Yangin Sondurme Cihazlari

Yangın Söndürme Cihazları, Yangın Önleme

A) Klasik Söndürücü Gereçler


(1) Su: Ateşi söndüren maddelerin en önemlisidir. Bu özellikle A sınıfı yangınlar için iyi bir söndürücüdür. B sınıfı yangınlarda yalnız başına kullanılmazlar. Ancak köpük yapıcı maddelerle birlikte kullanılabilir. Sistemde veya yangına sebep olan araç ve gereçlerde elektrik enerjisi bulunmadığına kesinlikle emin olunduğu zamanlarda C sınıfı yangınlarda su kullanılabilir. Aksi halde C sınıfı yangınlarda kullanılması sakıncalıdır

(2) Köpük: Köpük cinsleri özellikle akaryakıt yangınlarında yani"B" sınıfı yangınlarda etkilidir. Elektrik akımının bulunduğu yerlerde kullanılması sakıncalıdır. Küçük çapta "A" sınıfı yangınlarda da kullanılabilir. Ateşin üstüne yayılarak onun, hava ile temasını kesmek suretiyle yangının sönmesini sağlar. Serinletici etkisi de vardır.

(3) Karbondioksit: "B" ve "C" sınıfı yangınlarda iyi bir söndürücüdür. Küçük çapta "A" sınıfı yangınlarda da kullanılabilir.
Havadan %50 oranında ağır olduğu için ateşin üzerini kaplar ve onu oksijensiz bırakarak yangının sönmesini sağlar. Belli oranda soğutucu etkisi de vardır.

(4) Halon: Özellikle son yıllarda yangın söndürme işinde kullanılan kısaca HALON ismi verilen sıvılaştırılmış bir gaz çeşididir. Yangın söndürmede son derece etkilidir.
Bu madde özellikle uçak sanayiinde ve elektronik araçların çok bulunduğu yerlerda. tercih edilir. Halonun özellikleri şunlardır:
"A", "B" ve "C" sınıfı yangınlar için etkilidir.
Havadan beş misli ağırdır.
Söndürme işleminden sonra, kolay temizlenir.

(5) Kuru Kimyasal Tozlar: Bunlar, kısmi bir örtme yaparak, yani zincirleme reaksiyonu önleyerek yangının sönmesini sağlar. Eşyalara da olumsuz etkisi yoktur.
"B" ve "C" sınıfı yangınlarda kullanılır.

Kuru kimyasal tozların en yaygın olanları; potasyum bikarbonat, sodyum bikarbonat ve monoamonyum fosfattır. İyi kullanıldığı takdirde bu tozların bir kilosu, çeşidine göre 25 m" ile 40 m arasındaki bir alanı ince bir tabaka ile örtebilirler.

B) Yangın Söndürme Malzemeleri

(1) itfaiye tipi tahrip vasıtaları: Bu vasıtalar, kürek, kazma, balta, kanca vb. araçlardır. Önlenemeyecek derecede genişlemiş bir mahalle yangınında henüz tutuşmamış evlerin yıkılarak yangının önlenmesi gibi işlerde kullanılır.

(2) Yangın söndürme tüpleri: Genellikle dört çeşittir.
Sulu (C02 tazyikli, hava basınçlı, soda asitli),
Hava kesici (köpüklü, karbondioksitli),
Karbondioksitli,
Kimyasal reaksiyonlu (halojen kalbürlü, kuru kimyasal tuzlu, BCF)

İsyerinde Yangin İhtimalleri

İşyerinde Çıkabilecek Yangınlar

İşyerlerinde (endüstri kuruluşlarında) çıkabilecek yangınlar ve sebepleri şunlardır:

a) Elektrik Arızaları: Elektrik motorlarının, prizlerin, elektrikli araç ve donanımların, parlayıcı buharın bulunduğu yerler önemli tehlike kaynaklarıdır.
En küçük bir elektrik arkı, büyük patlamalara sebep olabilir. Bir elektrik arkı 1093 C° sıcaklık verir. Bu sebeple ark atlaması, kısa devre vb. hallerde kısa zamanda yangın çıkar.

b) Statik Elektrik (Durgun Elektrik): Özellikle sanayi kuruluşlarında gözle görülmeyen bir tehlike de statik elektriktir.
Statik elektrik, biri veya ikisi birden iletken olmayan iki cismin sürtünmesi halinde meydana gelir. Bu sırada meydana gelen ve gözle bile görülmesi zor kıvılcımlar, uygun bir buhar, hava karışımının parlamasına sebep olur. Sanayi yangınlarının % T inin statik elektrik menşeli olduğunu düşünürsek, bunun büyük bir tehlike olduğunu anlarız.

Statik elektrik sebebiyle kıvılcım meydana gelmesini engellemenin yolu, iyi bir topraklama yapmaktır. Statik elektriğe karşı alınabilecek tedbirlerin en önemlilerinden biri de o yerde rutubeti belli bir oranda tutabilmektir. Bu oran genellikle %50-70 civarında olmalıdır. Kuru bir ortamda statik elektrik daha da büyük tehlike demektir.

c) Sürtünme: İki maddeyi birbirine sürttüğümüz zaman moleküllerin hareketi hızlanır ve ısı artar. Aktarma sistemlerinde, şaft milleri yataklarında aşırı sürtünme yangına sebep olabilir. Bu çeşit yangınlar tekstil endüstrisinde çok görülür.

d) Özel Maddeler: Her işletme, üretimde kullanılan maddelerin kimyasal özelliklerini ve bunların meydana getirebilecekleri tehlikeleri çok iyi bilmek ve bunu bütün personeline öğretmek mecburiyetindedir. Meselâ; sodyum ve potasyum gibi bazı özel maddeler uygun yerlerde saklanmalıdır. Çünkü, su ile temas ettiğinde kendi kendine tutuşur.

e) Kaynak ve Kesme İşleri: Kaynak ve kesme işlerinde kıvılcım meydana gelir. Bu sebeple bu işler parlayıcı maddelerin yakınında yapılırsa yangın çıkma ihtimali fazladır.

f) Açık Ateşler: Özellikle yanıcı sıvıların püskürtülerek kullanıldığı yerlerde, (boya maddeleri veya plâstik ve benzeri yanıcı tozların bulunduğu yerlerde) açık ateşler büyük tehlike meydana getirirler. Buralarda kullanılması gereken elektrikli araçların ve el aletlerinin kıvılcım çıkarmayan cinsten olması gerekir. Bu yerlerin havalandırma sistemleri de çok iyi çalışmalıdır.

g) Sigara ve Kibrit: Bunların ikisinin de tutuşma özelliği pek çok maddenin tutuşma özelliğinden farklıdır. Her ikisi de daha çabuk tutuşurlar. Bu sebeple yangın tehlikesi bulunan yerlerde özel sigara içme bölümleri yapılmalıdır. Gerekli güvenlik tedbirleri alınmalıdır.

Yangindan Kurtarma Yangin Guvenligi

Yangından Kurtarma, Yangın Güvenliği

1. Elbiseleri tutuşmuş kişinin üzerine elbise, palto, battaniye ya da halı örtünüz. Yanan yerin hava ile ilişkisini keserek söndürünüz. Bu gibi cisimleri örterek yaralının baş tarafından ayak yönüne doğru örtünüz. Böylece alevin yüze doğru gelmesini önlemiş olursunuz.

2. Önce baş ve gövde, sonra kol ve bacaklardaki elbise kısımlarının yanmasını söndürünüz. Elinizle bastırarak iyice söndürünüz. Sonra yavaşça vücut üzerinden kaldırınız.


Günümüzde kullanılan kumaşların çoğunun kolay alev alabilen sentetik maddelerden olduğunu hatırlayınız. Bunlar pamuklu elbiseler gibi yanmaz. Sentetik iplikten yapılan elbiseler sıcakta erir ve deriye yapışır.

3. Yanmakta olan kişinin koşması ve hareket etmesi, tutuşmuş elbise kısımlarının daha çok yanmasına yol açacaktır. Yerde yuvarlanarak söndürünüz. Varsa battaniye ile sarınıp yuvarlanınız.
4. Sıcak elbiseleri çıkarınız. İyice yanarak yapışmış elbiseler yırtılarak çıkarılmaz. Bunları çıkarırken'çok dikkatli olunuz. Deriye yapıştığı yerin etrafından elbiseyi kesiniz.
5. Yanan yeri hemen bol akar su ile (musluk, duş) yıkayınız. Hafif su akımı ile 15 dakika soğutunuz. Su hızlı çarpacak şekilde akmamalıdır. Yanık yerindeki ısıyı düşürmekle yanık etkisinin derinlere inmesi önlenir. Soğuk su şişliği azalttığı gibi ağrıyı da azaltır.
6. Sıcak yağ ya da kimyasal maddelerle bulaşmış olan elbiseler hemen çıkarılmalı ve yanan deri kısmı ve etrafı bolca soğuk su ile yıkanmalıdır. Bu işlemleri yaparken kimyasal maddenin ellerinizi "yakmaması için dayanıklı eldiven giymeyi unutmayınız.
7. Kurtarıcı olarak önce aleve doğru yönelmeyiniz. Başınızı arkaya doğru çevirerek soluk almaya çalışınız.
8. Yanmakta olan bina için kurtarma işlemi yapıyorsanız kapıları çok dikkatli olarak açınız. Kapı arkasında dizleriniz üzerine çömeliniz. Önce kapı koluna elinizle dokunarak ısınmış olup olmadığına bakınız. Binada başka bir çıkış yolu yoksa kapıyı açmakla alev sizin çıkış yolunuzu kapatabilir ve daha da genişleyebilir.
9. Binaların yüksek kısımlarından halat, çarşaf vs. kullanarak ve bunu odada koltuk gibi ağır cisimlerin ayağına bağlayarak kişiyi aşağıya indiriniz.
10. Karbonmonoksit gazı havadan ağır olduğu için, bu gibi durumlarda yanan binaya girerken ağzınızı ıslak bir bezle kapatınız.
11.İşyerlerinde olduğu kadar evlerinizde de yangın söndürme aleti bulundurunuz ve bunun kullanılmasını öğreniniz.

