Artroskopi Hakkinda Bilgiler

Artroskopi Hakkında Bilgiler



Artroskopi eklem içindeki bir problemin teşhisi ve tedavisi için uygulanan bir ameliyat tekniğidir. İşlem büyük kesiler yapılmadan ve eklem açılmadan küçük birkaç delikten yapılır. Artroskopi, eklem içerisinin endoskopik bir araçla incelenmesini sağlayan bir yöntem olup bu amaçla kullanılan cihazlara da artroskop denir(Aytekin, 2005).



Gonartrozun tedavisinde artroskopi endikasyonlarını 3 başlık altında toplamak mümkündür; eklem içi patolojinin tanımlanması ve tedavi planlaması, meniskus yırtığı, eklem faresi, sıkışma sonucu ağrıya yol açan osteofitler gibi spesifik eklem içi patolojilerin ortadan kaldırılması ve artroskopik eklem debridmanı ve / veya abrazyon artroplastisi gibi yöntemlerle hastaya daha ciddi bir cerrahi girişim öncesi (osteotomi, total veya unikondiler diz protezi gibi) zaman kazandırma (Doğuç, 2003).



Artroskopi Avantaj ve Dezavantajları: Postoperatif morbidite azdır; hastalar artroskopiden 1-2 hafta sonra günlük aktivitelerine kolayca dönebilirler. Küçük insizyonlar kullanıldığından daha az skar olusur. Kapsül ve sinovyumun çok küçük insizyonlarla minimum zedelenmesi sonucu daha az inflamatuar cevap oluşturur. Tanı, lezyon direkt olarak gözle görülerek konulduğu için daha doğru olur. Komplikasyon oranı düşüktür. Hastaların hastanede yatma süreleri daha az olduğundan hem de işlerine daha çabuk dönebildiklerinden dolayı düşük maliyetlidir. Artrotomi sonucu gelişebilen nöroma formasyonu, ağrılı skar dokusu gibi sekonder etkiler minimumdur. Artrotomi ile yapılması güç olan işlemler artroskopik olarak kolayca yapılabilir. Başarısızlık halinde artrotomiye geçebilme şansı kaybolmaz. Dezavantajları azdır, fakat çok önemli olabilir. Cerrah, küçük portallerden ince ve frajil enstrümanları kullanmakta zorluk çekebilir. Cerrahın triangulasyon yapabilecek düzeyde stereotaksik manevra yeteneği olmalıdır. Aksi takdirde özellikle yeni başlayanlar için işlemler ileri derecede zaman alıcı olabilir. Başarılı bir artroskopi için malzemelerin eksiksiz ve uygun olması gerekmektedir (Aytekin, 2005).


Endikasyon ve Kontrendikasyonları: Artroskopinin eklemi ilgilendiren travma dahil bir çok problemin tedavisinde kullanılmaktadır. Tanısal artroskopinin endikasyonu, artroskopik veya açık cerrahi girişim öncesi klinik tanıyı doğrulamak veya preoperatif değerlendirmektir (Aytekin, 2005).



Artroskopik Debridman



Açık debridmandan farkı komplikasyonlarının daha az ve rehabilitasyonunun daha kolay olmasıdır. Artroskopik debridman, basit lavaj, debridman ve abrazyon kondroplastisini içerir. Ancak dizdeki sorun ileri evre ise bu yöntemlerin sonuçlarının yetersiz kalacağı kesindir. Konservatif tedaviye yanıt vermeyen yaşlı, aktif ve hafiften orta dereceye kadar olan OA’li hastalarda tedavi seçeneği olabilir. Uygulanan dizde tek kompartman tutulumu varsa, normal eklem dizilimi mevcutsa, eklem içi effüzyon varsa sonuçlar daha iyi olmaktayken; birden fazla kompartman tutulumunda, bozuk eklem diziliminde, istirahat ağrısı varlığında sonuçlar kötü olmaktadır (Özyürek, 2007).


http://zehirlenme.blogspot.com

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Nedir

Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Nedir



Çağdaş tıbbın hedefi sadece hastalık ya da sakatlıkların ortadan kaldırılması değil, kişilere yüksek kalitede bir yaşam sunarak toplum içindeki rollerini oynayabilmelerini sağlamaktır. Gonartroz, ağrı ve hareket zorluğuna ek olarak ciddi kas kuvveti, stabilite, propriosepsiyon ve yürüme bozukluklarına yol açarak hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir hastalıktır. Başta sadece ağrı ile başlayan hastalık tablosu, giderek günlük yaşam aktivitelerini (GYA) kısıtlayarak ve ev-iş yeri uyumunu bozarak hastayı özürlü, hatta engelli hale getirebilmektedir. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) disiplini, medikal ve/veya cerrahi tedavilerle birlikte bu süreci durdurmak yada yavaşlatmak için işlev görmektedir (Tandoğan ve ark.,2003).



Fiziksel tıp ve rehabilitasyonun hedefleri;



-Ağrı başta olmak üzere semptomların giderilmesi ya da azaltılması


-Kas kuvveti enduransın artırılması


-Eklem stabilizasyonunun ve propriosepsiyonun geliştirilmesi


-Eklem hareket açıklığının artırılması / korunması


-Günlük yaşam aktivitelerinin geliştirilmesi


-Eklemlerin korunması ve yeni zorlanmaların önlenmesi


-Yaşam kalitesinin artırılması ve bağımsızlığın sağlanmasıdır (Tandoğan ve ark.,


2003).



Etkili ve tolere edilebilir bir egzersiz programının uygulanabilmesi için hastanın ağrısının, dolayısıyla buna bağlı oluşan refleks inhibisyon ile kas spazmının giderilmesi; yumuşak dokuların viskoelastik özelliklerinin azalmasına bağlı EHA’daki kısıtlılığın düzeltilmesi gerekir. Bu hazırlık dönemi en ideal şekilde uygun fizik tedavi modaliteleri kullanılarak sağlanır (Tandoğan ve ark., 2003). Fizik tedavi yöntemleri; terapötik yanıt elde etmek amacıyla ısı, ışın, elektrik akımları, elektromanyetik dalgalar ve ses dalgalarının kullanıldığı uygulamaların tümüne verilen addır. Gonartrozda sık kullanılan teknikleri, sıcak-soğuk uygulamaları ve elektroterapi şeklinde gruplayabiliriz.


http://zehirlenme.blogspot.com

Viskosuplementasyon (Hyaluronik Asit)



Hyaluronik Asit’in Eklem İçerisindeki Etkileri: Hyaluronik Asit (HA), viskoelastik bir maddedir. HA düşük makaslama kuvvetlerine karşı visköz bir sıvı, yüksek makaslama kuvvetlerine karşı ise elastik bir katı madde gibi davranır. Eklem sıvısı da HA’nın bu özelliklerinin katkısı ile yürüme gibi yavaş hareketlerde visköz bir kayganlaştırıcı olarak fonksiyon görürken, koşma gibi hızlı hareketlerde elastik şok emici bir madde gibi işlev görür. HA tedavisinin temel amaçları; osteoartritli dizde eklem kayganlığını artırmak, sinovyal sıvının viskoelastik özelliklerini yeniden kazandırmak ve kıkırdak matriks harabiyetini önlemektir. HA ile yapılan in vitro çalışmalarda, osteoartritli dizlerden alınan sinovyositlerden elde edilen hücre kültürlerinde, dışarıdan verilen HA’nın hücrelerde HA sentezini artırdığı gözlenmiştir (Jackson ve ark., 2001).



Osteoartritli hastalarda eklem sıvısının artması ile eklem sıvısındaki HA yoğunluğu düşer. HA’daki bu değişikliklere bağlı olarak, osteoartritli olgularda eklem sıvısının elastisitesi ve vizkositesi azalır, bu azalmalara bağlı olarak eklem kayganlığı ve şok emici özellikleri de bozulur. Dışarıdan eklem içerisine verilen HA, enjeksiyondan 2 saat sonra sinovyal dokuya, 6 saat sonrada kıkırdak doku hücrelerine geçer. Enjeksiyonundan yaklaşık 4 gün sonra HA’nın lenfatik sistem yolu ile eklemden uzaklaştığı bilinmektedir (Rosier ve O’Keefe, 2000).


Yan Etkileri: Eklem içerisine HA uygulanması ile ilgili olarak pek çok yan etki bildirilmiştir. HA enjeksiyonlarında en çok bildirilen yan etki, enjeksiyon yapılan bölgede inflamasyon ve lokal reaksiyondur. HA enjeksiyonu sonrası komplikasyon oranını %8.3, %27 hatta %47 oranında bildiren çalışmalar mevcuttur (Tandoğan ve ark., 2003).


http://zehirlenme.blogspot.com