Domuz Gribi Tehlikesi ve Tanisi

Domuz Gribi Tehlikesi

Domuz Gribine Karşı Sorunlar ve Çözüm Yolları

Domuz gribi virüsüyle ilgili olarak Dünya Sağlık Örgütünce bir takım pandemi çalışmaları çalışmalarının yapılması yararlı olmuştur. İlaç sanayindeki firmalarla görüşmelere başlanmıştır. Bunun dışında ülkelerin vatandaşlarını konu hakkında temel seviyede bilgilendirmesi oluşabilecek kaos ortamını engellemeye yönelik adımdır.

Bu süreçte hastaların saptandığı ülkeler­de yaşananlar, son beş yılda Dünya Sağlık Örgütü önderliğinde yapılan Pandemi Hazır­lık Planının yararını fazlası ile göstermiştir. Pek çok ülkede sağlık sektörü çalışanı her­kes hangi durumda nereye başvuracağını biliyordu. Aynı hazırlık planları son iki yılda ülkemizde de tüm sağlık kurum ve birimle­rinde, hangi durumlarda hangi kişilerin han­gi görevleri yerine getireceği, problemlerin çözümünde nasıl bir yol izleneceği, ayrın­tıları da dahil olmak üzere, yapılmıştır. Bu salgınla dünyadaki planlama eksikliği olan ülkelerde bile açıkların kapatılması için bir fırsat oluştuğu Dünya Sağlık Örgütü tarafın­dan bildirilmektedir. Diğer yandan Uluslararası Sağlık Düzenlemeleri, ilk kez çok sayıda ülkeyi ilgilendiren bir alarm durumunda de­nenmiş oldu ve ülkelerin 2005 yılında ortaya konan gereklilikleri yerine getirdiği görüldü. Şeffaflık, hızlı bilgi paylaşımı, ulusal ve ulus­lararası düzeyde işbirliği konunun çerçeve­sinin hızla çizilmesinde önemli öğeler oldu.

İlaç ve aşı sanayi ve diğer alanlardaki uz­manlarla hemen görüşmeler başlatıldı. An­cak özel sektör ve gönüllülerin de paylaşımı olası bir genişlemiş yayılımda mutlaka çok önemli olacaktır. İyi bilgilendirlmiş toplum­lar olması, başarılı bir savunma için mutlaka gerekli bir öge durumundadır. Bu nedenle şu anda veya sonrasında panik ortamı oluştur­madan, ama rehavet ortamı da yaratmadan, riskler hakkında bilgilendirilmiş, durumun ciddiyetinin farkına vararak gereken kişisel önlemlerin her birey tarafından alınabilece­ği bilinçli toplumların oluşturulması gere­ğine Dünya Sağlık Örgütü Uzmanlar kurulu tarafından dikkat çekilmektedir.

Olası pandeminin karşılanmasında tüm düzeylerdeki sağlık hizmetinin niteliği önemli olacaktır. Herkesin sağlık hizmetine erişiminin ve güçlü bir birinci basamak sağ­lık hizmeti organizasyonunun önemi bugüne dek etkilenen ülkeler tarafından vurgulan­mıştır. Özellikle hastalığın daha da yaygın­laşması olasılığında hastaların sağlık hizmeti ve tedavisine telefon, internet ve sağlık ça­lışanları aracılığı ile ulaşabilirliğinin sağlan­masının önemli hale geleceği Dünya Sağlık Örgütü tarafından vurgulanmaktadır. DSÖ tarafından 71 ülkeye ilaç temin edilmiştir.

Yeni İnfluenza A (H1N1) Virüsü İle Gelişen Grip Belirtileri

Yüksek ateş (koltuk altından ölçülen 38 C derece ve üzeri),
Öksürük,
Boğaz ağrısı,
Burun akıntısı,
Vücut ağrıları,
Baş ağrısı,
Titreme, halsizlik,
Kusma ve ishal.

Grip İçin Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlar

Solunum sıkıntısı,
Şiddetli bulantı ve kusma,
Şuur bulanıklığı,
Şiddetli öksürük ve balgam çıkarma,
Çocuklarda ek olarak:
Dudaklarda morarma,
Havale geçirme,
Yaygın döküntü,

Hastalıktan Korunma Yolları

Su ve sabun ile sık sık ellerinizi yıka­yınız.
Bulunduğunuz ortamı sık sık havalan­dırınız.
Kapalı ve hasta kişilerin bulunduğu ortamlardan uzak durunuz.

Hastalığın Yayılmaması İçin Hasta Kişilerin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

Öksürük ve aksırık esnasında ağız ve burnunuzu tek kullanımlık mendil ile kapatınız ve kullanılan mendili çöpe atınız.

Mümkünse evden dışarı çıkmayınız.
Evdeki diğer kişiler ile yakın temastan kaçınınız.
Basit cerrahi maske kullanınız.
Kişisel eşyalarınızı (havlu, diş fırçası, çatal, kaşık, nevresim, çarşaf vb.) baş­ka kişilerle paylaşmayınız.
Elle dokunduğunuz eşyaları deterjan veya 1/10 oranında sulandırılmış ça­maşır suyu ile siliniz.

