Eşin Hamileliğinde Babanın Görevleri

Genç babanın da hem karısının gebeliği süresince, hem de doğumdan sonra önemli görevleri vardır. Bu görevleri şöylece özetleyebiliriz:

Eşinizi sanki evliliğinizin ilk günlerindeki ince ve zarif haliyle görüyormuş gibi davranın

Sık sık onu sevdiğinizi, gebeliğin kendisine çok yakıştığını belirtin

Karınız bir gün ben herhalde gebeyim derse baba olmayı hiç düşünmüyorsanız bile çok sevinmiş görünüp doktora ilk gidişinizde kesinlikle onunla birlikte olun

Onun karnının şişmesiyle yada göğüslerinin büyümesiyle alay etmeyiniz

Sinirli olduğu ne olursa olsun evden dışarı çıkarıp onun sevdiği şeyleri yapmaya çalışın

Erkek yada kız çocuk istediğinizi hiçbir zaman söylemeyin. Her fırsatta sağlam doğsun yeter, benim için önemli olan senin ve bebeğin sağlığıdır deyin.

Hiçbir zaman keşke bu çocuk birkaç yıl sonra olsaydı gibi sözler etmeyin

Karınızın doğum ve çocuk bakımı gibi kaygılarıyla ne olursa olsun alay etmeyin

Karınızın gebeliği süresince parasal olanaklarınız oranında bebek için bazı şeyler almayı unutmayın.

Erkek Tohum Hücresi (Sperm-Spermatozoit)

Erkek Üreme Sistemi

Erkek tohum hücreleri husyeler (testiler) de oluşur. Bunlar iki adet, yumurta biçimli ve kendilerine ait özel bir zarla deriden torbaların içinde yer almış bezlerdir. Testisler, içleri yumak şeklinde ince borulardan meydana gelmiştir. Borular iplik kadar ince olup içlerindeki hücre sıralarından spermatozoitler meydana gelir.

Testislerin başka bir özelliği de spermatozoitlerin doğuşunu etkileyen ve erkeğe erkeklik niteliklerini veren bir hormonu salgılamasıdır. Bu hormon, erkekte sakal bıyık meydana gelmesi ve kıllanmanın gerçekleşmesi, vücut yapısının özelliği, ses kalınlığı gibi özelliklerin ortaya çıkmasını ve sürekliliğini sağlar.

Testislerde spermatozoit oluşumu blue çağında yani 12-14 yaşlarında başlar. İhtiyarlık çağında da devam edebilir. İplik şeklindeki ince boruların iç çeperlerindeki yuvarlak hücreler çeşitli devreler geçirerek spermatozoit durumuna gelir. Spermatozoit tek bir hücre olup insan hücreleri arasında en küçüklerindendir. Mikroskoptaki görünüşü adeta durgun sularda sürüler halinde dolaşan kurbağa yavrularını andırır. Yani bir başı, bir gövdesi ve uzun bir kuyruğu olan hareketli hücrelerdir. Yumurta biçimindeki baş kısmında, hücre zarı çekirdeği yer alır. Daha sonraki bölümlerde belirtileceği gibi, kadın yumurta hücresine giren, erkek tohum hücresinin baş kısmıdır. Kuyruk ise kamçı gibi olup spermatozoitin hareket yeteneğini sağlar. Cinsel ilişki sırasında kadının haznesine dökülen spermler bir iki dakika içerisinde rahim ağzını örten salgıların içine girerler. Ancak, testislerde oluşan spermatozoitler hemen dışarı atılmaya hazır değildirler. Spermler önce yumak şeklinde açıldığı zaman 5-6 metreyi bulan bir kanala gelirler, bundan sonra 30 cmlik ikinci bir kanalı geçip tohum keseleri denen, prostatın iki yanındaki keselerde toplanırlar. Bütün bu yol boyunca canlılıklarını sağlayacak birtakım maddeleri, prostat ve bunun gibi iç salgı bezlerinin çıkardığı sıvılardan sağlarlar ve adeta onların içinde yüzerler.

Depo edilmiş spermatozoitler 30-40 gün yaşarlarsa da, yaşlandıkça canlılık ve döllenme yetenekleri azalır. Bu şeklide yaşlanan ve ölenlerin yerlerini hemen yeni oluşan taze spermatozoitler alır ve depolanır. Spermatozoitlerin kadın vücudunda 5-6 gün, dış ortamda ise 48 gün yaşadıkları tespit edilmiştir.

Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan spermatozoitlerin sayısı 200-600 milyon arasında değişir. Bunlardan 1000 tanesi kanallara kadar varabilir ancak döllenmeyi yani dişi yumurta hücresi içine girmeyi tek sperm başarabilir.

Kadın Üreme Organı, Kadın Üreme Sistemi

İnsan türünün sürekliliğini sağlayan üreme organı iki kısma ayrılır.

İç üreme organları; yumurtalık (Ovarium), Kanallar-Fallop Borusu, Döl Yatağı (Uterus), Hazne-Mihbil (Vajina)
Dış üreme organları; küçük ve büyük dudaklar, klitoris (bızır), hymen (kızlık zarı)

Kadın Üreme Organları

İç Üreme Organları

Yumurtalık: yumurtalık döl yatağı denen uterusun iki yanında bulunan badem şeklinde bir organdır. 4-5gr ağırlığındadır. Yeni doğan bir kız çocuğun her yumurtalığında yaklaşık olarak iki yüz bin kadar yumurta hücresi bulunur. Bu yumurta hücrelerinden biri adet gören genç kızda her ay yumurtalığın yüzeyine gelir ve oradan dışarı atılır. Döllenmeye hazır olan bu yumurta için en uygun yer döl yatağıdır. Eğer yumurta döllenip yerleşirse gebelik başlamış demektir.

Kanallar: yumurtalıktan atılan yumurtayı döl yatağına getiren organ, kanallardır. Kanalların bu görevi uç kısımlarının saçak şeklinde olması ile kolaylaşmıştır. Bu sayede dışarı atılan yumurta hücresini kolayca yakalayıp kanala sokar ve döl yatağına doğru hareket ettirir. Döllenme işi hemen her aman bu kanal içinde olur.

Döl yatağı: 100-150 gr ağırlığında armut biçiminde bir organdır. İçinde barındırdığı döllenmiş yumurtayı gebelik sonuna kadar dış etkilerden korur. Gebelik süresince çocuğun büyümesine ayak uydurarak doğuma yakın zamanlarda 1-1.5 kg kadar olur. Armuta benzetilen bu organın iki bölümü vardır.

Armutun geniş kısmı, gövdesi (Korpus)
Armutun sap tarafı, buraya rahmin ağzı (Kollum) da denir

Kollum doğum sırasında açılır. Gövde kısmı da bir motor vazifesi görür ve içindeki çocuğu aşağıya doğru iter.

Hazne (Vagina): 8-10 cm uzunluğundaki bu organ cinsi münasebette penisi içine alır. Yukarıdan aşağıya doğru kesiti H biçimindedir.

Bütün bu kadın içi üreme organları leğen kemiği içinde yer alır. Organların ön tarafında idrar kesesi, arka tarafında kalın bağırsağın son kısmı vardır. Karın zarı, (Periton) iç üreme organlarının dış yüzlerini bir örtü gibi kaplamıştır.

