Dudak Anatomisi ve Genel Bilgiler
Dudak Kanseri
Dudak Kanserinin Nedenleri
Dudak Kanseri ve Premalign Lezyonlar
Dudak Kanseri ve Histopatoloji
Yassı Hücreli Karsinom
Deri Kanseri Tanısı
Dudak Kanserinin Evreleri
Dudak Kanserinin Tedavisi
Etiketler: Dudak Kanseri
Dudak Kanseri Hakkında Bilgiler
Dudak kanseri baş boyun bölgesinin deri kanserlerinden sonra ikinci en sık kanseridir. Amerika Birleşik Devletleri nüfusunun 1.8/100.000’inde; Avustralya’da ise nüfusun 7.7/100.000’sinde dudak kanseri geliştiği bildirilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’inde ulusal kanser bilgi bankası verilerine göre 1990-2004 yılları arasında yapılan retrospektif bir çalışmada saptanan dudak kanseri sıklığı 1990-1994 yılları için %3.5, 1995-1999 yılları için %2.7, 2000-2004 yılları içinse %1.9 olarak bildirilmiştir.
Manisa ilindeki kanser olgularının incelendiği bir tez çalışmasında, 1995-1998 yılları arasında dudak kanseri görülme sıklığının yıllık ortalama 37 olgu ve kaba hızının 1.2 olduğu rapor edilmiştir.
Dudak, oral kavite kanserlerinin en sık yerleşim yeridir. Dudak kanseri, dudağın vermillion sınırından köken alan epitelyal kaynaklı bir tümördür (8). Dudak kanserleri yerleşimlerine göre üst dudak, alt dudak ve komissür bölgesi olmak üzere üç alt gruba ayrılmaktadır. Bu kanserler, dudaktaki yerleşim bölgelerine göre farklı karakteristikler gösterir ve klinik tablolar oluşturur (5). Tüm dudak kanserlerinin %88-98’i alt dudakta, %2-7’si üst dudakta, %2’si ise komissür bölgesinde ortaya çıkar.
Kanserlerin alt dudakta daha sık görülmesi alt dudağın güneşe daha fazla maruz kalmasıyla açıklanmaktadır. Dudak kanserlerinin %90’ını YHK oluşturmaktadır. Bu bölge kanserleri yerleşimlerine göre değerlendirildiğinde, alt dudakta YHK’ler en sıkken üst dudakta bazal hücreli kanserlerin (BHK) en sık olduğu gözlenmektedir.
Geniş çaplı bir bilimsel çalışmanın sonucuna göre dudak kanseri saptanan olgular arasında erkek/kadın oranı 6/1 olarak saptanmıştır (5). Dudak kanserleri genellikle açık tenli insanlarda, yaşamın 6. ve 7. dekadında ve erkeklerde görülür (2,5). Dudaklar koruyucu olan pigment tabakası içermediği için solar hasara karşı daha dayanıksızdır.
Dudak Anatomisi ve Dudak Yapısı Hakkında Bilgiler
American Joint Committee on Cancer (AJCC) tarafından yapılan tanımlamaya göre, ’’vermillion ile derinin birleşim hattından, dudakların birbirleriyle karşılıklı temas ettiği çizgiye kadar olan yüzey’’ dudak olarak tanımlanmıştır. Dudak, kas, deri ve mukozadan oluşan çevre dokulara ve altındaki dokulara yapışık ve üst sınırı serbest bir dokudur. Alt ve üst dudak beraber tek bir anatomik üniteyi oluşturur. İşlevsel anatomik dudak ünitesi, sağ ve solda komissürler ile birleşen bir yumuşak doku oluşumudur.
Bu ünite, üstte burun tabanı, altta mental çizgi yanlarda nazolabial oluk ile sınırlıdır. Bu dokunun üst ve alt hattı yüzün görünümünde duyguların ifadesinde ve oral kavitenin fonksiyonunda önemli rol oynamaktadır (6). Dudaklar M.orbikülaris orisi, süperior ve inferior labial arter, ven ve sinirleri, fibroadipoz bağ dokusunu ve ağız içine tükürük salgılayan birçok minör tükürük bezini içeren dış yüzeyi deri iç yüzeyi mukoza ile örtülü alt ve üst olmak üzere iki kıvrımdan oluşan yapılardır. Erişkin dudakları ırksal farklılıklar gösterse de horizontal planda kadınlarda 5 cm erkeklerde 7.5 cm boyutlarındadır. Dudak kırmızı ve beyaz bölgelerden oluşmakta ve ‘’beyaz çizgi’’ adı verilen ince, soluk bir çizgi ile ayrılmaktadır. Kırmızı kısım mukus ve minör tükürük bezlerinden oluşan ıslak iç tabaka ve dış kuru vermillion tabakalarından oluşmaktadır, Vermillion iç mukoza tabakası ve dış deri tabakası arasında mukokutanöz bileşkeyi oluşturur ve minör tükürük bezleri içerir. Üst beyaz kısım, iki lateral kısımdan ve santral filtral kısımdan oluşmaktadır.