Domuz Gribi Virusu Asisi (H1N1)

Domuz Gribi Virüsüne Karşı Geliştirilmiş Aşı

Domuz gribini önlemeye yönelik çalışmalar sürdürülse de şuan için domuz gribi içn geliştirilmiş bir virüs aşısı üretilmemiştir. Dünya sağlık örgütünün konuyla ilgili çalışmaları sürmektedir.

Bugüne kadar üretilen yeni virüsten elde edilmiş stoklar ile aşı üreticileri, üretim için Dünya Sağlık Örgütü kararını beklemekte­dir. Bu konuda DSÖ de tüm taraflarla gö­rüşmeleri sürdürmektedir. Ancak tüm dün­yadaki aşı üretim kapasitesi sonuna kadar kullanıldığında yani bir pandemi söz konusu olduğunda bu rakam ancak 1-2 milyar doza ulaşabilecektir. Bu miktarın tümü ilk tertip­te üretilemeyeceği gibi başlandıktan sonra aşı üretimi için en az 4-6 ay gibi bir süreye gereksinim söz konusudur. Yine de DSÖ tüm dünyaya yetecek üretim kapasitesini oluşturmaya yönelik olarak üretici firma ve potansiyel finansörlerle görüşmeleri sürdür­mektedir.

Uygulanabilecek başka aşılar var mı?

Tarihteki grip salgınlarmdaki ölümlerin büyük çoğunluğu gripin kendisinden değil üzerine eklenen zatürre (pnömoni) nedeni ile gelişmiştir. Bu salgın sırasında da hastaların yarısında zatürreye ait bulgular saptanmış­tır. Bu nedenle, zaten aşılanması gereken 65 yaş üzerindekilerle kronik kalp, akciğer, böbrek hastalığı olanlar ve şeker hastala­rı gibi risk gruplarının zatürreye karşı aşı­lanmış olması bu dönemde daha da büyük önem taşımaktadır. Zatürrenin genel olarak en sık etkeni olduğu bilinen pnömokok aşısı korunmada yararlı olacaktır.

Domuz Gribi Bilgilendirme

Bundan Sonra Ne Olacak


Henüz, salgının nasıl bir yön kazanaca­ğı konusunda yorum yapmak için oldukça erken ve bilgilerin kısıtlı olduğu bir döne­mi yaşamaktayız. 17 Mayıs 2009 tarihinde, Helsinki'de düzenlenen Avrupa Klinik Mik­robiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Kong­resi sırasında düzenlenen özel oturumda da ifade edildiği gibi bundan sonrası için bir­den fazla olasılık söz konusu olabilir:

1. Zayıf bir olasılık ise de, kendiliğinden, hastalar azalarak zamanla tamamen kaybolabilir.
2. Hafif bir salgın şeklinde dünyayı etki­leyebilir.
3. Halihazırda yayılım gösteren virüste yeni değişiklikler ve karışımlar oluşa­rak ağır hastalık yapan özellik kaza­nabilir.

Dünya Sağlık Örgütü 18 Mayıs tarihli üst düzey görüş raporunda mevcut durum 'Kesin olan tek şey hiçbir şeyin kesin olmadı­ğıdır' şeklinde ifade edilmektedir. Dünyada yayılım sürecek mi? Ne kadar zamanda ya­yılacak? Yeni influenza A (H1N1) virüsünün hastalık yapma gücü zaman içinde değişik­lik gösterecek mi? Bugün bu soruların ce­vabının verilmesi henüz mümkün değil gibi görünmektedir.
Diğer yandan virüsün iklim koşulları ile ilişkili olarak varlığını sürdürebilmesi nedeni ile şimdiye dek hastalık esas olarak kuzey ya­rım kürede, sosyoekonomik olarak gelişmiş, sağlık sistemleri iyi işleyen, haberleşmenin sağlanabildiği ülkelerde yayılım göstermiş­tir. Mevsim değişikleri ile birlikte güney ya­rım kürede, çok daha kalabalık yaşamın söz konusu olduğu, sosyoekonomik güçlüklerin yanısıra ve yeterli sağlık hizmetinin sağlana­madığı ülkelerde yayılım çok daha yıkıcı so­nuçlara yol açabilecektir.

Domuz Gribinden Korunma Yollari

Domuz Gribinden Korunma Yolları

Hastalığın bulaşıcı faktörünü en aza indirmek için öncelikle ellerimizin temizliğine önem vermeliyiz. Hastalığın bulaştığı kişilerde yakın temastan kaçınılmalıdır. Öpüşme, sarılma gibi yakın davranışlardan kaçınılmalıdır.

Ellerin sık sık yıkanması çok önemlidir. Hasta kişilerin solunum çıkartıları ile elle­rinin kirlenmesi kaçınılmaz bir durumdur. Bu şekilde sağlam kişilere bulaşmanın ön­lenmesi için ellerin su ve sabunla sık sık yı­kanması gereklidir. Ellerin ılık su ve sabun­la, 10-20 saniye yıkanması yeterli olacaktır. Solunum çıkartısı damlacıkları ile bulaşma daha çok hasta kişi ile bir metreden yakın mesafede yüz-yüze karşılaşma sonucu olu­şur, bu nedenle kapalı ve hasta kişilerin ol­duğu kalabalık ortamlardan uzak durulması ve bulunulan ortamları sık sık havalandırmak gereklidir. Ellerin göze buru­na ağza sürülmemesi de bu yolla bulaşı en­gellemek için gereklidir.

