Sindirim Sistemi Anatomisi

Sindirim Sistemi Anatomisi

Karbonhidratlar, yağlar ve proteinler, besin maddelerini meydana getirirler. Bu organik maddeler insan ve diğer canlıların hücrelerinde yapı malzemesi ve enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Organik besin maddeleri küçük molekül birikimlerinin birleşmesiyle meydana gelmiş çok büyük moleküllerdir. Bu moleküllerin hücreye alınabilmeleri için önce kendilerini meydana getiren birim moleküllere parçalanmaları gerekir.

Besin maddelerinin, kendilerini meydana getiren birim moleküllere kadar parçalanıp kana geçebilecek hale gelmesi olayına "Sindirim" diyoruz.

Besin moleküllerini meydana getiren bu halkalar iki molekül ara­sında bir su çıkışı (dehidratasyon) ile bağlanırlar. O halde halkaların birbirin­den ayrılması da çıkan suyun girmesi (hidroliz) ile olacaktır.
Su girişi ile halkaların birbirinden ayrılması çeşitli enzimler tarafın­dan başarılmaktadır. Fakat besin zincirlerinin bu parçalanma işi birden olmaz. Ağızdan alınan besinler, sindirim borusu denilen ve yemek borusu (yutak), mide, onikiparmak bağırsağı, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüsten meydana gelen boru içinde uzun bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk sırasında uzun zincirler önce ağız ve midede daha kısa zincir­lere, ince bağırsaklarda ise tek halkaya kadar parçalanırlar.

Solunum Sistemi Anatomisi

Solunum Sistemi Anatomisi

Solunum sisteminin görevi yakıt moleküllerinin yakılması için ge­rekli olan oksijeni havadan almak ve hücrede moleküllerin yakılması sonucu meydana gelen C02 'i hücreden uzaklaştırmaktır.
Bunun için oksijeni önce bir iskelede toplamak, sonra da bunu hücrelere kadar taşımak gerekecektir. Burada iskele akciğerler, taşıyan sis­tem de kanın alyuvar hücreleridir. Kanın alyuvar hücreleri akciğerlerle vücut hücreleri arasında sürekli taşıma yapmaktadır.

Alyuvarlar vücut hücrelerinde yanma sonucu meydana gelen C02'i akciğerlere geri getirirler. Akciğere getirilen C02'de nefes verme ile vücut­tan uzaklaştırılır.
İşte oksijenin havadan alınıp hücrelere kadar taşınması, yanma sonucu meydana gelen C02in vücuttan atılması olayına "Solunum" diyoruz.
Akciğerler bu görevi yapabilecek bir yapı gösteren ve göğüs kafe­sine yerleşmiş iki loptan meydana gelmiş olan bir organımızdır.

Ağız ve burunla bağıntılı olan nefes borusu, göğüs kafesinde iki akciğer lobuna gitmek üzere iki kola yarılır. Bu ayrılan kollara bronş adı ve­rilir. Bronşlar daha küçük bronşçuklara, bronşçuklar da daha küçük kanal­cıklar olan alveoler kanallara ayrılır. Alveoler kanalların ucunda da alveol dediğimiz hava keseleri vardır.

Anatomi Dolaşım Sistemi İle İlgili Bilgiler

Dolaşım sistemi adından da anlaşılacağı gibi vücudun taşıyıcı kanal­lar sistemidir. Dolaşım sisteminin görevleri şunlardır:

a) İnce bağırsaklarda emilen besinleri diğer vücut hücrelerine taşı­mak,
b) Vücut hücrelerinde besin maddelerinin oksidasyonu için gerekli oksijeni akciğerlerden hücrelere; oksidasyon sonucu meydana gelen C02 'i de hücrelerden akciğere taşımak,
c) Hücrede metabolizma sonu meydana gelen zararlı maddeleri vücudun süzgeci olan böbreklere taşımak,
d) Vücutta düzenleyici rol oynayan hormonları, salgıladıkları bez hücrelerinden hedef organlara taşımaktır.
Bu dolaşım taşıyıcı olan kan, sıvıdır. Kanın içinde dolaştığı kanallar ve pompa takımına (kompleksine) da dolaşım sistemi diyoruz. Burada kanal­lar vücudun her tarafına uzanan damarlar; pompa da kalptir. Kalpten bütün vücuda kan düzenli olarak pompalanır ve tekrar emilir. Kirlenen kan temiz­lenmek üzere tekrar akciğerlere pompalanır, temizlenen kan akciğerden kalbe geri emilir ve tekrar bütün vücuda pompalanır.

Bu kadar önemli bir görevi olan kalp, vücutta emniyetli bir yer olan göğüs kafesine yerleşmiştir. Kalp iki kulakçık, iki karıncık olmak üzere dört gözlü bir yapı gösterir. Kalpten bütün vücuda kan götüren damarlara atardamar, bütün vücuttan kalbe kan taşıyan damarlara da toplardamar adı verilir. Kalbin sol kulakçık ve sol karıncığında daima temiz kan; sağ kulak­çık ve sağ karıncığında ise daima kirli kan bulunur.

Burada kirli kan C02 taşıyan kan; temiz kan ise oksijen taşıyan kandır. Kalbin sol karıncığından çıkan oksijen yüklü temiz kan atardamarlar ile vücudun bütün hücrelerine oksijen taşır; yanma sonucu meydana gelen C02 de toplardamarlar ile kalbin sağ kulakçığına taşınır. Kanın bu dolaşı­mına "Büyük Dolaşım" adı verilir. Sağ kulakçığa gelen kan, sağ karıncığa pompalanır.

Sağ karıncıktan akciğer atardamarı ile pompalanan C02 yüklü kan akciğerlere gider. C02'i bırakıp oksijen yüklendikten sonra akciğer toplar­damarı ile kalbin sol kulakçığına geri döner. Kanın bu dolaşımına da " Kü­çük Dolaşım" adı verilir.

Kan damarlarda daima tek yönlü akar. Damarlardaki kanın ters yön­de akışını engelleyen kapakçıklar vardır.
Kan plâzma denilen sıvı bir kısımla, kan hücrelerinden meydana gelen, akışkan bir sıvıdır. Plâzma, % 90-92 su ve bu içinde çözünmüş çok sayıda organik ve inorganik maddelerden yapılmıştır. Örneğin; plâzmada aminoasitler, basit şekerler özellikle glikoz, yağlar, madenî tuzlar, vita­minler, hormonlar ve hücrelerde kullanılan bütün diğer maddeler bulunur.

Bu maddeler kana; besin maddelerinin sindirilmiş küçük molekül­lerinin ince bağırsaklarından emilmesiyle, hormonlar ise iç salgı bezlerinden salgılama ile geçmiştir. Plâzmada bunlara ek olarak hücrelerin meydana getirdiği üre ve karbondioksit gibi artık maddeler de bulunur. Bundan başka kan plâzması içinde önemli özel görevleri olan proteinler de vardır. Bunlardan başlıcalar fibrinojen ve protombin gibi proteinler kanın pıhtılaşmasını sağlayan proteinlerdir. Antikor adı verilen proteinler ise kanın akyuvar hücreleri tarafından hastalık etkenlerine karşı salınan proteinlerdir.

İnsan kanında üç çeşit hücre bulunur. Bunlar alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcuklarıdır. Alyuvarlar, kırmızı kan hücreleridir. Alyuvarlara kır­mızı rengi, yapısında bulunan önemli bir protein olan hemoglobin vermek­tedir.
Hemoglobin hem oksijen, hem de karbondioksit sağlayabilen bir proteindir ve oksijenle karbondioksit akciğerlerle hücreler arasına taşır.

Alyuvarlar, kırmızı kemik iliğinden meydana gelir. Başlangıçta çe­kirdekli olduğu halde sonradan çekirdeklerini kaybederler. Bu sebeple insan­da çekirdeği olmayan tek hücre çeşididir. 1 mm kanda beş milyon kadar alyuvar bulunur.

Akyuvarlar, vücudun savunma hücreleridir. Amipler gibi yalancı ayaklarla hareket edebilirler ve her şekle girebilirler. Hastalık etkeni mik­ropları yutarak ortadan kaldırırlar ya da antikor adı verilen proteinler salgı­layarak etkisiz hale getirirler. 1 mm' kanda 8.000-10.000 akyuvar bulunur.
Kan pulcukları ise kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerdir. 1 mm kanda 250.000 kadar pulcukları (trombosit) bulunur. Pıhtılaşma mekani­zması olmasaydı bir yerimiz kesildiğinde kan devamlı akacaktı. Kan, kesilen yerde pıhtılaşarak bir tıpa meydana getirmektedir.

İnsan Vucudu Anatomisi Bilgileri

Anatomi Bilgileri

İnsan Vücudu Anatomisi İle İlgili


İnsan vücudunu; iskelet, kaslar ve hareket gibi bölümlere ayırarak inceleyebiliriz.

a) İskelet ve İnsan İskeletin Yapısı

İskelet, insan vücudunun çatısını meydana getiren sert ve dayanıklı bir yapıdır. İskeletin görevi sadece vücuda şekil vermek değil, bunun dışında pek çok görevleri vardır. İskelet Görevleri şunlardır:

1) İskelet pek çok kemiğin meydana getirdiği eklemler sayesinde kaslar vasıtasıyla vücudun hareketini sağlamaktadır. Bu sayede kol, bacak, bel, boyun rahatlıkla hareket edebilmektedir.
2) İskeletin ikinci önemli görevi de vücudumuzun çok hassas or­ganlarından olan beyin, kalp ve akciğerleri korumaktır. En has­sas, en nazik organ olan beyin, kafa tası içinde; kalp ve akciğer­ler ise göğüs kafesinde, her türlü dış etkilere karşı korunmaya alınmıştır. İnsan iskeleti değişik büyüklük ve şekilde 206 kemik­ten meydana gelmiştir. Bu kemikler üç çeşittir. Bunlar uzun ke­mikler, kısa kemikler ve yassı kemiklerdir.
Uzun kemikler kol ve bacaklarda, kısa kemikler el ve ayak bilek­leriyle omurga, yassı kemikler ise kaburgada, kafatasında, omuz ve kalça ke­merlerinde bulunur.

1 - Kemiklerin Yapısı

Kemik Yapısı; Dayanıklı ve oldukça ağır olan kemikleri meydana getiren dokuya kemik dokusu adı verilir.
Kemiklerin yaklaşık olarak % 69 'u madenî tuzlardan meydana gelir. Madenî tuzlar içinde en önemli yeri % 85 oranıyla kalsiyum fosfat alır. Kemik yapısında ayrıca kalsiyum karbonat, kalsiyum florür, magnezyum fosfat tuzları da vardır.

Kemiklerin iyi gelişmemesi sonucu kendini gösteren raşitizm hastalığı, kemik yapısındaki kalsiyum eksikliğinden olmaktadır. Raşitizm hastalığında hasta, kalsiyumla tedavi edilir. Kemiklerin az da olsa esnekligini sağlayan osein denen ve proteinden meydana gelen organik maddeler bulunmaktadır. Çocuklarda bu organik maddenin oram daha fazladır. Yaş­landıkça kemiklerde organik madde oram azalır.

Kemik dokusu, Havers Kanalı dediğimiz kanalın etrafını sarar, osteosit denen kemik hücreleri ve bu hücrelerin arasını dolduran protein ara maddesi ve inorganik tuzlardan meydana gelir.

İskeletimizi Meydana Getiren Kemikler

İskelet kemikleri üç bölümde incelenir.

l) Baş İskeletini Meydana Getiren Kemikler: Bunlar, 8 tane kafatası kemikleri ve 14 tane yüz kemiklerinden ibarettir.


2) Gövde İskeletini Meydana Getiren Kemikler : Gövde iskeleti de göğüs kafesi ve omurga olmak üzere ikiye ayrılarak incelenir. Göğüs kafesi , kaburgadan meydana gelir. Sağlı sollu göğüs kafesinde 12 çift kaburga kemiği bulunur. Kaburga kemikleri arkadan omurga kemiği ile bağlanır. Ön taraftan ise göğsümüzün tam ortasında yer alan göğüs kemiğine bağlanırlar. Ancak bu bağlanma, 7 çift kaburga için söz konusudur. 3 çift kaburga kemi­ği ise kendi aralarında birleştikten sonra yedinci kaburga kemiğine bir kıkır­dakla bağlanırlar. En son iki çift kaburga önde göğüs kemiğine bağlanmaz, uçları serbesttir.
Omurga, birbiri üstüne binen ve ortası delik olan 33 kemikten meydana gelir. Bu kemiklerin her birine omur denir. Omurlar üst üste gelerek ortada bir boru meydana getirirler. Bu boru içinde omurilik uzanır. Omurlardan meydana gelen omurga beş bölgeye ayrılır. Bunlar, Boyun Böl­gesi (7 omur), Sırt Bölgesi (12 omur). Bel Bölgesi (5 omur), Sağrı Bölgesi (5 omur) ve Kuyruk Sokumu Bölgesi (h omur)'dir.