Yangin Sondurme Prensipleri Egitimi

Yangın Söndürme Prensipleri, Yangın Eğitimi

1- Soğutarak Söndürme


a) Su ile Soğutarak Söndürme: Soğutarak söndürme prensipleri içerisinde en çok kullanılandır. Suyun fıziksel-kimyasal özelliği, yanıcı maddeyi boğar ve yanıcı maddeden ısı alarak yangının sönmesini sağlar.
b) Yanıcı Maddeyi Dağıtma: Yanan maddelerin dağıtılmasıyla yangın sebebi olan yüksek ısı bölünür, bölünen ısı düşer ve yangın yavaş yavaş söner.

2- Havayı Kesme

Örtme: Katı maddeler veya kimyasal bileşikler kullanarak yanan madde ile oksijenin kesilmesi olayıdır.
Akaryakıt yangınlarında, örtü meydana getiren kimyasal bileşikler kullanılmaktadır.
Boğma: Yangının oksijenle ilgisinin kesilmesi veya azaltılması olayıdır.

3- Yanıcı Maddenin Ortadan Kaldırılması

Yanmakta olan maddelerin ortadan kaldırılması halinde, yanma üçgeni meydana gelmez. Bu sebeple de yangın sönmüş olur.

Yangin Sebepleri ve Nedenleri

Yangın Sebepleri, Yangın Nedenleri

(1) Korunma Tedbirlerinin Alınmaması

En önemli yangın sebebidir. Yangın; elektrik kontağı, ısıtma sistemleri, LPG tüpleri, parlayıcı- patlayıcı maddelerin yeterince korunmamaya alınmamasından doğmaktadır. Elektrik enerjisi aksamının teknik şartlara göre yapılması, LPG tüplerinin doğru kullanılması, bacaların temizlenmesi ve parlayıcı- patlayıcı maddeler için gerekli tedbirin alınması halinde yangın afetinde büyük azalma olacaktır.

(2) Bilgisizlik

Yangına karşı tedbirlerin nasıl alınacağını bilmek gerekir. Elektrikli aletlerin doğru kullanımını bilmemek, soba ve kalorifer sistemini yanlış yerleştirmek, tavan arasına ve çatıya kolay tutuşabilecek eşyalar koymak yangını davet eder. Yangının meydana gelişini önlemek ve yangını söndürmek için yangın olayının bilinmesi gerekir.

(3) İhmal

Yangın konusunda bilgili olmak yetmez. Söndürülmeden atılan bir kibrit veya sigara izmariti, kapatmayı unuttuğumuz LPG tüpü, ateşi söndürülmemiş ocak, fişi pirizde unutulan her ütü ihmalinden büyük yangınlar çıkabilir. Bu sebeple, yangına karşı daha dikkatli ve titiz olmamız gerekir.

(4) Kazalar
Beklenmeyen yani isteğimiz dışı (kaza sonucu) meydana gelen olayların bazılarından yangın çıkabilir. Yangın konusunda yeterli bilgi sahibi olmak, bu çeşit olaylarda yapılacak çalışmaları kolaylaştırır.

(5) Sıçrama
Kontrol altındaki bir ateşin, ihmal veya bilgisizlik sonucu yayılarak veyahut parlayıp patlayarak sıçraması her zaman mümkündür.

(6) Sabotaj
Bazı insanlar, çeşitli amaç ve kazanç uğruna kasıtlı olarak yangın çıkarırlar. Bu çeşit olaylara karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.

(7) Tabii Olaylar
Rüzgârlı havalarda kuru dalların birbirine sürtmesi sonucu, yıldırım düşmesi ve benzeri tabii olaylar sonucu yangınlar çıkabilir.

Yangın Çeşitleri

Yangının çeşidi yanmakta olan maddeye göre değişir. Bu sebeple yangınları beş sınıfta toplayabiliriz.

(1) A Sınıfı Yangınlar
Katı madde (tahta, kâğıt," pamuk vs.) yangınlarıdır. Soğutma ve yanıcı maddenin uzaklaştırılması ile söndürülür ve kontrol edilir.

(2) B Sınıf Yangınlar
Yanabilen sıvılar bu gruba girer. (Benzin, benzol, yağlar, yağlı boyalar, katran vs.) Soğutma (sis halinde su), boğma (karbondioksit, köpük, kuru kimyevi toz) ile petrol türevleri, alkol, yağlı boya, tiner yangınları söndürebilir.

(3) C Sınıfı Yangınlar
Bu yangın çeşidi yanıcı gaz maddeler yangınıdır. (Metan, propan, LPG, asetilen, havagazı vb.) Kuru kimyevi toz, halon 1301, halon 1211 kullanarak söndürme gerçekleşir. Elektrikli makine ve hassas cihazların yangınlarını da bu sınıfa dahil edebiliriz.

(4) D Sınıfı Yangınlar
Yanabilen hafif metal yangınları bu sınıfa girer.(Sodyum, potasyum, titanyum, magnezyum gibi) Kuru kimyevi tozlar bu yangınları söndürmede kullanılır.

(5) E Sınıfı Yangınlar
Elektrik yangınları bu sınıfa girer. (Elektrik teçhizatı, transformatörler, bobinler, motorlar, izolasyonlar vb.) Elektrik akımı kesilerek yangına müdahale edilmelidir.

Yangin Nedir

Yangın

Yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı maddelerle çalışan işyerlerinde zaman zaman yangınlar çıktığını, bunlardan bir bölümünün büyümeden söndürüldüğünü, bir bölümünün ise çok kısa bir zamanda büyük felâketlerle sonuçlandığını biliyoruz.

Birçok işletmede yangına karşı çeşitli tedbirler alınmaktadır. Alman tedbirler ne kadar yeterli olursa olsun, çalışan personel, yangınla ilgili temel bilgilere ve alınacak tedbirlerle ilgili, kullanabileceği becerilere sahip değilse, bir yangın başlangıcının büyüyüp, gelişme ihtimali her zaman vardır.
Üretim sahasında çalışan bir yöneticinin aynı zamanda bir yangın uzmanı olması şart değildir. Ancak bazı temel bilgilerden habersiz ve yakınında meydana gelebilecek bir tehlikeyi bilgisizlik sebebiyle göremeyen yönetici de işi şansa bırakmış demektir.

Yangın Nedir

Yanma; maddenin ısı ve oksijenle birleşmesi sonucu meydana gelen kimyasal bir olaydır.
Yanma olayının meydana gelebilmesi için aşağıdaki şekillerde görüldüğü gibi yanıcı madde, ısı ve oksijenin bir arada bulunması gerekmektedir. Bu olaya "Yangın Üçgeni" adı verilir.
Bu kısa açıklamadan sonra yangının tanımını yaparsak; yararlanmak amacı ile yakılan ateş dışında meydana gelen ve denetlenemeyen yanma olayına "YANGIN" denir.

Yangin Hakkinda Bilgiler Anasayfa

Yangın

Yangınların Sınıflandırılması

Yangın Sebepleri

Yangın Söndürme Prensipleri

Yangından Kurtarma, Yangın Güvenliği

İşyerinde Çıkabilecek Yangınlar

Yangın Söndürme Cihazları

Pansuman Nasil Yapilir ve Cesitleri

Pansuman Nasıl Yapılır

Pansuman Nedir: Yaralı her çeşit dış etkenlerden ve mikropla bulaşma sonucu iltihaplanmadan koruyan, yaradan gelen kan ve cerahat gibi sıvıları emen, gerektiğinde yara üzerine ve etrafına basınç uygulanmasını sağlayan ve bazı ilâçların yara üzerine uygulanmasını kolaylaştıran çeşitli mikropsuz (steril) materyallere pansuman materyali ve yapılan bu yara bakımına da "PANSUMAN" denir.
Pansuman; Fransızca bir kelime olup "Pansemet" kelimesinden dilimize geçmiştir. "Yara bakımı" anlamına gelir.

Pansumanın Amacı: Pansuman çeşitli amaçlarla yapılır.
Çoğu kez vücut dışında kanama olan yaralarda kanamaların durdurulması, yara üzerine kuru bir pansumanın (pansuman materyali) konup elle basınç yapılması ya da sargı bezi ile sıkıca sarılıp basınç uygulaması ile sağlanır. Bu işleme "basınçlı pansuman" denir.
Yara yüzeyinden ya da deriden cerahat ve kan gelebilir. Vücudun bir yerindeki apse vücut yüzeyine açılmış olabilir. Bu durumlarda yara yüzeyine konan pansuman bunları emer yaradan uzaklaştırır.
Pansuman, yarayı dış etkilerden koruduğu gibi hastanın elbise ve yatak çarşaflarının da kirlenmesinin önüne geçer.
Yine pansuman ile yara üzerine ilâç uygulanması kolay olmaktadır.
Yanık yerin uygun bir pansumanla örtülmesi sonucu hava ile ilişkisi kesildiğinden ağrı çok olmaz serum denen kan sıvısının kaybı azalır. Yanık yerini dışarıdan gelen mikroplarla bulaşması sonucu iltihaplanması önlenmiş olur.
Gerek yumuşak pansuman gerekse alçı ya da benzeri tespit malzemesi ile vücudun o bölgesini dinlendirmek imkânı da vardır.
Sıcak ya da soğuk pansuman uygulanabilir.
Yara olmasını önleyici olarak kullanılabilir. Özellikle ayakkabı vurması sonucu olan yaraların olmasını önlemek ve tedavi için yumuşak sünger yapısında yapışkan tabakalar kullanılır.

Pansuman Çeşitleri

A- Yapılan pansumanın özelliğine göre üç çeşit pansuman vardır.

1- Koruyucu Pansuman: Yarayı dış ortamdan korumak için yapılır. Genellikle yarada akıntı veya kanama yoktur. Dışarıdan yara içine mikropların girmesi önlenir.
2- Emici Pansuman: Yaradan gelen akıntının emilmesini sağlayan pansumandır.
3- Basınçlı Pansuman: Yaradan gelen kanamayı durdurmak, yarada ve etrafındaki şişliği azaltmak, yara tabakalarının birbiri üzerine iyice oturmasını sağlayarak daha çabuk iyi olmasını sağlamak amacı ile uygulanan pansumandır.

B- Nemlilik derecesine göre iki çeşit pansuman vardır.

1- Kuru Pansuman: Pansuman materyali yara üzerine kuru olarak uygulanır. Çoğu kez koruyucu pansuman olarak kullanılır.
2- Yaş Pansuman: Bu pansuman özellikle iltihaplı yaralarda çok etkilidir. Yaranın üzeri örtülmez açıkta kalırsa, üzerinde kuru bir yara kabuğu olur. Yara yüzeyi kuruyunca burada bulunan ince kan damarları da zarar görür. Yaş pansuman ile yaradan akıntının emilmesi daha kolay olur. Ayrıca yaş pansuman yara üzerinin kabuk olmasını önleyerek nemli ortamda yara kenarlarındaki ve yara üzerindeki hücrelerin çoğalarak çabuk yara yüzeyini örtmesini sağlar.

