntemleri

Doğum kontrolü (Aile Planlaması Nedir) yada nüfus planlamasının amacı kısaca nüfus artışının kontrol altına alınabilmesi şeklinde özetlenebilir. Günümüzde çeşitli nedenlerle istenmeyen çocuktan kurtulabilmek için hayatını bile tehlikeye atan anne sayısı hiç de az değildir.

İşte bu nedenlerle bilim adamları, nüfus artışını önlemek amacı ile çeşitli metodlar bulmuşlar ve bu metotları doğum kontrolü, aile planlaması yada nüfus planlaması gibi adlar altında toplamışlardır.

Doğum kontrolü için kullanılan yöntemleri

Gebelik takvimi kullanımı, koitus Interreptus (geri çekme), Lavaj, Kanının kullanacağı diyafram, Vaginaya konulacak sperm öldürücü maddeler, rahim içine konan araçlar (spiraj), doğum kontrol hapları, prezervatif (kondom)

- Gebelik Takvimi, Gebelik Hesaplama Takvimi Yöntemi

Bir kadının gebe kalması için yumurtalıklarından bir yumurtanın çıkması gerektiğini ve bu olaya da yumurtlama (ovulasyon) dendiğini biliyoruz.
Ovulasyonun olduğu günü tespit edebilirsek o birkaç gün dışında, kadını tam kısır kabul edebiliriz. Ayrıca, spermlerin kadın üreme organlarında 3 gün, yumurtanın da 2 gün canlı kalabildiğini hatırlatmalıyız.

Ovulasyon Dönemi (Yumurtlama) nasıl anlaşılır, Ovulasyon Hesaplama

Bazı kadınların iki adet arasına rastlayan günlerde ufak bir kanaması yada sancısı olabilir. Düzenli olarak her adet arasında olan bu belirtiler büyük ihtimalle yumurtlamanın işaretidir.

Kromotest: daha çok Avrupa ve ABD’de kullanılmaktadır. Rahim ağzına konan turnosol kağıdı gibi kağıtlardaki kimyasal maddeler eğer yumurtlama olursa renk değiştirmektedir. Sözgelişi, Ovulasyon günü ise renk kırmızı olmaktadır ki, bir çeşit tehlike işaretidir. Başka zamanlarda kağıdın rengi yeşildir.

Tehlikeli Günler

Yumurtlamanın olduğu haftayı tehlikeli kabul edersek, onun dışındaki günleri de tehlikesiz günler olarak adlandırabiliriz. Ancak, bu günlerin tam sağlıklı olarak saptanmasının pek de kolay olmayacağını bilmelisiniz.

Yumurtlama işine psikolojik etkenlerin katılması son derece önemlidir. Şimdi, normal zamanda ovulasyon olduğunu kabul edelim. Aslında 3-4 günlük tehlikeli devreden sonra kadının gebe kalmaması gerekirdi. Oysa, cinsel ilişkide duyacağı aşırı zevk kadında yeni bir ovulasyonun meydana gelmesine sebep olabilir. Bu normalden ayrılış, kadının pekala gebe kalmasına yol açabilir. Bunun aksi de mümkündür. Büyük bir üzüntü yumurtlamayı geciktirebilir. Vücut ısısının kontrolü ile yapılan korunmada yanılma bu nedenle daima mümkündür. Sonuç olarak bu metodun %100 garanti olmadığını belirtelim.

- Koitus İntereptus (İlişkide Geri Çekme Yöntemi)

Cinsel ilişki sırasında erkeğin, spermlerini vagina içine değil dışarı boşaltmasıdır. Bunun için her iki tarafın özellikle erkeğin seksüel otomatizmaya oldukça hakim olması gerekir. Bu metodun %12-20 arasında riski vardır. Ayrıca bazı psişik, organik bozukluklara da yol açtığı görülmüştür.

- Vaginal Lavaj Nedir

Cinsel ilişkiden sonra hemen vaginanın yıkanmasıdır. Bu yöntem hem estetik hem psikolojik yönden sakıncalıdır. Ayrıca lavaj yapacak kadının seks organlarının anatomisini iyi bilmesi gerekmektedir. Profesyonel kadınlar bu uslübü uygulayıp iyi sonuçlar alırlar. Aile kadınlarında ise bu metodun %36-60 arasında başarısızlık şansı vardır.

- Kadının kullanacağı diyafram vb. araçlar

a) ilaçlı sünger ve tamponlar: bunun için oksijenli suya batırılmış sünger yada pamuğu temastan önce vajinaya sokmak gerekir. Vajinada tampon yada sünger penisin ucu ile bir kenara itilebilir ve rahim ağzı açık kalıp spermler serbestçe içeri girebilir.
b) Kapaklar: rahmin ağzına göre yapılmış madensel yada lastik kapaklardır. Doktor tarafından adet bittikten sonra takılır ve adet yaklaşınca çıkarılır. Kapaklar da temas sırasında yerinden çıkabilirler; rahim ağzında yara, yırtık vb. olanlara takılmaz. Günümüzde pek kullanılmamaktadır.
c) Diyafram: rahmin ağzını örtecek şekilde hazırlanmış plastikten yapılmış yuvarlak kenarları biraz daha sert bir doğum kontrol aracıdır. Doktor tarafından takılması öğretilir ve kadın öğrendikten sonra kolaylıkla uygulayabilir. Temastan sonraki gün çıkarıp yıkamak gerekir. Diyafram yırtılmazsa 1-1.5 yıl kadar kullanılabilir.