Domuz Gribi Nasıl Ortaya Çıkar

Hasta kişilerin hastalığı etraflarındaki ki­şilere bulaştırmamaları için dikkat etmeleri gereken başka durumlar da söz konusudur. Diğer insanlara bulaşmasını önlemek için evden mümkün olduğunca dışarı çıkmamak, ev içi diğer kişilere bulaşmasını önlemek içinse öpüşme, sarılma gibi yakın temastan kaçınarak, bir arada bulunulduğunda ecza­nelerde satılan basit tıbbi maskelerden kul­lanmak gereklidir. Bu koşullar, en az yedi gün olmak üzere, hastalık belirtileri geriledikten bir gün sonrasına kadar sürdürülmelidir. Ay­rıca 'solunum hijyeni' adı verilen koşulların sağlanması önem taşır. Bu koşullar arasında solunumsal çıkartıların etrafa yayılmasını önlemek için öksürük, hapşırık sırasında bir mendille veya mümkün olmadığı durumda kişinin kendi kolu ile ağız ve burnunu kapat­mak gereklidir. Burun akıntısını silmek için kullanılan mendillerin bir kez kullanıldıktan sonra atılarak, ellerin yıkanması da yine te­mas edilerek bulaşmasını önlemek için gereklidir. Ellerle göz, burun ve ağız temasın­dan kaçınmak önemlidir, çünkü bu yolla da bulaşabilir. Elle dokunulan eşyaların deter­jan veya 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu ile silinmeleri de temizlenmeleri için gereklidir. Havlu, diş fırçası, yatak çarşafı, yastık kılıfı gibi, virüsün bulaşabileceği kişisel eşyaların başka kimselerle paylaşılmaması gereklidir. Aslen bu koşulların her biri sadece yeni grip virüsünden korunmak için değil, herhangi bir soğuk algınlığı durumunda da önem ta­şıyıp dikkat edilmesi gereken konuları içer­mektedir.

Domuz Gribinden Nasıl Korunulur

Kişisel önlemlerin yanı sıra Amerika hastalık önleme merkezi tarafından ilaç ile korunma sağlanması gereken kişiler tanım­lanmıştır. Bunlar; kesin veya şüpheli yeni inf-luenza A H1N1 enfeksiyonu olanlar ile aynı evde yaşayan risk grubu kişiler (kronik has­talığı olanlar, yaşlılar), bu vakalarla yüzyüze teması olan ve grip komplikasyonu için risk taşıyan okul çocukları, Meksika'ya seyahat edecek risk grubu kişiler, bu vakalarla tema­sı olan sağlık personelinden oluşmaktadır


Kalp, Kalp-Damar Hastalığı veya Felç Olanlar

Grip olunduğu taktirde hastalık süresi boyunca bu ilaçların sağlanmasında yaşa­nacak sıkıntı, tedavinin kesintiye uğrama­sına neden olabilir. Bu nedenle kullanılan ilaçlardan 2 hafta yetecek miktarı el altında bulundurmak önemlidir. Grip tablosu geliş­tiği taktirde de devamlı kullanılan ilaçların doktor aksini önermedikçe kullanılmaya de­vam edilmesi gereklidir. Özellikle kalp has­talarının soluk alıp vermedeki değişiklikler konusunda dikkatli olması ve değişiklik fark ettiği anda doktoruna bilgi vermesi önem taşır. El hijyeninin su ve sabunla yıkayarak veya alkol bazlı el dezenfektanları ile ovarak sağlanması en önemli korunma önlemidir.

Seyahat İçin Önlemler

Şu an için dünyada uluslararası seyahat için engelleme söz konusu değildir. Ancak zorunlu haller dışında hastalık görülen bö-legelere yapılacak seyahatlerin ertelenmesi yararlı olacaktır. Gidildiğinde ise daha önce bahsedilen önlemler aynen alınmalıdır. Ka­labalık ortamlarda bulunması gerekli ise maske kullanılması; el hijyeninin sağlana­bilmesi için uygun koşulların söz konusu ol­mayabileceği göz önüne alınarak alkol bazlı el dezenfektanlarının bulundurularak, kulla­nılması gereklidir.

Domuz Gribi Virusu Tedavisi ve Asisi

Domuz Gribi Virüsü Tedavisi

Domuz gribinin tedavisinde kullanılan bir takım ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonraki birkaç gün içinde kullanıldıklarında etkileri göstermektedir.

Tüm dünyada influenza virüslere etki­li dört adet ilaç söz konusudur. Bunlardan amantadin ve rimantadin yeni influenza A(H1N1) virüsüne etkili değildir, zaten ül­kemizde de satılmamaktadır. Diğer iki ilaç olan oseltamivir (Tamiflu®, Roche) ve zana-mivir (Relenza®, Glaxo-Smith Kline) bu vi­rüse etkilidir ve ülkemizde de kullanılmak­tadır. Bu ilaçlardan Tamiflu ağız yolu ile, Relenza soluyarak (inhaler) kullanılmakta­dır. Hastalık belirtileri ortaya çıktıktan son­raki ilk 48 saatte başlanmaları halinde etkili olmakta, hastalık şiddetini azaltıp süresini kısaltmaktadırlar.