Dudağın primer kası, M. orbikülaris oris’tir. M. orbikülaris oris, ağız açıklığının çevresinde tam bir halka oluşturur; ki bu halkası hiçbir kemiğe bağlı değildir (6). Bu kasın lifleri komissürlerin lateralinden başlar, orta hatta doğru uzanır ve ‘’modiolus’’ adı verilen bölgede diğer mimik kaslarının lifleri de karışır. M.orbikülaris oris’in lifleri orta hatta çaprazlaştıktan sonra karşı tarafın filtral sütunu içine girerler. Horizontal kas lifleri dudağın büzülmesini sağlar. Oblik kas lifleri ise dudağın dışa çevrilmesini sağlar, bu lifler modiolustan yukarıya doğru ilerleyerek spina nazalis anteriora, nazal septuma ve ön burun tabanına girer.
Dudağın sfinkterik fonksiyonunu, M. orbikülaris oris’in derin parçası sağlar; yüzeyel parçası ise dudak hareketlerine yardımcı olur (8). Maksimum kasılmada M. orbikülaris oris büzülerek dişlere karşı basınç oluşturur (6) M. depressor anguli oris, M. depressor labii inferioris, M. risorius, M. levator anguli oris, M. levator labii superioris, M. zygomaticus major ve M. zygomaticus minör’den oluşan dilatatör kaslar ağız çevresinde ışınsal olarak dizilmektedir (8). M. depressor anguli oris ağız köşesini aşağı çeker (7). M. depressor labii inferioris ise mandibulanın lateral ucundan çıkarak kontralateral kasıyla birlikte çeneye doğru gider ve orta hatta birleşir. Alt dudak ve vermilliona yapışır ve bazı lifler M. süperfisiyalis orbikülaris oris’e katılır. Alt dudağı aşağı ve hafif laterale çeker; böylece dişlerin görünürlüğünü sağlar (6). M. risorius, M. masseter’i kaplayan parotid fasyasından başlayıp M. platisma kasına yapışır. Bu kas alt dudağı gerer. M. platisma ile birlikte ağız kenarını aşağı ve laterale doğru iter. M. levatör labii superioris, M. levator anguli oris ve M. zigomatikus major dudağın elevasyonunu sağlayan kaslardır. M. levatör anguli oris, M. levatör labii superioris’in lateral kenarının altındadır. M. levatör labii süperioris orbitanın alt ve medial kenarından başlar; alar taban çevresinden kıvrılarak M. orbikülaris oris liflerine karışır ve aynı tarafta filtral sütuna girer.
M. zigomatikus major malar eminensten başlar ve modiolusa girer. Bu kas, gülme sırasında ağız kenarını yukarı ve arkaya doğru iter. M. nazalis apertura piriformis’in altındaki kemik yapıdan doğan üç parçalı kastır. M. depressör septi bu üç parçanın en medialinde yeralır. Bu kas medial ve lateral kesici dişler üzerindeki periost dokusu ve M. orbikülaris oris’in lifleri arasından doğar ve burunda medial kruraya doğru uzanır. Bu kasın asıl fonksiyonu ise üst dudağın orta bölümünü yukarıya kaldırmaktır (Şekil 3A). M. nazalis’in alar parçasının lifleri burun kanatlarına, transvers nazal parçasının lifleri burun sırtına doğru uzanır.
M. mentalis, alt dudağın orta kısmının öne ve yukarıya hareketini sağlayan koni şekilli bir kastır. Şüphe ifadesindeki gibi çene derisinin kırışmasını sağlar. M. mentalis lifleri mandibüler arkta vestibüler sulkusun hemen altında alveolar periostun 2 cm kadar yakınından başlar, oblik olarak aşağıya doğru uzanarak çene derisine doğru ilerler (11). M. platisma göğüsten kaynaklanan ince bir kas olup her iki taraftan gelen kaslar birbirine karışıp mandibulaya yapışır. Yüz ifadesine katılan diğer kaslar modiolustan geçmektedir. Modiolus, ağzın her iki köşesinde derinin derin tabakasındaki tendinöz bölgedir.
Kaynak; http://zehirlenme.blogspot.com