Benign Lezyonlari Hiperplazi

Benign Lezyonları


Hiperplazi Nedir


Hiperplazi olgularının %70’i Cushing, %20’si Conn sendromludur. Hiperplazinin adenomdan ayrılması önemlidir; adenomda tedavi cerrahi, hiperplazide medikaldir. Olguların yaklaşık yarısında gland normaldir; hiperplazik olan diğer yarısında gland şeklini koruyarak büyür. Boyutunun 5 cm’i, bacak kalınlıklarının 1 cm’i geçmesi hiperplazi olarak değerlendirilir. Hiperplazi bazen multinodüler görünümdedir. Metastaz ve tüberküloz ile ayırıcı tanı yapılmalıdır.


Adenom


Adenom, morfolojik olarak normal adrenal hücrelere benzeyen selim bir neoplazi olarak tarif edilir. Mikroskopik olarak adenom zona fasikülata, zona glomerülosa veya her ikisinin birlikte bulunduğu bir görünüm arzedebilir. Adenom genellikle yuvarlak şekillidir ve kapsüllüdür. Genellikle kendisini fonksiyonel otonomi ile gösterir. Adenomların çoğu 2 cm’yi aşmaz, çoğunlukla tektir ve tipik olarak küçük lezyonlardır. Nadiren 5 cm’yi veya 50 gr’ı aşarlar. 5 cm veya 50 gr’ı aşarsa, ayırıcı tanıda karsinom düşünülmelidir.


Adrenokortikal adenomların sıklığının, otopsi çalışmalarında %1.4 ile %8.1 arasında olduğu gösterilmiştir.


Adenom ve nodüler hiperplazinin birbirinden ayrılması zordur. Adenom genellikle tek ve kapsüllüdür, nodüler hiperplazi multinodüler ve kapsülsüzdür. Fakat kapsüllü ve kapsülsüz nodüllerin bir glandda aynı anda bulunması, aynı sürecin değişik evreleri olabileceğini gösterebilir. Adenom ve nodüler hiperplazi yaş, hipertiroidizm ve diabetli hastalarda artmaktadır. Hipertansif kişilerde de arttığı bildirilmektedir (33). Hipertansif kişilerde sıklıkla adrenal arterler ve arterioller skleroza uğrar, bu da kortikal atrofik alanlar meydana getirebilir. Nodüller bu gibi yerlerde gelişen kompansatuar hiperplazinin bir şekli olarak gelişebilir.


Adenomların çoğu fonksiyoneldir ve fazla hormon üretimi sebebiyle klinik sendromlar meydana getirirler. Genellikle kortizol veya aldosteron salgılarlar. Nadir olarak androjen salgılarlar. Feminizasyona sebep olan lezyonlar çoğunlukla kanser olarak düşünülmelidir.

Conn Sendromu (Primer Hiperaldosteronizm)

Conn Sendromu (Primer Hiperaldosteronizm)


Zona glomerulosa aktivitesinde patolojik artış sonucu meydana gelir. En sık otuz ile elli yaşları arasında ve kadınlarda erkeklere oranla üç kez daha sık görülür. En fazla görülen klinik semptom ve belirtileri; hipertansiyon, kas zaafiyeti, polidipsi, poliüri, baş ağrısı, hipokalemik alkalozdur. Sol adrenal glandda daha sık rastlanır.


Conn sendromu sebepleri %80-90 oranında adrenokortikal adenom, %15-20 oranında nodüler hiperplazi, nadir olarak da adrenokortikal karsinomdur.


Bilateral adenom %5’den daha azdır. Conn sendromuna sebep olan tümörün çapı genellikle 0.5-1.5 cm’dir, nadiren 2-3 cm’den büyüktür. 2-3 cm’den küçük olmaya eğilimli olduğu için BT’de ortaya çıkarmak oldukça zordur.


Feokromositoma


Adrenal medulladaki kromaffin hücrelerin tümörüdür. Herhangi bir yaşta görülebilir. Fakat en sık yirmi-elli yaşları arasında görülür. Sıklığı %0.1 oranındadır. Katekolaminlerin fazla salgılanmasına bağlı klinik belirtilerle kendini gösterir. En sık belirtileri hipertansiyon, baş ağrısı, çarpıntı, terleme, nefes darlığı, görme bozuklukları, vertigodur. Feokromositomada tümörün büyüklüğü çok küçük nodülden 3.600 gr ağırlığına varan kitle şekline kadar değişebilir; ama genellikle 3-5 cm çapında ve kapsüllüdür. Feokromositomaların %10’u maligndir ve prognozu kötüdür. Feokromositomalar %10 oranında bilateral görülür.


Adrenogenital Sendrom


Yenidoğanda enzim eksikliğine bağlı olarak gelişir. Aşırı androjen yüksekliği vardır. USG ile adrenal bezlerde hiperplazi görülür. Yetişkinlerde neden adenom ya da karsinomdur.


Addison Hastalığı


Adrenal glandın yetmezliğidir. Klinik olarak ortaya çıkması için bezin yaklaşık %90’nının tahrip olması gerekir. Ülkemizde genellikle tüberküloz enfeksiyonuna bağlıdır. Böbreküstü bezlerinde kalsifikasyon görülür.

Cushing Sendromu Hakkinda

Cushing Sendromu Hakkında


Adrenokortikal tümörlerin en sık klinik görünümü Cushing sendromu şeklindedir.


Glikokortikoidlerin fazla salgılanmasına bağlı belirtiler görülür. Ay yüzü (moon face), boyun (buffalo hump), baş ve vücutta yağlanma, yüzün kırmızı görünümü, yüz ve vücutta kıllanma, proksimal adalelerde zayıflama, pigmentasyonda artma, hipertansiyon, ciltte incelme, karında mor çizgiler, kilo alma, travma ile kolay morarma, yüz ve gövdede sivilceler gibi belirtilerle dikkati çeker.


%0.1 oranında görülür ve erkeklere oranla kadınlarda dört kez daha sıktır. En sık otuz-kırk yaşlarında saptanır.