Antibiyotiklerin, diğer virüs enfeksiyon­larında olduğu gibi gripte de herhangi bir etkinlikleri yoktur, kullanılmamalıdır. Ge­reksiz kullanılan antibiyotikler, daha son­ra dirençli bakterilerle enfeksiyon gelişip verilen tedavinin etkisiz kalmasına neden olabilmektedir.

Gebe Kadınlarda Yeni Influenza A (H1N1) Enfeksiyonu

Mevcut durumda bu virüsün gebe kadında enfeksiyon riskinin daha yüksek olup olmadığı veya gelişebilecek sorunların daha fazla olup olmayacağı bilinmiyor. Ayrıca anne karnındaki bebeği etkileyip etkilemeyeceği de henüz bilinmiyor.

Ancak mevsimsel grip ile gebelerde in-feksiyon riskinin fazla olduğu, gelişebilecek erken doğum, ağır zatürre gibi problemlerin de daha fazla olduğu bilinmektedir. Yeni vi­rüsün aynı şekilde davranıp davranmadığı zaman içinde netleşecektir. Bu nedenle risk­ler hesaba katılmalıdır.

Eğer toplumda hastalık varsa gebe kadın vücuduna ve kendini nasıl hissettiğine daha fazla dikkat etmelidir. Yalnız kalacaksa be­lirli aralıklarla başkaları tarafından hastalık hali olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer grip benzeri belirtiler ortaya çıkarsa mutla­ka doktoru ile görüşmelidir. Tetkik ve teda­vi gerekip gerekmediğine doktor tarafından karar verilecektir. Ev içindeki veya başka bir hasta ile yakın temas oldu ise doktoru ile görüşerek durumun aktarılmasında yarar olacaktır; doktor yararları ve olası zararlarını düşünerek koruyucu tedavi verip vermeme­ye karar verecektir.

Emziren Anne ve Bebekte Yeni İnfluenza A (H1N1) Enfeksiyonu

Anne sütünün bu virüse karşı koruma sağlayıp sağlamayacağı bilinmiyorsa da, genel olarak, anne sütü alan çocuklar hasta­lıklara daha dirençlidir. Gerek anne gerekse bebeğin hasta olduğu durumda emzirmeye mutlaka devam edilmelidir. Annenin emziremeyecek kadar hasta olduğu koşulda süt sağılmalı, başka birisi tarafından bebeğe verilmelidir. Bebeğin ememeyecek kadar hasta olduğu koşulda da damlalık, kaşık, fincan ile anne sütü verilmelidir. Grip teda­visi alan annenin de emzirmeyi kesmesine gerek yoktur. Bebeğin yüzüne karşı öksürüp aksırmamak, maske takmak, ellerin su ve sabunla sık sık yıkanması ve/veya alkol baz­lı el dezenfektanları ile ovulması en önemli uygulamalardır.

Domuz Gribi Virusu Belirtileri

Domuz Gribi Virüsü Belirtileri

Domuz gribi virüsünün belirtileri arasında ilk göze çarpan nedenler başağrısı, ateş, kas ağrıları ve solunum yollu hastalıklardır. Domuz gribinin bulaşmasından sonraki bir hafta içerisinde bu belirtiler ortaya çıkmaktadır.

Vakalarda zatüre saptanmış hastaların belirli kısmında yoğun bakım gerektirecek durum oluşmuştur.

Domuz Gribi Belirtiler, şu anki bilgilere göre bulaşmadan sonraki 2-7 günde ortaya çıkmak­tadır.
Laboratuvar tetkikleri ile teşhisi kesinle­şen hastaların çoğunda ortaya çıkan tablo, kendi kendine iyileşen, ateşli, başağrısı ve kas ağrıları yanısıra öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı gibi solunumsal belirtilerle kendini gösteren, mevsimsel grip benzeri bir tablodur. Diğer influenza virüs­leri ile gelişen grip hastalığında söz konusu değilken, burada farklı olarak yaklaşık % 25-30 hastada bulantı, kusma ve ishal tabloya eşlik etmektedir. Ayrıca Meksika'da izlenen hastaların üçte birinde yüksek ateş saptan­madığı da gayrıresmi olarak uluslararası haberleşme listelerinde bildirilmiştir. Çoğu hasta, araya başka karışıklıklar girmeksizin, iyileşmişse de az sayıda hastada daha ağır tablolar geliştiği için hastaneye yatırılmaları gerekli olmuştur. ABD'de hastaneye yatışı gereken 22 hastadan sadece 12'sinde 5 yaş altında oluş altta yatan kronik hastalık ve gebelik gibi mevsimsel gripte de risk oluştu­ran durumlar saptanması, bu gruplarla sınır­lı olmayabileceğini düşündürmektedir. Yine mevsimsel gripten farklı olarak ağır hastalık için risk faktörleri arasında 65 yaş üstü ol­mak saptanmamıştır.

Bugüne kadar teşhis edilen hastaların % 60'ınm 18 yaşından daha genç olması, bu yaş grubunun hastalığa daha duyarlı oldu­ğunu veya daha yaşlı grubun önceden var olan koruyucu antikorlar nedeni ile kısmen korunuyor olabileceğini düşündürmektedir.