- Vajinaya sperm öldürücü maddeler konulması

Jel: sperm öldürücü maddelerin suda eriyen jel içindeki şekilleridir. Uzun bir kanül ile vajinanın en derin kısmına konur. Her temas için ayrı bir kanül dolusu jel uygulanması gerekmektedir.

Su yada spermle birleşince köpürenler:

Bu tabletler spermle birleşince köpürüp rahmin ağzında hem şimik kimyasal, hem de mekanik bir engel oluşturur. Bu köpükle karşılaşan spermler ölür. Ama tabletler çok güvenilir değildir. Çünkü tabletin tam erimesi için 2cc. Sıvı gerekmektedir. Bu sakıncalardan dolayı tablet yerine ovuller yapılmıştır. Bunların sakıncaları eridikten sonra vajinanın içini çok kaygan hale getirmesi ayrıca eriyince akıp çamaşırı kirletmesidir.

- Rahim içine konan gebeliği önleyici araçlar

Spiral Nedir, Spiral Nasıl Takılır, Spiral Korunma

Spiral Taktırma ancak doktor tarafından uygulanabilen bir araçtır. Bu rahim içi aracı, adet bittikten sonra uygulanır. Yeni doğurmuş olanlara adet gördükten, düşük yapanlara da düşükten sonra takılması önerilmektedir. Rahim içi araçlar ile gebelik ihtimali binde 5-10 arasındadır.

Spiral kimlere takılamaz?

Rahim ağzında şüpheli yarası olanlara, nedeni belli olmayan kanamalarda, myomu olanlara, rahmi normalden çok küçük olanlara, kanama, pıhtılaşma bozukluğu olanlara, gebelik şüphesi olanlara, rahimde doğuştan şekil bozukluğu olanlara spiral takılmaz.

Spiral kullanımı yan etkileri

Anormal kanamalar, %2-5 oranında görülür. Genellikle adet kanamalarının süresi ve kanama miktarı artar, ağrı daha çok kasıklarda duyulur, spiralin kendiliğinden dışarı atılması oldukça az rastlanılan bir durumdur, gebelik binde 5 oranında görülebilir,

Spiral ne zaman çıkarılmalıdır?

Spiral Çıkarılması, sürekli düzensiz vajinal kanamalara neden olursa, genital organlarda iltihabı bir durum varsa, genital organlarda tümör yönünden şüpheli bir durum varsa, spiralin ipi rahim içine kaçmış, muayene görülüyorsa, karın alt kısmında ve kasıklarda sürekli ağrıya neden oluyorsa doktorunuza başvurmalısınız.

- Doğum kontrol hapları (Oral Kontraseptivler)

Doğum Kontrol Hapı Ne zaman Kullanılır

Ağızdan alınan ve hormon karakterinde olan bu maddeler kadının yumurtlamasını engellemektedir. Doğum kontor hapları 1996 yılıarında Porto Rico’da ilk defa kullanılmaya başlamıştır. İlacın terkibi, östrojen ve gestagen denen iki hormonun karışımıdır. Doktorunuz gerekli muayene ve kontrolleri yaptıktan sonra size bu ilacı verebilir. Doğum kontrol tabletleri adetin 1 ve 5. günü alınmaya başlanır ve hergün bir tane içilir. İlacı unutmadan muntazam içmek gerekmektedir. Eğer unutulursa ertesi gün iki tablet birden içmelidir. Kutu bitince ilaç içme işine o ay için son verilir. Birkaç gün sonra da adet kanaması başlar.

Bu haplar yumurtlama işini durdurduğu gibi, aynı zamanda rahim ağzındaki ifrazatın karakteri de değişir. Spermleri rahmin içine geçirmeyecek bir şekle dönüşür. Başka bir deyişle, doğum kontrol haplarının çift güvenlikli bir koruyucu etkisi vardır.

Doğum kontrol haplarının yararları ve zararları ve yan etkileri

Ağrılı adet gören kadınların tedavisinde de kullanıldığı için doğum kontrol hapı alanlarda adet ağrısız olur, kanın pıhtılaşmasını biraz arttırmaktadır, doğum kontrol hapı şeker hastalıklarında kan şekerinin normal bir seviyede tutulması biraz zorlaşmaktadır, gebelik anlaşılmayıp ilaç alınmaya devam edilirse kız çocuklarında erkekleşme belirtileri görülebilir, ilaç bırakıldıktan sonra gebe kalma şansı çok artar. Bundan dolayı, bu ilaçlar aynı zamanda çocuğu olmayan ve çocuk isteyen kadınlarda da belirli bir süre verilebilir, ilaç alındığı sürece göğüslerde bazen dolgunluk olabilir, kilo artması olabilir, hafif bulantı olabilir, adet arasında kanama olabilir.

Doğum kontrol hapı içmemesi gerekenler;

Karaciğer hastalığı geçirenler, damar tıkanması veya trombofilibit gibi hastalıkları geçirenler, büyüme çağındaki gençler, migren ve görme bozukluğu olanlar, meme ve rahim tümörü olanlar kesinlikle kullanmamalıdır.

- Prezervatif (Kondom) Nedir

zührevi hastalıklardan korunmak için düşünülen bir araç, kauçuğun keşfinden sonra çok gelişmiş ve gebeliğin önlenmesinde rahatlıkla kullanılan bir metot halini almıştır. Bu metot, doğum kontrol tabletleri ve spiralden sonra halen uygulanan metotların en garantilisidir. Son yıllarda AIDS hastalığından korunmada prezervatif kullanılması tavsiye edilmektedir.