BT Artrografi (BTA) Nedir

BT Artrografi (BTA) Nedir




Asetabular retroversiyon standart aksiyel BT veya MR görüntülerinde de tesbit edilebilir. Bu hastalarda asetabulum tavanından hemen inferiordaki kesitlerde asetabulum anterior duvarının lateral kenarının, posterior duvarınkine göre biraz daha mediyalde sonlanır. Normalde anterior duvarın lateral kenarı posterior duvarınkine göre biraz daha mediyalde sonlanması gerekir.


BT artrografi teknik olarak MRG artrografiye benzerdir. Floroskopi veya BT eşliğinde kalça eklem mesafesine chiba iğnesi yardımı ile girdikten sonra noniyonik kontrast madde enjeksiyonu yapılır. Kalça eklem mesafesinde distansiyon sağlanır. Daha sonra hastanın BTA çekimi gerçekleştirilir. Görüntüler iş istasyonunda aksiyel, koronal ve sagittal planlarda rekonstrükte edilir.




BT artrografi eklem kıkırdağının değerlendirilmesinde düz MRI’a göre bazı avantajlarının yanı sıra daha iyi uzaysal çözünürlük de sağlar. Submilimetrelik bir skalada görüntü alınmasıyla birlikte multiplanar reformasyonların bulunması düz MRI’da net görünmeyen erken intraartiküler değişiklikleri gösterebilir.


BT artrografi tarama süresini azaltarak ve hareket artefaktlarını kısıtlayarak yeterli görüntü kalitesi elde eder. Ayrıca uzaysal rezolüsyonu MRG artrografiye göre daha yüksek olduğu için kalça kartilaj yapıları daha iyi değerlendirilebilir.

MRG Artrografi (MRA) Nedir

MRG Artrografi (MRA) Nedir



Kalça MRG artrografi, klinik açıdan kalçada patolojisi düşünülen olgularda labral ve labrokartilajinöz yapıları durumunu belirlemek için son yıllarda yaygın olarak kullanılan bir tanısal görüntüleme yöntemidir.



Bu tetkikte eklem içi sıvı miktarı, serum fizyolojik (SF; %0.9 NaCl) veya seyreltilmiş gadolinyum bileşiği enjeksiyonu ile arttırılarak eklem kapsülünde distansiyon sağlanmakta ve eklem içi yapılar daha iyi belirlenebilmektedir . MRA sırasında verilen kontrast çözeltisi eklem içi yapılarındaki yırtıkların belirlenmesini, yırtıkların içini doldurarak ve/veya yırtıklardan eklem dışına sızarak kolaylaştırmaktadır. Kalça MRA ile labrum, femoral ve asetabular kartilaj yapılar, kalça eklem kapsülü ve eklem içi serbest kemik yapılar değerlendirilir.



MRA direkt veya indirekt yolla yapılabilir. Direkt MRA tetkikinde kontrast çözeltisi eklem içine iğne ile enjekte edilirken, indirekt MRA’da intravenöz (IV) yolla kontrast verildikten sonra ekleme 10-15 dakika egzersiz uygulanması söz konusudur.


İndirekt MR artrografi floroskopi gerektirmemesi, ve daha az invaziv oluşu direkt MR artrografiye olan üstünlükleridir. Ancak bu teknikte kapsüler distansiyon olmadığı gibi normal ya da patolojik, vaskülarize olan tüm dokular bir ölçüde opaklaştığından bazen normal opaklaşmaların, kontrast madde uzanımları olarak değerlendirilmesi yanlış pozitif tanılara neden olabilir. Bu teknikte MR kontrast madde intravenöz yolla verildikten sonra, incelenecek ekleme egzersiz yaptırılması kontrast maddenin eklem içerisine difüzyonunu sağlamaktadır. Kapiller yataktan intertisyel mesafeye sızan kontrast maddenin sinoviyumdan, eklem içerisine difüzyonu sonucunda artrografik etki oluşmaktadır. Difüzyonun hızı ve miktarı enjeksiyon sonrası ekleme egzersiz yaptırılmasıyla artmaktadır. Difüzyon inflamasyon olan eklemlerde daha fazla olduğu gibi egzersiz yaptırılan eklemde de fizyolojik hiperemiye bağlı olarak artmaktadır. Hasta intravenöz kontrast madde enjeksiyonu sonrası incelenecek eklemine 10-15 dakika egzersiz yaptırdıktan sonra MRG yapıldığında indirek yolla eklemin opaklaştığı görüntüler elde edilir.


Direkt MRA’da ilk aşamada iğne aracılığıyla perkütan yolla eklem aralığına ulaşılır. Bu işlem genellikle floroskopi altında yapılır ve eklem aralığına ulaşıldığının iyotlu bir kontrast çözeltisi verilerek teyit edilmesi gerekir. Bu teyitten sonra MRA tetkiki sırasında görüntülenecek gadolinyum bileşiğini de içeren SF çözeltisi eklem aralığına verilir. Bu işlemden sonra yaklaşık 10 dakika yürüyüş egzersizi yaptırılır. Daha sonra ise hasta MR cihazına alınır ve MRA görüntüleri elde edilir. Gadopentetat dimeglumin veya gadolinyumun (Gd) diğer çözeltilerinin 0.8 mL’si 100 mL SF içine konduktan sonra floroskopi eşliğinde eklem içine enjekte edilir.


Kalça ekleminde enjeksiyondan önce femoral damarlar palpe edilerek belirlenmelidir. Enjeksiyon için femurun baş ile boyun birleşim yerinde herhangi bir yer hedeflenir. Verilen kontrast çözeltisi labrumu sınırlandıracaktır ve omuzda olduğu gibi, hiyalin kıkırdak ile labrum arasına girerse yırtık tanısı rahatlıkla konabilir. Asetabular labrum ile glenoid labrum aynı histolojik özelliklere sahiptir, ancak glenoid labrum glenoid fossayı çepeçevre sararken, asetabular labrum inferior kesimde sonlanır ve transvers asetabular bağ ile birleşir. Sublabral sulkus kalça ekleminde de görülebilir ve genellikle transvers bağın labrum ile birleşim yerinde olur. Spor yaralanmalarına bağlı labral yırtıklar labrumun anterosüperiorunda olurken, asetabular displazisi olanlarda daha çok labrumun lateral kesiminde görülür.


Yırtıklara eşlik edebilecek perilabral kistler enjekte edilen kontrast solüsyonu ile dolabilir, çünkü kistler eklem içi sıvısının kapsülde oluşan defekt ile eklem dışına sızmasıyla oluşur. Asetabular labral yırtık dejeneratif eklem hastalığının başlamasına neden olur, çünkü labrumun kıkırdaktan ayrılması ile kıkırdak korunmasız kalır, femur başı ve asetabulumun tekrarlayan çarpmaları ile kıkırdak lezyonları oluşur. FAİ hastalarının bir kısmında femoral boynun anterior yüzünde yuvarlak veya oval kistik bölge herniasyon çukuru olarak adlandırılır (3). Tipik olarak labrum, tüm görüntüleme sekanslarında yaygın düşük sinyal yoğunluğunda görülür. Fakat asemptomatik bireylerde bu durum, sadece %44’ünde görülmüştür ve labrum sinyali artan yaşla birlikte artmaktadır.

Cam Tipi Femoroasetabular İmpingement



Cam Tipi impingement sıklıkla genç atletik erkeklerde görülür. Cam tipi FAİ’de küresel olmayan femur başı ya da femur başı çapının artışıyla sonuçlanan femur baş boyun bileşkesindeki anormallik (osseöz bump deformitesi) mevcuttur . Cam Tipi İmpingementin femoral nedenleri; yetersiz baş-boyun offset’i, femoral epifizin yer değiştirmesi, kaymış femoral baş epifiz, travmatik veya cerrahi sonrası deformitelerdir. Femoral başın veya büyük trokanterik büyüme kıkırdağının geç ayrılması veya femoral baş epifizinin anormal kapanması genellikle femoral baş-boyun kavşağının anteriosüperiorunu etkiler, bu durum femoral baş-boyun kavşağı azalmasının tabanında yatan nedenin epifiz büyüme anormaliği sonucudur.



Femoral başın femoral boyun üzerine çıkması ve yetersiz anterior femoral boyun-baş offseti kalça fleksiyonu, adduksiyonu veya internal rotasyonla asetabular kıkırdak ve subkondral kemik üzerine güç binmesiyle asetabular labrum ve artiküler kıkırdak hasarına neden olarak femoral boyun ve asetabular kenar arasında impingement olmasına neden olur. Bu durumda ilk olarak labrum ve subkondrial kemikten çıkan anterosüperior asetabular kıkırdağın abrazyonu ve avülsiyonu ile sonuçlanır, daha sonra anterosüperior asetabular labrum dekolmanı veya yırtılmasına neden olur.



Manyetik Rezonans ve A-P kalça grafisinde femoral baş-boyun kavşak offsetinin azaldığı görülebilir. Offset; femoral başın en geniş eni ile femoral boyunun en çıkık parçası arasındaki uyuşmazlık anlamına gelir. Femoral baş-boyun offset kaybı terminal hareket sırasında femoral boyun ve asetabulum arasındaki rahatlığın azalmasına neden olur.



Cross-table kalça grafileri femur boynuna lateral olarak elde edilir ve baş-boyun offseti değerlendirilir. MRG’de saptanabilecek morfolojik FAİ özelliği; düzgün fakat dairesel olmayan baş ve kısa bir boyundur. Görüntülemede, anormal anterior femoral baş boyun kavşak offseti en iyi MRA ile, oblik sagital düzlemde değerlendirilir. MRG ve ÇKBT artrografide femoral baş ve boyun morfolojisi açıkça görülür.



Boyun aksisi ve boyunun en dar noktası ve baş merkezinden geçen çizgi arasında oluşan açının (alfa açısı) FAİ’li hastalarda kontrollerden daha geniş olduğu bulunmuştur. Cam impingement tanısında, femur boynundaki alfa açısı normalden geniş olarak ölçülür. Ortalama a açısı FAİ hastalarında 74o, kontrol vakalarında 42o± 2.20 ölçülmüştür. Alfa açısı femur boynuna paralel elde edilen cross-table grafilerde ve oblik aksiyel MR görüntülerinde hesaplanmaktadır. Femur başı merkezli ve femur başı periferal konturlarını örten bir daire çizilir. Femur başı merkezinden bu dairenin femur başını lateralde terk ettiği noktaya bir yarıçap çizilir. Femur boynunun en dar olduğu kesimindeki ekseninden ve femur başı merkezinden geçen bir çizgi ile bu yarıçap çizgisi birleştirildiğinde ortaya çıkan açı alfa açısıdır ve normalde en fazla 50 derece olmalıdır. Femoral boyun genişliği, osteofit formasyonu veya femoral başın posterior olarak yer değiştirmesi gibi femoral baş-boyun kavşağı şeklini değiştiren tüm impingement nedenleri alfa açısının artmasına neden olur.