Mevsimsel grip olgularında, tablonun ağırlaşmasına neden olan karışıklıklar virü­sün kendisinin ya da eklenen bakterilerin oluşturduğu zatürre, kalp kası \ kalp zarı enfeksiyonları, bazı nörolojik bozukluklar sayılabilir. Bu katışıklıklar çoğu zaman yaşlı­larda, şeker hastalığı, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıkları olanlarda, kalp kapak hastalığı olanlarda ya da gebe­lerde ortaya çıkar. Aspirin kullanan çocuk­larda karaciğer ve beyin dokusunun etkilen­diği Reye sendromu da söz konusu olabilir.

Amerika'da saptanan Yeni influenza A (H1N1) virüsü ile gelişen hastalık sırasın­da da yaklaşık % 10 hastanın ağır hastalık tabloları nedeni ile hastaneye yatırılmaları gerekmiş; bunların yarısında zatürre sap­tanmış, üçte birinin yoğun bakıma yatırılma­ları, 1/6 sının ise solunum desteği almaları gerektiği belirlenmiştir. Ağır tablolar nedeni ile hastaneye yatırılan hastaların % 18'ini 5 yaş altı çocukların, % 4'ünü gebe kadınla­rın, % 41'ini ise kronik hastalığı olan kişilerin oluşturduğu belirlenmiştir. Dünya Sağ­lık Örgütü 18 Mayıs tarihli üst düzey görüş raporunda kronik akciğer ve kalp hastalığı, şeker hastalığı, bağışıklık yetmezliği olanlar ile obez ve gebe hastalarda karışıklık olası­lığının yüksek olabileceği vurgulanmıştır. Mevsimsel gripte ciddi hastalık ve ölümler genellikle 65 yaş üzeri kişilerde görülmesine rağmen yeni influenza A (H1N1) ile oluşan grip sırasında önemli sayıda sağlıklı genç ve çocukta ağır hastalık ve ölüm geliştiği bildi­rilmektedir. Ölüm oranı Meksika'da yüksek görülmekle birlikte, Amerika ve Avrupa'da saptanan olgularda mevsimsel gripten daha yüksek oranlarda ölüm söz konusu olmadığı görülmektedir. Bu durum büyük olasılıkla ül­kelerin sağlık sistemleri ile ilgili farklılıkları yansıtmaktadır.

Hasta Kişilerin Yapması Gerekenler

Bol sıvı alıp beslenmeye dikkat edilme­lidir. Düzenli beslenen bir kişide, bu dö­nemde ayrıca C vitamini ya da herhangi bir vitamin desteği yapılmasının hiçbir yararı yoktur. Destekleyici olarak belirtileri hafif­letmek için doktor önerisiyle ateş düşürücü, ağrı kesiciler kullanılabilir. Solunum sıkıntısı yaşanması, şiddetli bulantı kusma veya şid­detli öksürük balgam çıkarma durumunda ya da bilinç değişiklikleri gibi acil durum­larda doktora başvurulmalıdır. Çocuk hasta­larda ek olarak havale geçirme, dudaklarda morarma ve ciltte yaygın döküntü varlığında doktora başvurmak gerekir.

Domuz Gribi (H1N1) Virüsü İnsandan İnsana Nasıl Bulaşır

İnfluenza A virüsü önceden insandan insana bulaşmıyor olsada artık bu virüsünde insandan insana bulaştığı belirlenmiştir. Domuz gribi virüsünün insandan insana bulaşma yolu diğer bulaşıcı hastalıkların bulaşma yoluyla benzerlik göstermektedir.

Yeni İnfluenza A (HİNİ) virüsü de mev­simsel grip gibi insandan insana genellikle öksürme, aksırma esnasında ortama yayılan ve virüs içeren solunum salgısı damlacıkla­rıyla bulaşır. Bu damlacıklar, doğrudan so­lunum yolu ile alınabileceği gibi ortamdaki kapı kolu, masa, sandalye gibi cansız yüzey­lerden veya tokalaşma suretiyle eller aracılı­ğıyla da alınabilir. Ayrıca ağız, burun ve göz yolu ile bulaşabilmektedir. Yeni İnfluenza A (H1N1) virüsü ile ilgili önemli noktalardan bir tanesi de hastalarda saptanan bulantı, kus­ma ve ishal gibi sindirim kanalına ait belirtilerin görülmesidir. Henüz pek çok bilginin yeterince olgunlaşmadığı bu virüs ile ilgili, bu belirtilerin varlığı virüsün insan dışkısı ile de ortama yayılabileceği fikrini vermek­tedir. Ancak bunun kesin olup olmadığı ve ne kadar sürdüğü henüz bilinmemektedir.

Domuz Gribi Semptomları

Virüsü alan kişinin hastalık başlangıcın­dan 1 gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcı olacağı tahmin edilmektedir. Yani virüsü alan kişiler henüz belirtiler ortaya çık­madan önce etrafa bulaştırabilirler. Bu de­mektir ki hasta olsun olmasın toplumdaki her birey korunma ile ilgili tüm önlemleri al­malıdır. Hastalık belirtileri gerileyinceye dek bulaştırıcılığın devam etmesi de olasıdır. Konu ile ilgili araştırmalar henüz sonuçlan­madı ise de küçük çocuklar veya bağışıklık yetmezliği olan hastalarda bulaştırıcılık sü­resi muhtemelen daha uzundur. Hiç hastalık tablosu gelişmeyen kişilerin virüsü yayarak bulaştırıcı olup olmadığı henüz bilinmemek­tedir.

