Bacteroides Nedir

Bacteroides Nedir



Bacteroides türleri, vücudun normal florasında, özellikle de kolon ve barsak florasında önemli miktarda bulunurlar. Diğer anaeroblar gibi fırsatçı patojen olarak, çeşitli vücut bölgelerinde enfeksiyon yaparlar. İmmunsupresyon, aminoglikozit tedavisi, doku hasarı, malign hastalık gibi durumlarda enfeksiyona yol açarlar. En sık intraabdominal enfeksiyona yol açarlar.



Bacteroidesler, Gram negatif basil veya kokobasil şeklinde görülen, hareketsiz, sporsuz ve çoğunlukla kapsüllü bakterilerdir. Koyun kanlı, K1 vitamini ve hemin ilaveli brusella agar besiyerinde iyi ürerler. Glukoz, hemin ve K1 katkılı tioglukolatlı buyyon çoğaltma besiyeri olarak kullanılabilir. Bacteroidesler sakkarolitik özellikte ve fermentasyonla asetik ve süksinik asitler, izovalerik asit oluştururlar. Bacteroides enfeksiyonlarına predispoze faktörler, gastrointestinal cerrahi, perfore veya gangrenöz apandisit, perfore ülser, divertikülit ve iltihabi barsak hastalığıdır.


Bacteroidesler, beyin abselerinden diğer anaerob bakterilerle birlikte izole edilirler. Orofarenjeal floranın aspirasyonu sonucu pleuropulmoner enfeksiyonlar gelişir. Bacteroides fragilis, intraabdominal abselere, perirektal abselere ve peritonite sebep olur. Bacteroides fargilis enterotoksini ile, çocuklarda ve yetişkinlerde kronik daireye sebep olur. Diabetik ülserlerin yol açtığı selülit, bakteriyemi ve osteomyelitlerden en sık izole edilen etkendir. Abdominal ve jinekolojik cerrahiden sonra gelişen yara enfeksiyonlarında, jinekolojik abse oluşumlarında Bacteroides fragilis rol oynar.



Bacteroides fragilis, kanamisin, vankomisin ve kolistine dirençli olmaları ve %20’lik safrada üremeleri ile ayırt edilirler. Pepton yeast glukozlu buyyonda üretilen bakterinin metabolik son ürün analizleri gaz sıvı kromatografi yöntemi ile kesin tanısı konabilir.



Dental, intraabdominal ve jinekolojik cerrahi öncesi profilaktik antibiyotik kullanılarak, bacteroides enfeksiyonlarından korunulabilir.


http://zehirlenme.blogspot.com

Gardnerella Vajiniti Nedir

Bakteriyel vaginoz etkenleri



Gardnerella Vajiniti Nedir



Gardnerella vajinalis, vajinada normal flora üyesi olarak bulunmasına rağmen, vaginitten sorumludur. Gram pozitif, kapsülsüz, sporsuz, pleomorfizm gösteren, fakültatif anaerob bir bakteri olup, üremesi için CO2’li ortama gereksinim duyar. Vaginitli hastaların akıntıları beyaz, bozulmuş balık kokusu gibi ise Gardnerella vajinalis düşünülebilir. Tanı için, direkt mikroskopi, boyalı mikroskopi, KOH deneyi, kültür işlemleri uygulanır. Direkt mikroskopide, vajina epitel hücreleri çok sayıda kokobasil yapısındaki bakteriler ile tamamen kaplanmış veya hücre çeperi bu bakterilerin yapışması sonucu düzensiz kenarlı bir görünüm almış olabilir. Bu epitelyum hücrelerine Clue cells adı verilir.



Vajina pH’sının 4.5’in üstünde olması G. vajinalis’i düşündürür. Kültürde, insan kanlı agarda ve %5 CO2’li ortamda 48 saat sonra beta hemolitik koloniler yaparak ürer. Columbia agarlı besiyerleri de izolasyonda iyi sonuç vermektedir. G. vajinalis’in tanısında Gram preparatının incelenmesi, bakterinin katalaz negatif oluşu, karakteristik koloni morfolojisi, düşük NaCl konsantrasyonlarının üremeyi inhibe etmesi, hippurat hidrolizinin pozitif olması önemli bulgulardır.



Gardnerella’nın hücre dışına salınan sitotoksik bir toksini olduğu, adezyondan sorumlu olan bir pili içerdiği gösterilmiştir. Doğumu başlatan fosfolipaz A aktivitesine sahip olması ile vajina florasının üyesi olduğu da bilinmektedir.



