Gut Damla Hastaligi Hastalik Nedir

Gut Hastalığı Nedir, Damla Hastalığı

Gut Hastalık, Yunan ve Roma döneminden beri bilinen bir arterittir. Daha çok, yaşı 40'ın üstündeki erkekleri et­kiler ve menopoza girenler hariç, kadınlarda pek görülmez.

Gut (Damla) Hastalığı Nedenleri

Gutun nedeni, eklemlere, deri ve böbreklere yer­leşen ürik asit zerrecikleridir. Ürik asit, vücuttaki kim­yasal süreçlerin ürettiği artıklardan biridir. Bu has­talığın kurbanları, vücutlarında daha fazla ürik asit oluşturdukları ve buna karşılık, böbreklerden, vücut dışına atılmak üzere idrarlarına daha az ürik asit geçirdikleri için kanlarında normalin üzerinde ürik asit taşırlar. Bu ürik asit kanda normal olarak çözülme­den kalır. Ama, belli koşullar altında, kanda çok faz­la ürik asit birikince, iğne-biçimli ürik asit zerrecik­leri eklemlerde toplanır ki, bu da gut nöbetine dave­tiye çıkarmak demektir.

Gutun kalıtımsal olabileceği, uzun bir zamandır kabul edilmektedir. Belli ırklar, örneğin Yeni Zelanda'daki Maoriler ve öbür Polinezyen ırklar gut hasta­lığına eğilimlidir. Vücutlarındaki bazı kimyasal olu­şumların eksikliği yüzünden bu insanlar, kalıtımsal olarak ürik asit oranı yüksek bir kan taşıyabilirler ve bununla birleşen birçok faktör gut hastalığına yol açabilir. Bu faktörlere örnek olarak bir eklemin yara­lanmasını, bir ameliyatı ve "idrar söktürücüler"i (vücuttaki fazla suyu atmak için kullanılan su-pilleri) gös­terebiliriz. Yaygın inancın tersine, perhiz ve normal ölçülerle alkol içme gutta önemli faktörler değildir. Ne var ki, vücudun ürik asite dönüştürdüğü "pürinler" bakımından zengin olan karaciğer, böbrek, et suları, sardalya, balık yumurtası (havyar dahil) gibi yiyecek­lerle, porto şarabı, burgonya şarabı ve öbür kırmızı şaraplar gibi belirli yiyecekler gutu geliştiren faktör­ler olabilir.

Gut (Damla) Hastalığı Belirtileri

Bir gut nöbeti sırasında, gut vakalarının yüzde 75'inde etkiye maruz kalan ayak başparmağı birkaç saat içinde hassaslaşır, şişer, ateşlenir ve ağrı ver­meye başlar. Acı çeken hasta, gece yatağına neşeli bir şekilde yattığı halde sabahın erken saatlerinde ge­len ağrıyla uyanmak zorunda kalır. Diz ve bilek gibi eklemler de aynı biçimde etkilenebilir. Hatta bazen, birkaç eklemin aynı anda hastalığa yakalandığı da olur. Tedavi dışında tutulursa, akut gut nöbeti ancak birkaç haftada yatışır.

Yeni nöbet, birkaç hafta ya da birkaç ay sonra or­taya çıkabilir. Bu aralar, hastalık tedavi edilmezse daha da kısalır. Arterit, eklemi yavaş yavaş tahrip eder. Bu, müzmin bir gut türüdür; "damlalar", ya da ürik asit zerreciklerinden oluşan kalsiyum birikintileri ek­lemde kalır ve hatta derinin altına, tipik olarak da ku­lak memesine yerleşir.

Gut Hastalık, önemli başka bir komplikasyonu, içlerin­de ürik asit ihtiva eden böbrek taşlarıdır. Bu, mide­de çok şiddetli "sancılanma"lara yol açabilir. Bazıları bunları taş ya da kum halinde idrarlarına geçirir. Müzmin durumlarda doğrudan doğruya böbreğin kendi­si yaralanır ve bazen görevlerini hakkıyla yapamaz. İçinde ciddi tehlike potansiyeli taşıyan bir durumda, normal olarak böbreklerin yok ettiği zehirli artıklar kanda toplanmaya başlar.