Meksika'daki salgın sırasında bir kişinin hastalığı bulaştırdığı birey sayısı ortalama 1,4-1,6 olarak bulunmuştur. Bu mevsimsel gribe göre daha bulaşıcı olduğunu düşün­dürmektedir.

Domuz Gribi Hastalığı

Domuz eti ile temas veya yiyecek olarak tüketilmesi risk taşır mı?

Hayır. Şu anda virüs zaten domuzlardan değil, insandan insana bulaşmaktadır. Ayrı­ca virüs yiyeceklerle bulaşmadığından böy­le bir olasılık söz konusu değildir. Domuz eti veya bunlardan üretilmiş yiyeceklerin tüke­tilmesi ile yeni HİNİ virüsü bulaşmaz. Uy­gun şekilde hazırlanmış ve pişirilmiş domuz ürünleri güvenle tüketilebilir.

İçme Suyu risk oluşturur mu?

Bilinen dezenfeksiyon yöntemleri uygu­lanmış musluk sularından grip virüsü bu­laştırma riski büyük olasılıkla söz konusu değildir. Bu konuda veya H1N1 virüsünün suların dezenfeksiyon işleminden ne denli etkilendiğini araştıran özellikle yürütülmüş bir çalışma yoktur. Ancak musluk sularında sağlanan serbest klor miktarlarının kuş gribi etkeni H5Nl'in etkisiz kalmasını sağlamaya yeterli olduğu bulunmuştur. Muhtemelen diğer grip virüsleri da benzer şekilde suyun klorlanması ile etkisini kaybedecektir. Su içme sonucu gelişmiş bir H1N1 enfeksiyonu şimdiye kadar söz konusu olmamıştır.

Yeni influenza A H1 N1 virüsü havuzda yüzme ile bulaşır mı?

İnfluenza virüsleri insanda üst solunum yollarına yerleşir. Suda yüzme sonucu ge­lişmiş hastalık tablosu hiç oluşmamıştır. Uygun şekilde dezenfeksiyon işlemi yapılan suların influenza virüs bulaşması için risk oluşturması mümkün gibi görünmemekte­dir. Bu konuda henüz H1N1 virüsü ile bilgi söz konusu değilse de havuzlarda gereken 1-3 ppm serbest klor sağlandığında kuş gribi virüsü H5N1 için yeterli dezenfeksiyon elde edilmektedir. Bunun diğer influenza virüsle­ri için de geçerli olması muhtemeldir.

Domuz Gribi Virusu (H1N1) Salgini

Sağlık Bakanlığı Domuz Gribi

Domuz Gribi Virüsü Salgını ve Yeni İnfluenza A (H1N1)


Yakın zamanda Asya’da ortaya çıkan ve Tüm Dünyaya yayılan Kuş Gribi Virüsünün etkisi tam olarak geçmemişken, yeni olmasada insandan insana bulaşmaya başlamasıyla yeni durum olarak kabul edilen domuz gribi yada İnfluenza A virüsü tehditi doğmuştur.

Bilindiği gibi son beş yılda Asya'da orta­ya çıkan kuş gribi hastaları, dünyada önem­li bir endişe kaynağı idi. Endişenin başlıca nedeni yeni, daha önce insanda hastalık yapmamış bir virüs olması yanı sıra, çok ağır ölüm riski yüksek hastalık oluşturması idi. Esas olarak kuşlarla temas eden kişiler­de gelişen ağır bir grip tablosu söz konusu idi. Nadir durumda oluşan insandan insana bulaşan yaygın hale gelebilmesi olasılığı dünyayı tehdit eden bir salgın olasılığını dü­şündürmekteydi. Bu da virüste oluşabilecek bir değişimle söz konusu olacaktı. Halen Asyada teker teker vakalar görülürken Mısır'da son dönemde görülen 75 kuş gribi vakası da endişeleri artırmaktaydı.

Domuz Gribi Bilgi

Tüm dünya bu konu ile ilgili gelişmeleri endişe ile beklerken Mart 2009'da Meksika yerel basınında Vancruz eyaletin La Gloria köyündeki 3000 kişilik toplumun % 60'mın gribal bir enfeksiyona yakalandığı ve 2 ki­şinin bu nedenle yaşamını kaybettiği bil­gisi yer aldı. Bu konu ile ilgili bilgi dünya basınında 1 Nisan 2009 tarihinde yer aldı. Ardından 2 Nisan 2009'da bölgede bulu­nan Amerikalıların sahibi olduğu bir do­muz çiftliğinin salgında payı olabileceği bil­gisi verildi. 10 Nisan'da ise 'Global Health Intelligence Netvvork' Vancruz'da yayılan akut solunum yolu hastalığını Dünya Sağlık Örgütü'ne bildirdi. Bir yandan Dünya Sağ­lık Örgütü Küresel Salgın Alarmı ve Önlem Ağı, Pan Amerikan Sağlık Organizasyonu ve Meksika Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışırken diğer yandan yerel haber ajansla­rı salgının Oaxaca, Boja California, Mexico City ve San Luis Potosi gibi Meksika'nın di­ğer bölgelerine yayıldığı haberlerini vermeye başladı. Ancak bu bilgiler 21 Nisan 2009 tarihinde Amerika'da hiçbirinde domuz te­ması olmayan iki çocukta hafif solunumsal belirtiler ve hafif ateş tablosu ortaya çıkın­caya İngilizce basına yansımadı.

