Gut ve Artrit Hastaligi

Gut ve romatoit artrit

iki seçkin ingiliz romatizma uzmanı, Dr. Malcolm Jayson ve Dr. Allan Dixon gutu bir 'züppe' hastalığı olarak tanımla­mışlardır, çünkü zengin, başarılı, saldırgan ve zeki kişiler a-rasında daha yaygındır! Bu iddialarını açıklamak için balık ve sebzeden oluşan geleneksel beslenme şekillerini bırakıp kırmızı et, ekmek, şeker ve süt ürünlerini içeren Batı diyetini benimseyen Yeni Zelanda'nın Maori yerlilerinin öyküsünü kullanmışlardır. Maori yerlileri bu beslenme değişikliğinden sonra aşırı kilolu olma, diyabet ve kalp-damar hastalıklarına ve hepsinden ötesi gut hastalığına yakalanma eğilimini göstermişlerdir.

Bununla birlikte çok fazla miktarda porto şarabı ve sülün eti tüketmenin guta neden olduğu şeklindeki eski inanış yanlıştır. Gut, kanda aşırı miktarda bulunan ürik asidin ek­lemlerde, özellikle de ayak başparmağında iğne sivriliğinde küçük kristaller oluşturarak bu eklemleri işkence derecesin­de ağrılı hale getirmesi sonucu oluşur. Bu kristaller derinin altında da görülebilir. Bazen kulak memesinde ortaya çıkar ve küçük beyaz sivilceler gibi görünür. (romatoid artrit)

Ciğer, böbrek ve uykuluk gibi kandaki ürik asit miktarını artıran yiyeceklerden kaçınmalı ve fazla miktarı bir krize yol açacağından, et ve alkol makul ölçüde tüketilmelidir. Fakat gut, özellikle erkekler arasında yaygın olmasına rağmen, il­tihap giderici ilaçlarla başarılı bir şekilde kontrol edilebilir ve etkilenen eklemlerin hasara uğraması beklenmez.

İltihaplanma kontrol altına alındıktan sonra, asit seviyesi­ni düşük tutmak için genellikle allopurinol gibi başka bir ilaç verilir.

Osteoartrit Tedavisi

Osteoartrit Tedavisi

Osteoartrit, dejenerasyon yapması ve uzun süre etkili ol­masından dolayı daha doğru olarak 'osteoartroz' şeklinde adlandırılmalıdır. 'İt' eki iltihabı belirtirken, 'oz' eki 'kronik' bir rahatsızlığı göstermektedir. (Kronik, ani ve kısa süreli an­lamına gelen 'akut' tan farklı olarak dejenerasyon yapıcı ve uzun süreli anlamına gelir.) 'Osteoartrit' terimi gerçek anla­mı ifade etmemesine rağmen en sık kullanılan terimdir ve bu kitapta da kullanılmıştır.

Osteoartrit, romatoit artrit gibi çok yaygın bir hastalıktır. İngiliz Artrit ve Romatizma Konseyi, ingiltere'de yaklaşık beş milyon kişinin bu hastalığı çektiğini tahmin etmektedir. Fakat bunların hepsi çok ağrı çekmediği gibi, eklemlerdeki değişiklikler yalnızca röntgen filmlerinde görülür.

Yaşlı insanları diğerlerinden daha çok etkiler, çünkü yaş­lıların eklemleri uzun yıllardan beri kullanılmaktan dolayı a-şınıp yıpranır ve sonuçta dejenerasyonun işaretleri görülür. Hastalığın başladığı yaş genellikle elli civarındadır, fakat daha genç yaştakiler de, özellikle fiziksel olarak çok aktif olan ve eklemlerine fazla yük bindiren sporcular ve dansçı­lar gibi insanlar da etkilenebilirler. Osteoartrit bir eklem in­cinmesinden sonra da oluşabilir. Kadınlar erkeklerden biraz daha fazla etkilenirler.