Gut Damla Hastalığı Tedavisi

Gut hastalığı antibiyotiklerle iyileştirilemese bi­le, gerek akut durumdaki belirtilerin, gerekse de da­ha sonra gelecek nöbetlerin şiddetini azaltacağı için, ilaçla tedavi yararlıdır. Doktor, tedaviye başlamadan önce kandaki ürik asit miktarını ölçmek için kan tes­ti isteyebilir. Bazı hastalar için röntgen testi ve eklem sıvısında ürik asit zerrecikleri arama testi de yapılabilir.

Akut nöbetlerde geleneksel olarak colchicine adı verilen bir ilaç kullanılır. Colchicine her ne kadar et­kili bir ilaçsa da, mide yanmaları, kusma gibi yan etkileri de vardır. Bu nedenle, yerini, doktorların önerecekleri uygun dozlarla kullanılmaları gereken in-domethacin ve phenylbutazone gibi ilaçlara bırakmıştır. Bu ilaçlar bir-iki gün içinde iltihabı kontrol altına alır ve ağrıları azaltır. Kısa bir süre için kullanıldıkla­rı takdirde hazımsızlık gibi yan etkiler önemli değil­dir. Kendisinde gut hastalığı olduğunu bilen bir kişinin yanında bu ilaçlardan bulundurması ve belir­tilerin ilk yoklamasında kullanması iyi olur.
Nöbetler çok sık geliyorsa ve eklemler guttan ötü­rü tahrip olmuşsa, bunun anlamı, damlaların ya da kandaki ürik asit miktarının çok arttığıdır ki, bu aşamada yukarıdaki ilaçlar yetersiz kalır. Doktor, böbrek­lerin fazla ürik asiti vücuttan atabilmesinde yardımcı olacak bir hap içmenize karar verebilir. Daha açık söy­lersek, bu hap, kandaki ürik asit miktarını aşağı çe­kerek yeni bir gut nöbeti olasılığını azaltır. Başarılı bir tedavi için bu ilaçların düzenli bir biçimde ye ömür boyu kullanılmaları gerekmektedir.

Daha yeni ve daha iyi bir ilaç, yalnızca önemsiz sayılacak yan etkileri olan allopurinol'dur. Bu ilaç, gutun tedavisinde bir bakıma devrim yaratmıştır ve vücudun ürik asit oluşturmasını gerçekten önler. İlaç, yukarda belirtilen durumlar dışında, böbreklerden ge­çen ürik asit akışını azalttığı için, özellikle böbrekle­ri taş üretmeye eğilimli hastalar açısından çok yararlıdır. Kandaki ürik asit düzeyini etkili bir biçim­de azaltan ve eklemlerle başka yerlerde ürik asit zerreciklerinin birikmesini engelleyen Allopurinol, bir gut nöbeti sırasında ortaya çıkan belirtiler üzerinde hiçbir etki yapmaz. Bu ilaçla tedavi düzenli olmalı ve ömürboyu sürdürülmelidir. Özellikle akut gut nöbet­lerinden sonraki ilk haftalar içinde meydana gelen ağ­rı ve şişmeyi durdurmak için —biri allopurinol, diğeri küçük dozlarda colchicine ya da indomethacin gibi bir ilaç olmak üzere— iki ilaç birden salık verilir.

İlaçla tedavi artık çok etkili olduğundan hastayı sıkı bir diyet içinde tutmak, ya da başka önlemler almak pek önemli değildir. Gene de, hastalar aşırı mik­tarlardaki alkolden ve purinler bakımından zengin olan yiyeceklerden kaçınırlarsa akıllılık etmiş olurlar. Aşırı şişmanların zayıflamaları gerekmektedir. Dok­torların bunlara bol miktarda sıvı besin önermeleri iyi olur. Nihayet, idrar söktürücüler (su-pilleri) ya da aspi­rin gibi ilaçlar kandaki ürik asit miktarını artıracakla­rı için, mümkünse bunlardan kaçınılmalıdır. Bugün, uygun bir tıbbi gözetim altındaki gutlu kişi, bu saye­de daha büyük acılardan ve sakatlanmalardan uzak tutulabilir.