Domuz Gribi Etkileri

30 Mart'ta San Diego'da 10 yaşında astım hastası bir çocukta ateş, öksürük ve kusma şikayetleri başladı. 1 Nisan'da başvurduğu acil serviste belirtilere yönelik tedavi aldı ve bir haftada iyileşti ancak bu başvurusu sıra­sında boğazından alınan örnekte saptanan influenza A virüsünün tam olarak tanımlana­maması nedeni ile ileri araştırma laboratu­arına, burada da tanımlanamaması üzerine 15 Nisan'da Amerika Hastalık Kontrol mer­kezi (Center for Disease Control; CDC) labo-ratuvarına gönderildi. CDC'de bunun domuz kaynaklı bir H1N1 virüsü olduğu saptandı ve bölgesel birimlere bilgi ulaştırılarak insan ve hayvanlarda araştırmalar başlatıldı. Bu virüs aslında sadece Amerika'da domuzlar­da saptanan influenza virüsü değil, Avrupa ve Asya'da domuzlarda saptanan influenza virüsü genleri de içeriyordu, yani daha önce saptanmayan yeni bir karışım idi.

İkinci hasta ilk hastayla teması ya da ya­kınlığı olmayan 9 yaşındaki bir kız çocuğu idi. Kaliforniya Imperyal bölgesinde yaşa­yan çocukta başlayan ateş, öksürük nedeni ile iki gün sonra grip salgın araştırma böl­gesindeki bir polikliniğe götürüldü. Antibi­yotik tedavisi verilerek boğazından sürüntü ile örnek alındı. Bu örnekte saptanan influ-enza A virüsü tam olarak tanımlanamadığı için gemi ile CDC laboratuarına gönderildi. 17 Nisan'da bu örnekte de gen analizi ile ilk hastadakinin aynısı olduğu belirlenen domuz kaynaklı influenza A (H1N1) virüsü saptandı. Her iki hasta da Uluslararası Sağ­lık Genelgesi gereğince 17 Nisan'da Dünya Sağlık Örgütü'ne bildirildi.

Domuz Gribi Son Durum

Domuz teması ya da Meksika'ya seyahat gibi özellikleri olmayan bu hastalardan sonra CDC, grip şüpheli olgularda tarama başlattı ve diğer olgular da bu şekilde teşhis edildi. CDC, hızla bu virüsü tanımlamak üzere yeni test geliştirdi. Ayrıca çeşitli eyaletlerden ge­len örneklerden üretilen virüs üzerinde ça­lışmalar başlatıldı.

Hastalığa ait ilk bilgiler de Amerika'da saptanan ilk 642 olgu özelliklerinin değer­lendirildiği tıbbi makalelerden elde edildi. Buna göre hastaların sadece % 18'inde has­talık belirtilerinin ortaya çıkışından önceki 7 gün içinde Meksika'ya seyahat etmişti. Dört ayrı okulda kümelenen olgular da ülkede ya-yılım olduğunu gösteriyordu.

Domuz Gribi Etkileri

Bu sırada Avrupa ve Asya'da çeşitli ül­kelerden de benzer olgular bildirilmeye baş­landı. Önce Meksika'dan dağılan bireyler, ardından toplumlar içindeki bulaşa bağlı hastalarla bundan sonraki dönemde hasta sayısı hızla artmıştı. 25 Nisan 2009'da Dün­ya Sağlık Örgütü, uluslararası düzeyde bir toplum sağlığı alarmı bildirdi, 26 Nisan'da da ABD acil durum bildirisinde bulundu. 29 Nisan'da Dünya Sağlık Örgütü Pandemik İnfluenza Evresini 4'ten 5'e yükselttiğini bil­dirdi. Faz 4 "dünyayı ilgilendiren bir salgın gelişebilir, önlem alınmalı" mesajını ifade ederken Faz 5 ise "iki veya daha fazla ülke­de insandan insana bulaş söz konudur, yani dünyayı ilgilendiren bir salgın vardır, en az zarar için önlemler alınmalı" ifadesini içermekteydi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 23 Mayıs 2008 tarihi itibari ile tüm dün­yada 43 ülkede 12.022 hastada laboratuvar tetkiki ile kesin teşhis konmuş ve bunların arasında 86 yaşam kaybı gerçekleşmiştir.

Domuz Gribi Nasil Bulasir (H1N1)

Domuz Gribinin Özellikleri ve Salgın Riski, Domuz Gribi Türkiye

Domuz gribi kalabalık alanlarda daha hızlı ve kolay yayılma eğilim göstermektedir. Önceden insan açısından zararlı olmayan virüsler bugün tehlike unsuru olabilmektedir.

