Fibromiyalji Sendromu Tedavisi

Fibromiyalji Sendromu Tedavisi

Fibromiyaljide pek çok patoloji bir aradadır. Tedavi yaklaşımı da tüm patolojileri kapsamalı ve multidisipliner olmalıdır. Bu nedenle, FM tedavisi periferik ve santral analjezi sağlamalı, uyku bozukluklarını düzeltmeli, psikolojik bozuklukları azaltmalı, kas ve yüzeyel dokularda kan akımını arttırmalıdır

FM’de Tedavi Yöntemleri:

Hastanın eğitimi: Tedavi hastayla iletişim kurulması ile başlar. Hastaya rahatsızlığının ne olduğunun iyi açıklanması ve güveninin kazanılması birinci koşuldur. FM’nin iyi karakterli olduğu, yaşamını tehdit etmeyen, sakatlık bırakayan, gerçek, hayali olmayan bir hastalık olduğu hastaya iyice anlatılmalıdır.
Hasta, fazla çalışma, anksiyete, stres, depresyon, fiziksel şartların bozuk olması, kötü postür, obezite gibi ağrıyı arttırıcı faktörlerden uzaklaşmalıdır. Lokal ısı ve germe egzersizleri gibi rahatlatıcı faktörleri kullanmaya teşvik edilmelidir. Bazı hastalar psikiyatrik danışmaya ihtiyaç görebilirler. Hasta eğitimi hekimin hasta ile teke tek görüşmesi şeklinde olabildiği gibi günümüzde giderek popülaritesi artan şekilde fibromiyalji hasta eğitim programları ile de yapılmaktadır.

Egzersiz: FM tedavisinde egzersizin de önemli bir yeri vardır. Çeşitli çalışmalar egzersizin serum beta endorfin düzeylerini arttırdığını göstermiştir. Bu artış, koşu sonrası hipoaljezi denilen duruma yol açar. Bu şekilde analjezi ortaya çıkıyor olabilir. Ayrıca kanda egzersiz sonrası ACTH ve kortizol düzeylerinin artması, kaslarda kan akımı artışı da FM’ ye bağlı yakınmaları ortadan kaldırabilir. Bu amaçla kardiyovasküler uyum egzersizleri kullanıldığı gibi, hızlı yürüme, bisiklete binme, yüzme ve su içi aerobik egzersizleri gibi düşük yoğunlukta aerobik egzersizlerde kullanılabilir. Ancak bu egzersizlere yeni başlayanlar, ağrı ve yorgunluk yakınmalarının daha da arttığını ifade ederler. Zira hastaların çoğu yeterli kondisyona sahip değillerdir. Bu nedenle egzersiz tedavisine başlangıçta düşük sayı ve şiddette başlayıp zaman içinde egzersizin dozunu artırmak gerekir. Yine de egzersiz programının tip ve yoğunluğu her hastanın kapasitesine göre ayrı ayrı belirlenmelidir.

Medikal tedavi: Basit analjezikler, NSAİ ilaçlar ve kas gevşeticiler istenilen düzeylerde olmasa da bir miktar etkiye sahiptir. Diğer tedavilerin etkinlikleri elde edilinceye kadar kısa süreli kullanılabilirler. Kas gevşeticilerin gece verilmesi gevşeme ve uykuyu rahatlatmaya yarayabilir. Medikal yönden etkinliği kanıtlanan ilaçlar ise trisiklik antidepresanlardır. Bu ilaçların depresyonda kullanılan dozdan çok daha düşük dozda başarılı sonuçlar vermesi, farklı bir mekanizma üzerinden etkili olabileceklerini
düşündürmektedir.

Lokal enjeksiyonlar: Eğer hassas noktalar 1-4 bölge içinde sınırlıysa lokal anestezikler tedaviden yarar görür. Hassas noktalara lokal anesteziklerle kombine steroid de enjekte edilbilir. Etkileri 2 hafta ile 2 ay arasındadır

Kaplıca Tedavisi: Kaplıcalar fibromiyalji tedavisi için çok uygun ortamlardır. Hastalar bir yandan termomineral sular ve çamur uygulamalarından yararlanırken diğer yandan egzersiz, fizik tedavi gibi ek tedavi olanaklarından da yararlanabilirler. Ayrıca yaşadığı yerden, stres kaynaklarından uzaklaşma, ortam değiştirme, benzer sorunları olan kişilerle bir arada bulunma hastaların semptomları üzerine olumlu etkilerde bulunabilir

