İlac Katki Maddeleri ve Alerji

İlaç Katkı Maddeleri ve Alerji

Uzlaşı raporları ve klasik kitaplarda, ilaçlardaki koruyucuların ve katkı maddelerinin nadiren immunolojik ilaç reaksiyonlarına yol açtığı belirtilmektedir. Özellikle yapısal olarak birbiriyle ilişkisiz ilaçların kullanımının ardından ortaya çıkan aşırı duyarlılık reaksiyonlarında, söz konusu ilaçların ortak katkı maddesi içerip içermedikleri prospektüslerinden yararlanılarak dikkatlice incelenmelidir. Hastada daha evvel aşırı duyarlılık reaksiyonuna yol açan bir ilaç, farklı bir ticari isimde ya da formulasyonda kullanılırken tolere edilirse veya etken maddenin saf haliyle ya da farklı formuyla yapılan ilaç deri ve provokasyon testleri negatif sonuçlanırsa aşırı duyarlılık reaksiyonlarının ilaç içindeki katkı maddesi ya da koruyuculara bağlı gelişmiş olabileceği akılda tutulmalıdır.
Çocuklarda beta laktam alerjisi sıklığını araştıran bir çalışmada beta laktam grubu bir antibiyotik kullanımı sonrası aşırı duyarlılık reaksiyonu şüphesiyle başvuran olguların sadece %0.9’unda ilacın katkı maddesine karşı intolerans saptanmıştır. Öte yandan Avrupa’da çocuklarda en sık reçete edilen antibiyotik grubu olan amoksisilin klavulonat ile ilgili olarak yürütülen bir başka çalışmada ise amoksisilin klavulonatın süspansiyon formunun içinde koruyucu olarak bulunan sodyum benzoatın non immun yolla ilaç alerjisi benzeri reaksiyonlara yol açabildiği gösterilmiştir.

Multipl İlac Asiri Duyarlilik Sendromu

Multipl İlaç Aşırı Duyarlılık Sendromu

Multipl ilaç aşırı duyarlılık sendromu, çeşitli ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkan farklı formlardaki yan etkileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Bazen multipl ilaç intoleransı olan hastalar için kullanılsa da çoğunlukla aralarında yapısal ilişki olmayan ilaçlara karşı gelişen, tekrarlayıcı özellikteki immun aracılı reaksiyonları tanımlamak için kullanılır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere çapraz reaktivite bu durumların dışında tutulmaktadır.
 Etkin bir şekilde dökümente edilmiş ilaç alerjisi olan hastaların yaklaşık %10’unda multipl ilaç alerjisi vardır. Farklı ilaçlarla ortaya çıkan reaksiyonlar arasında yıllar olabilir ve yine klinik bulgular farklılık gösterebilir. Ayrıca reaksiyonların immun mekanizmaları da farklı olabilir (Ig E aracılı ya da T hücre aracılı). Multipl ilaç aşırı duyarlılık sendromu olan hastaların çoğunda ilaçlardan en az birine karşı daha ağır reaksiyonlar gelişmektedir.
Bu sendromun altta yatan patomekanizması bilinmese de bu hastalarda küçük moleküler bileşiklere karşı tolerans mekanizmasının başarısız olduğu düşünülmektedir.

İlac Alerjisinde Carpraz Reaktivite

İlaç Alerjisinde Çarpraz Reaktivite

Çapraz reaktivite, bir ilaca karşı duyarlılığı olan kişinin benzer yapıdaki başka bir ilaca karşı da reaksiyon gösterebilmesi olarak ifade edilir. Bu konu özellikle beta laktam grubu antibiyotikler için önemlidir. Bu grup antibiyotikler, yan zincirlerinde farklılıklar taşıyabilmelerine rağmen ortak bir beta laktam halkasına sahiptirler ve bu nedenle aralarında değişik derecelerde çapraz reaktivite söz konusudur.
Genelde benzilpenisiline duyarlı olan kişiler ampisilin, amoksisilin ve kloksasiline karşı da reaksiyon verirler. Bir grup kişide ise benzilpenisiline duyarlılık olmadığı halde amoksisiline karşı duyarlılık saptanmış ve bu durum amoksisiline karşı selektif yanıt olarak ifade edilmiştir. Bu durum amoksisilinin yan zicirine karşı spesifik yanıtla açıklanmaktadır.
Beta laktam grubu ilaçlar arasındaki çapraz reaktivite eş oranlarda değildir. Penisiline duyarlı olan kişiler aynı oranda sefalosporinlere ya da sefalosporinlere duyarlı olan kişiler aynı derecede penisilinlere duyarlı değillerdir. Yan zincir spesifik Ig E antikorları gösterildiğinden beri sadece penisilin ya da sadece sefalosporin grupları içinde, penisilin ile sefalosporin grupları arasında ve sefalosporinlerle monobaktamlar gibi daha uzak gruplar arasında (aztreonam ve seftazidim gibi) selektif yanıtlılık ve çapraz reaktivite durumları dikkate alınmalıdır.
Sefalosporinler değerlendirildiğinde, penisilinlere karşı daha benzer yapısal özellikler taşıdıkları için 1. kuşak sefalosporinlerin tamamının çapraz reaktivite potansiyelini taşıdıkları oysa 2. ve 3. kuşak sefalosporinlerin yapılarındaki farklılıktan dolayı penisilinlere karşı çapraz reaktiviteyle büyük oranda ilişkisiz oldukları görülmektedir.
Sefalosporinlerin kendi aralarındaki çapraz reaktivite durumuna bakıldığında R1 pozisyonlarında eş yan zinciri paylaşan seftriakson, sefotaksim ve sefepim arasında önemli çapraz reaktivite saptanmıştır. Bu üç sefalosporinle, seftazidim ve sefuroksim arasında da R1 yan zincirleri birbirlerine benzer olduğu için çapraz reaktvite oranı yüksektir. Bunla beraber bazı hastalarda da farklı yan zincire sahip sefalosporinler arasında çapraz reakivite görülmektedir. Bu durum bu sefalosporinlerin ortak kimyasal yapılarına karşı antikorların yönlenmesiyle açıklanır.
Diğer beta laktamlarla penisilin arasındaki çapraz reaktiviteye bakıldığında penisilin alerjisi olan çocuk ve erişkinlerde meropeneme karşı duyarlılık oranı %0.9 olarak bulunmuştur (88,89). Penisilin alerjisi olanlarda aztreonamın iyi tolere edildiği ancak aztreonamla benzer yan zincir taşıyan seftazidim arasında çapraz reaktivite görülebildiği gösterilmiştir.