Bakteriyel vaginozlu hastalarda %90 oranında üretilmiştir. Yapılan kültürlerde Gardnerella’nın ürememesi bakteriyel vaginoz olasılığını düşürürken, üremesi bakteriyel vaginoz tanısı koydurmaktadır. Ancak floranın elemanı olması ve sağlıklı kadınlardan da üretilmesi ile tanıda ipucu hücrelerinin görülmesi ve klinik bulgularla değerlendirilmesi gerekmektedir. Gardnerella; uterus içi ve amniyon içi enfeksiyonlardan, pelvik inflamatuar hastalıktan, postpartum endometritten, ayrıca üriner sistem enfeksiyonlarından sorumludur


Jinekolojik ve obstetrik ameliyatlardan sonra gelişen bakteriyemiden de sorumlu tutulmuştur. Hastalığın tedavisinde beta laktam antibiyotikler, klindamisin, eritromisin, metronidazol kullanılabilir.


http://zehirlenme.blogspot.com

Bakteriyel Vajinoz Nedir

Bakteriyel Vajinoz Nedir



Bakteriyel vaginozis, normal vajinal floranın değişmesi ile laktobasillerin kaybı ve anaerob bakterilerin artarak floraya hakim olması ile karakterizedir. Laktobasillerin azalması ile vajinada laktik asit yoğunluğunda düşme ve pH ‘ta yükselme görülür. Bu değişim ile vajinada az sayıda bulunan mikroorganizmalar çoğalmaya ve epitelyum hücrelerine tutunmaya başlarlar. Başta Gardnerella vajinalis olmak üzere artan anaerob bakteriler, proteinleri parçalayarak kadaverin, putresin gibi aminler oluştururlar. Bu aminler vajinada hoş olmayan kokunun oluşmasına yol açarlar. Anaeroblar tarafından salınan süksinik asit lökositlerin migrasyonunu engelleyerek, bu hastalarda lökositlerin artmamasını açıklar.



Bakteriyel Vajinit Belirtileri ve Tedavisi



Bakteriyel vaginozda süksinik asitin etkisi ile, lökositten fakir, epitelyum hücrelerinden zengin bir akıntı oluşur. Bakteriyel vaginozun klinik tanısı, Amsel kriterlerine göre konur. Bu kriterlerin en az üçünün varlığı tanı için yeterlidir.



1. Akıntı: Homojen, gri beyaz olan akıntı, özellikle vajina duvarlarında ve fornikslerde birikir.


2. Vajina pH’sının 4.5’ten büyük oluşu: Sağlıklı kadında vajina pH’sı 3.8-4.2 arasında, bakteriyel vaginozlularda ise pH 4.5-5.3 arasındadır.3. İpucu hücrelerinin varlığı: Vajen salgısında üzeri bekterilerle kaplı epitel hücreleri ipucu hücreleri olarak tanımlanır. Gardnerella ve anaerob bakterilerin hücreye sıkıca bağlanması ile oluşurlar.


4. Amin koku testi: Vajinal sekresyonlara 1-2 damla KOH eklenmesiyle balık kokusuna benzeyen amin kokusu oluşur (34).



Yapılan bir çok araştırma, bakteriyel vaginozun en sık cinsel temasla bulaşan hastalıklar polikliniğine başvuran hastalarda bulunduğunu göstermiştir. %33-64 arasında bakteriyel vaginoz görüldüğü bildirilmiştir. Böylece bakteriyel vaginozun cinsel tamasla bulaştığı düşünülebilir. Ancak cinsel aktivitesi olmayan kadınlarda da görülmesi, puberte öncesi kız çocuklarından da G. vajinalis’in izole edilmesi, eşli tedavilerde enfeksiyonun tekrarlaması bu düşünceye tezat oluşturmaktadır. Sendrom, cinsel aktiflerde tanımlanmış ve özellikle çok sayıda partnere sahip olanlarda sık gözlemlenmektedir.



Bakteriyel vaginoz gebelerde sık görülür ve kadınların %50’sinde asemptomatiktir. Semptomatik olgularda beyaz gri renkte, homojen akıntı ve fizik muayenede normal vajinal görüntü saptanmaktadır. Enfeksiyon gebe kadınlarda, erken membran rüptürü, preterm eylem ve doğum, koryoamnionit ve sezaryen sonrası endometrit risklerinin artmasına neden olur. Erken membran rüptürünün bakteriyel vaginozlu gebelerde 7.3 kat fazla olduğu bildirilmiştir (5). Erken doğumun gerçekleşmesinde polimorfonükleer lökositler ile lipopolissakkaritler ve peptidoglikanlar gibi ürünlerin, uterus desiduasında makrofajların toplanmasını aktive ederek IL -1beta, araşidonik asit, PGE2 düzeylerinde artışa neden olması ve uterus kasılmasını tetiklemesi şeklinde oluşmaktadır.



Bakteriyel vaginoz 19 yaşından küçük cinsel ilişkide bulunanlarda, HIV pozitiflerde, siyah ırkta ve rahim içi araç kullananlarda daha sık gözlenir (6).



Bakteriyel vaginozlu kadınlarda vajinal akıntının miktarı normalden çok fazla değildir. Vajinal duş, vajinal kanama ve yakın zamandaki cinsel ilişki vajina pH’sını değiştirirler. Vajinal duş florayı değiştirerek, pelvik inflamatuar hastalık ve bakteriyel vaginozis riskinde artışa yol açar. Kadınlar arasında yaygın olan vajinal duş uygulaması, yaş, eğitim düzeyi, sosyoekonomik statüden etkilenmektedir. Vajinal duşun, vajen enfeksiyonlarında artış, ektopik gebelik, preterm eylem, infertilite gibi sonuçları vardır.


Kaynak Site: http://zehirlenme.blogspot.com