Fizik tedavi ve rehabilitasyon: Fibromiyaljide yaygın olarak kullanılan bu grup tedaviler; fizik tedavi uygulamaları ve egzersiz tedavilerini ve EMG- biofeedback uygulamalarını kapsar. Fibromiyaljide yüzeyel ve derin ısı uygulamaları ve analjezik akımlar gibi çeşitli fizik tedavi modaliteleri kullanılmaktadır

Fibromiyalji Sendromu

Fibromiyalji Sendromu

Tanım


Fibromiyalji (FM) kronik yaygın vücut ağrıları, belirli anatomik bölgelerde basınca hassasiyet, sıklıkla psikolojik sorunlar, uyku bozuklukları ve yorgunluğun eşlik ettiği eklem dışı romatizmal bir hastalıktır. 1990 American College of Rheumatology (ACR) klasifikasyon kritelerine göre FM tanısı konulması için en az 3 ay devam eden yaygın ağrılar ve 18 hassas noktanın en az 11’inde hassasiyet olması gerekir

Romatoloji kliniklerine başvuranların %10-20 sini fibromiyaljili hastalar oluşturmaktadır (18). Toplumdaki sıklığı ise %2-4 olarak saptanmıştır. Kadınlardaki sıklığı %3,5 erkeklerdeki sıklık %1,6 olarak bulunmuştur (17). Fibromiyaljili hastaların %80-90 ını kadınlar oluşturmakta, orta yaşlarda sık olmakla birlikte çocuklarda da görülmektedir

Semptomatolojisinde yaygın ağrılara, baş ağrısı (migren ya da gerilim tipi), irritabl barsak ve mesane sendromu, paresteziler, dismenore, Raynaud fenomeni, ellerde subjektif şişlik hissi gibi yakınmalar ve bulgular eşlik eder

Etyolojisi kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik eğilim, bazı enfeksiyonlar, fiziksel ve emosyonal travmaların fibromiyaljinin gelişmesinde rolü olduğu öne sürülmektedir

Fibromiyaljide kas iskelet sistemi ağrısının başlıca semptom oluşu araştırmacıları kasta patoloji aramaya yöneltmiştir. Ancak kasta Fibromiyaljiye özgü herhangi bir patoloji saptanmamıştır. Saptanan bazı patolojilerin de fibromiyaljiye özgü olmadığı, hastaların sedanter yaşam sürdürmeleri ile bağlantılı olduğu sonucuna varılmıştır

Klinik Belirtiler

Fibromiyalji klinik belirtiler toplamıdır. En yaygın ve tipik semptomları ağrı, yorgunluk ve uyku bozukluğudur .

Ağrı: Kronik, yaygın, ve genellikle simetriktir. Hastaların %90’ında bel, boyun ve omuzlarda lokalizedir. Yanıcı, oyucu tarzdadır ve tamamen kaybolması enderdir. Gün boyu değişiklik gösterir. Genellikle soğuk nem, stres, fiziksel çevre ve işyeri şartları, travma, aşırı yorgunluk gibi faktörlerle artar.

Tutukluk: Sabahları daha belirgin olmak üzere tüm vücutta tutukluk hakimdir ve tüm gün sürer. Ancak bu tutukluk fonksiyonel kayıp yaratmaz.

Yorgunluk: Fibromiyaljili hastalarda en sık rastlanan semptomlardandır. Hastalar sürekli yorgun olduklarından günlük işlerini yapmakta güçlük çektiklerinden ve halsizlikten yakınırlar.

Uyku Düzensizliği: Hastalarda geceleri sık uyanma, sabah yorgun kalkma, kendilerini dinlenmemiş hissetme yakınmaları vardır.

Subjektif Yumuşak Doku Şişliği Hissi: Hastaların yarısında, genellikle ekstremitelerde olmak üzere yakındıkları bir histir. Artiküler ya da non artiküler lokalizasyonlu olabilir ancak fibromiyaljide objektif eklem şişliği bulunmaz.

Parestezi: Fibromiyaljide yaygındır. Karıncalanma, duyu hissi kaybı, iğne batması şeklinde tanımlanır. Alt ekstremiteden çok üst ekstremitede ve gövdede varolduğu belirtilir.

Birlikte Görülen Diğer Semptomlar İrritabl barsak sendromu, gerilim başağrısı ve primer dismenore hastaların %40-50’sinde mevcuttur. Kadın üretral sendromu (sık miksiyon, dizüri ve suprapubik rahatsızlık hissi) hastaların %12’sinde vardır. Fibromiyaljili hastalar soğukta ekstremitelerinin renk kaybedip beyazlaştığını söylerler (Raynaud fenomeni), %9 oranında bulunmuştur. Hastaların %12 sinde ağız kuruluğu bildirilmiştir. Fibromiyaljili hastaların %50-70’inde anksiyete ve mental stres saptanmıştır. Araştırmanın yapıldığı merkezlere bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle hastaların %30 kadarında ise depresyon bildirilmektedir. Fibromiyaljililerde mitral valv prolapsusu, temporomandibular eklem disfonksiyonu, seksüel disfonksiyon, hipotiroidi, tekrarlayan tendinit, plantar fasit, kostokondrit ve bursit görülebilir. Tendinit veya bursit; bisipital tendon, lateral epikondil, ekstansör pollisis longus veya femur büyük trokanterinde daha sık görülmüştür.

Yakınmaları Etkileyen Faktörler

En önemli faktörler, fiziksel ve emosyonel travma, grip gibi rahatsızlıklardır. Hastalar özellikle soğuk ve nemli havalarda, aşırı çalışma ile, gürültüde ve menstrüasyon öncesi yakınmalarının arttığını, sıcak uygulama , hafif egzersizler, tatil ve masaj ile rahatladıklarını bildirmişlerdir

Fibromiyaljili bireylerin uzun bir süre boyunca üst ekstremitelerini stabilize eden, omuz ve boyun kaslarının izometrik kontraksiyonla kullanımını gerektiren meslekleri tolere edemedikleri bildirilmiştir Bu konudaki bir çalışmada; bilgisayar ve daktilo kullanmak, uzun süre oturma, uzun süre ayakta durma ve yürüme, stres, ağır kaldırma ve eğilme, tekrarlayıcı hareketler gibi aktivitelerin fibromiyalji semptomlarını arttırdığı bildirilmiştir

Agri Kontrolu ve Kaplica Tedavisi

Kaplıca Tedavisinin Ağrı Kontrolüne Etkileri

1. Ağrı nedenini azaltarak veya ortadan kaldırarak: Termomineral sular hem kaslarda relaksasyon hem de periferik dolaşımda, kas ve eklem dolaşımında artma yaparak, spazma bağlı ve hipoksik ağrılarda ağrının nedenini ortadan kaldırırlar. Kükürtlü ve tuzlu sular kronik inflamasyonlarda anti-inflamatuar etkileriyle ağrı kontrolünde rol oynayabilirler (35). Termik ve mekanik etkilerle su içinde postür ve bozuk hareketlerin düzeltilmesi ve eğitimi normal koşullara göre daha kolay sağlanır. Termomineral su ortamı bu yollardan kaynaklanan ağrıların azalması veya ortadan kalkmasını sağlar.

2.Endojen antinosiseptif reaksiyonların aktivasyonuyla: Kapı kontrol teorisi kapsamında ele alınan iki antinosiseptif sistem vardır.

a. Çıkan antinosiseptif sistem yoluyla ağrılı olmayan taktil ve termik uyaranlar ağrılı girdiyi, spinal düzeyde substantia gelatinosa’da inhibe edebilirler. Termomineral banyo ve peloidler, çıkan antinosiseptif sistem aktivasyonunu, derinin taktil stimulasyonuyla etkileyebilirler. Whirpool banyoları ve basıncı ayarlı su uygulamaları gibi daha aktif yöntemlerle bu etki arttırılabilir (35).

b. İnen inhibitör kontrol sistemi farklı uyaranlarla tetiklenen endojen nörohormonal bir sistemdir.
Beta endorfin, serotonin gibi opiaterjik ve nonopiaterjik nörohormonların üretimini uyararak omurilik seviyesinde inhibisyon sağlar. Termomineral banyolar sırasında endojen opiatların salgılanmasının arttığı çeşitli çalışmalarda bildirilmiştir. Ayrıca insan keratinositlerinin ısı, ultraviyole radyasyonu gibi belli uyaranlar altında proopiyomelanokortin üretebildikleri gösterilmiştir. Proopiyomelanokortin çeşitli endorfinlerin prekürsörüdür


3. Kimyasal maddeler yoluyla: Deride serotonin, asetilkolin, bradikinin, histamin gibi maddelerin açığa çıktığı bilinmektedir. Bunlardan serotonin, endojen opiatların serbestleşmesini sağlamaktadır