Grip, muhtemelen, yeryüzünde 2000 yıl­dan fazla süredir varlığını sürdüren bir in-feksiyondur. İnfluenza virüsü ilk kez 1933'te tanımlanmıştır. A, B, ve C olmak üzere üç ana grubu ve A grubunun ayrıca çok sayıda alt-tipi vardır. Özellikle A grubu olmak üzere virüsün genetik değişimleri ve değişen yo­ğunluk ve ağırlıkta her yıl toplumlarda oluş­turduğu salgınların sonuçları yoğun araştır­maların odağı durumundadır.

Domuz Gribi Nasıl Bulaşır

Hastalık toplumlarda, özellikle kalabalık ortamlarda, kolaylıkla yayılır. Soğuk ve kuru hava diğer hava koşullarına göre virüsün organizma dışında canlı kalabilmesi için daha uygun bir ortamdır. Bu nedenle ılıman iklim­lerde kış aylarında görülen mevsimsel epi­demiler oluşturur.

Domuz Gribi İle İlgili

Grip virüslerinin en önemli özelliği gene­tik yapılarındaki değişiklik potansiyelidir. Bu değişiklikler çoğu zaman hafif olup, zaman içinde geçirilen hastalıklara bağlı koruyucu antikorlar da gelişerek toplumlarda etkile­nen insan sayısının azalması beklenir. Olu­şan değişiklikler kimi zaman, toplumlarda yeni bir virüs gibi algılanacak denli büyük olur. Daha önceden insanlarda hiç hastalık oluşturmadığı ve bu nedenle koruyucu anti­korların gelişmemiş olduğu bu durumda çok sayıda insanı etkiler. Tarihte oluşan pandemiler bu büyük değişikler sonucu, daha önce insanlarda hiç görülmemiş virüslerin yayılımı ile gerçekleşmiştir. Bu salgınların tarihte 30-40 yılda bir ortaya çıktığı görülmektedir. 1918'de İspanyol gribi, 1957 Asya gribi ve 1968 Hong Kong gribi pandemilerinden elde edilen bilgiler bugünkü bilgilerimizi oluştur­maktadır ve son 5-10 yılda yeni bir pandemi beklentisi bu nedenle artmıştır. Kuş gribi bu nedenle önemli bir tehtid olarak algılanmak­la birlikte yine virüsün insana adaptasyonu tam olarak gerçekleşmediğinden insandan insana bulaş güç olmaktadır ve bu nedenle çok hızlı bir yayılım olmamıştır.

Domuz Grip

Aslen tüm grip virüsleri kuş kökenlidir ancak kuşlarda hastalık yapan virüslerin in­sanlara bulaşması daha doğrusu bulaşma ol­duğunda solunum yoluna tutunabilmesi çok güçtür; çünkü tutunacağı bölge özellikleri farklıdır. Hem kuşta bulunan, hem de insan­daki farklı özellikteki tutunma bölgeleri do­muzda bulunur. Yani domuz hem kuş virüsü ve hem de insan virüsü ile enfekte olabilir. Aynı anda farklı virüslerin bir arada buluna­bilmesi de bunlar arasında genetik madde değişimine ve yeni, daha önce insanlarda hastalık yapmamış virüslerin ortaya çıkma­sına neden olabilir. Bu şekilde ortaya çıka­cak virüs, insanlarda uygun tutunma bölge­si bulacağından insandan insana kolaylıkla bulaşabilir ve dünyayı etkileyebilecek bir salgın tehdidi oluşturabilir. Yeni İnfluenza A (H1N1) virüsü, bu nedenle önem taşımakta­dır. Ayrıca bundan sonraki yayılım sırasında da virüste, oluşacak başka değişimlerle, oluşturduğu hastalığın şiddetinde değişik­likler görülmesi, daha ağır klinik tablolara ve ölümlere neden olması veya şu anda etkili görünen tedavilere dirençli hale gelmesi de olasıdır.

Olası Grip Pandemisi Neden Önem Taşımaktadır

Yıllık epidemiler sırasında ABD'de % 10-20 hastalık atak hızı, 114.000 hastaneye ya­tış ve 20.000'den fazla ölüm olduğu saptan­mıştır. Yıllık epidemilerin yanı sıra influenza A virüsü, en az 300 yıldır, önceden belirlene­meyen aralıklarla ortaya çıkan pandemilere neden olmaktadır. Sadece 20. yüzyılda üç pandemi olmuştur. İlki ve en iyi bilineni İs­panyol gribi adı ile anılmış ve gerçekleştiği 1918-1919 yıllarında dünyada 20 milyondan fazla, ABD'de 500 binden fazla ölüme neden olmuştur. Ölümler özellikle genç erişkinler arasında görülmüştür. Daha sonra 1957'de oluşan pandemide (A/Asya[H3N2]) 68.000 ve 1968'de (A/Hong Kong[H3N2]) 33.800 ölüm başlıca yaşlı ve kronik hastalığı olan­larda gerçekleşmiştir. Ancak yine de her iki pandemide de genç ölümleri yıllık epidemi­lerden daha yüksek olmuştur.

Domuz Gribi Sağlık

Yaşanan pandemilerden geriye kalan önemli epidemiyolojik bilgiler söz konusu­dur. Tam anlamıyla yeni ve bulaşıcı bir vi­rüs oluştuğunda küresel yayılımı önlenemez bir durumdur. