Kabız Hastalara İlaç Tedavisi ve Uygulaması

Kabızlıkta Müshil Ve Laksetif İlaçlar

Boşaltım lavman uygunlamasından sonra hasta halen dışkısını boşaltamıyorsa dışkı tıkanıklığı meydana gelmiştir. Dışkı çok sert ve kuru­muş olduğu için rektumu tıkar. Dışkı tıkaç şeklini almıştır.
İlerlemiş kabızlık (Konstüpasyon) da dışkı tıkanmasına neden olabilir. Barsak peristaltizmini yavaşlatan ilaçların kullanılması, uzun süreli yatağa bağımlı hastalıklar dışkı tıkanıklığının nedenleri arasında yer alır.

Kabızlık veya dışkı tıkanması durumunda aşağıdaki uygula­malar yapılır.

1. Parmakla tuse yaparak dışkıyı parçalamaktır.
2. Doktorun önerisiyle müshil ilaçlarının uygulanmasıdır.
Laksetif ilaçlar dışkının dış yüzünü yağlar ve kayganlaştırır. Bazı laksetif ilaçlar, bağırsağın sulanmasını dolayısıyle de dışkının yumuşamasını sağlarlar. Oral yoldan alınırlar.
Suppozituvar şeklindeki laksetifler, rektuma anüsten gönderilir. Supporituvarlar, dışkıyı yağlar, rektuma kayganlık verirler.
Laksetiflerin rektâl yoldan uygulaması lavman gibidir. Yetişkinlere sims pozisyonunda, çocuklara ise bacakları yukarı kaldırılarak uygulanır.

LAVMAN SONRASI ATILAN DIŞKININ İNCELENMESİ

Boşaltıcı lavman uygulamasından sonra sürgüye boşaltılan dışkı incele­nir. Bulgular not edilir. Bulgular teşhis ve tedavi için önemlidir.
Lavmandan sonra, hastanın genel durumu izlenir. Görülen değişiklikler not edilir. Lavmandan önceki durumu ile karşılaştırılır.

Dışkıda aranan makroskopik özellikler şunlardır.

• Dışkının rengi,
• Dışkının yoğunluğu (kıvamı),
• Dışkının kokusu,
• Dışkıda kan, müküs, doku,
• Dışkıda parazit, iltihap,
• Dışkının miktarı,
• Lavman sıvısının miktarıdır.
Dışkıdan alınan numune, mikroskopik, kimyasal, bakteriyolojik ve para­zit yumurtası aramak amacıyla laboratuvarlara gönderilir.

TEDAVİ EDİCİ LAVMAN

Tedavi edici lavman, hastaya rektal yoldan ilaç uygulamadır. Tedavi edici lavman ile verilen sıvı barsakta kalır. Kalıcılığı sağlamak ve dışkılama ref­leksi uyandırmamak için solüsyon yavaş yavaş verilir. Tercihen ince ve 2-3 cm daha uzun tüp rektal kullanılır.Uygulama tekniği boşaltıcı lavman gibidir. Aynı lavman seti kullanılır. Bir

Cocuklarda Bebeklerde Lavman

Bebeklerde Lavman, Çocuklarda Lavman Uygulaması

Çocuklar için lavman seti değişiktir. Çocuklara lavman uygulanacak ise çocuk lavman araç gereçleri hazırlanır. Solüsyonların miktarı ve ısısı da erişkinlere göre çok daha azdır. Bunun ile ilgili bilgiler 3. bölümde açıklanmıştır.

Çocuklara lavman uygulama tekniği şöyledir.

• Lavman için lastik puar, tedavi bezi yerine ise bebeğin kendi bezi kullanılır.
• Çocuk, bebek veya çocuk sürgüsü üzerine yatırılır.
• Elleri zıbını ile tesbit edilir.
• Puarın arka kısmına parmakla basılarak sıkıştırılır. Puar içindeki hava böylece çıkarılır.
• Puarın kanül kısmı solüsyon içine sokularak puar balonu serbest bırakılır. Böylece puara solüsyonun dolması sağlanır.
• Bebeğin iki bacağı bir el ile ayak bileklerinden tutularak havaya kaldırılır.
• Puarın kanül kısmı yağlanır. Puar içindeki hava boşaltılır.
• Kanül rektuma yavaş yavaş 2-3 cm kadar sokulur.
• Puar sıkıştırılarak solüsyon yavaş yavaş rektuma verilir.
• Solüsyonun tamamı verildikten sonra kanül rektumdan çıkarılır.,
• Çocuğun bacakları aşağı indirilerek eski durumuna getirilir.
• Çocuğun sürgüye dışkısını çıkarması gözlenir. Dışkı hakkındaki bilgiler doktora iletilir.
• Dışkılama sona erince anal bölge temizlenir, kurulanır. Yeniden altına bezi konur ve sarılır.

• Lavman seti temizlenir. Servise gönderilir.

Lavman Uygulamasi Nasil Yapilir

Lavman Uygulaması, Lavman Nasıl Yapılır

Yetişkinlerde Lavman Uygulaması

• Lavmanda kullanılacak olan solüsyon servis sorumlu hekiminin istemi ne göre hazırlanır. Hazır solüsyon varsa kullanılır.
• Lavman için gerekli olan malzemeler kullanıma hazır hale getirilir. Bu malzemeler bir küvet içinde olabilir.
• irrigatör lastiğine, tüp rektai cam veya metal bağlantı tüpü ile bağlanır.
• Tüprektalin uç kısmı (8-10 cm) vazelin ile yağlanır. Tuvalet kağıdında bekletilir.
• Lavmanı uygulayacak sağlık personeli ellerini yıkar.
• Hastaya, kendisine lavman yapılacağı anlatılır.
• Sürgü kağıt havlu üstüne, bir yere veya sandalye üzerine konur.
• Hasta sol lateral pozisyona alınır. Bacakları biraz bükülür.
• Üst taraftaki diz daha çok bükülür.
• Hastanın başının altına yastık konur.
• Hasta üyeleri altına, tedavi bezi veya muşambası yerleştirilir.
• irrigatör küvetin içinden uygulanmak üzere alınır. Tüprektal küvet üzerine tutularak içindeki hava boşaltılır.
• Hava boşaldıktan sonra lastik pili yapılarak solüsyonun akması önlenir. Aynı işlem tüprektal üzerinde de katlanarak yapılır.
• Hastanın üyesi bir el ile açılır. Daha önce vazelinlenen tüp erişkinlerde 10 cm kadar rektuma yavaş yavaş sokulur.
• Irhgatörün musluğu veya yapılan pili açılır. İrrigatör üst kalça seviye sinden 60 cm yükseklikte tutulur.
• irrigatörün içindeki 1500 cc'lik solüsyon 15 dakika içinde rektuma verilir, irrigatörün içinde 1 cm yüksekliğinde solüsyon kalınca lastik tekrar pili yapılarak veya bir kıskaç ile kapatılır. Böylece rektuma hava girmesi önlenir.
• Tüprektal çıkarılır. Tuvalet kağıdı veya kağıt havluya sarılır. Tüprektal
küvet içine konur.
• Lastik tüp irrigatöre sarılır.
• Hasta sırt üstü pozisyona alınır. Hastanın altına sürgü konur. Solüsyonun kolanlarda 5-8 dakika kalması beklenir.
• Hastanın defekasyon refleksini hissetmesi halinde daha önce konulan sürgüye lavman denir.
• Tuvalet kağıdı ile hasta ilye temizliğini yapar. Hasta tuvalet kağıdını kullanamazsa yardım edilir.
• Lavman seti servis odasına gönderilir. Sürgü tedavi muşambası alınır.

• Hasta temizlenir.

Lavmanda Kullanılan Solüsyonlar

Lavmanda Kullanılan Solüsyonlar

• Hipotonik solüsyon: Normal sudur. 1 veya 1.5 litre verilebilir. Has­tanın su tuz dengesi normal olmalıdır. Dehidrate hastalarda barsaktan kolay­ca emileceği için etkili olmaz.
• Izotonik solüsyon: %0.9'luk serum fizyolojiktir (%0.9'luk NaCI). Serum glikoz da aynı amaçla kullanılır.
• Sabunlu su: %o3'lük sabun eriyiğidir (1000 cc suya 30 gr sabunun eritilmesi). Barsak peristaltik hareketlerini uyarmak amacıyla uygulanır. Sabun eriyiği tahriş edici olduğu için sık sık kullanılmaz.
• Yağlı solüsyonlar: 1000 cc suya 200 gr zeytinyağı veya likit vaze­lin veya gliserin konarak hazırlanır. Barsak çeperini ve dışkıyı yağlayarak atılımı kolaylaştırır.
• Hipertonik solüsyonlar: 200 cc suya %15-30 magnezyum sülfat veya 200 cc suya %15-30 sodyum sülfat konarak hazırlanır. Vücuttaki suyu barsak içine çeken bu solüsyonlar, ödemli, yüksek tansiyonlu ve solunum ve dolaşım sistemi hastalıklarında önerilir.
Hipertonikli solüsyonlu lavmanlar, bebeklere, zayıf hastalara dehidrate alanlara yapılmaz.
Amaca uygun olarak kullanıma hazır solüsyonlar vardır.
Solüsyonların miktarı ve ısısı, hastanın büyüme ve gelişme durumuna göre ayarlanır.

Solüsyon miktarları ve ısıları ortalama şöyledir:

• Bebeklerde: 15-50-100 cc. 38 °C
• Çocuklarda: 300 cc. 38 °C
• Okul çocuklarında: 500-1000 cc. 38 °C

• Erişkinlerde: 1000-1500 cc. 41-43 °C'dir.

Lavman Lavmanlar Kabızlık

Lavmanlar, Lavman Uygulaması, Lavman Nedir

Kabızlık Nasıl Giderilir, Kabızlık Önleme

Lavman Yapımı, Barsakların peristaltik hareketlerini uyarmak, kolanlar içindeki dışkıyı yumuşatmak, dışkının dışarı çıkmasını kolaylaştırmak, rektum ve kolanların tedavisini yapmak hastayı rektal yoldan beslemek amacıyla yetişkinlerde irrigatör, bebeklerde puar vasıtasıyla rektumdan kolana sıvı vermeye lavman denir.

Lavman Nasıl Yapılır, Yapılış amaçlarına göre dört çeşittir.
• Boşaltıcı lavman,
• Tedavi lavmanı,
• Yağlı lavman,
• Besleyici lavmandır.

Boşaltıcı lavmanlar, aşağıda belirtilen amaçlar için yapılır.
Dışkı ve gazın dışarı atılmasını sağlamak.
Kabızlığı önlemek, bağırsakları boşaltmak,
Hastayı rektal yoldan beslemekle, kolanlarda tanı koymak ve tedavi yapmak için bağırsakları boşaltmak.
Balında uygulanacak cerrahi müdahalelerden önce kolanları boşaltmak, Gebeyi doğuma hazırlamak,

Araç Gereçler


• Irrigatör,
• 90 cm uzunluğunda lastik irrigatör lastiği,
• Cam bağlantı tüpü,
• Tüp rektal,
• Vazelin,
• Gaz bez, Tuvalet kağıdı,
• Tedavi bezi ve muşambası,
• Böbrek küvet,
• Kapaklı sürgü,

• Kağıt havludur.

Besleyici Lavman

Besleyici lavman, ağır yoluyla beslenemeyen hastalarda süt, yumurta ve diğer besin maddeleri ile serum fizyolojik ve serum glikozun lavman seti ile rektal yoldan verilmesidir.
Hastanın rektal yoldan beslenmesidir. Besleyici lavman solüsyonu yavaş yavaş verilir. Verilen mayi ve sıvı besinler barsaktan emilerek kana geçer.
Besleyici lavmanın uygulaması boşaltıcı lavman gibidir. Boşaltıcı lavman seti kullanılır. Bir defa kullanımlık lavman seti tercihen kullanılır.

Yağlı Lavman

Özel olarak üretilmiş yağlı solüsyon paketleri zeytinyağı ve gliserin ile hazırlanan yağlı solüsyonların hastaya rektal yoldan verilmesidir.
Yağlı lavman dışkılamayı kolaylaştırır. Lavman sonunda kolanlar tama­men boşaltılır.Yağlı lavmanın uygulaması boşaltıcı lavman gibidir. Aynı araç-gereçler kullanılır. Tercihen bir kullanımlık setler kullanılmaktadır.

İdrar Kaçırma Dışkı Tutamama

İdrar Kaçırma, Dışkı Tutamama (Kaçırma) Hastalığı

İdrar ve dışkı, anal ve üretral sifinkterlerin kasılması sonucu tutulur. Rektum ve üriner sisteme yapılan cerrahi uygulamalar, nörolojik hastalıklar, kazalar, travmalar, omurilik yaralanması gibi durumlarda hasta idrar ve dışkısını tutamaz. Sonuçta anal sifinkter ve üretral sifinkter hastanın kontrolünden çıkar. Kontrolden çıkan sifinkterler kasılamadığı için idrar ve dışkı kaçmasına neden olur.
Yaşlı hastalarda da sifinkter kontrolü zayıflar veya kaybolur.

Şok ve derin şuur kaybı içinde olan hastalar dışkı ve idrarlarını tutamazlar.
Bulaşıcı barsak hastalıkları ishale neden olur. Peristaltik hareketlerin çok arttığı ishalli hastalıklar da dışkı tutamama nedenleri arasındadır.

Başlıca defekasyon bozuklukları şunlardır:

• Distansiyon: Barsaklarda meydana gelen gazların atılamamasıdır.
• İshal (Diyare): Günde 3'ten fazla dışkılamadır. Dışkı sıvıdır.
• kabızlık (Konstüpasyon): Katılaşmış dışkıdır. Atılım çok zordur.
• Dışkı tıkanması: Sertleşen ve kuruyan dışkı, rektumu tıkar. Dışarı atılamaz.• Inkontinans: Dışkı tutamamadır. Anal sifinkter kontrol edilemez.

Kabızlık Dışkı Yapamama

Kabızlık Nedir, Dışkı Boşaltımı (Defekasyon)

Alınan besin maddeleri sindirim sisteminde sindirilir. Çeşitli besin mad­deleri fiziksel ve kimyasal sindirim sonucu moleküler yapılarına ayrılarak ince ve kalın bağırsaklardan emilerek kana geçerler.
Sindirilmeyen ve sindirilemeyen besin artıkları rektum yoluyla anüsten dışarı atılır. Anüsten atılan bu artıklara dışkı veya gaita denir.

Dışkının rektuma mekanik baskısı, dışkının kimyasal yapısı ve dışkılama refleksi ile rektumdaki peristaltik hareketler artar, sinirler uyarılır, barsak kasları kasılır. Sifinkter açılır ve ıkınma ile dışkılama başlar. Dışkı boşaltımına defekasyon denir.

Dışkı Yapamama, Kabızlık Sorunu (Konstüpasyon)

Sindirim sistemi sağlıklı çalışan bir insanda tuvalet alışkanlığı adı verilen dışkı yapma zamanı vardır. Yeterli ve dengeli bir beslenme alışkanlığı alan kimse günde 1 defa belli saatte dışkı yapar.

Kabızlık Nedenleri, Çocuklarda, Bebeklerde, Yetişkinlerde Kabızlık Hastalığı

• Hasta dışkılama ihtiyacını kendisi yapamıyorsa ve başkasının yardımına ihtiyacı varsa dışkılama güçleşir. Başkasına bağımlı olan hasta­da psikolojik baskılar meydana gelir.
• Dışkılama gizliliği yani mahremiyeti bozulursa, hastanın çevresi değişirse dışkılama zorlaşır.
• Dışkı yapma pozisyonu değişirse ve hasta için yatarak dışkı yapma zorunluluğu varsa dışkılamada zorluklar oluşur.
• Uzun süre yatağa bağımlı olarak yatan hastaların sindirim sistemi nor­mal çalışmaz. Bağırsakların peristaltik hareketleri yavaşlayarak dışkılama ge­cikir ve zorlaşır.
• Bazı yiyecek ve içecekler kabızlığa neden olurlar. Kabızlık, önemli bir dışkı yapma zorluğu nedenidir.
• Beslenme alışkanlığının değişmesi veya az posalı, ya da posasız be­sinlerle beslenme.

• İlaç kullanarak dışkılamaya alışkın olanlar bu ilaçları alamazlarsa dışkılama güçlüğü çekerler.

Şuur Kaybı İlk Yardım ve Acil Bakım Tedavisi

Geçici Bilinç Kaybı Nedir
Komatöz vakalarda, koma sebebi açığa çıkarıldıktan sonra ve hastanın çevresi araştırıldıktan sonra ilk yardıma yön verilir. Hastanın soluk yolunun açık tutulması ve solunumun sağlanması, ilk önce yapılması gereken müdahale olmalıdır. İmkanlara dayanan oksijenasyon tercih edilir. Suni solunum yaptırılmaya imkan olmayan baş ve göğüs yaralanmalarında, tıbbi-cerrahi müdahale acilen gerçekleştirilmelidir. Baş travması ve vertebra kırığı daima araştırılmalıdır.

Normal vücut fonksiyonlarının devam ettirilmesi ve gelişmiş komplika-syonların giderilmesi çalışmalarıyla acil bakım devam ettirilir. Acil bakım sırasında, sonradan çıkacak vücut fonksiyonlarını bozucu durumlar kontrol altına alınmalıdır.

Bu genel açıklamalardan sonra yapılacak âcil bakım uygulamaları şunlardır:
• Hasta uygun yere taşındıktan sonra, solunum kontrol edilir,
• Soluk yolunun açık kalması sağlanır,
• Solunum durmuşsa hemen suni solunuma geçilir,
• Elbiseler sıkı, ya da sıkacak durumda ise elbiseler gevşetilir,
• Solunum gürültülü ve hırıltılı ise hasta yan yatış ya da yüzükoyun pozisyonda yatırılır. Gerekli ise ve baş göğüs travması yoksa hastaya trendelenburg pozisyonu aldırılır. Bu pozisyonda akciğerdeki salgı dışarı atılır,
• Solunum normalse, hasta sırt üstü yatırılarak, baş yana çevrilir. Veya yan yatış pozisyonuna alınır.
• Koma sebebi yok edilmeye çalışılır.• Hastanın ısısı muhafaza edilir. Dışardan ısı uygulanmaz.

Şok Geçiren Hastanın Tedavisi

Şok Geçirme, Şok Geçiren Hastanın Bakımı, Tedavisi

Bakım sırasında her türlü fizik hareketlerden kaçınılmalıdır. Ancak has­tayı rahatlaştıracak, sürgü verme, el ve yüz yıkama tedbirleri alınmalıdır. Has­tayı trendelenburg pozisyonunda tutmadan evvel doktorun talimatı alınır. Çünkü bazı vakalarda trendelenburg pozisyonu üst taraftaki iç kana­maları artırır. Batın organlarının diyafragmaya baskıları da solunumu güçleştirir. Bu ihtimalleri göz önüne alarak tıbbi tedaviden evvel hastayı düz olarak tutmakta fayda vardır. Hastayı sakinleştirmek için barbûtüratlar kul­lanılabilir. Ağrıların giderilmesi için tıbbi tedavi uygulanır. Çünkü ağrı başlı başına şok yapabilir. Hastaya neler yapılacağı hakkında bilgi vermek ve onun sorularına uygun biçimde cevaplandırmak da endişelerin giderilmesi yönünden gereklidir.

Şoke olmuş bir hastaya ilaç verirken, periferik dolaşımın bozulmuş olduğu dikkate alınmalıdır. Deri altı enjeksiyonlar bu nedenle tavsiye edilmez. Deri altı yoluyla ilaç vermek gerekiyorsa, dolaşımın normale dönmesi beklenir.

Değilse fazla dozların doğurabileceği komplikasyonlar sonucu durum kötüleşir.
Hastanın tansiyonu, her 5 veya 10 dakikada bir ölçülmelidir. Tansiyo­nun yükselip alçalmasına göre ayarlanan ilaç dozları bakımından, çok gerekli­dir. Doku nekrozu yapan ilaçların enjeksiyondan sonra herhangi bir gelişme yapıp yapmadığı da enjeksiyon bölgesinde izlenmesi gereken önemli husus­lardan birisidir.
Bakım esnasında şoku meydana getiren sebebe yönelik tedavi uygu­lanır. Dolaşım sıvı ya da kan kaybı ile yavaşlamış kalp volümü azalmış ise, böbrek üstü bezi salgısı olan epinefrln zamanla etkisiz kalarak denkleştirici damar daraltma özelliği kaybolur. Bundan dolayı önceleri normal olan tan­siyon, sonra düşer. Dolaşım iyice yavaşlar, dokularda anoksemi meydana gelir. Solunumun sağlanması ve oksijen verme işlemlerine çabuk başlanmazsa dokularda harabiyetler meydana gelir. Özellikle sinir sistemi, karaciğer, böbrekler ve akciğer dokuları öncelikle harabiyete uğrar. Diğer belirtiler ve tansiyon düşüklüğünün sonucu doku nekrozları hızlanır.

Şok sebebi sıvı ya da kan kaybı ise, öncelikle kaybedilen, sıvının yerine konmasına çalışılır. Kan verilmesi gereken vakalarda kan bulununcaya kadar, kan yerini tutacak plazma ya da plazma yerini tutan sıvılar uygu­lanır. Bu sıvıların bulunması gecikirse serum fizyolojik verilir. Kan, tansiyon normale dönüşene kadar istenilen hızda verilmelidir.

Oksijen açlığının giderilmesi için oksijen verme işlemine aynı zamanda başlanabilir.
Elektrolit dengenin bozuk olması halinde veya yetersizliğinde damar­dan veya ağız yoluyla uygun sıvılar ve elektrolitler verilir.

Kan hacmi normale döndürüldükten sonra, damarları daraltan ilaçlar verilir. Şok, kalp yetmezliğine bağlı ise kalp tonikleri verilir.
Kortizon tedavisi görmüş bir hastanın böbrek üstü bezi atrofiye uğrayabilir. Bunun sonucu olarak primer şok hızla gelişir. Böyle vakalarda da­mardan kortizon verilerek şok tedavisi yapılabilir.

İlk Yardım Acil Bakım Hizmeti

İlk Yardım ve Acil Bakım Hizmeti Veren Kurumlar

İlk yardım ve acil bakım hizmetleri, Koruyucu Sağlık Hizmeti veren I. Ba­samak ve Tedavi edici Sağlık hizmeti veren II. ve III. Basamak Sağlık Hizmet­lerine ait Sağlık Kurumlarında verilir.

İlk yardım ve acil bakım hizmeti veren sağlık kurumları kırsal alandan, kentsel alana doğru olmak üzere;

Sağlık Evleri, Sağlık Ocakları,
Sağlık Grup Başkanlıkları,
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri,
Dispanserler, Devlet hastaneleri,
Özel dal ve yüksek ihtisas hastaneleridir.

Devlet hastaneleri ve özel dal hastanelerinde ACİL SERVİS'ler yapılmıştır. Acil servisler acil bakım ünitesidir. İlk yardım için baş vuran kazaze­de ve hastalara önce ilk yardım sonra acil bakım ve tedavi hizmeti verilir.

Acil servisler, hastayı iyileştirmek, hali hazır durumunu kontrol altında tutmak, komplikasyonları önlemek ve tedaviyi kolaylaştırmak üzere modern ci­hazlarla donatılmıştır.


Acil servisler, haberleşme ve ambulans ağı ile acil sağlık sistemi zincirinin hastaneden önceki halkasıdır. Hastanenin her türlü teşhis ve te­davi imkanlarından yararlanır.

Acil bakım üniteleri kamuya ait hastaneler dışında özel hastaneler, üniversite hastanelerinde vardır.

ilk yardım ve acil bakım üniteleri, işçi çalıştıran sanayi kuruluşlarında iş ve işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yasalar gereğince zorunlu olarak açılır.

Ana arter adı verilen şehirlerarası oto yol üzerindeki sağlık kurumları acil servislere sahiptir. Bu merkezler, toplu yaralanma ile sonuçlanan trafik kaza­larında ilk yardım ve acil bakım hizmeti sunabilecek personele, ambu­lanslara ve cihaz donanımına sahiptirler.

Ayak Bakımı Ayak Sağlığı

Ayak Bakımı, Ayak Sağlığı, Ayak Ağrısı

Ayak bakımı, ayağın temizliği ve enfeksiyonların önlenmesi amacıyla yapılır. Ayakta meydana gelen nasırlar ayak bakımı sırasında tedavi edilir.
Ayak tırnakları kesilir. Ayak tabanında oluşan deri sertleşmesi tedavi edilir.
Parmak aralarındaki ölü deri dokusu temizlenir. Ayak bakımı ayağa uy­gulanacak tedaviyi kolaylaştırır.


Ayak bakımı için aşağıdaki araç-gereçlere ihtiyaç vardır.
Küvet,
40-41 °C ısıtılmış su,
Muşamba veya tedavi bezi,
Havlu, pamuk,
Sabun, vazelin, pudra,
Fırça ve tırnak makasıdır.

Ayak bakımı için aşağıdaki uygulamalar yapılır.

Bakım araç-gereçleri kullanıma hazır duruma getirilir.
Oturabilen hasta sandalyeye oturtulur. Oturuş pozisyonunda ayak
bakımı yapılır.

Yatan hastanın dizi bükülür, ayak altına tedavi muşambası serilir.
Muşamba üzerine küvet yerleştirilir.

Ayak topuktan ve dizden tutularak sıcak su ile dolu küvet içine konur.
Ayakların üzeri havlu ile örtülerek 10-15 dakika beklenir.
Tekrar sıcak su ilave edilir. Ayak topukları fırçalanır. Parmak araları yıkanır. Yıkama işlemi 15-25 dakika devam eder.

Ayak küvetten çıkarılarak tedavi bezinin üzerine konur. Bu süre içinde yumuşayan nasır ve sert deriler dikkatlice kesilir. Veya fırçalanır. Gerekirse nasır üzerine iyot tentürü sürülür.

Tırnaklar düz şekilde kesilir.

Ayaklar ve parmak araları havlu ile kurulanır.
Ayaklara gerekirse vazelin sürülür.

Talk pudrası ile ayak pudralanır.

Hasta normal yatış pozisyonuna alınır.Ayak bakımında kullanılan araç-gereçler temizlenir. Tekrar kullanılmak üzere kaldırılır.

Burun Bakımı Burun Sağlığı

Burun Bakımı ve Burun Sağlığı Tedavisi

Burun Hastalıkları
Burun solunum sisteminin başlangıcıdır. Solunum yapılırken havadaki toz ve diğer partiküller burun konkalarına yapışır. Sümüksü salgı ile birleşen toz burun içinde katılaşarak burun kirini meydana getirir.
Burun bakımı için ılık su kullanılır. Buruna çekilen su, tek­rar hafifçe sümkürülerek dışarı atılması sağlanır. Şiddetli sümkürme burun kanamasına neden olabilir.
Burunda yabancı cisim varsa, burun kanatları dışardan parmak ile sıkılmamalıdır.
Sümkürerek cismin atılmasına uğraşmak da tehlikelidir.
Burundaki yabancı cisim nazal pensler ile alınır. Burun mukozasında şişme varsa ilaç tedavisi gerekir.

Buruna İlaç Uygulama

Buruna genellikle sıvı ilaçlar damlatılır, ilaç uygulama­da amaç tedavi etmek, mukoza şişmesini önlemek ve enfeksiyo­na mani olmaktır.
ilaç uygulamak için gerekli olan araçqgereçler şunlardır:
Burun ilacı ve uygulama planı, Kağıt veya bez mendiller, Kirli atık torbasıdır.

İlaç uygulama tekniği şöyledir:

Hastanın sırtı yastık ile desteklenir. Baş geriye doğru eğilir.Bir elin işaret parmağı ile burun ucu yukarı doğru kaldırılır. Diğer el ile damlalığa çekilen ilaç burun deliğine damlatılır. Damlalığın ucu burun mukozasına değdirilmez. Damlatma işlemi bitince hasta aynı pozisyonda bir kaç dakika bek­letilir. Hasta uzun süre aynı pozisyonda bekletilirse ve ilaç fazla damlatılırsa ilaç nazofarenks yoluyla trakeaya gidebilir. Trakeaya giden yabancı cisim aksırık ve öksürük refleksine neden olur. Bu nedenle ilacın önerilen miktarda damlatılmasına özen gösterilmelidir.

Kulak Bakımı Kulak Ağrısı

Kulak Bakımı ve Kulağa İlaç Uygulama

Kulak bakımı, dış kulak ve dış kulak kanalını kapsar. Yüz temizliği yapılırken kulaklar da yıkanır. Dış kulak kanalı sadece işaret parmağının uç kısmının gireceği kadar olan bölümü, günlük temizlik sırasında temizlenir.

Kulak kanalında bulunan buşon, yabancı cisim veya su kulak lavajı tekniği ile temizlenir. Kulak kanalına herhangi bir sivri cisim sokulmaz.

Kulak kanalına pamuk veya emici herhangi bir cisim sokmak dış kulakta enfeksiyon meydana getirir. Kulak zarı zedelenebilir. Kulak yolu özel yağ salgısı ve kıllarla korunur. Bilinçsiz temizlenen kulak kanalının Ph sı değişir ve yağlı ortam bozulur. Ph sı bozulan kulak kanalında mantar ve bakteriler kolayca ürer.
Kulak lavajı, doktorun önerisi doğrultusunda önerilen solüsyon ile yapılırsa zararsızdır.

Kulağa İlaç Uygulama, Kulak Ağrısı İlaç

Kulağa uygulanacak ilaç, doktor tarafından belirlenir. İlaç uygulamada­ki amaç tedavi etmek ve enfeksiyonu önlemeye yöneliktir.
Kulak lavajı için de reçeteli ilaç uygulanır.
Kulağa ilaç uygulama tekniği şöyledir:
İlaç uygulanacak kulak üste gelecek şekilde baş yana eğilir.
Kulak kepçesinden tutularak yukarı ve geriye doğru çekilir. Bu çekme ile kulak kanalı düz duruma gelir.

Çocuklarda kulak kepçesi, aşağı ve geriye doğru çekilir. Damlalık kulağa değdirilmeden ilaç dam­latılır.
ilaç damlatıldıktan sonra hasta aynı pozisyonda 2-3 dakika bekletilir. Böylece ilaç kulak zarına kadar gider.ilaç uygulandıktan sonra kulağa tampon konur.

Göz Çevresi Bakımı, Göz Sağlığı, Göze İlaç Uygulama

Göz Sağlığı Hakkında Bilgiler
Göz ve Göz altı bakımı, normal olarak yüz temizliği ve bakımı ile birlikte yapılır. Göz bakımı korneanın ve konjektivanın korunması amacıyla yapılır. Özellikle fassiyal paralizide göz kapanmaz. Göz yaşı dışarı akar. Kornea göz kapaklarının açılıp kapanmasıyla sürekli ıslak tutulur. Göz yaşının korneayı koruma özelliği vardır.

Korneanın, dış fiziksel etmenlerden korunması için göze steril rondel konur. Gözün ısı, ışık ve ışınlardan korunması koyu renkli gözlükler ile mümkündür.

Göz Sağlığı İçin Göze İlaç Uygulama

Göze ilaç uygulamak için özel tedavi tepsisi düzenlenir. Tepside göz kadehi, damlalık göze uygulanacak damla veya pomat şeklinde ilaç, gaz bezler ve ilaç uygulama kanı kullanıma hazır olarak bulunur.
Göze ilaç uygulaması, aşağıdaki sıra ile yapılır.

Göz hastası, oturuş pozi­syonuna alınır. Steril gaz bezi alt göz kapağı üzerine yerleştirilir. Gaz bez aşağı doğru çekilerek göz açılır. Hastaya yukarı doğru bakması söylenir.


İlaç göz kapağı ile konjektiva arasına ve gözün orta kısmına uygu­lanır.
ilaç damlatıldıktan sonra, hasta gözünü aşağı yukarı doğru hareket ettirerek ilacın göze yayılması sağlanır.

ilaç uygulaması oturan hastanın arkasından da yapılabilir. Has­tanın başı geriye doğru eğilir baş göğüse yaslanır. Hasta yukarı ba­karken alt göz kapağı gaz bez ile aşağı çekilir, ilaç alt göz kapağı ile, konjektiva arasına uygulanır.

Gözün yıkanması göze yabancı cisim kaçması halinde gereklidir. Göz bol su ile yıkandıktan sonra rondel ile kapatılır.Göze kimyasal madde kaçması halinde o maddenin tesirini nötürleştirici ve dilüe edici maddeler suya ilave edile­rek göz yıkanır.

Yatak Yarası Tedavisi Bakımı

Yatak Yarası Tedavisi ve Bakımı (Dekübitüs)

Yatak yarası hastanın aynı pozisyonda uzun süre kalması nedeniyle özellikle yatak ile kemik çıkıntıları arasında kalan bölgelerde yüzeysel kan dolaşımı vücut ağırlığının etkisiyle bozulur. Kan dolaşımının bozulması ile birlik­te çevreden kaynaklanan fiziksel, mekanik ve bazı kimyasal faktörler nedeniyle doku hücreleri beslenemez. Oksijensiz kalan doku harabiyete uğrar ve ülser meydana gelir.

Yatak yarası deride kızarma ile başlar. Kızarma (Eritem) daha sonra morarmaya dönüşür. Moraran alanda deri bütünlüğü bozulur ve deri yer yer açılır. Açılma gittikçe yayılır ve enfekte olur. Yatak yarasının derinliği ve genişliği oranında hasta kan plazması kaybeder.

Yatak yarası, deri ve derialtı dokularına ve hatta kemiğe kadar derin-leşebilir.
Özellikle paralizili ve nörolojik hastalarda, diyabetlilerde, metabolizma bozukluğu olan hastalarda ve anemilerde çok sık görülür.

Yatak Yarasını Önleme (Tedavisi)

Tıbbi ve cerrahi tedavi amacıyla uzun süre yatan hastalarda yatak yarasının önlenmesi veya hafif geçirilmesi iyi bir hasta bakımı ile mümkündür. Tedavi sırasında yatak yarasını önlemek bakımın temel ilkesidir.

Yatak yarasını önlemek için aşağıdaki uygulamalar yapılır.
Hastaya bol proteinli bir diyet uygulanır.
Deri temiz, kimyasal etkenlerden uzak ve normal kurulukta tutulur. .
Hastanın yatış pozisyonu belirlenen zamanlarda sık sık değiştirilir. Yatağa temas eden ve basınç altında kalan, kemik çıkıntılarının bu­lunduğu bölgelere masaj yapılır. Yatak takımlarındaki kırışıklıklar giderilir.

Dışkı veya idrar ile kirlenen bölgeler sık sık temizlenir ve çamaşırlar değiştirilir.
Hastaya temas eden yatak yüzeyinin yumuşak olması ve kolay ha­valanabilir olması sağlanır. Yumuşaklık, çarşaf altına post veya sünger konması ile sağlanabilir.
Özel üretilmiş yüzeyi bölgesel olarak değişen havalı yataklar kul­lanılır.
Oluşan yatak yarasının bakımı için aşağıdaki uygulamalar yapılır.
Yatak yarası olma ihtimali yüksek olan ve kızaran bölgeye %70'lik alkol ile masaj yapılır. Antiseptikle silinir pudra ile kurulanır. Hekim tarafından önerilen antiseptik solüsyon ile açılan yaralı bölge pansuman yapılır. Yara kuru pansuman ile korunur.

Nekrozu olmuş dokular eksizyon ile alınır. Oksijen ile yara yıkanır. Yara kuru ve temiz tutulur. Gerekirse ultraviole tedavisi yapılır. Yaraya hücre çoğalımını hızlandıran pomatlar sürülür ve yara ko­ruyucu steril pansuman ile kapatılır.Yatak yarasının tedavisi hekim tarafından planlanır.

Sağlığa Zararlı Alışkanlıklar

Sağlığa Zararlı Alışkanlıklar ve Korunma Yolları

insanlar, kendilerini riske sokacak ve sağlıklarını bozacak davranışlarda bulunabilirer. Çünkü sağlıklı seçenekler ya da zararlı alışkanlıklar hakkında ye­terli bilgi almamışlar ve davranış değiştirmek için yeterli bilgileri yoktur. Bunun yanında birçok insan sigaranın sağlığa zararlı olduu hakkında bilgiye sahiptir, fakat şiara içmeğe, başlamaktan hiç çekinmez. Zararlı alışkanlığa insanları yönelten çok karmaşık faktörler vardır. Birçok insanda zararlı alışkanlıktan kur­tulmak için yardım bekler.

Zararlı alışkanlıkları çekici olarak gösteren reklamlar, "olgunluk ve bağımsız" konularını işleyen görsel media ürünleri de özellikle gençleri hedef alarak yavaş yavaş kötü alışkanlıklar kazandırmayı başarırlar.

Adolesan ve gençleri hedef alan birçok kampanyalar, gerektiğinde sporu da reklam aracı olarak kullanırlar. Bu nedenle yanlış mesajlara karşı in­sanların eğitilmeleri gerekmektedir.
Aşırı alkol ve ilaç kullanımı, tehlikeli kimyasal maddeler ve uyuşturucu kullanımı, tehlikeli araç kullanımı ve şiddet unsuru taşıyan sosyal davranışlar sağlığa zararlı davranışlardır. Bu davranışlar hem fert hem de toplum sağlığına zararlıdır.


Sağlığa zararlı alışkanlıklar ruhsal ve bedensel hastalıkların başlıca ne­denidir. Hastalıklara neden olmakla kalmayıp ailenin parçalanması, adam öldürme gibi sosyal olaylara da neden olur.

Sağlığa zararlı ve bağımlılık yapan maddeler daima ikinci bir olayı ve kazayı davet eder.Zararlı alışkanlıklara neden olan maddeler belli bir şebekenin gelir kaynağıdır. Bu insanlar ilaç ve uyuşturucu bağımlılarını sömürürler müşterilerini çoğaltmak için eğlence yerlerinde, pazarlama çabalarına girerler

Spor ve Beden Egitimi Nedir

Spor ve Beden Eğitimi

Beden Eğitimi Nedir

İnsan bütününü oluş­turan fiziki, ruhi ve zihni vasıfların bu­lunduğu yaşın ve genetik potansiyelin gerektirdiği verim gücüne ulaştırılması için bedeni aktiviteler ve oyun yoluyla yapılan faaliyetlerin bütünüdür.

Beden Eğitimi ve Sporda Ölçme: Bir sporcunun veya kullanıldığı aracın uygu­lama veya kullanım esnasındaki özellik­lerini belirleme ve bunları ölçme birimiy­le, sayı sembolleri kullanarak ifade etmedir.


Spor Nedir

Spor, vücudun organik direnicini artıran, sistemlerin fizyolojik kapasite­sini geliştiren, bu kapasiteyi koruyan ve devam ettiren bir uğraşıdır.
Spor yapmadan sürdürülen yaşamda sistemlerin faaliyetleri geriler. Ruhsal bunalımlar başlar. Boş zamanlardaki kötümser tutum ve davranışları ön plana çıkarır. Kötü alışkanlıklara zemin hazırlar.
Sistemli, yaşa uygun ve sürekli spor yaparak, sağlıklı, zinde ve güçlü kalmak, yüksek moral ile yaşamak mümkündür.

Spor şu amaçla yapılır;

• Tembelliği ve isteksizliği yenmek,
• İlgi duymayı geliştirmek,
• Streslerden uzaklaşmak,
• Vücudu çalıştırmak,
• Yaşlanmayı geciktirmek,
• Enerjiyi harcamak, boş zamanı değerlendirmek,
• Vücudun kapasitesini artırmak,
• Dolaşım sisteminin normal değerlerde çalışmasını sürdürmek,
• Sistemleri daha fazla çalışmaya hazırlamak,
• Refleksleri hızlandırmak,
• Hareket ve sinir sisteminin aktivitesini sürdürmek, artırmak,
• Kasların kasılma sürelerini azaltmak,
• Kendine güveni ve yaşama gücünü artırmak,
• Spor oyunlarını beceri haline getirmek ve uygulamaktır.
Spor, ileri yaş hastalıklarından olan dejeneratif eklem hastalıklarını önler. Kas, eklem ve sinir sistemi hastalıklarını rehabilite eder.

Spor Nasıl Yapılır

Spor Belli bir oyunun yapılması anlamında olmamalıdır. Spor oyunları özel tesis ve donanım gerektirdiğinden spor yapmayı engeller. Herkes için spor, anlayışı ile hareket ederek sporu yaygın hale getirmek mümkün olmuştur.

Yürümek, koşmak, tırmanmak, engebeli yollarda yürümek bireysel spor­lardır. Bu sporlar her yerde yapılabilir.

Açık havada hareket yapmak, yüzmek ve oyun oynamak spor için ye­terli bazı uğraşlardır. Evde her sabah 10-15 dakika vücut hareketleri yapmak iyi bir spordur.
Spor türü seçilirken vücudun değişik bölgelerine yönelik ve çok kas de­netimini hareket ettiren hareketler tercih edilir.

Gebelikte uterus kaslarının ve uterus bağlarının güçlenmesi doğumun kolay olması için gebelik döneminde önerilen sürelerde yürüyüş ve uygun spor yapılır. Yürüyüş ve spor sağlıklı doğum için gereklidir.

Yeni doğan bebeklere yaptırılan kol ve bacak hareketleri bebeğin spor ihtiyacını giderir. Bebeğin sağlıklı gelişmesini ve büyümesini kolaylaştırır.
Kitle sporlarından futbol, voleybol gibi oyunları izlemek de bir yönüyle spordur. Boş zamanın değerlendirilmesidir.


Spora önem veren uluslar, dayanıklı, dinç, zeki, çalışkan, disiplinli ve yetenekli fertlere sahip olur. Okullardaki beden eğitimi dersleri ve spor faa­liyetleri bireysel spora ve yukarıdaki amaca yöneliktir.