Akciğer Enfeksiyonu
Stafilokok Pnömonisi Nedir
Stafılokok pnömonisi ciddi bir akciğer inifeksiyonudur. Etkeni gram positif stafılokok aureus'dur. Bu pnömoninin başlıca üç özelliği vardır.
1. Ciddi bir infeksiyondur ve akciğerde abse oluşur.
2. Bu bakteri kısa bir sürede kullanılan antibiotiğe direnç kazanır.
3. İnfeksiyon hastanın çevresindekilere yayıdır ve hastane kontami-nasyonu oluşur.
Stafılokok pnömonisinde başlıca hastalık belirtileri, titreme, ateş, öksürük, balgam, göğüs ağrısı (plevra ağrısı), takipne, taşikardidir. Fizik inceleme bulguları pnömokok pnömonisine benzer.
Akciğer radyografisinde bir lobun, bir segmentin veya birden çok segmentin yoğunlaşması görülür. Bazan yaygın bronkopnömoni oluşur. Plö-rezi, pnömatosel ve abse sıklıkla izlenir.
Balgamda üzüm salkımı şeklinde gram pozitif stafılokoklar ve poli-morf çekirdekli lökositler görülür. Kanda lökositler 15.000 - 25.000'e çıkar. Ciddi bir infeksiyonda lökopeni olabilir, kötü bir prognoz endike eder.
Hastalığın başlıca komplikasyonları akciğer absesi, beyin ve böbrek absesi, menenjit, endokardit, pnömotoraks ve ampiyemdir.
Stafilokok pnömonisi ciddi bir infeksiyon olduğundan hastalar hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir. Etkili antibiotik yüksek dozda ve en az iki hafta kullanılır. Sık sık balgam kültürü yapılarak etkili antibiotik seçilir. Vakaların %50'sinde stafılokoklar penisiline duyarlıdır. Günde 5-20 milyon ünite İM veya İV verilir. Penisiline dirençli vakalarda balgam antibiogramı sonucuna uygun diğer antibiotiklerden yararlanılır.
Akciğer Enfeksiyonları
Pnömoni ve Pnömokok Nedir, Kökenli Pnömoni
Pnömokok Pnömonisi (Streptococcus pneumoniae)
Akciğer parenkimasının iltihabına pnömoni veya pnömonitis denilmektedir. Pnömonitis pnömoniyle aynı anlama gelmekle beraber daha çok segment pnömonileri için veya yamalı intizamsız pnömoniler için kullanılır.
Toplum kökenli pnömoniler tüm pnömonilerin en sık izlenilenidir. Pnömokok pnömonileri toplum kökenli pnömonilerin %80'nini ve nosokomial pnömonilerin %10'unu kapsamaktadır.
Bakteri pnömonileri tüm pnömoniler içinde en sık görülenidir ve pnömokok pnömonisi aşağıda yazıldığı gibi bakteri pnömonilerinin en sık izlenile-nidir.Başlıca pnömoni türleri:
En çok görülen Pnömokok pnömonisi
Oldukça sık görülen Pyojen streptokok, stafilokok, klepsiella, hemo-fılus inflüenza
Seyrek görülen B.antrasis, pertusis, brusellosis, enterobakter, E.koli Nadir görülen N.meningitidis, psödomonas, proteus, nokardia
Etyoloji
Pnömokok pnömonisinin etkeni diplococcus preumoniae'dır. Gram pozitiftir. 75'den çok türü vardır.
Patoloji
Pnömoninin 3 patolojik dönemi vardır.
1- Dolgunluk dönemi (engorgement) Başlangıçta ödem vardır. Kapilerler genişlemiş ve dolgundur. Alveollerin içine sıvı sızar, eksüdasyon oluşur.
2- Karaciğerleşme (hepatisation) Hastalığın 2-3. gününde akciğer karaciğer gibi koyu bir renk alır. Bu döneme kırmızı hepatizasyon adı verilir.
Akciğer 2-3 gün sonra sarı bir renge değişir, bu döneme sarı hepatizasyon adı verilir, bu dönem 3-4 gün sürer.
3- Erime (resolution) dönemi Pnömoni başlangıcından 7-10 gün sonra alveollerin patolojik materyelden arınmasıyla içine hava girer ve çıkar, ventilasyon başlar.
Patojenez
Pnömoni kış aylarında daha çok izlenir. Üst solunum yolları infeksiyonları, sigara, alkol, diabetes mellitus, yaşlanma, bronş kanseri, immünosüpresif hastalıklar, immünosüpresif ilaçlar ve cerrahi girişimler pnömoni insidensini ve ciddiliğini artırırlar.
Klinik Belirtiler
Yüzde elli vakada pnömoniden önce üst solunum yolları infeksiyonu vardır. Genellikle bir hafta içinde ciddi bir hastalık gelişir, ateş 38 - 39.5 dereceye yükselir, çok kez akşam ateşi daha yüksektir. Öksürük ve paslı çizgi şeklinde kanlı, bazan san-yeşil (pürülan) balgam vardır. Sıklıkla ürperme, titreme, üşüme, plöritik göğüs ağrısı oluşur. Bazı hastaların dudaklarında herpes görülür. Ateş 5-10 günden sonra birdenbire "kriz şeklinde" veya giderek azalarak "lizis şeklinde" düşer ve hasta nekahat dönemine girer.
Fizik incelemede hastanın akut bir görünümü izlenir, yüzü kızarmış ve syanozedir. Hızlı ve sığ bir solunum, yüksek ateş, taşikardi izlenir. Hasta hemitoraks özellikle inspirasyonda ve öksürükle ağrılıdır. Toraks hareketi kısıtlıdır. Vokal fremitus normal veya artmıştır. Plörezi komplikasyonu varsa vokal fremitus azalır. Perküsyonda matite veya sübmatite alınır. Oskültasyonda frotman, bronşiyal solunum, egofoni, bronkofoni, fısıldama pektoriloki'si ve krepitan railer duyulur.Yukarıda belirtilen fizik inceleme bulguları vakaların özelliklerine göre değişiklikler gösterir.
Radyoloji
Pnömoni tanısında en önemli yöntem akciğer radyografisi'dir. Hastalık periler hava boşluklarında başladığından, pnömoni yoğunlaşması viseral veya interlober plevraya komşudur. Hava bronkogramı izlenir. Buna karşın kanserin sebep olduğu atelektazide hava bronkogramı görülmez. Çok kez pnömoni bir lob veya segmentte loklalizedir. İki veya daha fazla lob pnömonilerinde prog-noz daha ciddidir. Gerekli tedavi uygulanırsa pnömoni yoğunlaşması azalarak 10-14 günde kaybolur. Tedavi edilmeyen vakalarda radyolojik anormallik 6-8 hafta sürer.
Laboratuvar bulguları
Balgamda bol polimorf lökositler ve gram pozitif pnömokoklar görülür. Balgamın sık sık kültürü yapılarak bakterilerin cinsi, azalıp azalmadığı ve antibiyotik duyarlığı (antibiyogram) incelenir ve etkili antibiyotik seçilir.
Lökosit 10.000 - 30.000'e artar. Bazı vakalarda daha fazladır. Bazı vakalarda lökosit, normal veya normalden azdır. Lökopeni veya aşırı lökositoz olan hastalarda prognoz daha kötüdür. Lökosit formülünde polimorflar artmıştır. Sedimantasyon hızı artar. Ciddi vakalarda hipoksemi izlenir.
Komplikasyonlar
Pnömoninin başlıca komplikasyonları plörezi, ampiyem, akciğer absesi, süperinfeksiyon (nüks)'dür. Nadir olarak endokardit, menenjit, nefrit, artrit, otit, sinüsit ve şok oluşabilir. Erken ve etkili (etkene duyarlı) tedavi komplikasyonları önler veya azaltır. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, bronşektazi, kanser, malnütrisyon ve kontrol altına alınmayan diabetes mellitus hastalarında, alkol ve sigara içenlerde komplikasyonlar daha sıklıkla oluşur.
Pnömoni Tedavisi
Penisilin veya ampisilin çok kez pnömoni tedavisi için en uygun antibiyotiklerdir. Penisilin streptokok ve penisiline duyarlı stafılokok pnömonile-rinde de etkilidir. 600.000-800.000 ünite prokain penisilin günde 1-2 kez İM enjekte edilerek veya günde 2-4 kez 300.000 ünite kristal penisilin İV tedavisiyle 7-10 gün devam edilir.Birkaç günde penisiline cevap vermeyen vakalarda bir komplikasyonun bulunduğunu veya teşhisin yanlış olduğunu düşünmelidir. Yaşlılarda veya hastanede yatan hastalarda pnömoni etkeni daha çok gram negatif veya stafılokok aureus olduğundan geniş spektrumlu antibiyotikler örneğin bir üçüncü jenerasyon sefalosporin veya geniş spekrumlu penisilin ile tedavi yapılır. Özellikle alkoliklerde ve psikiatrik sorunu olanlarda izlenen aspi-rasyon pnömonilerinde klindamisin veya yüksek doz penisilin kullanılır. Mikoplasma pnömonisinde (atipik pnömoni) tetrasiklin veya eritromisin antibiyo-tikleriyle tedavi yapılır.
Başarılı bir pnömoni tedavisi için antibiyogram yapılarak ilaçlara duyarlılık değerlendirilir.
Solunum yollarında oluşan sekresyonlara etkili ilaçlar verilmelidir. İnfeksiyonun türüne göre bazı özellikleri göz önünde bulundurmak gerekir. Kullanılan antibiotik ve diğer ilaçların etkisiz olması veya yeterli doz ve sürede verilmemesi tedavi başarısını engeller. Özellikle gram negatif pnömoni infeksiyonlarında ilaç türü ve dozu dikkatle değerlendirilmelidir.
Hastada dispne, syanoz varsa oksijen verilir. Kardiyak hastalarda, şok olanlarda, diabet, astma, kronik bronşit, amfızem vakalarında ve direnç kırıcı kronik hastalıklarda pnömoni ciddi ve tehlikeli bir gidiş gösterir. Bu hastalarda iki veya üç antibiyotiği birlikte daha yüksek doz ve daha uzun süre uygulamalıdır.
Prognoz ve prevansiyon nedir
Etkili antibiyotik tedavisine rağmen pnömokok pnömonisinde %1 mortalite vardır. Tüm pnömonilerde ortalama mortalite %5'dir. Hastanın yaşı, infeksiyon derecesi, komplikasyonlar ve diğer hastalıkların birlikte bulunması prognozu etkiler.
Prevansiyon pnömokok ve inflüenza aşılarıyla sağlanır. Özellikle risk olasılığı fazla olan yaşlılara, kronik akciğer, karaciğer, böbrek, kalp hastalıkları olanlara, diabetiklere bu aşılar uygulanır.
Ölümlerin çoğu süperinfeksiyon veya pnömoniyle birlikte başka bir hastalığın bulunduğu vakalarda izlenir. Bakteriemi, lökopeni, şok, hastalığın birden fazla lobda bulunması mortaliteyi arttırır.