C- Yara yüzeyinin pansuman ile örtülüp örtülmediğine göre iki çeşit pansuman vardır.

1- Açık Pansuman: Burada yara yüzeyi açıkta bırakılır. Pansuman örtülmez. Bu yöntemle yara üzerinde yara kabuğu olur. Yaranın iyileşmesi yaranın pansumanla örtülmesine göre yavaş olur.
2- Kapalı Pansuman: Burada yara bir pansumanla örtülür.

Sargi Bezi Nedir Sargi Cesitleri

Sargılar, Sargı Bezi Nedir

Pansumanları yerinde tutmak, organları uygun bir şekilde sarmak, tespit etmek, gerektiğinde o bölge üzerinde basınç uygulamak, vücudun o kısmının hareketini azaltmak ya da bütünüyle engellemek ve vücudun bir kısmının kan akımını azaltmak amacı ile kullanılan malzemeye sargı denir. Bu amaçlarla yapılan işleme de sargılama denir.

Sargı Çeşitleri

Şekillerine göre genellikle üç çeşit sargı vardır.
a) Silindir sargı
b) Üçgen sargı
c) Özel sargı

a) Silindir Sargı

Bunlar rulo şeklindeki sargılardır. Değişik uzunluk ve genişliktedir. Meselâ; gövde için 10-15 cm, bacak için 10 cm, baş ve kol için 5 cm, parmaklar için 2,5 cm eninde olan sargılar kullanılır. Sargıların boyu ise ortalama 1,5-2 m arasındadır.

b) Üçgen Sargı
Bir metrekarelik bez ya da başörtü karşılıklı köşeleri üst üste gelecek şekilde katlandıktan sonra çapraz olarak kesilerek iki üçgen sargı meydana getirilir. Üçgen sargının en uzun kenarına taban, sivri olan ucuna tepe denir.

Üçgen sargılar ile göğüs, karın, kol, bacaklar ve saçlı deride olan yaraları sarmak kolaydır. Özellikle kol kırıkları, burkulma, çıkık ve diğer yaralanmalarda yaralı kısım üçgen sargı ile sarılarak dinlendi

Üçgen Sargı İle Kol Askısının Yapılması

1- İlk yardımcının yüzü sargı yapılacak kişiye doğrudur.
2- Üçgen sargı, tabanı sarılacak kolun karşı tarafındaki omuzdan aşağı doğru inecek ve tepesi de sarılacak kol tarafına doğru gelecek şekilde göğüs üzerine konur.
3- Sarılacak kol, el karşı omuzu gösterecek şekilde göğüs üzerine konulduktan sonra üçgen sargının aşağıdaki ucu karşı taraf omuz üzerinden boyunun arka kısmına getirilir.
4- Boynun arkasında her iki uç düğümlenir.
5- Bundan sonra üçgen sargının tepesi öne doğru kıvrılarak dirsek örtülmüş olur. Sonra tepe kısmı üçgen sargının kendisi üzerine tutturulur.

Özel Sargılar

Bunlar özel amaçlarla kullanılan sargılardır. Bunlar arasında korseler, fıtık bağları, "T" sargısı, kuyruklu sargı, çok kuyruklu sargılar, elâstik sargılar ve alçı sargıları gibi çok çeşitli sargılar bulunmaktadır. Boru şeklinde (Tüp gaz) triko ya da elâstik ağ şeklinde yeni çıkmış sargı materyalleri kullanma kolaylığı göstermektedir.

İlkyardim Cantasi Malzemeleri

İlkyardım Çantası’nda Bulunması Gereken Malzemeler

a) İlk Yardım Çantası Araç ve Gereçleri


İlk yardım çantasında aşağıdaki araç ve gereçler bulunmalıdır.
(1) 5 adet 5 cm eninde sargı bezi,
(2) 5 adet 7,5 cm eninde sargı bezi,
(3) 5 adet 10 cm eninde sargı bezi,
(4) 10 adet gazlı bez paketi
(5) 1 paket büyük top hidrofil pamuk,
(6) 2 kutu flaster (1 küçük, bir büyük boy),
(7) 4 adet üçgen sargı (80-100 cm'lik kare bezi üçgen yaparak kesiniz),
(8) Bir şişe mersol veya tendürdiyot (150 el),
(9) Bir şişe oksijenli su veya rivanol (150 el), (10)Bir şişe amonyak (50 el),
(ll) İki tüp vazelin veya pamuk pomadı,
(12)İki adet tespit tahtası (50 cm boyunda, 8 cm genişliğinde, 0,5 cm kalınlığında),
(13)Dört adet tespit tahtası (8 cm boyunda, 2 cm genişliğinde, 0,5 cm kalınlığında),
(14)Bir şişe alkol (240 el),
(15)iki kutu aspirin,
(16)20 tane plâstik buz torbası,
(17)Bir orta boy makas,
(18)İki tane lâstik turnike (60 cm boyunda, 1 cm çapında lastik boru
(19)20 tane çengelli iğne,
(20)2 tane termofor,
(21)2 tane termometre (derece, civalı),
(22)Bir bloknot ve kurşun kalem

Bayilmalarda ve Soklarda İlkyardim

Bayılma ve Şok

a) Bayılmalarda İlk Yardım, Bayılma

Bayılma beynin kısa bir süre oksijen azlığı yada yokluğuna bağlı olarak kısa süreli gelip geçici tam yada kısmen şuur (bilinç) kaybıdır. Geçici ve çok kısa solunum ve dolaşım durabilir. Kişi yere düşer hatta bazen idrarını ve büyük abdestini kaçırabilir.
Yere düşmesi ile beyine yeterli miktarda kan ve oksijen gelir. Bu sebeple hasta kendisine gelmiş olur.

(1) Yere düşen kişiyi hemen ayağa kaldırmayınız..
(2) Uygun olmayan bir yere düşmüşse çekerek uygun bir yere taşıyınız.
(3) Etrafındaki kalabalığı dağıtınız. Rahat soluk almasını sağlayınız.
(4) Hastanın ayaklarını tutup yukarı kaldırınız.
Eğer bulunduğunuz yerde yastık, yüksek bir cisim varsa bacaklarının altına bunu koyarak yükseltiniz. Böylece beyine giden kan miktarını arttırınız. Eğer bulunduğunuz yer meyilli ise başı aşağıya gelecek şekilde meyilli yatırınız.
Kesinlikle başının altına yastık koymayınız.
(5) Bayılmada kusma sık görülür. Bu bakımdan kusarak çıkardığı soluk borusuna kaçabilir. Başını yan çeviriniz.
(6) Yakasını, kemerini, elbiselerinin önünü açınız.
(7) Takma dişi varsa çıkartınız.
(8) Ağızdan sulu yada katı yiyecek yada içecek vermeyiniz.
(9) Yüzüne, başına soğuk su serpiniz. Yüzünü ıslak bezle silip ovuşturunuz.
(l0)Varsa amonyak yada kolonya koklatarak solunum yoluna hafifçe irrite (tahriş) ediniz. Böylece derin soluk almasını sağlayınız.
(1l)Gerekirse ağızdan ağıza suni solunum ve kapalı kalp kompresyonu yapınız.
(12)Kol ve bacaklara ayaktan kalbe doğru masaj yapınız. Ayılma Pozisyonu

1. Havayolunu Açın Ve Bacakları Düz Uzatın

İki parmağınızı hastanın çenesinin altına, bir elinizi de alnına yerleştirip nazikçe kafasını arkaya eğin.
Bacaklarını düz uzatın.
Kendinize yakın olan kolunu vücuduyla dik olacak şekilde kafası hizasında yana açın.

2. Uzakta Kalan Kola, Ele Ve Dize Pozisyon Verin
Uzağınızda kalan kolunu göğsü üzerinden kendinize doğru yaklaştırın.
Elinin tersini yanağının altına yerleştirin.
Diğer elinizi kullanarak, uzakta kalan bacağını diz üzerinden tutup kendinize doğru çekin.

3. Hastayı Kendinize Doğru Yuvarlayın
Elini daima yanağının altında tutarken, bacağından çekerek hastayı kendinize doğru yan çevirin.
Havayolunun açıklığını tekrar kontrol edin.

4. Hastanın Dizini Bükün
Yukarıda kalan dizini vücuduyla dik açı yapacak şekilde kıvırın

5. Ambulans İçin Hızır Acili 112’yi Arayın.
Yardım ulaşana kadar, her on dakikada bir, solunumunu ve nabzını kontrol edip kaydedin.

Bayılma Durumu Geçtikten Sonra:

(1) Dinlendiriniz. Endişeli ve heyecanlı olanları teskin ediniz.
(2) Şuuru yerine geldikten sonra önce ağzını su ile çalkalatınız. Eğer bulantısı yoksa su içirebilirsiniz.
(3) Bayılma geçtikten sonra ayağa kaldırmadan önce bir süre oturtunuz. Sonra yavaşça ayağa kaldırınız, yürütünüz.
(4) Bunaltıcı ve sıcak havadan uzaklaştırınız.
(5) Yiyecek ve içecek veriniz.
(6) İyice düzelmeden yalnız bırakmayınız.
(7) Eğer sık sık tekrarlanan bir durum varsa ya da bayılmaya yol açan bir sebepten şüphelenirseniz doktor çağırınız.

b) Şok Durumunda ilk Yardım

Şokun kelime anlamı "Sarsılma" demektir.
Şok, dolaşım sistemindeki kanın çeşitli nedenlerle azalması, hücrelere yeterli oksijenin gelmemesi sonucu ortaya çıkar.

Başlıca şok şekilleri

Şokları genel olarak sebeplerine göre anlatımı kolaylaştırmak için beş ana gruba ayırabiliriz:
1-Kanama şoku (hemerojik şok): Vücut içine ya da dışına olan aşırı derecede kanamalardan sonra ortaya çıkar.
2-Yaralanma şoku (travmatik şok): Ağır yaralanmalardan sonra görülür. Meselâ; ağır kırık durumları, yanıklar
3-Toksit şok: Vücuda giren zehirli maddelerden sonra görülür. Meselâ; şiddetli enfeksiyonlarda vücuda toksin (zehir) girer.
4-Ruhsal şok (nörojenik şok): Ani korku, sevinç gibi durumların sonucu sinir sisteminin etkilenmesi ile şok olabilir.
5-Anaflaktık şok (alerjik şok): Vücuda çeşitli sebeplerle giren allerjık maddelere karşı aşırı duyarlılık sonucu olan şoktur.