3) Kol ve Bacak Kemikleri ile Bunları Gövdeye Bağlayan Omuz ve Kalça Kemerleri : Kol kemikleri (bir kolda) ; pazı kemiği (1), yan yana dirsek ve önkol kemiği (2), el bilek kemiği (8), el tarak kemiği (5) ve el parmak kemiğinden (14) meydana gelir.
Bacak kemikleri (bir bacakta) ; uylukkemiği (1), diz kapağı kemiği (1), yan yana kaval kemiği ve baldır kemiği (2), ayak bilek kemiği (7), ayak tarak kemiği (5) ve ayak parmak kemiğinden (14) meydana gelir.
Omur kemikleri (bir kemerde) ; köprücük kemiği (1) ve kürek kemi­ğinden (1) meydana gelir.
Kalça kemeri; üç kemiğin birleşmesiyle bir leğen meydana gelir.

Eklemler

Kemiklerin birbirine bağlanma yerlerine eklem denir. Bütün kemik­ler birbirine aynı şekilde bağlanmazlar. Çünkü kolayca görüldüğü gibi kafa­tasındaki kemiklerle kol ve bacaklardaki kemiklerin bağlantısı aynı değildir.
Eklemler; oynamaz eklemler, yarı oynar eklemler, oynar eklemler olmak üzere üç kısımda incelenirler.

1) Oynamaz Eklemler: Kafatası kemiklerinin meydana getirdiği eklemlerdir. Kemikler testere dişi gibi sıkıca birbirine geçmiş­lerdir
2) Yarı Oynar Eklemler: Omurgada omurlar arası eklemler yarı oynar eklemlerdir.
3) Oynar eklemle : Kol ve bacak kemiklerinin yaptığı eklemler oynar eklemlerdir. Bu sayede yürür, koşar, çeşitli hareketler yaparız.
Sürekli hareket sebebiyle eklem yerlerindeki kemik uçlarında bir aşınma olmaktadır. Çünkü kol ve bacaklardaki eklem yerlerinde bir eklem kapsülü vardır. Bu eklem kapsülü yumuşak, kaygan bir sıvı ile doludur. Ayrıca eklem yapan kemiklerin uçları esnek bir kıkırdak tabakası ile örtülüdür. Bu sayede kemiklerin uçları değmez ve aşın­maz.

b) Kaslar ve Hareket

Kemiklere ve iç organlara hareket yeteneğini veren yapıya kas diyoruz. Mekik şeklinde hücrelerin meydana getirdiği kas dokusu insan vücudunun bütün hareketlerini sağlar.
Kaslar yapı ve fonksiyonlarına göre ikiye ayrılırlar.

Çizgili Kaslar

İrademizle hareket eden kaslardır. İskeleti kaplayan lif dediğimiz yapı, çizgili kaslardan meydana gelir. Mekik şeklindeki çok sayıda kas hüc­resi kas liflerini meydana getirir. Kas lifleri, üzerinden bağ doku ile paket­lenmiştir. İskelet kasında, kasın iki ucu iki faklı kemiğe tipik bir şekilde bağ­lanır ve kasın kasılmasıyla kemiklerden birini ötekine doğru çeker. İki kemik arasında eklem, bir kaldıraç sisteminin dayanma noktasını meydana getirir.
Çizgili kaslar, isteğimizle hareket eden kaslar olup hareketlerini beyinden gelen sinirler idare eder. Çizgili kas olup da irademiz dışında çalı­şan kalp kası ise bir istisna teşkil eder.

Düz Kaslar

Düz kaslar, çizgili kasların tersine, irademiz dışında hareket ederler. Bu kaslar mide, barsak gibi iç organlarımızın yapısında yer alırlar. Damar­ların çeperlerinde yer alan ve kanın damarlardaki akışını kolaylaştıran kaslar da düz kaslardır. Bu kadar çok çalışan kaslar gerekli enerjilerini glikozun aerobik (oksijenli) yıkımından sağlarlar. Kas hücrelerinde glikozun aerobik yıkımını sağlayan bol miktarda mitokondri bulunur ve glikoz yıkımından bol miktarda ATP sentezlenir
.

Anatomi Bilgileri Anasayfa

İnsan Vücudu Anatomisi (Kas, İskelet ve Hareket)

Dolaşım Sistemi

Solunum Sistemi

Sindirim Sistemi

İsyerinde Kaza Raporlari

İşyerinde Kaza Raporları

Kaza raporları, iş güvenliğinin önemli bir parçasıdır. Kaza ile ilgili olayları tespit etmek için rapor doldurulur. Bu raporlar pek çok ülkede kullanılır. Ülkemizde de bazı işyerlerinde uzun süredir kullanılmaktadır.

Kaza raporlarının amacı şu üç sebebe dayanır:

1. Benzer kazalar hakkında tedbir alınırken faydalanmak,
2. Kaza masrafları tespit ederken faydalanmak
3.Yaralılar hakkında (tazminat iş kaybı vs.) gerekli bilgileri elde etmek.

İs Kazalari ve Ekonomiye Etkileri

İş Kazaları, İş Kazası ve İş Gücüne/Ekonomiye Etkileri

İş kazaları hem işçiyi, hem işvereni ve hem de milli ekonomiyi çok yakından ilgilendiren önemli bir olaydır. Her kazanın, kişinin kendine, ailesine ve topluma getirdiği kayıpların yanı sıra ödenen maddi ve manevi bedelin miktarı ülke ekonomisi yönünden oldukça fazladır. SSK istatistiklerine göre, 2002 yılında Türkiye'de 72 bin 344 iş kazası meydana gelmiştir. İş kazası geçiren 72 bin 344 kişinin % 1,2'si ölmüş, % 2,5'una da Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanmıştır.

Ülkemizde ki iş kazalarının iş günü kaybı, Sosyal Sigortalar Kurumunun da iş kazası ve meslek hastalıkları sebebiyle yaptığı ödeme de bir hayli fazladır. İş kazaları ve meslek hastalıkları, milli ekonomiye verdiği büyük zararlar yanında maliyetleri artırmak suretiyle işletmeler düzeyinde de önemli zararlara yol açmaktadır.
İş kazalarındaki mali zararları iki şekilde düşünebiliriz:

a) Görünen Zararlar

1. ilk müdahale ve tedavi masrafları,
2. Geçici ve sürekli iş göremezlik veya ölüm ödenekleri
3. Adli (Mahkeme) Masrafları,

b) Görünmeyen Zararlar

1. Geçirmiş olduğu kaza sebebiyle, işçi bir süre üretimden uzak kalacaktır. Bu süre içerisinde işçinin çalışmaması sebebiyle zaman ve maliyet kaybı,
2. Kazanın meydana geldiği sırada, işçiye yapılan ilkyardım sebebiyle zaman, ve maliyet kaybı,
3. Kaza sırasında, kazanın meydana geldiği bölmede bulunan işçilerin, gerek merak, gerekse yardım amacıyla bu kısma gelişleri sebebiyle zaman ve maliyet kaybı,
4. Makine ve tezgahların kısmen durması, ya da makine veya tezgahların bozulması yüzünden olan kayın ve yeni makine alımı gerekiyorsa, bu makineye yapılan ödeme ve bu makinenin getirilmesine kadar geçen sürede zaman ve maliyet kaybı,
5. Malzeme ve hammaddenin zarara uğraması ya da işe yaramaz hale gelmesi sebebiyle kayıp,
6. İşyerlerindeki ilgili kişilerin (işçi, usta, yönetici, işveren) kazayı incelemesi, devlet görevlilerince (İş Müfettişleri ve Sigorta Müfettişleri ile adli Makamlarca) yapılan incelemeler sebebiyle zaman e maliyet kaybı.
7. Kaza sonrası, çalışanların moral bozukluğu, dolaylı ya da dolaysız işin yavaşlatılması sebebiyle kayıp,
8. Kazaya uğrayan işçinin yeniden işe dönmesi söz konusu ise, geçen süre sebebiyle kayın,
9. Yeni işçi alımı gerekliyse, bunun istihdamı, eğitimi ve bürokratik işlemleri ile ilgili zaman ve maddi kayıp,
10.Siparişlerin zamanında karışlanmaması sebebiyle firmanın durumu, geç teslim sebebiyle alınacak prim kaybı.

Yukarıda belirtilen hususlardan dolayı da ülke ekonomisi etkilen­mektedir.

İsyerinde Kaza Tekrarlama Orani

Yaralanma Şiddetinin Belirtilmesi

İş kazaları hakkında yeterli bilgi elde etmek ve gerekli incelemeleri yapabilmek için, iş kazası istatistikleri, kaza sıklığı ve ağırlık oranları üzerinde bilgiler toplanır.
Kaza sıklığı değerlendirmenin en güvenilir metodu milletlerarası alanda da kullanılan kaza endekslerini kullanmaktır. Bunlar; kaza tekrarlama oranı, kaza ağırlık oranı ve kaza sıklığı oranıdır.

a) Kaza Tekrarlama Oranı

Bir işyerinde veya ülkede milyon iş saatinde iş görmezlik yapan kaza sayısının Hesaplanmasıdır. Kaza tekrarlama oranı aşağıdaki formülle bulunur.

T= E*1.000.000/C

T= Kaza Tekrarlama Oranı

E=Seçilen zaman aralığında (ay veya yıl) meydana gelen ve bir günden fazla iş görmezliği gerektiren iş kazalarının sayısı.

C=Seçilen zaman aralığında (ay veya yıl) tüm işçilerin çalıştıkları saatlerin toplamı.

Örnek: Yılda, günde 8 saat üzerinden 300 gün çalışan ve 200 işçinin bulunduğu bir fabrikada gün kaybettiren 24 yaralanma olmuştur. Kaza tekrarlama oranı nedir?


T= 24*1.000.000/200*300*8=50 bulunur.

b)Kaza Şiddet Oranı (Ağırlık Oranı)

Kaza şiddet oranı aşağıdaki formülle hesaplanır.

A.O= F*1.000.000/C

F=Kayıp iş gücü
C=Aynı süre içinde çalışan iş saati.
A.O=Ağırlık Oranı

Örnek: 200 kişi çalıştıran bir fabrikada bir yıl içinde 24 iş kazası olmuştur. Bunlardan ikisi 2'şer ay, on sekizi 8'er gün, geriye kalan dördü 3'er gün istirahat almıştır. Kaza şiddeti nedir?

F=30x2+18x8+3x4=216 gün

A.O.=216*1.000.000/200*300*8=429

Kaza tekrarlama ve kaza şiddeti oranlan, iş güvenliği çalışmalarında şu faydaları sağlamaktadır.

l) Bir endüstri sektöründeki kaza durumunu tespit etmek.
2) Bir endüstri sektöründe kaza sıklığının yıllara göre meydana geliş hızını tespit etmek.
3) Çeşitli ülke veya aynı ülkedeki işyerlerindeki kaza hızlarını kıyas­lamak.

İsyerinde Kaza Yaralanma Analizi

Kaza ve Yaralanma

İşyerinde Kaza ve Yaralanma Analizi


Kaza analizinin amacı, kazayı meydana getiren sebepler ve bunları etkileyen faktörler ile mümkün olan en geçerli ve doğru bilgiyi toplamaktır. İyi bir kaza analizi daha başka veya benzeri kazalardan korunma bakımından büyük değer taşır ve belki de görünmeyen tehlikelerin ortaya çıkarılıp etkili güvenlik tedbirlerinin alınmasını sağlayabilir. Eğer daha önceki analiz raporları da beraber toplanıp incelenirse analiz değeri artar ve daha güvenilir olur.

Analiz ile ilgili önemli hususlar:

1. Arıza ile sonuçlanan bütün kazaların analizi yapılmalıdır.
2. Analiz, kazayı müteakip hemen yapılmalıdır.
3. Analizi, işyerini iyi bilen bir ilgili yapmalıdır.
4. Görgü şahidine sorulacak sorular şahidin görüş ve kanaatlerini alacak biçimde değil, olay ile ilgili bilgilerini alacak şekilde düzenlenmelidir.
5. Şahıs hakkında ve çevre hakkında ayrı ayır bilgi alınmalıdır. Kazanın meydana geliş şartlarını teşhise çalışılmalıdır.
6. Özetle toplanan bilgiler ile şu sorunun cevabını vermeye çalışmalıdır. Kazanan sebebi nedir? Kaza nasıl olmuştur?

a) Tezgah, Makine ve Avadanlıklara Göre Analiz

Tezgah, makine ve avadanlıkların kati derecede iyi koruyucusu olmaması veya arızalı çalıştırılması, tertipsizlik., iyi düzenlenmesi, ahenk­sizlik, fazla sürat, iyi olmayan işyeri şartları gibi sebeplerden, çeşitli iş kazaları meydana gelmektedir.

Çalışan bir makinede, kullanılan her alette veya hareket halinde bulunan her şeyde veyahut içerisinde potansiyel veya kimyasal enerji bulunan bütün kaplarda çeşitli sebeplerle daimi bir tehlike kaynakları vardır. Bunlar da tehlikeli durum yaratırlar. Bu tehlikeli durumları meydana getiren hususlar şunlardır.

1. Makine ve tesislerde koruyucuların bulunmaması,
2. Mevcut koruyucuların yeterli olması,
3. Hatalı makine, araç ve gereçlerin bulunması,
4. Bakım-Onarım zamanında ve yeterli yapılmamış olması,
5. Makine ve tesislerin güvenliksiz tertip ve tanzimi hatalı işletme usulü ve çalışma metotları,
6. Yeterli aydınlatmanın olmaması,
7. Yeterli havalandırmanın bulunmaması,
8. Kişisel koruyucuların işçilere verilmemesi ve verilenlerin de yeterli olmasıdır.
Buna karşı alınacak tedbirler ise şunlardır:
1. Tehlike kaynaklarını ortadan kaldırmak,
2. Tehlike kaynaklarını koruyucu içine almak,
3. Mesai arkadaşlarını tehlikelere karşı ikaz etmek,
4. Tehlikeli durumları amirlere bildirmek, 5.Devamlı kontroller yapmaktır.

b) İş ve İşlemlere Göre Analiz

Yapılacak iş, belli işlem sıralarına göre yapılmaz ise çeşitli iş kazalarının meydana gelmesine sebep olur. Aynı şekilde işin çeşidine göre iş kazaları olabilir. Bunlara misal vermek gerekirse; motorlu taşıt kazaları, el aletleri kazaları, trafik kazaları, elektrik kazaları v.b. kazalar
.

Kaza ve Yaralanmalar Anasayfa

İşyerinde Kaza ve Yaralanma Analizi

Yaralanma Şiddetinin Belirlenmesi

İş Kazalarının İş Gücüne ve Ekonomiye Etkileri

İşyerinde Kaza Raporları

Meslek Hastaliklarini Onlemek

Meslek Hastalıklarına Karşı Alınacak Tedbirler

a) Genel Tedbirler


Meslek hastalıklarının meydana gelmesine sebep olan işlerde çalışanların maruz bulundukları tehlike ve zararlara karşı alınacak genel koruyucu tedbirler aşağıda gösterilmiştir.

l)Meslek hastalığı meydana getirebilen veya meslek hastalıkları listesinde kayıtlı maddelerle çalışılan işyerlerinde; bu maddelerin özellikleri, zararları ve korunma çareleri hakkında çalışanlar eğitilmelidir.
2)İşyerlerinde, bu maddelerle hastalanma e zehirlenmelere ait ilk belirtilen ile alınacak tedbirleri gösteren özel afişler uygun yerlere aşılmalıdır.
3)İşyerlerinde kullanılan zehirli ve zararlı maddeler, teknik imkan varsa aynı işi gören daha az zehirli ve zararlı maddelerle değiştirilmelidir.
4)Zehirli toz, duman, gaz buhar, sis veya sıvılarla çalışmalar, teknik imkanlara göre kapalı sistemle yapılmalı, bu gibi işyerlerinde, etkili ve yeterli havalandırma sağlanmalı, atıklar, zararsız hale getirilmeden atmosfere ve dış çevreye verilmemelidir.
5)Çok zehirli maddelerin kullanıldığı işyerlerinde bu maddeler ve bu maddelerin bulunduğu bölümler, diğer yerlerden tecrit edilmek suretiyle bunların etkileri azaltılmalıdır.
6)Zehirli toz, duman ve buharlı işyerlerinde, işyeri havası nemli; taban, duvar ve tezgahlar yaş bulundurulmak suretiyle zararlı maddelerin meydana gelmesi önlenmeli, gerektiğinde bu çalışmalar, genel ve lokal havalandırma ile birlikte yapılmalıdır.
7)Meslek hastalığı yapan zehirli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde, işçilere uygun kişisel korunma araçları verilmeli ve bunların kullanılmaları öğretilmeli ve gerektiğinde sağlanmalıdır.
8)Meslek hastalıklarından korunmak için, işe giriş ve işe yerleştirme muayeneleri düzenli yapılmalı, kullanılan maddelere karşı hassas olanlar bu işlerde çalıştırılmamalı, işe uygun kişilerin yerleştirilmesine önem veril­melidir.
Ayrıca, işe yerleştirilen işçilerin tehlike ve zararın özelliğine göre, belirli sürelerde sağlık muayeneleri ve gerektiğinde laboratuar araştırmaları yapılmalıdır.

b) Aydınlatma, Havalandırma ve Isıtma

1-Aydınlatma


İşyerlerinde, dışardan ışık almaya yarayan yan ve tepe pencereleri ile menfezlerin aydınlık veren yüzleri toplamı, işyeri taban yüzeyinin en az 1/10 oranında olacaktır. Dışarı ile doğrudan doğruya bağlantısı olmayan iç kapı, pencere ve menfezlerin dolaylı olarak aydınlık veren yüzeyleri bu hesaba katılmaz.
Dış pencere ve menfezler, işyerine ışığı bol ve eşit olarak veya hava akımlarına karşı sağlıklarının koruyacak şekilde gereğine göre perde, tente veya panjur konulması, yahut camların boyanması gibi tedbirler de alınacaktır.
İşyerlerinin gün ışığı ile yeter derecede aydınlatılmış olması esastır. Şu kadar ki, işin konusu veya işerinin inşa nedeni ile gün ışığından faydalanılmayan hallerde yahut geçe çalışmalarında, suni ışıkla yeteri aydınlatılma sağlanacaktır.
Gerek tabii ve gerek suni ışıklar, işçilere yeter derecede ve eşit olarak dağıtılmayı sağlayacak şekilde düzenlenecektir.
İşyerlerindeki avlular, açık alanlar, dış yollar geçitler ve benzeri yerler, en az 20 lüksle aydınlatılacaktır.
Kaba malzemelerin taşınması, aktarılması, depolanması ve benzeri kaba işlerin yapıldığı yerler ile iç geçit, koridor, yol, merdivenler en az 50 lüks ile aydınlatılacaktır.
Kaba montaj, balyaların açılması, hububat öğütülmesi ve benzeri işlerin yapıldığı yerler ile kazan dairesi, makine dairesi, insan ve yük asansör kabinleri, malzeme stok ambarlan, soyunma ve yıkanma yerleri, yemekhaneler ve helalar, en az 100 lüks ile aydınlatılacaktır.
Ayrıntıların yakından seçilebilmesi gereken işlerin yapıldığı yerler, en az 300 lüks ile aydınlatılacaktır.
Koyu renkli dokuma, büro ve benzeri sürekli dikkati gerektiren ince işlerin yapıldığı yerler, en az 500 lüks ile aydınlatılacaktır.
Hassa işlerin sürekli olarak yapıldığı yerler en az 1000 lüks ile aydınlatılacaktır.

2-Havalandırma ve Isı

İşyerlerinde hava hacmi, makine, malzeme ve benzerin tesislerin kapladığı hacimler dahil olmak üzere, işçi basma en az 10 m3 olacaktır. Hava hacminin hesabında tavan yüksekliğinin 4 metreden fazlası nazara alınmaz.
Kapalı işyerlerindeki sıcaklı ve nem derecesinin yapılan işin niteliğine uygun olmakla beraber ılımlı bulunması esastır. Bu itibarla, yazın sıcaklığın dayanılmayacak bir dereceye çıkmaması için işyerlerinde serinletici tedbirler alınacak, kışın da işçilerin muhtaç bulundukları en az sıcaklığın sağlanması için, işyerleri zararlı gazlar çıkarak havayı bozmayacak şekilde uyun vasıtalarla ısıtılacaktır. Çok buğu husule gelen işyerlerinde sıcaklık derecesi, 15 santigrat dereceden az 30 santigrat dereceden yüksek olmayacaktır.

Fazla ısı veren ısıtıcı vasıtaların yakınında çalışan işçilerin bulunması halinde, doğrudan yansıyan sıcaklığa karşı, gereken tedbirler alınacak ve iş yerlerinin ısıtıcı vasıtalardan oldukça uzak ve uygun yükseklikte bir yerine santigrat taksimatlı bir termometre asılı bulundu­rulacaktır.

Yapılan işin niteliğine göre, sürekli olarak çok sıcak veya çok soğuk bir derecede çalışılması ve bu durumun değiştirilmemesi zorunlu bulunan hallerde, işçilere kendilerini fazla sıcak veya soğuktan koruyacak özellikte elbise vesair malzeme verilecektir.

Kapalı işyerleri, günde en az bir defa, bir saatten az olmamak şartı ile baştan başa havalandırılacaktır. Ayrıca işçilerin çalışma saatlerinde işin özelliğine göre, havanın sağlığa zararlı bir hal almaması için sık sık değiştirilmesi gereklidir. Şu kadar ki, iş sırasında yapılan bu havalandırmada işçileri etkileyecek hava akımları, önlenecek, yahut kış mevsiminde sıcaklık birdenbire çok aşağı hadlere düşürülmeyecektir.

c) Kimyasal Tahrişlerin Önlenmesi

Kişisel koruyucu araçları kullanarak vücut, kimyasal tahrişlerden önlenmiş olur. Bu konu ile ilgili "Parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkında tüzük"ün aşağıdaki maddeleri şu tedbirleri getirmiştir.
Nikrit asit, siilfürük asit, hidroklorik asit ve benzeri maddeler hermetik olarak kapalı kaplarda saklanacak ve taşınacaktır.

İşyerlerine dökülen asitler, bol su ile yakınacak ve bu sırada işçilere uygun kişisel koruyucu araçlar verilecektir.
Asitler, odun talaşı, saman ve yün parçalarına emdirilmeyecektir.

Bulaşıcı Hastalıklardan Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Bulaşıcı hastalıklardan meydana gelen meslek hastalıklarının başlıcalar şunlardır:
Şarbon, tetanos, leptospiroz, brüselloz, ankilostomypz ve akciğer tüberkülozu vb.
Bulaşıcı hastalıklardan meydana gelen meslek hastalıklarına karşı alınacak tedbirler

l) Şarbon

Şarbon hastalığına karış aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)Şarbon hastalığını bulaştırabilecek olan deri, yün, kıl ve benzeri hayvansal maddeler ile paçavralar, uygun usullerle temizlenip sterlize edilmeli, yıkanıp kurutulmalıdır. Bu maddeler, dağınık bir halde bulundurulmamalı depolarda saklanmalı, denklerin açılması e ilk ayırma ve seçme işlemi, buralarda yapılmalıdır.
2)Bu gibi işyerlerinde, toz ve atıklar, aşağıdan çekmeli bir aspirasyon sistemi ile toplanarak yok edilmeli veya antiseptik maddelerle ıslatıldıktan sonra yakılmalıdır. Depolar sık sık yıkamalı, dezenfekte ve badana edilmelidir.
3)İşçilerin el, ağız, ve beden temizliğine dikkat edilmeli, kendilerine gereğine göre iş elbisesi korunma araçları verilmelidir.
4)Ekzamalı, furonküllü, bronşitli kimseler, bu gibi işlerde çalıştırılmamalıdırlar.

2) Tetanos

Tetanos hastalığına karşı aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
Tetanos tehlikesi olan işlerde çalışan bütün işçilere, antitetanik aşı yapılmalı, parçalanmış ezik ve toprakla bulaşmış yaralanmalarda serum antitetanik tatbik olunmalı, eğer işçi evvelce aşılanmış ise, rapel olarak anatoksin yapılmalıdır.

3) Leptospiroz

Leptospiroz hastalığına karşı aşağıdaki tedbirler alınmalıdır: l)Leptospiroz (İktero hemorajik) hastalığının yayılmasını önlemek
için farelerle savaşılmalıdır.
2)Bulaşma ihtimali olan yerlerde, çıplak ayakla dolaşmak
yasaklanmalı, mümkün olan hallerde, toprak asitleştirilmelidir.

4)Brüselloz

Brüselloz hastalığına karşı broselloz bulaşması ihtimali olan işlemlerde çalışan işçiler aşılanmalıdır.

5) Ankilastomyaz

Ankilastomyaz hastalığına karşı aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)Ankilostomyaz hastalığına karşı madencilik, taşçılık, tuğla ve kiremitçilik ve tünel kazması gibi işlerde, taban kuru bulundurulmalı, gerekirse yerlere tuz serpilmeli, galerilerde yeterlik vantilasyon ile havanın serince olması sağlanmalıdır.
2)Bu gibi işlerde çalışanların, vücut temizliğine ve yemeklerden önce ellerini iyice yıkayıp, tırnaklarının fırçalanmalarına önem verilmelidir. İşyerlerinde, işçilerin çalışırken ve işin bitiminde ellerini yıkamaları için yeteri kadar %5'lik tuzu su kapları bulundurulmalıdır.
3)Helalar ve diğer enfeksiyon kaynağı yerler kireç kaymağı ile dezenfekte edilmeli, işçilerin dışkıları zaman zaman muayene edilerek parazit yumurtaları aranmalı ve hastalıklın çıkması halinde, diğer işçiler de taranmalıdır.

6) Akciğer Tüberkülozu

Akciğer tüberkülozunun bulaşması ihtimali olan işyerlerinde hastalığın yayılmasını önleyecek hijyenik, tıbbi ve teknik koruyucu tedbirler alınmalıdır.

Tozlardan Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

a)Tozlardan meydana gelen meslek hastalıklarının başlıcalar şunlardır


l)Silikoz; silis oksitle husule gelen akciğer fıbrizi,
2)Asmestoz; amyant tozları ile husule gelen bronkoplumoner fıbrizi,
3)Berilliozis; berilum tozlarının teneffüs edilmesi ile husule gelen
yaygın bronko-pnomokonyoz.
4)Bisinoz; pamuk lifleri, yaprak keten kenevir tozlarının teneffüs edilmesi ile husule gelen belli zamanlarda kendini gösteren astma nöbetleri olan fıbrizi.

b)Tozlardan meydana gelen meslek hastalıklarına karşı alınacak tedbirler:
Her türlü maden ocaklarında, taş ve kiremit ocaklarında, döküm­hanelerde, tekstil (amyant dahil), bütün şeker ve çimento, inşaat, seramik ve benzeri sanayi kollarındaki işyerlerinde yapılan çalışmalarda, tozların zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirle alınmalıdır:

l)Tozlu işyerlerinde genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi ile tozun, çevre havasına yayılmasını önlemek için, su perdeleri, vakum ve uzaktan kumanda sistemleri kurulmalıdır. Toz çıkaran işler, teknik imkanlara göre kapalı sistemde yapılmalı veya bu işler, diğerlerinden tecrit edilmelidir. İşyeri havasındaki toz miktarı, belirtilen miktarı geçmemelidir.
2)Toz çıkaran işlerde, işyeri tabanı, işin özelliğine ve teknik imkanlara göre ıslak bulundurulmalı, delme işlerinde, toz çıkmasını önlemek için, yaş metotlar uygulanmalıdır.
3)Toz çıkaran işlerde çalışan işçilere, işin özelliğine ve tozun niteliğine göre uygun kişisel korunma araçları ile maskeler verilmelidir.
4)Tozlu işlerde çalışan işçilerin, vardiya sonunda yıkanmaları veya duş yapmaları, yıkanmadan yemek yememeleri ve yatağa girmemeleri sağlanmalıdır.
5)TozIu işlerde çalışacak işçiler işe alınırken genel sağlık muayeneleri yapılmalı, göğüs radyografileri alınmalı ve solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları ile cilt hastalığı olanlar, göğüs yapısında bozukluk bulunanlar, bu işlere alınmamalıdırlar.
6)Tozlu işlerde çalışan işçilerin periyodik olarak sağlık muayeneleri yapılmalı ve her 6 ayda bir göğüs radyografileri alınmalıdır. Solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları ile cilt hastalığı görülenler, bu işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdır.

Fiziki ve Mekanik Etkilerden Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

1) Gürültü

Gürültünün zararı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

l)İşyerlerinde gürültü çıkaran makinelerin monte edilmesi sırasında, işyeri tabanı, titreşimi ve sesi azaltacak malzeme ve sistemle yapılmalıdır.
2)Titreşim yapan aletlerle çalışan işçilerin, periyodik olarak sağlık muayeneleri yapılmalı ve bu binalar, çift kapılı, çift pencereli inşa edilmelidir. Duvarlar, ses geçirmeyen malzeme ile yapılmalıdır.
3)Gürültülü işlerde çalışacak işçilerin işe alınırken genel sağlık muayeneleri yapılmalı, özellikle duyma durumu ve derecesi ölçülmesi, kulak ve sinir sistemi hastalığı olanlar ile bu sistemde arızası bulunanlar ve hipertansiyonlular bu işlere alınmamalıdırlar. Ancak doğuştan sağır ve dilsiz olanlar bu işlere alınabilirler.
4)Gürültülü işlerde çalışan işçilerin, periyodik olarak, genel sağlık muayeneleri yapılmalıdır. Duyma durumunda azalma ve herhangi bir bozukluk görülenler ve kulak ve sinir hastalığı bulunanlar ve hipertansiyonlu olanlar, çalıştıkları işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

2)Titreşim

Titreşim (vibrasyon) yapan aletlerle yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

l)Titreşim yapan aletlerle çalışacak işçilerin işe alınırken genel sağlık muayeneleri yapılmalı, özellikle kemik, eklem ve damar sistemleri incelenmeli ve bu sistemlerle ilgili bir hastalığı veya arızası olanlar bu işlere alınmamalıdırlar.
2)Titreşim yapan aletlerle çalışan işçilerin, periyodik olarak sağlık muayeneleri yapılmalıdır. Kemik, eklem ve damar sistemleri ile ilgili bir hastalığı veya arızası görülenler, çalıştıkları işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

3) Enfraruj Işınları

Enfraruj ışınlar saçan maddeler ile yapılan çalışmalarda, bu ışınların zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

l)Enfraruj ışınlar saçan kaynaklar, bu ışınları geçirmeyen ekranlarla tecrit veya otomatik kaplarla teçhiz edilmelidir.
2)Enfraruj ışınlar saçan madde ve araçlarla çalışan işçilere bu ışınları geçirmeyen gözlükler ile diğer uygun kişisel korunma araçları verilmelidir.
3)Enfraruj ışınlar saçan madde ve araçlarla çalışacak işçilerin işe alınırken genel sağlık muayeneleri yapılmalı, özellikle görme durumu ve derecesi tayin olunmalı ve gözle ilgili bir hastalığı olanlar bu işlere alınmamalıdırlar.
4)Enfraruj ışınlar saçan madde ve araçlarla çalışan işçilerin periyodik olarak genel sağlık muayeneleri ve özellikle göz muaye­neleri yapılmalı, gözle ilgili bir hastalığı ve arızası görülenler, çalıştık­ları işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

5)Yüksek Basınçlı Yerler ve Dalgıç Odaları

Atmosfer basıncından daha yüksek basınçlı yerlerde ve dalgıç odalarında yapılan çalışmalarla aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)Dalgıç odalarında, şahıs başına saatte en aza (40) metreküp hava sağlanmalı ve bu havadaki karbondioksit miktarı % 0.1"i geçmemelidir.
2)Dalgıç odalarında (24) saatte su altında çalışma süresi; derinliğe ve bu derinlikteki basınca uygun şekilde düzenlenmeli, iniş, kalkış, çıkış süreleri için "Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi buçuk saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Tüzük"te belirlenen esas ve süreler dikkate alınmalıdır.
3)Bir dalgıç (22) metreden fazla derinliğe, bir günde (2) defadan fazla dalmamalı ve bu iki dalma arasında en az (5) saat geçmelidir. Dekompresyon zamanı, dalma derinliklerine ve basınca göre iyice ayarlanmalı ve durum, iyi işleyen kontrollü ve hassas yazıcı bir manometre ile izlenmelidir.
4)Bu gibi işlerde çalışacak işçiler işe alınırken klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı ve özellikle E.K.G. ve akciğer fonksiyon testleri ile birlikte kalp dolaşım, solunum ve kemik sistemleri üzerinde gerekli incelemeler yapılmalı ve sağlık yönünden sakınca görülenler bu işlere alınmalıdırlar.
5)Bu gibi işlerde çalışanlar, işe başladıkları günden itibaren (15) gün sonra adaptasyon muayenesine tabi tutulmalı ve işin devamı süresince de bunların periyoduk genel sağlık muayeneleri yapılmalıdır.
Özellikle kalp, dolaşım, solunum ve kemik sistemi hastalığı ve arızası görülenler, bu işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

6) Radyoaktif ve Radyoiyonizan Yerler

Tabii veya suni radyoaktif ve radyoiyonizan maddeler veya diğer korpüsküler emanasyon kaynaklan ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

l)Her çalışma için gerekli radyoaktif maddenin zararlı en az miktarı kullanılmalıdır.
2)Kaynak ile işçiler arasında, uygun bir aralık bulunmalıdır.
3)İşçilerin kaynak yakınında mümkün olduğu kadar kısa süre kalmaları sağlanmalıdır.
4)Kaynak ile işçiler arasına, uygun koruyucu bir paravana (ekran) konulmalıdır. Bu paravanalar, gama ve (X) ışınları için kurşun, beton ve benzeri, beta ışınları ve nötronlar için plastik ve benzeri malzemeden yapılmış olmalıdır.
5)İşçilerin ne miktarlarda radyasyon aldıkları özel cihazlarla ölçülmeli ve. bunlar en geç ayda bir defa değerlendirilmelidir. Alınan radyasyon, izin verilen dozun üstünde bulunduğu hallerde, işçi bir süre için bu işten uzaklaştırılmalı yıllık total doz korunmalıdır.
6)İşyerinde uygun aspirasyon sistemi kurulmalı boşaltılan havanın radyasyon yönünden süzülmesi sağlanmalı, temizlik sırasında, özel maskeler kullanılmalıdır. İşyeri ve işçinin temizliğine dikkat edilmeli, radyoaktif atıklar, usulüne uygun bir şekilde yok edilmelidir.
7)Taşınabilen radyoaktif malzemeler uygun ve özel kutularda bulundurulmalıdır.
8)Tabii ve suni radyoaktif ve kadyoinizan maddeler veya diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile çalışacak işçilerin işe alınırken genel sağlık muayeneleri yapılmalı ve özellikle sinir, kan ve kan yapıcı sistemi incelemeli, sonuç olumsuz olursa bu işlere alınmamalıdır.
9)Tabii ve suni radyoaktif ve radyoiyonizan maddeler veya diğer korpüsküler enamasyon kaynakları ile çalışacak işçilerin periyodik olarak sağlık muayeneleri yapılmalı ve özellikle sinir ve kan hastalıkları ile ilgili bozuklukları görülenler çalıştıkları işlerden ayrılmalılar, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

Organik Cisimlerden Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Benzen (Benzol), anilen ve nitro-amin, halojenli hidrokarbonlar, karbon sülfür Ve kükürtlü hidrojen vb. cisimlerden; baş ağrısı, baş dönmesi, diş bozuklukları, göz, ağız akciğer tahrişleri, halsizlik zayıflama, egzema, çeşitli deri hastalıkları, sindirim hastalıkları gibi meslek hastalıkları meydana gelmektedir.

Organik Cisimlerden Meydana Gelen Meslek Hastalıklarına Karşı Alınacak Tedbirler

l) Benzen (Benzol) ve Bileşikleri

Benzen (Benzol) ve bileşikleri gibi aromatik hidrokarbonlarla yapılan çalışmalarda, bunların zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l) Solventler, tinerler ve benzerleri ile deri, plastik ve benzerlerinden mamul ve eşya imalat sanayiinde kullanılan her çeşit yapıştırıcı maddelerin içinde bulunan benzen miktarı (5 1) den fazla olmamalıdır.
2)Benzen ve bileşikleri ile çalışılan yerlerde, genel havalandırma, ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi yapılmalı ve çalışmalar, kapalı sistemde olmalıdır.
3)Açık sistemlerle kuru temizleme işlerinde benzen kullanılması yasaktır. Kapalı sistemlerle yapılan kuru temizleme işlerinde malzeme, kapalı sistemlerde kurutulmalı, hiçbir şekilde açıkta kullanılmamalıdır. Yağ ekstraksyonu işlerinde ancak kapalı sistemlerde benzen kullanılmalıdır.
4)Benzen ile çalışılan işyerlerinde, yangına ve patlamaya karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.
5)Benzen ile çalışan işyerlerinde, benzenin havadaki konsantras­yonu, hacmen milyonda 20'den fazla olmamalıdır. Daha yüksek benzen konsantrasyonuyla çalışılmak zorunluluğu bulunan işyerlerinde, işçilere uygun hava maskeleri, sıvı benzen ile çalışılan hallerde, özel ayakkabı, eldiven ve özel iş elbisesi gibi kişisel korunma araçları verilmelidir.
6)Benzen ve bileşikleri ile çalışacak işçilerin, işe alınırken, klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı, kan yapıcı sistem ve karaciğer hastalığı bulunanlar, bu işlere alınmamalıdırlar.
7)Benzen ve bileşikleri ile çalışan işçilerin, periyodik olarak klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı, kan yapıcı sistem ve karaciğer hastalığı görülenler bu işlerde çalıştırılmamalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

2) Anilin ve Nitro -Amin

Anilin ve nitro-amin türveleri ile yapılan çalışmalarda, anilin ve aramatik nitro-amin türevlerinin zararlı etkilerinden korunmak için, aşağıdaki tedbirler alınmalıdırlar.
l)Anilin ve aramati nitro-amin türevleri ile çalışılan yerlerde, genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi kurulmalıdır.
2)Anilin ve nitro-amin türevleri iye çalışılan yerlerdeki işçilere özel iş elbisesi, eldiven ve temiz hava maskeleri gibi kişisel korunma araçları verilmelidir.
3)Anilin ve nitro-amin türevleri ile çalışılan yerlerde genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi kurulmalıdır.
4)Anilin ve nitro-amin türevleri ile çalışacak işçilerin, işe alınırken, klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı, cilt böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar ile aniline karşı alerjisi bulunanlar, bu işlere alınmamalıdırlar.
5)Anilin ve nitro-amin türveleri ile çalışan işçilerin, periyodik olarak, klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı cilt, böbrek ve karaciğer hastalığı görülenler, bu işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdır.

3) Halojenli Hidrokarbonlar

Halojenli hidrokarbonlarla yapılan çalışmalarda, bunların zehirli ve zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

l)Halojenli hidrokarbonlarla çalışılan işyerleri, diğer kısımlardan ayrılmalı ve bu yerlerde, genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi kurulmalı ve çalışmalar, kapalı sistemde olmalıdır.
2)HaIojenli hidrokarbonlarla çalışan işçiler, işe alınırken, klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı, cilt, böbrek ve karaciğer hastalığı olanlarla klora karşı alerjisi bulunanlar, bu işlere alınmamalıdırlar.
3)Halojenli hidrokarbonlarla çalışan işçilerin, peryodik olarak klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı, cilt, böbrek ve karaciğer hastalığı bulunanlar ve klora karşı alerjisi görülenler, bu işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

4)Karbon Sülfür’e Karşı İş Güvenliği Nedir

Karbon sülfür ile yapılan çalışmalarda, karbon sülfürün zehirli ve zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)Karbon sülfürle çalışılan işyerleri soba ile ısıtılmayacak ve buralardaki elektrik lambaları, tesisat ve cihazları karbon sülfüre karşı korunmuş (etanj) olacak, lambalara korucuyu nitelikte globlar takılmalı, yangına ve patlamaya karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.
2)Karbon sülfür ile çalışılan yerlerde, genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi kurulmalı, çalışmalar kapalı sistemde olmalı ve işyeri havasındaki karbon sülfür miktarı hiçbir şekilde 20 P.P.M veya 60 miligram/metreküpü geçmemelidir.
3)Karbon sülfür ile çalışılan işyerlerinde, yenilip içilmemeli, yiyecek ve içecek bulundurulmamalı, sigara içilmemelidir.
4)Karbon sülfür ile çalışacak işçilerin işe alınırken klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayenelerin yapılmalı, böbrek, karaciğer ve sinir sistemi hastalıkları olanlarla alkolik ve epileptikler, bu işlere alınmalıdırlar.
5)Karbon sülfür ile çalışan işçilerin periyodik olarak klinik ve laboratuar usulleri ile sağlık muayeneleri yapılmalı, böbrek, karaciğer ve sinir sistemi hastalıkları bulunanlarla alkolik ve epileptik olduğu görülenler, bu işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

5) Kükürtlü Hidrojen

Kükürtlü Hidrojenle yapılan çalışmalarda, kükürtlü hidrojenin zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)KükürtIü hidrojen ile çalışılan yerlerde, genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi yapılmalıdır.
2)İş yeri havasındaki kükürtlü hidrojen miktarı, hacim olarak milyonda 20'yi geçmemelidir.

Madeni Cisimlerden Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Kurşun, cıva, arsenik, fosfor, kadniyum, manganez, krom, azot vb. cisimlerden; zehirlenme, ulserasyon, bulantı, ishal, siyanoz akciğer ödemi, kronik bronşit, mide bozuklukları gibi meslek hastalıkları meydana gelmektedir.

Madeni Cisimlerden Meydana Gelen Meslek Hastalıklarına Karşı Alınacak Tedbirler:

1) Kurşun ve Bileşikleri

Kurşun veya bunun suda eriyen bileşiklerinin eritilmesi, dökümü, hamur haline getirilme, temizlenmesi, eğelenmesi, kurşunlu yağlı boyu ve ensektisitlerin hazırlanması, hurda kurşun ile temas ve benzeri kurşun ve bileşikleri ile yapılan çalışmalarda, zehirlenmeden korunma tedbirlerinin esasını teşkil eden kurşundan, toz, duman ve buharından arınmış bir çevrenin sağlanması için, planlama sırasında veya sonradan yapılacak değişiklikler gibi çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır.
l)Kurşunlu çalışmalar sonucu meydana gelecek toz, duman ve buharın kaynaklarında zararsız hale getirilmeleri için, etkili aspirasyon sistemleri kurulmalı ve sürekli olarak bakımı yapılmalıdır.
2)Kurşunlu çalışmaların yapıldığı oda veya bölümlerin tabanları, su geçirmez, kaygan olmayan ve kolay yıkanabilir majzemeden duvar ve tezgahların üzerleri, kolay yıkanıp temizlenebilir durumda olmalı, iyi çalışan drenaj sistemi kurulmalıdır.
3)Kurşunla çalışmalar yapılan işyerlerinde, adam başına 15 metreküp hacim düşmeli ve 4 metreden fazla tavan yükseklikleri, bu hesaba katılmalıdır.
4)Kurşunla çalışmalar yapılan işyerlerinde, işçilerin el, yüz ağız temizliği gibi kişisel temizliklerine dikkat edilmeli, her yemekten önce, vardiyadan sonra, ellerini yıkamaları sağlanmalıdır.
5)İşçiler, kurşunla çalışılan yerlerde, yiyip içmemeli, sigara kullanmamalıdır. Yemek ve dinlenmek için, özel yerler bulundurulmalıdır.
6)Kurşunla çalışmalar yapılan işyerlerinde, kişisel korunma araçları olarak iş elbisesi, önlük uygun ayakkabı, lastik eldiven sağlanmalı ve gerektiğinden kullanılmak üzere, toz ve gaz maskeleri ile solunum cihazları bulundurulmalıdır.
7)İşyeri havasından, periyodik olarak numuneler alınarak kurşun miktarı tayin edilmeli ve bu miktarın 0.15 miligram/metreküpü geçmemesi sağlanmalıdır.
8)Kurşunla çalışacak işçiler, işe alınırken klinik ve laboratuar usulleri ile genel muayeneleri yapılmalı; kan, kan yapıcı sistem, karaciğer ve böbreğin durumu incelenerek, kurşuna hassas olanlar ve alkolikler, bu işlere alınmalıdır.
9)Kurşunla çalışan işçiler, her üç ayda bir sağlık muayenesinde tabi tutulmalıdır. Bu muayeneler ile kurşun absorbsiyonunun ilk belirtileri, klinik ve laboratuar usulleri ile tespit edilmelidir. İşçinin hazım şikayetleri olup olmadığı, diş etlerinde burton çizgisi bulunup bulunmadığı, kolların ekstansiyon durumları incelenmelidir. İdrarda kopraporfırin aranmalı ve kanda hemoglobin yüzdesi ölçülmeli, bazofıl granolasyonlu eritsosit sayımı yapılmalıdır. Gerektiğinde kan ve idrarda kurşun aramak üzere numuneler, ihtisas laboratuarlarına gönderilmelidir.
10)Kurşun absortsiyonu veya zehirlenmesi tespit edilen işçiler, yaptıkları işten bir süre ayrılmalı ve kontrol altında tedavi edilmelidir.
11)Kurşunla çalışan işçiler arasında, kurşun absorsiyonu veya zehirlenmesi görüldüğü takdirde, işyerinde araştırma yapılmalı, zehirlenme kaynağı bulunmalı ve gereken teknik tedbirler alınmalıdır.
12)Her işçi için işyerinden bir sağlık sicili kartı tutulmalı ve karta, işe girişten itibaren periyodik muayene bulguları kaydedilmelidir.

2) Cıva ve Bileşikleri

Cıvanın cevherlerinin elde edilmesi, izabesi, distilasyonu, metal civanın çeşitli aletlerin yapılması için kullanılması, çeşitli metallerle amalgam hazırlanması, cıva tuzlarının yağlı boya, kimya ve ilaç sanayiinde kullanılması, cıva fülminat imali, organik cıva bileşiklerinin elde edilmeleri ve kullanılmaları gibi cıva ve cıva bileşikleri ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

1)İşyeri tabanı, cıvandan etkilenmeyen ve su geçirmeyen, düz e pürtüksüz malzemeden, mümkün ise yekpare olarak yapılmalı, üzerinde hiçbir çatlak bulunmamalıdır. Çalışma masaları, aynı özellikle yapılmalı ve duvar ile birleşme yerleri, köşeli olmamalı, cıva döküntülerinin tabana düşmemesi için, masalar geriye eğit olarak yerleştirilmelidir.

2)Genel havalandırma ile yetinilmeyerek cıva ile çalışmaların yapıldığı seviyeden veya yeteri kadar aşağıdan etkili aspirasyon sistemi kurulmalı, çalışma masalarının üzerine, aspirasyon davlumbazları yerleştirilmelidir. Cıvanın, izabe fırınlarından distilasyon borusuna sevk edildiği yerlerde meydana, gelen cıva buharını kapacak sulu bir sistem kurulmalıdır.
3)İş yeri havasından periyodik ve bu seviyenin 0.075 miligram/metre-küpten yukarıya çıkmaması sağlanmalıdır.
4)Kişisel korunma araçları olarak, işçilere lastik eldiven, uygun iş elbisesi ve cıva buharının yüksek olduğu işyerlerindeki işçilere de ayrıca uygun maskeler verilmelidir.
5)îşyerinde çevrenin temizliğine özellikle dikkat edilmeli, tabanda masalar üzerinde cıva döküntüleri bırakılmamalı ve buralar, özel fırça ve yaş bezlerle temizlenmelidir. Ayrıca gece yerlere amonyak ve kalsiyum hipoklorit ile ıslatılmış talaş döşenmeli veya uygun miktarda sıvı amonyak dökülmelidir.
6)İşçilerin el, yük, ağız temizliği gibi kişisel temizliklerine dikkat edilmeli, her yemekten önce ve vardiyadan sonra ellerini sıcak su ile veya % 10 sodyum tiosülfat ile yıkamaları sağlanmalıdır.
7)İşçiler cıva ile çalışan yerlerde, yiyip içmemeli, yiyecek ve içeceklerini bulundurmamalı ve sigara içmemelidirler.
8)İşçiler cıva ile çalışılan yerlerde, yiyip içmemeli, yiyecek ve içeceklerini bulundurmamalı ve sigara içmemelidirler.
9)Cıva ile çalışacak işçilerin, işe alınırken, klinik ve laboratuar usulleri ile sağlık muayeneleri yapılmalıdır. Tükürük artması, diş etlerinde ülserasyon, el, göz kapaklarında titremeler şeklinde belirtileri bulunanlar, yaptıkları işten ayrılmalıdır, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.
10)Her işçi için, işyerinde, sağlık sicili kartı tutulmalı ve bu karta, işe girişten itibaren periyodik muayene bulguları kaydedilmelidir.

3) Arsenik ve Bileşikleri

Arsenik cevherinin elde edilmesi, cevherin izabesi, arsenik ve içinde arsenik bulunan çeşitli bileşik ve alaşımların elde edilmesi arseniğin ilaç ve kimya sanayiinde kullanılması, organik arsenik bileşiklerinin imali ve kullanılmaları gibi arsenik ve arsenik bileşikleri ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

1)İşyeri tabanı, su geçirmez çatlaksız ve temizlenmesi kolay malzemeden yapılmalıdır.
2)Arsenik ile yapılan çalışmalar, kapalı sistem içinde yapılmalı, böyle bir sistemin aşağıdan çekmeli aspirasyon sistemi kurularak ince tozun, çevre havasına yayılmasına engel olunmalıdır. Arsenik ile ilgili sıcak işler, kapalı cam davlumbaz altında yapılmalıdır.
3)Arsenik ile çalışılan yerlerde çevre havasından periyodik olarak numune alınarak arsenik miktarı tayin edilmesi ve bu miktarın 0.5 miligram/metreküpten yukarıya çıkmaması sağlanmalıdır.
4)Kişisel korunma aracı o\arak işçilere, cildi ve solunum sistemini koruyacak başlık ve özel iş elbisesi verilmelidir. Arseniğin uçucu bileşikleriyle çalışan işçiler için, özel solunum cihazları sağlanmalıdır.
5)İşçilerin el, yüz, ağız temizliği gibi kişisel temizliklerine dikkat edilmeli, işyerlerinde yiyecek, içecek bulundurulmamalı ve yenip içilmemeli, sigara kullanılmamalıdır.
6)Arsenikle çalışacak işçilerin işe alınırken klinik ve laboratuar usulleri ile genel muayeneleri yapılmalı cildi nemli ve hassas olanlar ile cilt, karaciğer ve sinir hastalığı olanlar, bu işlere alınmamalıdırlar.
7)Arsenikle çalışan işçilerin, altı ayda bir klinik ve laboratuar usulleri ile sağlık muayeneleri yapılmalıdır. İdrar, dışkı, kıl ve tırnaklardaki arsenik miktarı tayin edilmeli, arsenikle ilgili zehirlenmelerin görülmesinde işçiler, yaptıkları işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

4) Fosfor ve Bileşikleri

Fosforun ve beyaz fosforun çeşitli sanayide kullanılması ve çeşitli bileşiklerim elde edilmesi ve kullanılması gibi, fosfor ve fosfor bileşikleri ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)İşyerinin genel temizliğine dikkat edilmeli, beyaz fosfor kaplan su altında muhafaza edilmelidir.
2)İş yerinde, yeterli ve aşağıdan aspirasyon sistemi uygulanmalıdır.
3)Işçılerin el, yüz, ağız, boğaz diş ve diğer temizliklerine dikkat edilmeli ve işyerlerinde, yiyecek ve içecek bulundurulmamalı yenilip içilmemeli, sigara kullanılmamalıdır.
4)Fosfor ve bileşikleri ile çalışılan yerlerdeki işçilere cildi koruyacak iş elbisesi ve eldiven, uçucu fosfor bileşikleriyle çalışılan yerlerdeki işçilere, ayrıca uygun maskeler veya solunum cihazları gibi kişisel korunma araçları verilmelidir.
5)Beyaz fosfor ve bileşikleri ile çalışan işçilerin, giriş ve periyodik muayenelerinde, genel sağlık muayenesi ile beraber, çene ve dişlerin filmleri çektirilmeli fosfordan meydana gelen alt çene nekrozu (Fossy-Jovv)'nun ilk belirtileri aranmalıdır.

5) Kadmiyum ve Bileşikleri

Kadmiyum cevherlerinin izabesi, alaşımlarının hazırlanması, kadmiyum ile kaplama yapılması, kadmiyum kaplı malzeme ve kadmiyum bileşikleri ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)Kadmiyum oksit tozu ve dumanının, çevre havasına yayılması önlenmelidir. Kaplama tanklarının kenarlarına, sıvı seviyesine yakın, uygun aspirasyon sistemi kurulmalı, çevre havasında kadmiyum miktarı, 0.1 miligram/metreküpü geçmemelidir.
2)Kadmiyunı tozu ve dumanına karşı, işçilere uygun maske verilmelidir.
3)Kadmiyumla çalışan işçiler, işe alınırken, periyodik olarak klinik ve laboratuar usulleri ile sağlık muayeneleri yapılmalı, solunum sistemi ve böbrek hastalığı tespit edilenler, yaptıkları işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

6) Manganez ve Bileşikleri

Manganez ve manganez bileşikleri ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
l)Maden ocaklarında pnömatik tabancalarla delmeler, yaş metotlar yapılmalı ve toz çıkmayacak şekilde gerekli tedbirler alınmalıdır.
2)Manganez ve bileşikleri ile çalışan yerlerde, genel havalandırma ile birlikte uygun aspirasyon sistemi kurulmalı ve çalışmalar kapalı sistemde olmalıdır.
3)Manganez ve bileşikleri ile yapılan çalışmalarda, işçilere özel iş elbisesi, lastik eldiven ve uygun maskeler gibi kişisel korunma araçları verilmelidir.
4)Manganez ve bileşikleri ile çalışan işçiler, işe alınırken, klinik ve laboratuar usulleri ile genel sağlık muayeneleri yapılmalı, sinir sistemi, solunum sistemi, frengi hastalığı ve ruh hastalığı tespit edilenler, bu işlere alınmamalıdırlar.
5)Manganez ve bileşikleri ile çalışan işçilerin, periyodik olarak, klinik ve laboratuar usulleri ile sağlık muayeneleri yapılmalı, manganezle ilgili zehirlenmelerin görülmesinde işçiler, yaptıkları işlerden ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.

7) Krom ve Bileşikleri

Kromlu alaşımların hazırlanması, bu alaşımla üzerinde kaynak yapılması ve krom ve bileşiklerinin sanayide kullanılması gibi, krom ve krom bileşikleri ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

l)Krom ve bileşiklerinin kullanıldığı yerlerde, genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi kurulmalı veya çalışmalar kapalı sistemde yapılmalıdır.
2)Kromla çalışılan yerlerde, işçilere iş elbisesi, uygun lastik eldiven ve lastik çizme gibi kişisel korunma araçları verilmelidir.
3)İşçilerin el ve yüz temizliğine dikkat edilmeli ve ellerin % 5 hiposülfıt ile yıkanması sağlanmalıdır.
4)Krom ve bileşikleri ile çalışacak işçilerin, işe alınırken, klinik ve laboratuar usuller ile sağlık muayeneleri yapılmalıdır. Burun septumunda ülserasyon görülenler ile solunum sistemi ve cilt hastalığı bulunanlar çalıştıkları işten ayrılmalı, kontrol ve tedavi altına alınmalıdırlar.
8)Azot
Azot oksitlerinin zararlı etkilerinden korunmak için, aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
1) Azot oksitlerinin, işyerine ve çevreye yayılması önlenmelidir.
2) Azot oksitleri ile çalışan işçilere, süzgeçli maske veya temiz hava maskesi gibi kişisel korunma araçları verilmelidir.

Meslek Hastaliklari ve İs

Meslek Hastalıkları, Meslek Hastalıkları ve İş

Meslek hastalıkları, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'nde liste halinde gösterilmiş ve beş grupta toplanmıştır. Bu listede meslek hastalığının adı, hangi işlerde görüldüğü, belirtileri ve sigortalı bir işten ayrılmış olanların hastalandıklarında hastalıklarının meslekten meydana geldiğinin sigorta tarafından kabulü için en çok ne kadar zaman geçmesi gerektiği (yükümlülük süresi) gösterilmiştir.


Listedeki meslek hastalıkları şu gruplarda toplanmıştır:

A. Kimyasal maddelerle meydana gelen meslek hastalıkları
B. Mesleki deri hastalıkları
C. Pnömokonyozlar (Slikoz, Asbestoz, Bisinoz)
D. Mesleki bulaşıcı hastalıklar,
E. Fiziki etkenlerle meydana gelen meslek hastalıklar

Hangi hastalıkların meslek hastalığı olduğunu gösteren söz konusu liste incelendiğinde görüleceği gibi, Türkiye'de pek çok hastalık, meslek hastalığı olarak mevzuatta tanınmıştır. Fakat, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun kayıtlarından, ülkemizde meslek hastalıklarının sayısal ve nitelik bakımından çok az olduğu görülmektedir. 1976 yılına kadar meslek hastalığı olarak işlem gören hastalıkların % 95'ni Ereğli Kömür İşletmeleri işçilerinde (Taş kömürü işçisi) görülen "pnömokonyoz" dediğimiz akciğer silikoz ve fıbrozu meydana getirirken, son yıllarda listeye; kurşun zehirlenmesi, benzin zehirlenmesi ve mesleki sağırlıklar ile bazı cilt hastalıkları da girmeye başlamıştır.

Meslek hastalıkları ile ilgili kısa açıklamadan sonra, programdaki sınıflandırmaya göre meslek hastalıklarına kısaca değinelim.

Meslek Hastaliklari Anasayfa

Meslek Hastalıkları

Madeni Cisimlerden Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Organik Cisimlerden Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Fiziki ve Mekanik Etkilerden Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Tozlardan Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Bulaşıcı Hastalıklardan Meydana Gelen Meslek Hastalıkları

Meslek Hastalıklarına Karşı Alınacak Tedbirler

İsci ve İs Guvenligi Araclari

Makinelere Takılan Koruyucu Apartlar, İşçi ve İş Güvenliği Araçları

Makinelere takılan koruyuculara ait "Makine Koruyucuları Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri aşağıya çıkarılmıştır.


Madde 4- Koruyucular, operatör ile makine ve tezgahta görevli diğer personeli kaza, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı koruyacak, parça, sıçraması, gaz, toz intişarı gibi durumları da önleyecek nitelik ve biçimde olacaktır. Koruyucular tezgahla doğrudan ilgisi olmamakla birlikte tezgah veya makine çevresinde bulunanların da hareket eden kısımlarla temasını önleyecektir.
Madde 5- Koruyucuların tasarılı ve tezgah üzerinde tespiti tezgahta çalışanları engellemeyecek, üretimi aksatmayacak ve kaliteyi bozmayacak biçimde olacaktır.
Madde 6- Koruyucular, amaca uygun kullanılması kolay sağlam ve dayanıklı olacaktır. Gerektiğinde çıkarılmadan bakımı yapılacak şekilde olacaktır.
Madde 7- Pres, giyotin ve benzeri tezgahlarda, koruyucu aralığı ile operasyon noktasına olan uzaklıklar aşağıda verilmiştir.
Koruyucu aralığı koruyucunun operasyon noktasından uzaklığı (mm)

6 0.30
10 38-53
13 53-78
16 78-130
20 130-155
22 166-180
32 180-206

Bu ölçüler esas olmakla birlikte, çalışan elini düz olarak tezgah tablası üzerinde hareket ettirdiğinde koruyucu aralığından geçen parmak uçları operasyon noktasına ulaşamayacaktır.

Madde 8- Koruyucular 4/12/19973 gün ve 7/5583 sayılı Bakanlar Kurulu karan ile kabul edilen, 11/1/1974 ve 147665 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 5. Kısım, iki, yedi ve sekiz dokuzuncu bölümlerinde yer alan hükümlere uyacak nitelikte olacaktır.

Madde 9- Her makinenin özelliğine göre operasyon noktaları uygun koruyucu içinde alınacak, varsa ilgili Türk standardına uygun olacaktır. Hareketli kısımlarda aynı şekilde korunacaktır.
Madde 10- Yurt içinde yapılan makine ve tezgahların koruyucuları yapımcı firma tarafından ilgili Türk standartlarına uygun olarak yapılacak, Türk Standardına uymayan koruyucular için yapımcı firma Türk Standartlar Enstitüsünden uygun korucuyu standardının yapılmasını isteyecektir.
Ancak standart hazırlanıncaya kadar Türk Standartlar Enstitüsünün göstereceği esaslara uyacaktır.
Madde 11- Koruyucu olmayan makine ve tezgahların yapımına, satılmasına, sergilenmesine, kiralanmasına veya devredilmesine izin verilmeyecektir. Bu konuda gerekli görülen durumlarda il ve yerel yönetim­ler ile güvenlik kuvvetleri yardımcı olmakla yükümlüdürler.
Madde 12- İthal edilmiş veya yerli yapım olup koruyucusu olmayan ve halen kullanılmakta olan makine ve tezgahlar için Çalışma Bakanlığı ilgili bakanlıkların görüşlerini alarak "Genel Koruyucu Standartlarının hazırlanmasına teknik yönden katkıda bulunacak ve söz konusu makineleri alacaktır.
Madde 13- Koruyucu olmayan makine ve tezgah kullanmayacaktır. Hiçbir işçiden bahis konusu koruma düzeni olmayan bir makine veya tezgahı kullanılması istenmeyecektir.
İşçilerde koruyucu etkisiz durumu getirerek çalışamayacak veya böyle çalışmakta direnmeyecektir.
Madde 14- İşveren makine koruyucularıyla ilgili mevzuattan işçileri haberdar edecektir. İşveren aynı zamanda bu makinelerin kullanılmasından doğacak tehlikelerden bu hususta önceden alınacak tedbirlerden de uygun şekilde işçileri haberdar edecek ve gerekiyorsa eğitecektir.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Koruyucu Araçlar

a) Solunum Sisteminin Korunması

Solunum sisteminin korunması için çeşitli araçlar kullanılmaktadır. Bunların çalışma sistemleri aynıdır. Başlıca solunum sistemleri şunlardır:

1) Filtreli Toz Maskesi:
Yüze takılan ve kullanılan kimseye, çevresindeki tozlu havayı bir filtreden geçirerek veren bir araçtır.
2) Basınçlı Temiz Hava Maskesi:
Kullanılan kimsenin başına takılan spiralli bir hortumla uygun bir sistemden alınan basınçlı temi havayı veren bir araçtır.
3) Süzgeçli Gaz Maskesi:
Havanın ihtiva ettiği zararlı gaz ve buharları süzmek üzere kimyasal maddeler ihtiva eden bir süzgeci bulunan bir araçtır.
4) Hortumlu Temiz Hava Maskesi:
Kullananın yüzüne takılan ve ucundaki hortum vasıtası ile normal, atmosfer basıncındaki temiz havanın solunmasını sağlayan maskedir.
5) Basınçlı Oksijen Solunum Cihazı:
Yüze takılan bir maskeye bağlı, oynak bir hortum vasıtasıyla oksijen ihtiva eden uygun bir sistemle bağıntılı cihazdır.
6) Basınçlı Hava Solunum Cihazı:
Yüze takılan bir maske ile oynak bir hortum vasıtasıyla basınçlı hava ihtiva eden tüple bağlantılı cihazdır.
7) Oksijen Üretimli Solunum Cihazı:
Yüze takılan bir maske ile kimyasal yolla üretilen oksijenin solunumu sağlayan cihazdır.

Maske ve Solunum Cihazlarında Güvenlik Tedbirleri

(l)Kullanılacak maske ve solunum cihazları, işçilerin yüz boyutlarına ve yapacakları işe uygun seçilmiş olmalı ve bunların basınç ayar valfları bulunmalıdır.
(2)Solunumu güçleştiren veya depolama ve kullanma süresi biten filtre veya süzgeçler kontrol edilmeli ve derhal değiştirilmelidir.
(3)Süzgeçli maskeler, kapalı veya oksijenin kıt bulunduğu yerlerde kullanılmamalıdır.
(4)Basınçlı temiz hava maskeli ve hortumlu maskeler, acele işlerde veya süzgeçli maskelerin kullanılmadığı yerlerde kullanılmalıdır.
(5)Maske veya solunum cihazına gelen havanın veya oksijenin basıncı, her zaman kullanan işçiyi rahatsız etmeyecek şekilde ayarlanabilmelidir.
(6)Kompresörlerle veya vantilatörlerle verilecek basınçlı hava, süzgeçten geçirilmeden, maske veya solunum cihazına verilmemelidir.
(7)Basınçlı temiz hava maskeleri ile basınçlı havanın sağlandığı kayak arasındaki uzaklık 45 metreyi, hortumlu temiz hava maskelerinin hortumunun boyu 15 metreyi geçmemelidir.
(8)Hortumlu temiz hava maskeleri için kullanılan hortumların iç çapı en az 2.5 cm olmalı ve hortum, ezilmeyecek malzemeden yapılmalı ve havanın girdiği, ucunda bir süzgeci ve bağlantı çengeli veya çubuğu bulunmalıdır.
(9)Temiz hava kaynağından 45 metre uzaklıkta ve solunuma zararlı şartlar altında çalışmak zorunda kalan işçilere, basınçlı veya basınçlı hava solunum cihazları verilmelidir. Ancak, çıplak ateşle çalışılan yangın veya yangın tehlikesi bulunan yerlerde, basınçlı oksijen solunum cihazı kullanılmamalıdır.
(lO)Basınçlı oksijen veya basınçlı hava vb. solunum cihazları, eğitilmiş personel tarafından kullanılmalıdır.
(ll)Oksijen tüpleri, 150 atmosfer basıncını aşmayacak şekilde doldurulmalı ve kullanılırken, bunların görülebilen bir yerine manometre takılmalıdır.
(12)Sırtta taşman solunum cihazlarında, fosferesans manometreleri ile birlikte hava basıncının, belirli bir hadde düştüğünde, harekete geçen sesli bir uyarma tertibatı bulunmalıdır.
(13)Basınçlı oksijen cihazında, basınç düşürme regülatörü bulunmalı ve regülatör dakikada 2 litreden eksik olmayacak şekilde oksijen vermek üzere ayar edilebilmelidir.
(14)Solunum cihazlarının ve maskelerinin emniyet supapları, regülatörleri, bağlantıları ve oksijen sarfiyatı, en geç ayda bir ve cihazın tümü ile manometreler, en geç 6 ayda bir yetkili bir eleman tarafından kontrol edilmelidir.
(15)Arızalı cihazları, bu arızalar giderilmeden ve gerekli kontrolleri yapılmadan kullanılmayacaktır. Her kontrolden sonra, kontrolü yapan yetkili eleman tarafından bir rapor düzenlenmeli ve bu rapor, dosyasında saklan­malıdır.
(16)Solunum cihazları ve maskeler, her kullanıştan sonra dezenfekte edilmeli ve kullanılmadıkları zaman temiz, serin, kuru ve kolayca erişebilir bir yerde düzgün bir şekilde saklanmalıdır.

b) Vücudun Korunması

1) Ellerin Korunması


El ve kolların korunması için eldivenler kullanılır. Bu eldivenler, işçinin ellerine ve yapacakları işe uygun seçilmiş olmalıdır.
Matkap, pres ve benzeri diğer tezgahlarda çalışan işçiler, eldiven kullanmamalıdır.
Kesici veya aşındırıcı maddelerle çalışan işçilere verilecek eldivenler, işe dayanıklı malzemelerden yapılmalıdır.
Aşındırıcı, yıpratıcı, zehirli maddelerle veya sürekli olarak su içinde el ile yapılan çalışmalarda, işçilere lastik veya benzeri malzemelerden yapılmış uygun eldivenler verilmelidir.

2) Gözlerin Korunması

Kullanan kimsenin her durumda ve işin özelliğine göre gözlerini korumak üzere yapılmış değişik tipteki gözlüklere koruyucu gözlük denil­mektedir.
Gözlerin korunmasıyla ilgili güvenlik tedbirleri şunlardır:

(I)Gözler için tehlikeli olan işlerde çalışan her işçiye, gözün korunması için, işe en uygun gözlükler verilmeli ve işçiler bu gözlükleri kullanmalıdırlar.
(2)Normal görmeleri için sıhhi gözlük kullanmak zorunda bulunan işçilerin, koruyucu gözlük takmaları gerektiği hallerde, koruyucu gözlüklerin camları sıhhi gözlükteki camların numaralarına uymalı veya koruyucu gözlüklerin sıhhi gözlükler üzerine takılması sağlanmalıdır.
(3)Koruyucu gözlükte veya yüz siperinde veya çeşitli maskelerde kullanılan cam veya saydam plastik malzeme, işe uygun ve dayanıklı olmalı ve normal görmeyi bozacak duruma gelen gözlük veya siperler kullanılmamalıdır.
(4)Kesme, zımba, perçin kalafat, raspa ve kuru taşlama gibi işlerde çalışan işçilere parça veya çapak sıçramalarına karşı, kırılmaz saydam plastikten veya tel kafesten yapılmış gözlük verilmelidir.
(5)Erimiş maden işlerinde çalışan işçilere, ışınlara karşı, uygun renkli ısıya ve sıçrayacak parçalara karşı dayanıklı ve gerektiğinde mafsallı uygun koruyucu gözlük siperler verilmektedir.
(6)AsetIerle veya kostik maddelerle çalışan işçilere, cam etrafındaki çerçeveleri yüze kolayca uyacak ve havalandırma delikleri, sıçrayacak sıvının girmesine engelleyecek şekilde yapılmış gözlükler verilmelidir.
(7)Gözleri rahatsız eden gaz, duman veya buğuların bulunduğu yerlerde çalışan işçilere, havalandırma delikleri bulunmayan, gözleri sıkıca çevreleyen ve bu maddelere karşı dayanıklı malzemeden buğulanmayı önleyecek şekilde yapılmış koruyucu gözlükler verilmelidir.
(8)Oksijen kaynağı, elektrik kaynağı, kesme ve ocak işleri veya benzeri fazla ışıklı işlerde çalışan işçilere, meydana gelen ışıklardan gözleri koruyacak nitelikte renkli malzemeden yapılmış uygun koruyucu gözlükler verilmelidir.
(9)Kullanılmayan yüz siperleri ve koruyucu gözlükleri, özel yerlerde saklanmalıdır.

3) Başın Korunması

Başın koruması, başlık ve baretlerle sağlanır. Bunların tanımını yaparsak;
işçilerin başlarına giydikleri gözlerini, yüzlerini ve boyunlarını koruyan araçlara, başlık diyoruz.
İçinde bir ayar kayışı, file veya bantlar bulunan ve başı darbelere karşı koruyan sert başlığa da baret diyoruz. Başın korunması için alınacak güvenlik tedbirleri aşağıya çıkarıl­mıştır.
(l)Başlarına bir cisim düşmesi, çarpması veya vurulması gibi tehlikeli olan işlerde çalışan işçilere, başın korunması için başa iyi oturan ve yanmaz veya ağır yanan malzemeden yapılmış uygun baretler verilmelidir.
(2)Kullanılmış baretler, dezenfekte edilmeden başka işçilere verilmemelidir.
(3)Makinelerin yanındaki işçilerin saçları, bütünüyle uygun keplerle veya benzeri örtü ile korunmalıdır.

4) Ayakların Korunması

Ayakların korunması ile ilgili güvenlik tedbirleri aşağıya çıkarılmıştır
(l)Ağır veya yuvarlanabilen malzemenin kaldırıp taşındığı işlerde, işçilerin ayakkabılarının üzerinde metal bir koruyucu takılmalı veya işçilere, çelik maskaratalı emniyet ayakkabısı verilmelidir.
(2)Asit veya kostiklerle çalışan işçilere, lastik veya benzeri malzemeden yapılmış ve bu maddelere dayanıklı çizme veya ayakkabılar verilmelidir.
(3)Erimiş maden sıcak yıpratıcı, aşındırıcı ve kemirici ve benzeri maddelerle çalışan işçilere, tahta tabanlı uygun ayakkabılar verilmelidir.
(4)Emniyet ayakkabılarının burunlarındaki metal bombeler, 100 cm'den düşecek 20 kg. ağırlığa dayanacak şekilde, çelik veya dayanıklı bir maddeden yapılmış olmalıdır.
(5)Elektrik işlerinde çalışan işçilere, çivili kabaralı ayakkabılar giydirilmemeli, topukları ve tabanı tahta kavilyalı veya dikişli veya lastik ayakkabılar verilmelidir.
(6)Kıvılcım tehlikesi olan işlerde çalışan işçilerin ayakkabılarında, çelik veya demir çivi, kabara, burun demiri, nalça gibi metal kısımlar bulunmalıdır.
(7)Su veya çamur içinde veya havuzlarda çalışan işçilerde, uygun boyda ve nitelikte çizmeler verilmelidir.

5) Kulakların Korunması

(l)Gürültülü yerlerde çalışan işçilere, kulaklarının korunması için uygun kulak tıkaçları verilmeli ve bu tıkaçlar her gün temizlenmeli ve sterilize edilmeden diğer bir işçiye verilmemelidir.
(2)İşin özelliğine göre işçilere; kukaları, alnı, yanakları ve yüzü kıvılcıma, erimiş metale, fırlayan parçalara ve kıymıklara ve benzerlerine karşı koruyan uygun başlıklar verilmelidir.
(3)Kullanılmayan koruyucu başlıklar uygun şekilde saklanmalıdır.

Elektrikli El Alet ve Makinalari

Elektrikli Alet ve Makinalar, Elektrikli El Aletleri Güvenliği

Elektrikli alet ve makinelerin pek çok çeşitleri vardı. Biz burada gruplandırarak birkaç örnek vereceğiz.

1-Torna Tezgahlarında Alınacak Güvenlik Tedbirleri

(l)Otomatik torna tezgahları ile otomatik diğer tezgahların operasyon noktaları, uygun şekil ve nitelikte koruyucu içine alınmalıdır.
(2)İşçilerin kayış veya aynayı tutarak elle fren yapmaları önlenmelidir.
(3)Geçit ve ara yollara bakan tezgahlarda talaş fırlamalarına karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.
(4)Rovelver ve otomat tezgahlarında çubuk halinde olan malze­meler, uygun koruyucu içine alınacaktır.
(5)Ağaç tornalarında, özellikle uzun parçaların işlenmesinde, parçanın gevşeyerek fırlamasına karşı gerekli koruyucu tedbir alınacak, kundura kalıbı, ökçe ve tahta topuk gibi parçaların işlenmesinde, döner kalemlerin temas eden kısımları hariç diğer kısımları uygun koruyucu içine alınmalıdır.

2.Matkap ve Freze Tezgahlarında Alınacak Güvenlik Tedbirleri

(1) Her çeşit matkap ve freze tezgahlarında işlenen parça, takımla, beraber dönmemesi için uygun şekilde bağlanmalı veya mengene ile tespit edilmiş olmalıdır.
(2) Döner tablalara bağlanan parçanın çıkıntılı kısımları uygun şekilde koruyucu içine alınmalıdır.
(3) Parça işlenirken kesici takım ağzında bulunan talaşlar temizlenmemeli ve soğutucu sıvının sıçramasına karşı, siperler yapılmalıdır.
(4) Çıkan talaşlar elle süpürülmemeli ve bu iş için uygun fırçalar kullanılmalıdır.

3-Oksijen Kaynak Aparatlarında Alınacak Güvenlik Tedbirleri:

(1) Kaynak yapılan yerlerde, kullanılmakta olan gaz tüplerinden başka gaz tüpleri bulundurulmamalıdır.
(2) Gaz tüpleri, çalışma anında dik durmalı ve devrilmemeleri için gerekli tedbirler alınmalı ve tehlike anında kolayca sökülecek şekilde bağlanmış olmalıdır.
(3)Gaz tüplerinin taşınması için tekerlikli özel araçlar kullanılmamalı ve bu tüpler kullanılmadıkları zaman, valfları kapanmalı ve bu valfları koruyan başlıkları takılmalıdır.
(4) Oksijen tüpleri, yağlı elle tutulmamalı, tüplerin valfları, manometre ve diğer teçhizatı yağlanmamalıdır.
(5) Atölyede bulunan gaz ve oksijen boruları ile şalumoya gelen hortumlar, ayrı ayır ve diğer tesislerden de kolaylıkla ayrılacak renkte olmalıdır.
(6) Şalumolar, çalışır durumda gaz tüpü üzerine veya başka bir teçhizata aşılmalı ve gazlar tamamen kesilmedikçe şalumo bırakılmamalıdır.

4-Alçak Basınçlı Buhar Kazanları ve Sıcak Su Kazanlarından Alınacak Güvenlik Tedbirleri

A-Alçak basınçlı buhar kazanları veya sıcak su kazanları ile yapılan çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınır.

(l)Alçak basınçlı buhar ve sıcak su kazanlarında, basınç 0.5 atü ve sıcaklık ise 1100C şi geçmemelidir.
(2)Her sıcak su kazanına bir adet genleşme kabı ve borusu (nefeslik) konacak, bunun bulunmadığı kapalı sistemlerde, genişleme valfı bulunmalıdır. Genişleme valfı, çalışma basıncına göre ayarlanabilecek ve fazla basıncı önleyecek şekilde yapılmış olmalıdır.
(3)Genleşme borusu ile genleşme valfından çıkacak sular, çalışanlara zarar vermeyecek şekilde dışarı atılacaktır.
(4)Her alçak basınçlı buhar kazanı ile sıcak su kazanının beslenme suyu boruları üzerine, en az birer adet stop valfı ve geri tepme klâpesi konmalıdır.
(5)Paralel çalışan . alçak basınçlı buhar kazanıyla sıcak su kazanlarının çıkışlarına, stop valfı ve geri tepme klâpesi konmalıdır.
(6)Alçak basınçlı buhar kazanı ile sıcak su kazanlarına otomatik yakıt verildiği hallerde, kazan basıncının 1 kilogram/santimetre karenin (bir atmosferin) üzerine çıkmasını önleyecek ve yakıtı kesecek bir tertibat bulunmalıdır.
(7)Gaz, kömür tozu ve akaryakıtla çalışan sıcak su kazanlarında sıcaklığın 120 C nin üstüne çıkmasını önleyecek bir termostat bulunmalıdır.
(8)Alçak basınçlı buhar kazanlarında beslenme suyu, ocaktaki ateşin karşısına gelen kazan semine verilmelidir.
(9)Sıcak su kazanlarına verilen beslenme suyunun basınca, bir atmosferin üzerinde ise, kazana doğrudan doğruya verilmeyip boru tesisatına bağlanmalıdır.

B-Kazanların işletilmesi ile ilgili çalışmalarda aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:

(l)Kazan dairelerine sorumlu, ilgili ve yetkililerden başka kimse girmemelidir.
(2)Kasanlar, yakılmadan önce kazancı tarafından bütün vanaların klâpelerin, kapakların, emniyet supaplarının durumu, yakıt ve su miktarları ve işletme ile ilgili bütün hususlar gözden geçirilmeli ve kontrol edilmelidir.
(3)Kazanlar, ilk ateşlemede sıcaklığın birden yükselmesine engel olacak şekilde yavaş yavaş yakılmalıdır.
(4)Yakıt olarak sıvı .veya gaz maddeler kullanılan kazanların, yakılmasından önce, ocağın içinde, beklerin ağzında veya yakınında ve kazanın etrafında dökülmüş yakıt bulunmamalı ve ocağın içi hava, gaz veya akaryakıtın patlayıcı karışımları bulunmayacak şekilde iyice havalandırılmış olmalıdır.
(5)Kazanların devreye girmesinde; ana çıkış vanası açılmadan önce, emniyet ventili kontrol edilmeli boru tesisatı üzerinde hava çıkış vanaları hava boşalıncaya kadar açık tutulmalı, kazan gerekli basınç ve sıcaklığa ulaştıktan sonra, ana çıkış stop valfı yavaş yavaş açılmalıdır.
(6)KömürIe ısınan kazanlarda, süngülemek, cüruf ve kül almak için, gerekli araçlar bulunmalı ve süngüleme sırasında hava verme durdurulmalı ve baca kapağı açılmış olmalıdır.
(7)Kazanın emniyet supapları, vardiya değişiminde kontrol edilme­lidir.
(8)Yakıt olarak kömür kullanılan kazanların söndürülmesinde, ateş dışarı çekilmemeli, bütün delik ve kapaklar çekildikten sonra kendi kendine sönmeye terk edilmelidir. Ocaktaki ateş, ancak tehlike anında çekilmeli ve ateşin alınmasından önce, emniyet sııbabı açılarak stop valfları kapatılmalı ve gerektiğinde ateş sönünceye kadar kazana besleme suyu verilmelidir.
(9)Söndürülen kazan, sıcaklık ve basınç normale dönünceye kadar boşaltılmalı ve kazancı, kontrole devam etmelidir.

El Aletleri ve El Aleti Cesitleri

El Aletleri, El Aleti Çeşitleri

El aletlerini; kusurlu, yerinde ve güvenlik kurallarına uygun olarak kullanmamak çeşitli kazaların meydana gelmesine sebep olur. Bunun için el aletlerini kullanmadan önce;

(1) Dikkatle kontrol edilmeli ve arızalı aletlerin kullanılması önlenmeli,
(2) Nasıl kullanılacağı mutlaka öğrenilmeli,
(3) İşçiye hangi işte hangi aletin kullanılacağı da öğretilmelidir.
İyi işçiliğin değerini takdir eden kimse, aletlerin uygun bir bakıma ihtiyacı olduğunu da bilir. Hiçbir zaman kırık veya kör bir alet kullanılmaz. Kırık ve kör bir aleti kullanmak için duyulan fazla kuvvet ihtiyacı çalışmada emniyet kontrolünü sınırlar.

a) El Aletlerinin Sınıflandırılması

(1) Kesici Aletler:
Parçalan kesmeye düzgün hale getirmeye ve istenilen şekli vermeye yarayan rende, planya, düz kalem ve keser gibi aletlerdir.

(2) Vurma aletleri
Kesici kalemlerin kullanılması, çivi çakılması vb. işlerin yapılması sırasında vurmaya yarayan çekiç, madırga, balyoz gibi aletlerdir.

(3) Sıkıştırma Aletleri:
Parçayı tezgaha tutturmaya yarayan veya herhangi bir vidayı sökmeye, veyahut da sıkıştırmaya yarayan aletlerdir. Bu aletlere misal olara; anahtar, mengene, işkence vb. verilebilir.

(4) Ölçme ve Kontrol Aletleri:
İşin ölçülmesi ve kontrol edilmesinde kullanılan aletlerdir. Bunlara; metre, kumpas, mastar vb. misaller verilebilir.

(5) Markalama Aletleri:
Yapılacak işi resimlerden parçaya aktarmak için yani markalamak için kullanılan; pergel, gönye gibi aletlerdir.
El aletleriyle ilgili güvenlik tedbirleri aşağıda açıklanmıştır.

b) Güvenlik Tedbirleri

El aletleri konusunda alınacak güvenlik tedbirlerini üç şekilde sıralayabiliriz.

1-Şahsi Güvenlik Tedbirleri

(1) Bol elbiselerden kaçınmalıdır. Kollar dar olmalı, boyun bağı, yüzük, saat vb.leri mutlaka çıkarılmalıdır.
(2) Kesme işleri yaparken veya kesme işi yapanın yakınında çalışırken emniyet gözlükleri kullanmak yerinde bir harekettir.
(3) Ağıza çivi, vida, madeni parça veya benzeri şeyler asla alınma­malıdır.
(4) Bir başkasına alet veya diğer bir malzemeyi atmaktan kaçınıl­malıdır.
(5) Çalışma sahası, talaş, parça vb. şeylerden temizlenmelidir.

2-El Aletleri İçin Güvenlik Tedbirleri

(1) Parmaklarınızı bilenmiş kesici aletlerin ağızlarından uzat tutunuz. Kesici aletleri kullanırken vücudunuzdan ileri doğru tutmak iyi bir alışkanlık olur. Aletin kontrolü bakımından her iki elin serbest kalması için parçanın bağlanması gerekir.
(2) Kesici aletleri taşırken veya yerlerine koyarken keskin ağızlarının bir yere çarpmamasına dikkat ediniz.
(3) Körlenmiş ve kırılmış aletleri kullanmayınız.
(4) Alet saplarının sağlam ve aletin gövdesine sıkıca tespit edilmiş olduğundan emin olunuz.
(5) El mengenesi ve işkencelerle sıkılmış iş parçalarını düzgünce istifleyerek taşan kısımların diğer arkadaşlarınız için tehlikeli olmamasını sağlayınız.
(6) Kırık, parçalanmış veya tepesi ezilip çapaklanmış aletler kullanılmamalıdır. Bunlardaki fırlayıp tehlikeli olabilecek metal parçalarını taşa tutarak temizleyiniz.
(7) Her alet veya işlemle ilgili bütün güvenlik tedbirlerine uyunuz.

İşyeri Güvenliği ve İşyeri Güvenlik

Temizlik


İşyerlerindeki atölyeler, geçit, depo ve ambarlar ile bakım odalarının duvar, taban, pencere, kapı ve diğer yerleri her zaman için temiz ve bakımlı bir şekilde bulundurulur.


Çalışan yerler, günde en az bir kere temizlenmiş olmalıdır.
Gündüz ve gece devamlı olarak çalışılan işyerlerinde bu temizlik, ya işin başlamasından önce veya bitiminden sonra yahut da yapılan işin gereğine göre ara dinlenmelerinde yapılmalı çalışma sırasında kesinlikle temizlik yapılmamalıdır.

Temizlik, ister aspirasyon yoluyla, ister diğer yollarla yapılsın toz kaldırılması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Bunun için, önce çalışma artıkları atıldıktan sonra, yıkama, fırçalama yapılmalı veya ıslak bezler kullanılmalıdır. Duvarlar ve tavanlar sık sık temizlenmeli, gerektiğinde sıva, badana ve boyalar yenilenmelidir.

İsyeri Guvenligi Anasayfa

Temizlik

El Aletleri

Elektrikli Alet ve Makinalar

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Koruyucu Araçları

Makinelere Takılan Koruyucu Apartlar