Sinir Stimulasyonu Tipleri

Sinir Stimülasyonu Tipleri

Nöromusküler fonksiyonun değer­lendirilmesinde beş uyan tipi kullanıl­maktadır.

Tekli uyarı
Dörtlü uyarı dizisi (TOF)
Tetanik sinir uyarısı
Post-tetanik sayım
Çift patlamalı uyarı (ÇPU) Tekli uyarı metodunda, periferik bir
motor sinire 0,1 Hz (her 10 saniyede bir) ile 1 Hz (her saniyede bir) sıklığın­da verilen supramaksimal elektriki uya­rı sonucu gelişen yanıtı ölçer.

TOF sinir stimülasyonunda, 0,5 sn aralıklar ile (2 Hz) dört supramaksimal uyarı uygulanır. Sürekli uygulandığında dörtlü uyarı dizileri her 10 veya 12 sa­niyede bir yenilenir.

Tetanik stimülasyon, çok hızlı bir şekilde yineleyen (30, 50 veya 100 Hz) elektriksel stimülasyondan oluşur. En sık kullanılan şekli 5 sn süreyle 50 Hz'dir.

Post-tetanik sayım, derin non-de-polarizan bloğun değerlendirilmesinde kullanılır. Bir non-depolarizan kas gev-şeticinin enjeksiyonundan sonra sinir­kas bloğu, geçici bir süre öylesine derin olabilir ki, tek veya seri uyarılara ya hiç kas yanıtı alınmaz ya da alınan yanıt düşük olur. Post-tetanik sayımda, derin bir nondepolarizan sinir-kas bloğunun değerlendirilmesinde tetani sonrası po-tansiyalizasyondan yararlanılır. 50 Hz frekansta 5 sn süreyle uygulanan tetanik uyandan 3 sn sonra, 1 Hz frekansta tek­li seğirme uyarılarıyla, post-tetanik ya­nıtın değerlendirilmesidir.

Çift patlamalı uyarı (ÇPU); Rezi-düel nöromusküler bloğun tespitinde kullanılır. Bu uygulama, çok kısa süreli tetanik uyarıya toplu halde tek yanıt alınması ve bu yanıtın, tekli uyarıya alı­nan yanıttan daha yüksek olması esası­na dayanır. 750 msn arayla 50 Hz fre­kansta iki kısa tetanik uyarı verilir. ÇPU 3,3 modunda: 20 msn aralıklarla, 0.2 msn süren 3 grup tetanik uyarı verilir. ÇPU 3,2 modunda, ilk uyarıda iki uyarı verilir.

Noromuskuler Monitorizasyon

Nöromusküler Monitorizasyon

Nöromusküler fonksiyon monitorizasyonıınun ilk kez Chirstie ve Churc-hill-Davidson tarafından tanımlandığı 1958 yılından bu yana anestezistler ta­rafından bu amaç doğrultusunda perife-rik sinir stimülatörü yaygınlaşmıştır.

Uyanık bir olguda, kas kuvvetine bakılarak değerlendirilebilir. Ancak, bu işlem anestezi altındaki olgularda ola­naksız bir işlemdir. Kas gücünü değer­lendirebilmek için direkt, nöromusküler fonksiyonu değerlendirebilmek için ise indirekt yöntemler kullanılabilir. Örne­ğin anestezi balonunda spontan solu­num hissedebilir, tidal volüm, inspiratu-ar güç ve pulmoner kompliyans ölçüle­bilir. Öyleyse nöromusküler monitori-zasyon kas gevşeticilerin insan vücu­dundaki kaslar üzerindeki etkisinin sü­rekli ölçülmesidir. Motor sinir uyarıl­makta ve bunu izleyen dönemde kasın kasılması değerlendirilmektedir.
Nöromusküler bloğun derecesinin kesin olarak bilinmesi operasyon sıra­sında, derlenmede ve yoğun bakımda bize son derece önemli avantajlar sağla­maktadır. Entübasyon ve ekstübasyon zamanı ile ek dozun yapılma zamanının belirlenmesini kolaylaştırma yanında, blok derinliği ve süresini saptama ile antagonist ajanın verilme zamanı konu­sunda da kolaylık sağlar. Burada yük­sek doz verme riski önlenirken, olgu güvenliği artmaktadır. Kas gevşetici kullanımı gereğinden fazla olmayacağı için maliyeti de düşürecektir.

Nöromusküler blok monitörize edi­lirken periferik bir motor sinir stimüle edilir ve bu sinir tarafından innerve edi­len kaslar gözlenir. Bir uyarıya tek bir kas kütlesinin yanıtı ya hep ya da hiç kuralını izler. Bunun tersine bir kas küt­lesinin yanıtı aktive edilen kas liflerinin sayısına bağlıdır. Eğer bir sinir yeterli derecede stimüle edilirse o sinirin in­nerve ettiği tüm lifler uyarılır ve maksi-mal kas yanıtı tetiklenir. Kas gevşetici ajan uygulanımı sonucunda kas yanıtı azalır. Bu azalma bloke edilen lifler ile orantılıdır. Bir uyarının tüm kas lifle­rinde maksimal ve tetikleyici bir yanıtı için, uygulanan elektriki stimulusun maksimal yanıt için gerekenden %20-25 daha fazla olması gerekir. Normalde 4-5 mA şiddetindeki eşik akımından 3-4 kat yüksek bir akımla uyarı sağlaya­rak, 20-30 mA'lik supramaksimal bir uyarı sağlanır.

Uygulamada en yaygın kullanılan metod, el bileğinde ulnar sinir stimülas-yonu ile başparmak stimülasyonunun (ulnar sinir-adduktor pollicis kası kom-binasyonu) gözlenmesidir. Ayrıca yüzde fasjyal sinir, alt ekstremite de peroneal veya tibial sinirlerde periferik sinir sti-mülasyonunda kullanılır.

Perioperatif İlac Etkilesimleri

Perioperatif İlaç Etkileşimleri

Birçok ilaç, nöromusküler blokerle­rin etkilerinde değişiklik yapabilir. Bun­lar nöromusküler iletimi, transmitter sa-lınımmı, ilaç eliminasyonunu, reseptör­deki etkileşimini değişikliğe uğratarak ya doğrudan etkileyebilirler ya da kav-şak-dışı mekanizmalarla (kas kontrakti-litesini etkileyen ilaçlar gibi) etkili olur­lar.

1- İnhalasyon anestezikleri; Non-de­polarizan ilaçlarla meydana gelen nöro­musküler bloğun şiddetini ve süresini artırır. Bu güçlendirici etkinin mekaniz­ması hem merkezi, hem de periferiktir. Periferik etki motor son-plak üzerindeki depresan etkiye, hem de motor sinir ter­minalinden asetilkolin serbestleşmesini azaltmasına bağlıdır. Ayrıca inhalasyon anestezikleri muhtemelen, kanalın orta­lama açık kalma ömrünü kısaltarak de-polarizasyonu bloke etmektedir. Kaslara gelen kan miktarının değişmesi gibi faktörler de önemlidir.

2- Antibiyotikler (polimiksinler, tet-rasiklinler, aminoglikozidler): Bu tür ilaçlar etkilerini asetilkolin serbestleş­mesi, kolinerjik reseptör etkileşimi veya kaslar üzerindeki doğrudan etki ile ger­çekleştirmektedirler.

3 - Lokal anestezikler; Non-depolari­zan kas gevşeticilerin etkisini, asetilko­lin salınımının inhibisyonu ve kanal blokajı ile güçlendirirler.

4- İmmünosupresifler; Süksinilkolin etkisini plazma kolinesterazının inhibis­yonu üzerinden uzatırlar.

5- Diüretikler, hipokalemiye neden olur. Nöromusküler kavşak üzerindeki doğrudan etkiye bağlı olarak nöromus­küler bloğu arttırabilirler.

6- Antidepressanlar (lityum, MAO inhibitörleri); Lityum, antikolinesteraz salınımını önce artırır, sonra azaltır. Bir MAO inhibitörü olan fenelzin, plazma kolinesterazını inhibe ederek süksinil-kolinin oluşturduğu bloğu uzatır.

7. Antiaritmikler (Prokainamid, lido-kain, propranonol, fenitoin); Non-depo-larizan etkiyi uzatırlar.
8. Organofosfatlar; Plazma kolinesteraz inhibisyonu yoluyla etki ederler.'

9. Dantrolen; Doğrudan kas depresa-nı etkiye sahiptirler. Nöromusküler ile­tiyi etkilemeden eksitasyon-kontraksi-yonu engellerler.

NON-DEPOLARİZAN BLOĞUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ

Non-depolarizan bloğu kaldırmak için antikolinesteraz ajanlar kullanılır. Bunlar nöromusküler kavşakta asetilko-lin konsantrasyonunun arttırılmasını ve asetilkolin parçalanmasını önler ve böy­lece asetilkolinle rekabet halinde olan kas gevşeticinin etkisinin azalması sağ­lanır. Bu amaçla neostigmin, pridostig-min, edrofonyum kullanılabilir. Ancak nondepolarizan bloğu geri döndürülme­si için seçilmesi gereken antikolineste­raz ilaç neostigmin olmalıdır. Çünkü uzun etkilidir, rekürarizasyon tehlikesi­ni ortadan kaldırır. Antikolinesterazlar etki süreleri bakımından Neostigmin > Pridostigmin > Edrofonyum şeklinde sıralanır.

Kardiyovasküler Etkileri

Antikolinesteraz ilaçlar, ciddi bir va-gal stimülasyona neden olurlar; bu etki antikolinerjik bir ajanın birlikte uygu­lanmasıyla engellenebilir. Bu amaçla at­ropin veya glikoprolat kullanılır.

Etkisinin hızlı başlıyor olması nede­niyle (1 dakika) atropinin, edrofonyum ile kullanımı daha uygundur. Atropin ile neostigminin birlikte verilmesi, neo-stigminin etkisinin daha yavaş başlama­sı nedeniyle önemli taşikardiye neden olur. Glikopirolat, atropinden iki kat da­ha güçlüdür ve neostigmin ile kullanıl­dığında da aritmi ve taşikardi yapma sıklığı daha az olduğundan, daha uygun bir ajandır.