Hazne’nin alt kısmı ince bir mukoza plikası ile daraltılmıştır. Kızlık zarı denen bu oluşum ilk cinsel ilişkide yırtılır ve bu yüzden birçok ülkede namusun belli başlı ölçüsü olmuştur. Oysa, kızlık zarının çok çeşitleri vardır. Bunlardan bir tanesinde, zar tam anlamıyla bozulmadan durduğu halde, kadın yinede cinsel ilişkide bulunabilmektedir. Birçok kadın doğum doktoru, kızlık zarının doğum sırasında yırtıldığını görmüştür. Burada önemli olan kızlık zarının haznenin ağzını tamamen kapattığı durumdur. Buna (Atresia Hymenalis) denir. Genç kız adet görme çağına geldiği halde düzenli aylık ağrıların dışında hiç adet görmez ve evlendiğinde cinsel ilişkide bulunamaz. Adet kanı adet haznede birikmeye başlar ve zamanla bu organlarda deformasyon görülür. Ağrılar her geçen ay daha şiddetlenir.
Birçok şikayetlere sebep olabilen bu hastalığın tedavisi çok basittir. Bir bistüri ile kızlık zarı delinir. Her şey hemen normale döner.

Dış Üreme Organları

Ferç Nedir (Vulva): Bızır (Klitoris), Küçük ve büyük dudaklardan (Labium majör ve minör) meydana gelmiştir.

Adet Görme (Regle, Menstrasyon, Siklus) Nedir

Erişkin bir kadın yada genç kızda, ortalama 28 günde bir görülen kanamaya adet yada regle denir. Kanamanın zamanı, süresi, miktarı her kadında değişik olmakla beraber ortalama olarak 21-35 günde bir olur ve 2-8 gün kadar devam eder. Bunun dışında görülen kanamalar bir hastalığın işareti olabilir.

Kanama, döl yatağının içini örten zarın (mukozanın) hormonal etkilerle değişmesi ve sonunda dışarı atılmasıdır. Her seferinde bu böylece tekrarlanır.

Döl yatağı da her adetten sonra kendini döllenmiş bir yumurta için hazırlar. Rahmin mukoza denen iç kısmı gelişir, şişer. Döllenmiş bir yumurta için en ideal ortam böylece sağlanmış olur. Yumurta döllenip rahim içine gelirse bu ortamda büyür, gelişir ve 280 gün sonra küçücük bir insan yavrusuna dönüşür. Eğer yumurta döllenmezse bütün bu hazırlıklar boşa gitmiş olur. Rahim iç tabakasının atılmasından sonra yeni bir hazırlık devresi başlar.

Normal bir adet süresince kaybedilen kan miktarı 50-60 cc. Kadardır. Adet görme aslında birçok faktörlerin etkisi altında olan karışık bir olaydır. Kısaca değinirsek, aydan aya görülen o basit kanama beyin, hipofiz bezi ve yumurtalıkların karşılıklı etkileriyle ortaya çıkmaktadır.

Bu etkilerin sonucu adet ortalarına rastlayan günlerde, yumurtalardan gelişmiş bir yumurta hücresi atılmaktadır ki, buna yumurtlama denir.

Yumurtlama olmadan adet olabilmektedir. (Anovulatuar siklus) ancak, yumurtlama olmadan gebelik söz konusu olamaz. Bu bölümün başında da belirttiğimiz gibi, yeni doğan bir kız çocuğunun iki yumurtalığında toplam 400.000 kadar yumurta hücresi vardır. Ama her ay yaklaşık 1-2 tanesinin kullanıldığı düşünülürse, 30-35 yıl adet gören bir kadın, yumurtalarının ancak 50.000 tanesini kullanabilir.

Kadında yumurta hücresi: bilindiği gibi her canlının vücudu milyonlarca hücreden yapılmıştır. Bu milyonlarca hücreyi oluşturan ana hücre kadın yumurta hücresidir. İnsan vücudunun da en büyük hücresi olan yumurta hücresi sperm tarafından döllenince bölünerek çoğalmaya başlar. Önce ikiye, daha sonra da her parça yeniden ikiye bölünerek 2-4-8 diye milyonlarca hücre durumuna gelip küçük bir insan yavrusunu oluşturur.