El Kiriklari El Bilegi Parmak Kiriklari

El Kırıkları, El Bileği Kırıkları, El Parmak Kırıkları

El kemiklerinin kırıkları, kırık hattının şekli, ye­ri, kırığın açık ya da kapalı oluşuna göre sınıflandı­rılır. Açık kırıklar cilt yaralanması ile birlikte olan kırıklardır. Kırığın durumunu değerlendirebilmek için, redüksiyon öncesi ve sonrasında tam ön-arka ve yan radyografiler gereklidir. Oblik grafiler ile eklem yüzeyindeki yaralanmalar daha iyi değer­lendirilebilir.

Genel kural olarak travma tedavisinin prensip­leri el kırık ve çıkıklarında da geçerlidir. Tedavide genel olarak eldeki kırık ve çıkıklarda kapalı yakla­şım tercih edilmeli, cerrahi gerekli ise en basit yak­laşım seçilmelidir. Nadir birkaç durum hariç, el ya­ralanmalarının tedavisinde 3 haftadan fazla immobilizasyon yapılmamalıdır. Klinik kaynama radyo­lojik kaynamadan birkaç hafta önce gerçekleştiği için, klinik olarak stabilite mevcut ise erken hareket verilmelidir.

Metakarp ve falanks kırıklarında, çoğunlukla kapalı repozisyon ve uygun pozisyonda atelleme ile iyi fonksiyonel sonuçlar elde edilir. Eklem yüze­yine uzanan deplase büyük fragmanlarda, ligament veya tendonla birlikte olan avulsiyon kırıkla­rında, tendon veya yumuşak dokuların kırık frag­manlar arasına girerek repozisyonu engellediği kı­rıklarda, çok parçalı veya tespitsiz elde fonksiyonel pozisyonun sağlanamadığı durumlarda ve açık kı­rıklarda ise cerrahi tedavi yapılır.

Bennett kırığı: Birinci metakarp tabanında çı­kıkla birlikte olan eklem içi kırıktır. Birinci meta-karpın şaftı, tabanına yapışan abduktor pollicis longus kasının karşılıksız çekmesine bağlı olarak laterale disloke olur. Medial parça, volar oblik liga-mana bağlı olduğundan yerinde kalır. Tedavide kapalı repozisyon denemeleri başarısız olduğu za­man, açık redüksiyon yapılmalıdır.

Rolando kırığı: Birinci metakarpm tabanında oluşan "T" veya "Y" tipi kırıktır. Kırıktan sonra post-travmatik artrit gelişmesini önlemek için ana­tomik redüksiyon önemlidir. Traksiyonla redüksiyondan sonra kapalı çivileme yapılır.

Metakarp kırıkları, Metakarp Kırığı: Distal falankstan sonra en sık metakarp kırıkları ile karşılaşılır. Metakarp kı­rıkları anatomik yerine göre baş, boyun, cisim ve taban kırıkları olarak sınıflandırılır. Metakarp başı kırıkları sıklıkla kollateral ligament yaralanmaları ile birliktedir. Eklem yüzeyinin % 20-30'undan da­ha fazla veya 2 mm.den fazla deplase kırıklarda cerrahi tedavi yapılmalıdır.

Metakarp boyun kırıkları genellikle direkt dar­be sonucu oluşur. En sık beşinci metakarpta görü­lür ve boksör kırığı olarak adlandırılır. 15°'den faz­la palmar acılanmalarda kapalı repozisyon yapıl­malıdır. Dördüncü ve beşinci metakarp boynunda 40°'ye kadar olan kalıcı acılanmalar kabul edilebi­lir. İkinci ve üçüncü karpometakarpal eklemde ha­reket olmadığı için, işaret ve orta parmak boyun kı­rıklarında 15°'den fazla kalıcı açılanma kabul edil­mez.

Metakarp cisim kırıklarında kısalık ve malrotas-yon problemleri sık görülür. Redükte edilemeyen durumlarda açık redüksiyon gereklidir.

Proksimal falanks kırıkları nedir: Proksimal falanks kırıklarında, fleksör veya ekstensör tendonun kallusa yapışması parmakta sertliğe yol açar. Stabil, deplase olmamış kırıklar atel ile tedavi edilmeli ve erken hareket verilmelidir. Deplase kırıklarda açı­lanma tepesi daima palmar yöne doğru olur. Eklem dışı deplase kırıklar, atel ile iyi tespit edilemiyorsa kapalı redüksiyon ve perkütan çivileme yapılır. Perkütanöz fiksasyon yapılamayan kırıklarda açık redüksiyon yapılmalıdır. Proksimal falanks kırıkla­rında malunion, malrotasyon ve PIP eklem hareket kaybı gibi komplikasyonlara sık rastlanır.

Proksimal interf alangeal eklem kırık ve çıkık­ları: Proksimal interfalangeal eklem kırık ve çıkık­larına sık rastlanır ve iyi tedavi edilmezse sakatlığa yol açar. Eklemin % 30'undan fazla olan kırıklarda kapalı tedavi genellikle başarısız olur.

Orta falanks kırıkları: Orta falanksın palmar yüzeyine yapışan fleksör digitorum süperfisialis ve dorsal yüzeye yapışan ekstensör tendonun santral slipi kırığı deforme eden kuvvetleri oluşturur. FDS yapışma yerinin distalindeki kırıklarda açılanma te­pesi palmar yöne, proksimalinde ise açılanma dor­sal yöne olur. Eklem içi kırıklarda 2 mm.den fazla deplasman olduğunda veya rotasyon sebebiyle deformite gelişirse açık redüksiyon yapılmalıdır.

Distal falanks kırıkları: Distal falanks kırıkları çok sık görülür. Distal falanks cisim kırıkları dışın­da eklem içi fleksör veya ekstensör tendon avulsi-yonlarıyla birlikte olan kırıklar da meydana gelir. Falanks kırıkları sıklıkla tırnak yatağı yaralanmala-rıyla birliktedir. Açık kırıklarda, tırnak yatağı tami­ri yapılır ve kırık atele alınır. DİP eklem sertliğini önlemek için erken harekete izin verilmelidir.
Fleksör digitorum profundus avulsiyonları ge­nellikle distal falankstan ayrılan küçük bir kemik parça ile birlikte oluşur ve cerrahi olarak tedaviyi gerektirir.

Mallet finger yaralanması, distal falankstan eks­tensör tendonun veya tendonun kemik parça ile birlikte kopmasıdır. Mallet finger yaralanmaları, çoğunlukla 6 hafta süreyle sürekli kullanılan ekstansiyon ateli ile tedavi edilir. Kapalı redüksiyonun iyi olmadığı kemik parça ile birlikte olan mallet finger'da cerrahi tedavi yapılmalıdır.

Komplikasyonlar: El yaralanmaları sonucu malu-nion, kaynamama, tendonun kırık hattına yapış­ması, enfeksiyon ve eklem hareketlerinde sınırlan­ma gibi komplikasyonlar meydana gelebilir. Yum­ruk yapılmış bir elde tüm parmak aksları Skafoid tüberkülü gösterir; Kaynama sonra­sı rotasyon problemi var ise ilgili parmaklarda mal-rotasyon görülür.