Şokta Görülen Genel Belirtiler

Genellikle bir kaza yerinde sessiz, sakin ve hiçbir yardım istemeden yatan yaralıya ilk yardımda öncelik veriniz. Bu kişi şokta olabilir. Hiç hareket etmez. Sorulanlara cansız cevap verir. Şuuru genellikle vardır. Buna karşın bayılmada şuur kaybı kısa da olsa kaybolur.
Yaralı ya da hasta soğuk, soğuk terler. Bu ter yapışkan bir terdir. Yüzü soluk sarı renktedir. Deri soğuktur, soluktur.
Gözleri göz çukuruna batmış durumdadır, sanki burunu sivrilmiş gibidir.
Nabız zayıftır ve hızlıdır. Güçlükle alınabilir. Buna "iplik gibi nabız" da denir.
Vücut sıcaklığı düşmüştür.
Özellikle kol ve bacakların ön bölgelerinde deride yer yer morumsu lekeler görülür.
Kan basıncı düşmüştür. Bununla birlikte bazı tip şoklarda kan basıncı yüksektir.
İdrar azalmıştır. Böbreklere yeterli miktarda kan gelmemesi sonucu yeterli miktarda idrar yapılamaz.
Hasta ya da yaralının solunumu hızlanmıştır.

Şoklu Hasta ya da Yaralıya Yapılacak İlk Yardım

1. Hastayı Yere Yatırın
Soğuktan korumak üzere yere bir battaniye serin.
Bacaklarını mümkün olduğunca yükselterek altlarından destekleyin.,
Kanama gibi bir sok sebebi varsa, gerekli ilkyardımı yapın.

2. Sıkı Elbiselerini Çıkartın
Boynu, göğsü ve beli sikan her türlü giysiyi gevşetin veya çıkartın.

3. Ambulans İçin Hızır Acili (112) Arayın
Eğer biliyorsanız, sokun sebebi hakkında da bilgi verin.

4. Nabzını ve Solunumunu Takip Edin
Her on dakikada bir, hastanın solunumu nabzını ve tepki düzeyini kontrol edin ve kaydedin.
Eğer gerekirse yeniden canlandırma için hazır olun.
TANI
Nabzın hızlanması
Özellikle dudaklarda olmak üzere ciltte morarma
Terleme soğuk ve nemli bir cilt Daha sonra: . Halsizlik ve baş dönmesi
Bulantı veya susama
Hızlı, yüzeysel solunum
Nabzın zayıflaması Sonuçta:
Huzursuzluk
Nefesi kesilmek
Bilincin kapanması
Kalp durması DİKKAT!
Ambulans çağırma dışında hastayı yalnız bırakmayın.
Hastayı hareket ettirmeyin ve sigara dahil hiçbir yiyecek veya içecek vermeyin.

Elektrik çarpmasında yapılacak ilk yardım
Elektrik çarpan kişiye kesinlikle çıplak elinizle dokunmayınız.
Eğer yakınsanız, sigortayı çıkarınız. Ana şalteri indiriniz.
Kuru sopa, tahta, deri, kemer, kalm gazete tomarı ya da ip kullanarak elektrik çarpan (işinin elektrik teli ile olan bağlantısını kesiniz. Kurtarıcı da ayaklarının altına kuru gazete kâğıdı koyarak yerle vücut arasındaki ilişkiyi kesmelidir.

Zehirlenmelerde Acil İlkyardim

Zehirlenmelerde Acil İlkyardım

Günlük hayatta çeşitli sebeplerle zehirlenmeler görülür. Zehirli maddelerin vücuda girmesi sonucu ortaya çıkan duruma ZEHİRLENME denir. Zehirlenme ağız yoluyla, solunum yoluyla ve deri yoluyla olabilir.

1- Ağız yolu ile olan zehirlenmeler
Ağız yolu ile alınan zehir sindirim kanalına geçer. Etkisini sindirim sisteminde gösterebildiği gibi sindirim kanalından emilmesi sonucu etki ettiği organlara göre de belirti verir.

a- Gıda zehirlenmeleri b- İlâçlarla olan zehirlenmeler c- Kimyasal madde ile (asit, alkali) zehirlenmeler d- Alkol zehirlenmeleri, alkolü ilâç grubuna sokabilirsek de sık görülmesi bakımından ayrı olarak ele almak uygun olmaktadır. 2- Solunum yolu ile olan zehirlenmeler a- Karbon monoksit zehirlenmeleri
b- Diğer zehirli gazlarla olan zehirlenmeler (Misâl: Savaş gazları) 3- Deri yolu ile olan zehirlenmeler a- Zehirli gazlarla olan zehirlenmeler b- Böcek öldürücü ilâçlarla olan zehirlenmeler
c- Diğer kimyasal maddeler ile olan zehirlenmeler (Misâl: Savaş gazları)

Zehirlenmelerde Genel Olarak Görülen Belirti ve Bulgular

(1) Görülen belirti ve bulgular zehirin cinsine, vücuda girme yoluna, zehrin alman miktarına, kişinin yaşına göre değişir.
(2) Ağızdan yanma, özel tat, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma, karın ağrısı, karında kramp, ishal, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve terleme görülebilir.
(3) Şuurda değişik derecelerde bozukluk olabilir.
(4) Solunum ve dolaşımda değişik derecelerde bozukluk hatta durma olabilir.
(5) Önemli durumlarda idrar miktarı azalır. Hatta hiç idrar çıkmayabilir.
(6) Görmede bozukluk, nabızda zayıflama, gözbebeklerinde küçülme (özellikle tarım ilaçlarıyla zehirlenme sonucu), kan basıncında düşme ve havaleler (kasılmalar) olabilir. Zehirlenmelerde Genel İlk Yardım Kuralları
Hayvan ısırmalarının ve sokmalarının dışında meydana gelen zehirlenmelerde yapılacak ilkyardım ana kuralları şunlardır: a- Zehiri vücut dışına atmak b- Vücut içindeki zehiri zararsız duruma getirmek c- Sulandırmak

Zehirlenmelerde aşağıdaki durumlarda kusturmayınız:

(1) Eğer hasta şuursuz ise
(2) Zehir, eğer asit gibi yakıcı özellikte ise
(3) Yutulan zehirde gaz ya da diğer petrolden elde edilen maddeler varsa
(4) Eğer alınan önlemlerle kusamıyorsa bekleyerek zaman kaybetmeyiniz. Hemen hastaneye götürünüz.
(5) Deriye zehirli madde bulaşmışsa bunu hemen sabun ve su ile bolca yıkayınız.
(6) Zehir ile bulaşık elbiseyi hemen çıkarınız.
(7) Kesinlikle hastaneye gönderiniz.

a) Ağız Yolu İle Zehirlenmelerde İlk Yardım

Ağız yolu ile olan zehirlenmelerde şu genel kurallara uyunuz:


(1) Zehirin antidotunu "panzehir" biliyorsanız onu içiriniz.
(2) Sonra birkaç bardak süt, yoksa yemek sodası (karbonat) karıştırılmış su ya da nişastalı su içiriniz. Böylece midedeki zehirli maddeyi sulandırmış olursunuz.
(3) Eğer elinizdeki bütün zehirlenmeler için kullanılan üniversal antidot varsa onu veriniz, üniversal antidotta iki kısım tıbbi kömür, bir kısım magnezyum oksit ve bir kısım tannik asit bulunur. Bir bardak suya bir yemek kaşığı karıştırıp birkaç kez içiriniz.
(4) Kusturmak için; yemek sodası karıştırılmış su ya da sabunlu su içiriniz. Eğer elinizde hardal varsa bir fincan suya bir çay kaşığı karıştırıp içiriniz. Arkasından bol miktarda su veriniz.
(5) Hasta yan tarafı üzerine masaya yatırınız. Başını biraz aşağı doğru sarkıtınız. Parmağınızı ağzına sokup dokunarak kusturunuz. Aynı işleme birkaç kez mide içindekiler boşalana kadar devam ediniz.
(6) Sonra hastaya süt ya da yumurta akı ile karıştırılmış su içiriniz. Patates püresi yediriniz.
(7) Zehirlenmeden sonra iki üç saat geçmişse mideden bağırsaklara geçmiş olan zehrin çabuk atılmasını sağlamak için müshil veriniz.
(8) Dinlendiriniz. Battaniye ile örtünüz.
(9) Tentürdiyot içenlere bir litre suya birkaç yemek kaşığı nişasta karıştırıp içiriniz. Sonra kusturunuz, bu işlemi birkaç kez tekrarlayınız.
(10) Asit içenleri kesinlikle kusturmayınız. Yumurta akı, yemek sodası karıştırılmış su yada zeytin yağı içiliniz.
(11) Alkollü, içenlere sulandırılmış sirke, zeytin yağı, süt yada yumurta akı içiliniz.
(12) Kesinlikle ve hemen hastaneye gönderiniz.

a) SOLUNUM YOLU İLE OLAN ZEHİRLENMELERDE İLK YARDIM (KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMESİNDE İLK YARDIM)

Karbonmonoksit gazı kömürün oksijen ile iyice yanmaması sonucu meydana gelen renksiz, kokusuz ve zehirli bir gazdır. Eksoz gazında, iyi yanmamış kömürde bulunur. Sigara içimi sonucunda vücuda girer, çok sigara içenlerin kanında oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobinin %10'u karbonmonoksit ile birleşir.

Soluk alma ile akciğerlere oradan da kana geçer. Karbonmonoksit kanda hemoglobin ile birleşir. Bu birleşmesi oksijenin hemoglobin ile birleşmesine göre 300 kez daha kolay olur. Bir kez birleştimi ondan kolay kolay ayrılmaz.ancak 2 saat temiz havada bulunmak ile bağlı bulunduğu hemoglobinden ayrılır.
Solunumlarında havada %1 oranında karbonmonoksit varsa soluk alma sonucu 10 dakika içinde ölüme yol açar. %0,2 oranında bulunan gaz yarım saat %0,1 arasındaki gaz iki saat içinde yapar.
Karbonmonoksit gazı kandaki hemoglobinin %25'ini tuttuğu zaman bulantı, baş dönmesi, kaslarda kuvvetsizlik olur. Deri kiraz kırmızısı rengindedir. Eğer bu durumda iken temiz havaya çıkılmazsa daha fazla karbonmonoksit kanda çok kısa zamanda birikir. Şuur kaybı gelişir. Kandaki birikim %75'i bulduğu zaman solunum durması ve ölüm olur.

İlk Yardım

(1) Zehirlenen kişiyi hemen temiz havaya çıkarınız.
(2) Kesinlikle yürütmeyiniz. Kollarını, bacaklarını oynatmayınız. Çünkü vücudun oksijen ihtiyacı gereksiz yere arttırılmış olur.
(3) Yakasını, kemerini gevşetiniz.
(4) Hava soğuksa üşütmeyiniz, battaniye ile örtünüz. Soğuk vücudun oksijen ihtiyacını arttırır.
(5) Solunum durmuşsa, düzensiz ise yada çok yavaşlamışsa düzenli olarak ağızdan ağıza suni solunum yapınız.
(6) Gerekirse kapalı kalp kompresyonu (dışarıdan kalp masajı) yapınız. Solunum durmuş, kalp çalışıyorsa beynin uzun süre oksijensiz kalması sonucu beyin hücreleri ölür. Bu durumda suni solunum yapılsa kişi bitkisel hayata geçeceğinden bir yararı olmaz.

a) Deri Yolu İle Zehirlenmelerde İlk Yardım

Deri ile temasa gelen zehirli sıvı ve gazlar, özellikle ziraat alanındaki kullanılan sıvılar ve kimyasal savaş maddeleri ile olan zehirlenmeler önem taşımaktadır. Fosforlu tarım ilaçları ile olan zehirlenmelere ülkemizde sıklıkla rastlanmaktadır.
(1) Zehirli gaz yada sıvıların bulunduğu bölgeden uzaklasınız.
(2) Elinizde varsa koruyucu elbise giyiniz, maske takınız.
(3) Elinizde test kağıtları, tüpleri yada ölçü aletleri varsa zehirin cinsini tespit ediniz.
(4) Zehir için en etkin ilacı kullanınız. Eğer bu enjektöre çekilmiş hazır durumda ise kolaylıkla zerk edebilirsiniz. Bu özellikle savaş zamanında önemlidir.
(5) Zehirli sıvı yada gazla bulaşmış elbiselerinizi çıkarınız.
(6) Bolca duş yaparak deriye bulaşmış zehirli maddeleri uzaklaştırınız.

Boğulma Nedir, Boğulmada Acil İlkyardım

Yaşam için gerekli temiz havanın alınıp kirli hava olarak geri atılmasına SOLUNUM, çeşitli nedenlerle solunum durması haline de BOĞULMA denir.

Boğulma nedenleri

Solunum yolu; bilinçsiz olarak dilin arkaya gitmesi, başın öne doğru bükülmesi, yabancı cisim, takma diş, ağızda biriken kanın solunum yolunu kapatması veya solunum yollarının yaralanması, ses tellerinin şişmesi gibi nedenlerle tıkanabilir.
Çeşitli zehirli gazlar, kafa yaralanmaları gibi nedenlerle santral sinir sisteminin çalışmasının yavaşlaması, suda boğulma ve iple boğulmalar v.b. nedenlerle solunum yavaşlayabilir veya durabilir.
Kalp durması, şok durumu, elektrik çarpması, karbon monoksit zehirlenmesi nedeniyle de solunum durabilir.
Göğüs duvarının delici cisimlerle yaralanmaları sonucu da boğulma olabilir.

Boğulma belirtileri Duygu ve Bulguları

Bunlar boğulmanın derece ve şiddetine göre ikiye ayrılırlar.

a. İlk Safhada Görülenler

Baş dönmesi ve halsizlik, Nefes darlığı, Nabız sayısının artması, Kısmi bilinç kaybı, Boyun damarlarında şişme,
Yanak ve dudaklarda morarma ile birlikte yüzde kızarma, kan toplanması.

b. Sonraki Safhada Görülenler

Dudaklar, burun, kulaklar ve ayak parmakları mavimtırak gridir. Solunum kesik kesiktir veya hiç yoktur. Nabız yavaş ve düzensizdir. Tam bilinç kaybı vardır.

c. Ne Yapmalıyız?

Boğulmaya neden olan etken ortadan kaldırılır, (yabancı cisim, ağızda takma diş, sakız v.b)
Boyun, çene yere dik olacak şekilde, arkaya bükülür. Çene açılır, dil öne çekilir.
Ağızdan ağıza yapay solunum yapılır. Solunum yollarının açılması ilk üç dakika içinde yapılmalıdır, beyin daha fazla oksijensizliğe dayanamaz.

Suda Boğulma İlk yardım

Suda boğulma tehlikesi geçiren kişiyi karaya çıkarıp, sırt üstü yatırın.
Yakasını, kemerini gevşetiniz.
Takma dişini çıkarınız.
Ağzının içindeki yabancı cisimleri temizleyiniz. Ağızdan ağıza yapay solunum yapınız. Soluk verdiği zaman kişinin başını yana çeviriniz. Bu hareketi 5-6 kez tekrarlayınız. Böylece; fazla su köpürerek dışarı çıktığı gibi kişiye yeterli solunum da yaptırmış olursunuz.
Daha sonra ıslak giysileri çıkarıp battaniyeye sarın, Yutulan suyu çıkartmak için iki elinizle karnı altından tutarak hastayı yukarı kaldırınız. Bu suretle hava yolundaki suların boşalmasına yardım etmiş olursunuz.

Suni Solunum, Solunum İlkyardım

1. Havayolunu Açın
İki parmağınızı hastanın çenesinin altına, bir elinizi de alnına yerleştirip, nazikçe kafasını arkaya eğin.

2. Solunum Yolunu Tıkayan Her Türlü Engeli Ortadan Kaldırın.
Hastayı düz olarak sırtüstü yatırın.
Ağzının içini kontrol edip, solunum yolunu tıkaması muhtemel her tür engeli ortadan kaldırın.

3. Hastanın Burnunu Kapatın
Bas ve işaret parmaklarınızı kullanarak, hastanın burnunu sıkıca çimdikleyip kapatın. Her iki burun deliğinin de hava kaçırmayacak şekilde kapanmış olduğundan emin olun.

Ağızdan Ağza Suni Solunuma Başlayın
Derin bir nefes alın. Dudaklarınızı hastanın dudaklarına siki sıkıya dayayın.
Göğüs kafesi yükselene dek, içinize çektiğiniz havayı hastanın ağzına üfleyin. İki saniye kadar göğsü kalkık tutun.

Suni Solunuma Devam Edin ve Hastayı Tekrar Değerlendirin
Ellerinizle hastanın başını tutmaya devam ederken, dudaklarını bırakın ve göğsünün tamamen inmesini sağlayın.
Ağızdan ağıza suni solunumu bir defa daha tekrarlayın.
Nabzını kontrol edin ve ayılma belirtilerini inceleyin.

EĞER nabız atamıyorsanız,
Kardiyopulmoner yeniden canlandırma (resüsitasyon) girişimine başlayın.

EĞER nabız alabiliyorsanız,
Ağızdan ağıza suni solunuma devam edin. Nabzı tekrar kontrol edin ve her on soluk veriş sonrası, ayılma belirtilerine bakin.

EĞER hasta tekrar solumaya başlarsa,
Ayılma pozisyonunda yan yatırın.

Kırıklar, Kırık Nedir, İlkyardım Kırık

Çeşitli sebeplerle kemik bütünlüğünün bozulmasına KIRIK denir. Kırık sonucu yaralanmalar olabilir. Kırıklar; kapalı ve açık diye iki çeşittir.

a. Kırıklarda Genel Duygu ve Bulgular

Kırık yerinde ve yakınında ağrı,
Dokunmaya karşı hassasiyet,
Şekil bozukluğu,
Şişlik, morluk,
Hareketsizlik ve kuvvetsizlik,
Kırık kemiklerin birbirine sürtünme sesi.

b. Kırıklarda Genel Tedavi Kuralları, Çıkık Kırıklarda İlkyardım

1. Yaralı Bölgeyi Destekleyerek Hareketsiz Tutun
Yaralının yaralı bölgesini hassas noktanın alt ve üst seviyesinden en rahat bir pozisyonda desteklemesini sağlayın.

2. Yaralı Bölgeyi Yumuşak Desteklerle Koruyun
Yaralı yerin çevresine havlu, yastık gibi yumuşak destekler yerleştirin ve rahat bir pozisyonda sabit tutun.

3. Yaralının Hastaneye Ulaşımını Sağlayın
Hastayı hastaneye götürme imkanınız yoksa, bir ambulans çağırın.

c. Omurga Kırıkları ilk Yardım

Çoğu kez yüksek bir yerden düşme ya da trafik kazaları sonucu omurgada kırık ve bazen içinden geçen omurilikte değişik derecelerde yaralanmalar olabilir.
Yaralıyı muayene etmeden, belinde ya da boynunda ağrısı, başka bir şikayeti olup olmadığını sormadan döndürmeyiniz. Ayağa kaldırmayınız. Kesin tanı bilinmedikçe belinde ağrısı olan böyle bir yaralıda kırığın da olabileceğini unutmayınız. Kırık olmadığı kesin olarak saptanmcaya kadar kırık var gibi hareket ediniz.
Eğer omurgasında bir kırıktan şüpheleniyorsanız, yaralıyı yerinden kaldırmadan altına genişçe bir tahta ya da kapı yerleştiriniz.
Baş ve boyunun her iki yanına ayakkabılarını ve katlayarak elbiselerini koyarak boynunun oynamasını engelleyiniz. Eğer elinizde kum torbası varsa onu da koyabilirsiniz. Naylon torba içine kum veya toprak doldurarak kum torbası yapabilirsiniz.

Yaralıyı omuzlar, havsala, uyluk, dizaltı ve ayak bileğinin üzerinden geçecek şekilde geniş bezlerle tahtaya bağlayınız. Böyle taşıyınız. Röntgen çekilip kesinlikle kırık olmadığı saptanmadıkça ayağa kaldırmayınız.
Aksi durumda kendiliğinden iyi olabilecek bir omurga kırığı, yaralı kişinin kaba muayenesi, ayağa kaldırılması ya da uygun olmayan taşıma koşulları nedeniyle omurilik zedelenmesi olabilir. Bunun sonucu bacaklarda felç, halsizlik, idrarı ve büyük abdestini tutamaması gibi çok önemli sonuçlar doğurabilir.
Yara varsa steril pansuman koyunuz. Şok durumuna göre önlem alınız. Ağrısını dindiriniz.

d. Parmak Kırıkları İlk Yardım

Kırık olan parmak altına parmak genişliğinde bir tahta ya da eğer elinde varsa hazır dar bir alüminyum şerit (atel) koyarak sarınız. Gerekirse kırık parmağı; yandaki sağlam parmağa flasterle ya da sargı bezi ile sararak tespit ediniz.
Kırık tarafı kalp seviyesinin üzerinde tutunuz. Kırık yer üzerine buz koyunuz.
Parmaktaki yüzük kesilerek çıkarılmalıdır, (yüzük nedeniyle şişlik olur. Yüzük parmağı sıkarak kangrene çevirebilir.) Hastahaneye gönderiniz.

e. Ön Kol Kırıklarında İlk Yardım

Kazanın olduğu yerde yaralının ceketini çıkarmadan, kırık olan tarafın elini karşı omuza gelecek şekilde kolu göğüs üzerine koyunuz ve göğüse sarınız.
Ön kolu da üçgen sargı bezi ya da tülbentle boyuna asınız.
Eğer elinizde tespit için hazır gereçler (atel) ya da tahta, kalın karton varsa kol ya da ön kolun her iki yüzüne bunları uygulayınız. Gömleğinizden yırttığınız bezlerle, kravat, eşarp ya da sargı bezi ile kırık yerinin yukarısından ve aşağısından bağlayınız.
Kolu göğüs üzerine koyup başka bir eşarp ya da üçgen sargı ile sarınız.
Ön kolu da üçgen sargı, tülbent ya da eşarp ile boyuna asınız.
Kırık yer üzerine buz koyunuz. Bilezik varsa çıkarınız.

f. Kürek ve Köprücük Kemiği Kırıklarında İlk Yardım

Kırık tarafın koltuk altına ufak bir pamuk topağı ya da katı bir bez koyup kolu eşarp ya da tülbentle boyuna asınız.
Kırık yer üzerine buz koyunuz.
Yaralıyı oturur durumda ve ambulansla hastahaneye gönderiniz.
Eğer üçgen sargı ya da eşarp yoksa yaralı elinizi ceketinizin iki düğmesi arasından içeri sokup aynı taraf ceket eteğini yukarı kaldırıp iğneleyiniz.
Bir omuz üzerinden gelen sargıyı (katlanmış bir tülbent) karşı taraf koltuk altından geçirip arkada bağlayınız. Diğer sargı ile yanı işlemi karşı tarafa yapıp arkadan birbiri ile ve ilk sargının uçları ile düğüm ediniz. Bunları yaparken omuzlan arkaya doğru çekiniz.

g. Bacak Kırıkları İlk Yardım

Bacak kırığı varsa kaza yerinde yaralının pantolonunu çıkarmaya çalışmayınız.
Eğer yara varsa pantolonun dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz. Yara üzerine temiz mendil ya da pansuman koyup üzerinden sarınız. Böylece açık bir kırıkta yaradan mikropların girmesini önlemiş ve kanamanın durmasını sağlamış olursunuz.
Eğer elinizde uzun tahta ya da kalın karton varsa uzun olanını dışta ayak bileğinden bele kadar, kısa olanını da iç tarafta ayak bileğinden kasığa gelecek şekilde bacağın her iki yanına yerleştiriniz.
Ayak bileğinin üzerinden diz altından ve üstünden gömlek parçası, eşarp, kravat ya da sargı bezi ile bağlayınız.
Eğer elinizde tespit için araç-gereç varsa içine katlanmış bez ya da pamuk koyup bacağı yavaşça yerleştiriniz, sonra bunun üzerinden sarınız.
Eğer elinizde tespit için hiçbir araç-gereç yoksa kırık olan bacağı sağlam bacağa sararak tespit ediniz.
Kırık yara üzerine havluya sarılı buz koyunuz.
Sırtüstü yatar durumda ve sedye ile hastahaneye gönderiniz.

h. Ayak ve Ayak Bileği Kırıklarında İlk Yardım

Kişinin ayağındaki yaraların üzerine temiz bir mendil ya da pansuman koyup sarınız.
Yumuşak kare şeklindeki bir yastığın ortasına ayağı yerleştiriniz.
Yastığın kenarlarını önde birbirine yaklaştırınız, çengelli iğne ile tutturunuz. Gerekiyorsa üzerinde sargı bezi ile sarınız.
Yastık içine koymadan önce havluya sarılı buz uygulayınız. Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.

Yanıklar, Yanık Nedir, Yanık Tedavisi İlkyardım

Isı, kimyasal maddeler, elektrik ve radyasyonun etkisi ile deride olan yaralara yanık denir.

a) Yanıkların Sebepleri

Yanıkların sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

a) Yüksek ısı
1 .Yaş ısı: Kaynar su, buhar, sıcak yağ.
2.Kuru ısı: Kızgın maden, güneş, kor ateş, sürtünme, alev vs.

b) Kimyasal Maddeler
1 .Asit maddeler (sülfürik asit, hidroklorik asit)
2.Alkali maddeler (Potasyum hidroksit, sodyum hidroksit, sönmemiş kireç)
3.Fosfor ve diğer kimyasal maddeler
4.Harp gazlan. Örneğin; (vezikül) içi su dolu kabarcık yapan gazlarla olan yanıklar.
Hardal gazı bunların en tipik örneklerdir.

c) Elektrik
1. Düşük voltajlı elektrik ile :(1000 volltan düşük) 2.Yüksek voltajlı eletkrik ile : (1000 volttan yüksek)

d) Radyasyon
l)Alfapartikülleri
2)Betapartikülleri
3) Gamaışını
4) Nötron ışını,
5) Röntgen ışını

b) Yanık Yüzdesi

Vücut yüzeyi "Dokuzlar Kuralı'na göre hesaplanır. Yetişkin bir kişide kolların her biri vücut düzeyinin %9 olmak üzere %80'ini meydana getirir. Her bir bacak %18'ini, göğüs ve karın birlikte vücudun ön yüzü %18'ini, vücudun arkası %80'ini, baş %9, kasık bölgesi %1'ini teşkil eder. Vücut yüzeyinin %20'inden fazlasını meydana getiren yanıkta hayat tehlikeye girmektedir.

c) Yanık Çeşitleri, Yanık Dereceleri

1- Vücut dokularının yanma derecelerine göre yanıklar üç gruba ayrılır.

a) Birinci derece yanık: Deri yüzeyi kızarmış, hafif şiş, duyarlı ve basmakla ağrılıdır. Güneş yanıkları bu gruba girer.

b) İkinci derece yanık: Yukarıda belirtilenlere ek olarak deri üzerinde içi su dolu kabarcıklar olur. 5 cm 'den büyük böyle bir yanığı olan kişi kesinlikle hastahaneye gönderilmelidir.

c) Üçüncü derece yanık: Derinin bütün kalınlığını içine aldığı gibi bazen daha derinlere, kemiğe kadar yanık olabilir. Böyle yanığı olanlar hemen hastahaneye gönderilmelidir.

2- Yanıkların büyüklüklerine göre:
a) Küçük yanıklar,
b) Büyük yanıklar diye ikiye ayırabiliriz.

a) Küçük yanıklar:
(1) l'inci dereceden olan yanıklar
(2) 2'inci dereceden olup ta vücut yüzeyinin yüzde ikisinden az olanlar.

b) Büyük yanıklar:
(1) 2'inci dereceden olupta yüzde, eklemler üzerinde, el ve ayaklarda, kalçalarda olan yanıklar.
(2) Vücut yüzeyinin yüzde ikisinden fazla olan 2'inci derece yanıklar.
(3) Bütün 3'üncü derece yanıklar, büyük yanıklardır,

Yanıkta Acil İlk Yardım

(1) Parmağınızda olduğu gibi küçük bir yeriniz yanmışsa içinde küçük buz parçalan bulunan su dolu bir bardağa sokunuz ya da soğuk temiz musluk suyu altında 10 dakika tutunuz.
(2) Eğer yanık ikinci derece yanık ise ve 5 cm'den büyükse ya da üçüncü derece yanıksa mutlaka hastahaneye gönderiniz.
(3) Yanık yer üzerine yoğurt, salça, diş macunu gibi hiçbir şey sürmeyiniz. Hava ile ilişkisini kestiğinden ağrı azalır. Fakat yanık yerin iyileşmesini, bakımını ve teşhisini zorlaştırır. İltihaplanmasına sebep olur.
(4) Mikropsuz pansuman varsa onu koyunuz. Eğer yoksa temiz bir mendil ya da çarşafla örtünüz. Aksi durumda açık bırakınız. Yanık yerin hava ile ilişkisinin kesilmesi ile ağrı azalacaktır. Genellikle 5-7 gün açmayınız.
(5) İçi su dolu kabarcıkları (bül) kesinlikle patlatmayınız. Eğer patlamışsa üzerine temiz bir pansuman, yoksa mendil örtünüz ve üzerinden sarınız.
(6) Yanıklı hastayı sakin olarak ılık bir yerde dinlendiriniz.
(7) Şok durumunu önleyiniz. Şuuru yerinde ise ağızdan bol miktarda sulu gıda veriniz.
(8) Yanık kol ya da bacağı kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.
(9) Ağrısını ve rahatsızlığını azaltmak için Aspirin veriniz.
(10) Yanık koldaki bilezik veya parmaktaki yüzük mutlaka çıkarılmalıdır. Aksi halde kol ya da parmağı sıkarak kangrene sebep olabilir.
(11) Ateş ve ağrıda artma olursa doktora gönderiniz.
(12) Büyük yanıklarda yanık üzerine steril (mikropsuz) pansuman koyup hemen hastahaneye gönderiniz.
(13) Elektrik sonucu olan yanıklar görüldüğünden daha derindir. Aynı zamanda sinirler de yaralanabilir. Aradan geçen günler içinde yanık yerin ne kadar çok derin ve büyük olduğu görülür. Bu bakımdan evde tedavi etmeyiniz. Mutlaka hastahaneye gönderiniz.

Yanıkta Şunları Yapmayınız

(1) Büyük yanıklarda kesinlikle yanık pomadı sürmeyiniz. Doktorun yanık yarasına bakarak karar vermesini güçleştirirsiniz.
(2) Kızgın yağa batmış ellerinize birdenbire çok soğuk su serpmeyiniz. Sıcak buhar daha fazla yanık yapar.
(3) Deriye yapışmış elbiseyi etrafından keserek çıkarınız.
(4) Su kabarcığı (bül) varsa delmeyiniz. İltihaplanma (enfeksiyon) tehlikesini arttırmış olursunuz.

Kesikler ve Kanamalarda İlkyardim

Kesikler ve Kanamalarda İlkyardım, Sağlık İlkyardım

Çeşitli sebeplerle kanın damar dışına çıkmasına KANAMA denir. Kanama; hasta, yaralı ve etrafındakilere en fazla telaşlandıran ve ilk yardımı gerektiren acil bir durumdur. Vücut ağırlığının 1/13 ünü kan meydana getirir.
Sağlam bir insan, 700 cm3 kan kaybederse dolaşım solunum ve şuurda büyük bir bozukluk olmaz. Vücut bunu yerine getirebilir. Vücuttaki kanın % 30'undan fazlası kaybedilirse (1500 cm") ve bu yerine konmazsa hasta ya da yaralı için öldürücü olabilir.
Kanamaları üç gruba ayırabiliriz.

a) Kanın Aktığı Yere Göre

a) İç Kanama nedir: Yaralanma veya bir hastalık sonucu yaralanan organlarından kanın damardan dışarı çıkıp organların ya da vücut boşluklarının içine akmasına "İÇ KANAMA" denir. Dalak, karaciğer, böbrekler özellikle trafik veya iş kazaları sonucu yaralanabilir. Mide ülserinde ve başka sebeplerle mide içine, karın boşluğu içine akan kanama bu gruptandır. Bu gibi durumlar hayati tehlike olan durumlar olup yaralının; en kısa zamanda en yakın hastaneye gönderilmesi, şok durumunun önlenmesi ve uygun gruptan kan verilmesi gerekir.

İç kanama belirtileri:
Bazı iç kanamalarda dışarıdan gözle görülebilen bir belirti yoktur. Buna karşılık aşağıdaki belirtilerle bir iç kanamanın olduğu anlaşılır.

1-Baygınlık hali, baş dönmesi
2-Huzursuzluk
3-Yüzde, dudaklarda ve parmak uçlarında solukluk olur.
4-Deri nemli ve soğuktur.
5-Susama hissi
6-Nabız hızlı ve zayıftır. Güçlükle hissedilir. Buna iplik gibi nabız da denir.
7-Solunum hızlıdır.
8-Sanki hava alamıyormuş gibi bir his (hava açlığı) olur.
9-Şuur azalır ve en sonunda şuur kaybolur.

b) Dış Kanamalar: Kan damardan vücut dışına çıkmıştır. Genellikle yaralanmalar sonucu olur.

b) Kanayan Damar Cinsine Göre, Damar Kanaması

a) Kılcal damar (kapiller) kanaması: Burada kanama sızma şeklindedir. Herhangi bir tedbir almadan kanama, kendiliğinden durabildiği gibi üzerinde pansuman koyup bastırmakla ve o kısmı yukarı kaldırmakla kolaylıkla durur.
b) Toplardamar (Ven) Kanamaları: Kan sızar, taşar biçimde olup koyu kırmızı renktedir. Atardamar kanamalarına göre kanamanın durdurulması daha kolaydır. Toplardamarlar içinde kanın basıncı az olduğundan, kanayan yer üzerine pansuman koyun üzerinden sarılması ve o kısmın kaldırılması genellikle kanamayı durdurur.
c) Atardamar (Arter) Kanamaları: Kalp atımlarına uygun olarak fışkırır biçimde olur. Açık kırmızı renktedir. Hemen durdurulmalıdır. Kanayan kol ya da bacağın kalp seviyesinden yukarısına kaldırılması kanamayı azaltır.

c) Kanamanın Olduğu Zamana Göre

a)Hemen görülen kanamalar (ilk kanama): Yaralanmadan hemen sonra görülen kanamalardır.

b)Kanama durduktan sonra tekrar görülen kanamalar: Pıhtı ile tıkanan damarda kan basıncının artması ile pıhtı yerinden oynar ve tekrar kanama olabilir.

c)Geç olan kanama: yaralanmadan hemen sonra olan kanama durmuştur. Yaralanmadan 5-8 gün ortalama bir hafta sonra özellikle iltihap sebebiyle damarı tıkayan pıhtının parçalanması sonucu tekrar görülen kanamalardır.

Acil Olarak Kanamayı Durdurma Yöntemler

1-Parmakla basınç yapma: Yara ufak ve kanama az ise yara üzerine temiz bir mendil ya da pansuman koyup parmağınızla 5-20 dakika kadar bastırılır. Yaranın üzerinde meydana gelen kan pıhtısı kesinlikle silinmemelidir. Yoksa tekrar kanama başlayabilir.

2-Basınçlı Pansuman: Eğer elinizde kravat, eşarp ya da sargı bezi varsa kanayan yara üzerine temiz bir mendil ya da pansuman koyduktan sonra üzerinden sıkıca sarılır. Yara içinde görülen kemik parçalan, mermi gibi yabancı cisimler çıkarılmalıdır.

3-Kanayan Yerin Yüksekte tutulması: Yaralı ve kanayan kısmın kalp seviyesinin üzerine yükseltilmesi ile kanama oldukça azalır ve hatta durabilir.

4-Damar üzerine basınç yaparak kanamanın durdurulması
Basınç yapılacak nokta o bölgeye giden atardamarın kemik üzerinde yüzey yerleştiği yerdir. Parmağınızla kemik arasında damar sıkıştırılması ile al tarafa kan geçmez.

a)Şakak bölgesindeki kanamalar: Hemen kulak önüne iki parma­ğınızla bastırınız.

b)Yüz bölgesindeki kanamalarda: Kanamanın olduğu tarafa alt çene kemiğinin alt kenarının orta kısmına parmağınızla sıkıca bastırınız.

c)Baş ve yüzün bir tarafındaki kanamalarda: Önce yaralının arka tarafına geçiniz. Yukarıda anlatılan kanamayı durdurucu tedbirlere ek olarak hastanın başını kanayan yana doğru eğiniz. Sonra dört parmağınızla alt çene köşesinin hemen atında kanayan tarafta boyuna bastırınız.

d) Kol Kanamalarında:

1.Yaralının önünde durunuz. Başını kanayan tarafa doğru eğdikten sonra baş parmağınızla o taraf köprücük kemiğinin üçte bir kısmının arka ve alt tarafına doğru bastırınız.
2.Eğer bunu yapamazsanız, yaralının kolunu hafifçe dışa çevirdikten sonra dört parmağınız içte olacak şekilde koldaki pazı adalesinin iç ve altına, kemiğe doğru bastırınız.

e) Ön Kol kanamalarında: Yukarıdakilere ek olarak dirsek önüne katlı bir bez koyup dirseği bükünüz. Aynı zamanda eli içe ve dışa doğru çeviriniz.
Bandaj uygulayarak kanamanın durdurulmasında işlem sırası aşağıdaki gibidir:

1. Bandaj için kravat, gömlekten yırtılmış bir parça, lastik boru atkı yada eşarp kullanabilirsiniz.
2. Çıplak kol ya da uyluğa uygulayabileceğiniz gibi önceden o bölge üzerine bir bez ya da pamuk sarıp onun üzerinden de uygulayabilirsiniz.
3. Önce bandajı iki kez sıkıca doladıktan sonra bir kez düğüm yapınız.
4. Sonra düğümün ortasına bir sopanın üçte bir orta ve uç kısımlarının birleştiği yere gelecek şekilde koyup tekrar bunun üzerinden iki kez düğüm yapınız.
5. Kolu veya bacağı yukarı kaldırınız. Kanayan yer üzerinde 1-2 dakika bastırarak kanamayı durdurunuz.
6. Kanama iyice durana kadar sopayı çevirerek sıkıştırınız.
7. Sopanın düğümden uzak ucuna gelen yerde kola bir sargı bezi dolanır ve bu sopaya bağlanarak dönmesi önlenir.

f) Bacakta olan Kanamalarda: Parmakla basınç yapma ve basınçlı pansuman uygulamanın yanı sıra kanayan tarafa kasık kısmından üçte bir iç kısmına, her iki elinizin baş parmağı ile sıkıca bastırarak bacağa giden damarı; parmağınızla havsala (pelvis) kemiği arasında sıkıştırınız. Ayrıca kanamanın olduğu bacağı kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız. Bulunduğunuz yer meyilli ise bundan faydalanarak yaralıyı meyil yönünde baş aşağı yatırarak bacağı kalp seviyesinin yukarısında tutmuş olursunuz. Bu şekilde yatırına şok durumunun önlenmesinde de faydalıdır.

5-Bandaj (Turnike Uygulaması) uygulayarak kanamanın durdurulması:
Eğer hayatı tehlikeye sokacak kadar çok kanama varsa ve diğer tedbirlerle kanama durdurulamıyorsa o zaman bandaj uygulamak gerekir. Bunun için kanayan yerin daha yukarısından eşarp, mendil kravat veya ince lastik bir boru ile kanamayı iyice durduruncaya kadar sıkınız. Kesinlikle tel ile sıkmayanınız. Derinin sıkışmamasına dikkat ediniz.

Kazalarda İlk Yardım, İlkyardım Eğitimi

İlkyardım Hakkında Genel Bilgiler


İlkyardım Nedir; Hasta ya da yaralı kişiye, hastalanması veya yaralanmasından hemen sonra doktor gelinceye kadar hayatını kurtarmak için zamanında ve yerinde yapılan yardıma İLK YARDIM denir.
Hayatı boyunca insan, ilk yardımı gerektiren durumlarla her zaman karşılaşabilir. Zamanında yapılacak basit ve etkili bir ilk yardımla hasta veya yaralının hayatı kurtarılabilir.
Kaza ve ani hastalıklarda, hasta ya da yaralının doktora veya hastaneye sağ olarak götürülebilmesi, bilgili ilk yardımın anında yapılmış olmasına bağlıdır.

İlk Yardımda Temel İlkeler:

İlk yardımın "3T" diye bilinen temel ilkeleri TEŞHİS, TEDAVİ ve TAŞIMA'dır.
a)Teşhis: Teşhis önce hastanın veya yaralının hikayesi (anamnez) öğrenilir. Sonra belirtiler (semptom) ve bulgular tespit edilir.
b)Tedavi: Temel ilk yardım kuralları hatırlanarak yaralı ya da hasta için en uygun ilk yardım zamanında ve zarar vermeden uygulanır.
c)Taşıma: Teşhis ve tedavi yapıldıktan sonra gerekli bakım ve muayenesinin yapılacağı sağlık kurumuna uygun şartlar içinde taşınır.

Acil Durumlarda Yapılacaklar, Acil İlkyardım

Etkili ilkyardım genellikle kazazedeyle direkt temasa geçmeden önce baslar. Kazazedelerin ve çevrede bulunanların güvenlerini kazanmak üzere, olaylara kararlı, otoriter ve kontrollü olarak yaklaşmalısınız. Bu husus, özellikle birden fazla yaralının bulunduğu ve sakin, sistematik hareketinizle ilave yaralanma ve can kayıplarının önlenebileceği hallerde önemlidir.

a) İlkyardımda Öncelikler

Durumun değerlendirilmesi
Sakin ve süratli biçimde olup biteni inceleyin.
Kazazedeye ve kendinize yönelik tehlikeleri gözünüzde bulundurun.
Kendinizi hiçbir zaman riske atmayın. Ortamın güvenli hale getirilmesi
Yaralıyı tehlikeden uzaklaştırın.
Sınırlarınızın farkında olun.
Tüm yaralıların değerlendirilip acil ilkyardımın yapılması
İlkyardım önceliklerini saptamak üzere her yaralıyı değerlen­dirin ve ölüm tehlikesi bulunanlara öncelikle yardım edin.
Yardım çağırmak
Gerekli tıbbı yardımın ve uzman şahısların acilen çağrılmasını sağlayın.

b) Acil Durumda İlk Yardım

Acil bir durumda belirli bir plan yönünde hareket etmeniz, dikkatinizi çeken birçok talebi etkin bir şekilde öncelik sırasına koyabilmenize yardımcı olacaktır. Cansız aktivitelerin aklinizi başka yöne çekmesine izin vermeyin. Daima acil girişimin ana basamaklarını aklınızda tutun - Değerlendir, Güvenliği sağla, Acil Yardımı Yap ve Yardım çağır.
Duygularınıza hakim olun.
Bir an durup düşünün.
Kendinizi tehlikeye atmayın.
Sağduyunuzu kullanın.
Her şeyi tek basınıza denemeyin.
Havagazı veya benzin gibi potansiyel tehlikeleri göz önünde bulundurun: Gaz kaçağı ıslığı veya benzin kokusu gibi işaretleri hissetmek için gözlerinizi, kulaklarınızı ve burnunuzu kullanın.

1) Durumun Değerlendirilmesi

Hızla, olabildiğince fazla bilgi edinmek üzere, hareketli, fakat bunun yanında sakin ve kontrollü bir yaklaşımda bulunmalısınız. Öncelikle olay yerinde kendinize, yaralılara ve çevredekilere yönelik tehlikeleri belirlemeniz, ardından kullanabileceğiniz yardim kaynaklarını ve ihtiyaç duyabileceğiniz yardim türünü değerlendirmeniz gerekir. Yardim yaparken ilkyardım bilginiz olduğunu belirtin. Eğer çevrede, doktor, hemşire veya sizden daha deneyimli birileri bulunmuyorsa sakince sorumluluk üstlenin. Öncelikle kendinize şu soruları yöneltin:
Ortamda devam eden bir tehlike var mı?
Ani ölüm tehlikesi olan var mı ?
Çevrede yardim edebilecekler var mı ?
Uzman yardımına ihtiyacım var mı ?

2) Ortamın Güvenli Hale Getirilmesi

Kazaya sebep olan etkenler ek tehlikeler oluşturabilir. Öncelikle kendi güvenliğinizi korumanız gerektiğini hatırlayın. Bir kazazede olarak kimseye hayrınız dokunmaz. Genellikle, elektrik düğmesini kapatmak gibi basit önlemler ortamı güvenli hale getirmek için yeterlidir. Bazen daha karmaşık girişimler gerekmektedir. Çok fazla yardım uğruna kendinizi ve kazazedeyi asla ek tehlikelere maruz bırakmayın; yapabileceklerinizin sınırını göz önünde bulundurun.

Devam eden tehlikeyle başa çıkmak
Yaşamı tehdit eden tehlikeyi ortadan kaldıramıyorsanız, mümkünse, tehlike kaynağı ile kazazede arasına mesafe koymalısınız. Son bir çare olarak, kazazedeyi tehlikeli ortamdan uzaklaştırabilirsiniz. Birçok durumda uzman yardımına donanıma ihtiyacınız olacaktır.

3) Acil Yardımın Yapılması

Ortamın güvenliği sağlanınca, ilkyardım yapılacak kişilerin, yeniden canlandırmanın ABC prensibine göre hemen tedavi görebilmeleri için, hızla her kazazedenin ilk değerlendirmesini yapın. Yaralının nefes alıp almadığını kontrol edin.
Kazazedelerin: Bilinçli olup olmadıklarını; Havayollarının açık olup olmadığını; Soluyup solumadıklarını; Kalplerinin atıp atmadığını saptayın.
Bulgularınız, öncelikleri ve ne zaman ve ne kadar yardim gereke­ceğini ortaya koyacaktır.

4) Yardım İsteme

Güvenliği sağlamak, telefonla yardım çağırmak ve ilkyardıma başlamak gibi birçok görevle karşı karşıya kalabilirsiniz. Çevredekilerden,
Ortamın güvenliğinin sağlanması;
Telefonla yardim çağırılması;
İlkyardım malzemelerinin getirilmesi;
Trafik ve seyircilerin kontrol edilmesi; Kanama kontrolü veya bir uzvun desteklenmesi;
Yaralıların mahremiyetinin korunması; .Yaralının güvenli yere taşınması konularında yardim isteyebilirsiniz.

Seyircilerin kontrolü


Çevredekilerin tepkisi canınızı sıkabilir ve hatta sizi sinirlendirebilir. çoğunun ilkyardım eğitimi olmayacaktır ve bu kendilerini çaresiz hissedip ürkmelerine yol açabilir. Kazayı görmüşler veya bizzat kendileri de yaşamışlarsa, farkında olmadan yaralanmış olabilirler ve muhtemelen endişeli olacaklardır. Eğer gerek duyuyorsanız, yardımlarını kararlı fakat nazik bir tarzda istemeniz uygun olacaktır.

5) Telefonla Yardım İsteme

Bir takım kaynaklardan telefonla yardim isteyebilirsiniz.
Acil yardim servisleri: Polis imdat (155), İtfaiye (110) ve Hızır Acil ambulans servisleri (112). Kamu hizmetleri: Gaz arıza (187), Elektrik arıza (186) ve Su arıza (185).

Sağlık servisleri: Telefonunu bildiğiniz veya rehberden bulabileceğiniz doktor, diş hekimi, hemşire veya ebeleri de çağırılabilirsiniz. Geçici de olsa, yaralıyı yalnız bırakmadan önce hayati ilkyardımını yaparak ölüm tehlikesini en aza indirin. Telefon çağrınız kısa ama eksiksiz olmalıdır.

Telefon Bulmak
Acil telefon çağrıları ücretsizdir ve cep telefonları ile araç telefonları da dahil olmak üzere birçok telefondan yapılabilir. Otoyollarda ve çevre yollarında belirli mesafelerle acil çağrı telefonları ve size en yakın bulunan telefonu gösteren işaret levhaları bulunmaktadır. Bu telefonların sadece kaldırılması cevap verilmesi için yeterlidir. Birçok özel şirketin yardim çağrısı için özel düzenlemeleri bulunmaktadır. Bu gibi düzenlemelerden haberdar olunuz. Telefon etmesini istediğiniz kişiden yardımın yolda olduğunu gelip size bildirmesini de isteyin.

Çağrının Yapılması
Ülkemizde henüz acil yardim birimlerinin (Polis imdat, itfaiye, Hızır Acil v.b.) bir iç irtibat teşkilatı bulunmamaktadır ve öncelik sırasıyla gerekli acil yardım birimleri aranmalıdır. Hasta veya kazazedelerin söz konusu olduğu durumlarda öncelikle ambulans çağırmak uygun olacaktır. Yardım biriminin santral memuruna kazanın veya acil durumun açıkça ayrıntılarını açıklayın. Olay mahallini kesin olarak bilmiyorsanız paniğe kapılmayın -çağrının yapıldığı telefon kulübesinin, otoyoldaki acil çağrı telefonunun veya cep telefonunuzun yeri santralden saptanabilir. Santral memurunun böyle bir imkanı varsa hattı saptayana dek telefonu kapatmayın. Telefonda kalarak Acil yardim servisinin rehberliğine aracı olmanız istenebilir. Bu görevi üstlenirseniz, ilgili kişinin durumun öneminin farkında olup, devamlı olarak size bilgi vermesini sağlayın.

Acil Servisleri Aramak
Telefonda açıkça isminizi ve olayda ilkyardıma olarak görev alabi­leceğinizi bildirin.

Aşağıdaki ayrıntılar önemlidir:
Telefon numaranız.
Olayın kesin yeri; eğer mümkünse, sokak, cadde ismi veya numarası ve herhangi bir kavşak veya başka yer ismi (Viyadük, köprü, tünel, otoyol v.b.).
Kazanın tipi ve ağırlığı, örneğin, "Trafik, kazası, iki araç, yol
tıkalı, üç kişi yaralı".
Kazazedelerin sayısı, cinsiyetleri, muhtemel yaşları ve durumları hakkında bildikleriniz, örneğin, "50 yaslarında erkek, kalp krizi şüphesi, kalp durması"
Gaz, tehlikeli maddeler, elektrik hattı hasarı gibi riskler veya sis ve buz gibi iklim şartları.

Kazalarda İlkyardim Anasaya

Kazalarda İlkyardım

Kesikler ve Kanamalarda İlkyardım

Yanık Tedavisi İlkyardım

Kırıklar, Kırıklarda İlkyardım

Boğulmada Acil İlkyardım

Zehirlenmelerde Acil İlkyardım

Bayılma ve Şok

İlkyardim Çantası Malzemeleri

Sargılar, Sargı Çeşitleri

Pansuman Nasıl Yapılır