Osteoartrit Belirtileri

Osteoartritin aniden ortaya çıkması nadiren olur. Genellikle bir eklemde rahatsız edici bir ağrı şeklinde yavaş yavaş kendini gösterir. En çok etkilenen eklemler kişinin ağırlığını taşıyan eklemlerdir: kalça, diz, bazen ayak bileği ve ayak­lar, özellikle de ayak başparmağının dip tarafı.
Romatoit artritten farklı olarak, osteoartrit yalnızca bir tek eklemi etkiler, hastanın kendisini kötü hissetmesine ve ate­şe yol açmaz. Ağrı genellikle egzersiz sonrasında ve günün sonunda artar. Kadınlarda çoğunlukla parmak eklemleri ve başparmağın dip tarafındaki eklem etkilenir ve parmak uç­larındaki eklemlerin çevresinde küçük kemik oluşumları, ya da, yumruları ortaya çıkar. Bunlara, III. George'un doktoru olan ve bu yumruların ilk olarak tanımını yapan ünlü hekim Dr. William Heberden'in adıyla 'Heberden Yumruları' denir. Belkemiği eklemleri (omurlar) da osteoartritin etkisine açık­tır.

Ağrı ve tutulma genellikle hafiftir ve en sık olarak öneri­len analjezik (ağrı kesici) ilaç parasetamoldur. Eklemleri destekleyen kas ve tendonları iyi durumda tutmak da ö-nemli olduğu için, uygun egzersizler yararlı görülür. Osteoartriti olanlar için yüzme en iyi egzersizdir. Su vücu­dun ağırlığını kaldırdığından hasta organlar karada oldu­ğundan daha serbest bir şekilde çalıştırılabilir.

Osteoartrit, kemik uçlarını koruyan kıkırdak tamamen aşındığı ve kemikler birbirine sürtünmeye başladığı taktirde ağırlaşır. Eklemi saran doku eklem çevresinde gelişen ke­mik oluşumları yüzünden iltihaplanarak eklemin hareketini ağrılı ve zor bir hale getirir. Eklem hareket ettirildiğinde ani ve keskin bir ağrı olabileceği gibi derinden, rahatsız edici bir ağrı da olabilir. Eklem önemli ölçüde bir sakatlığa yol aça­rak deforme olabilir ve bu durumda yapay eklem takılması gerekebilir.

Romatoit Artrit Hastaligi

Romatoit Artrit

Romatoit artrit bütün hastalıklar içinde en yaygın olanlar­dandır. Tüm dünya nüfusunun yaklaşık yüzde biri yaşamla­rının bir döneminde bu hastalığa yakalanabilirler ve kadın­lar için yakalanma riski erkeklerden iki üç kat daha fazladır. Bu hastalık dokuz aylıktan doksan yaşına kadar herkesi vu­rabilir, fakat kadınlar çoğunlukla yirmiyle otuz yaşlar arası genç yaştaki hamilelik dönemlerinde, ya da, menopoza girme dönemi olan ellili yaşlarda bu hastalığa yakalanırlar.

Romatoit Artrit Belirtileri

Romatoit artritin ilk işaretleri özellikle parmak ve bilek, ama bazen de ayak, omuz, dirsek, diz ve çene eklemlerinde ağrı ve şişmedir. Örneğin, genellikle hem kollar hem de bacak-lardaki eklemler aynı anda etkilenirler. Sabah ilk olarak ek­lemler özellikle tutulmuş ve ağrılı olurlar. Bu tutulma yakla­şık bir saat sonra açılır ve gün içinde tamamen kaybolur, fakat gece tekrarlaması mümkündür. Hasta çoğunlukla ge­nel bir rahatsızlık ve ateş hisseder. (psoriasis artrit)

Romatoit artrit önceden kestirilemeyen bir rahatsızlıktır. Aniden gelebilir veya, kademeli olarak ortaya çıkabilir; belirli olmayan bir süre devam eder ve beklenmedik bir şekilde yok olur, ama bazen de aynı şekilde geri gelir. Hastalığın şiddeti de çeşitlilik gösterir. Ağrı kesici olarak arasıra aspirin almakla başa çıkılabilen derecede hafif olabilir. Arasıra akut aktif dönemleri olan ve ilaçlar ve diğer fiziksel tedavi yön­temleriyle kontrol altına alınabilen ılımlı derecede olabilir. Çok ağrı veren, etkilediği eklemlerin şeklini bozan ve has­tayı sakat hale getiren şiddetli derecede olabilir.

Neyse ki, romatoit artrit vakalarının yalnızca yüzde 10'u şiddetli derecededir. Vakaların büyük çoğunluğu (yüzde 60'ı) 'mutedil' kategoride ortaya çıkarken, kalan yüzde 30'u hafif geçmektedir.


www.zehirlenme.blogspot.com sitesinden alınmıştır.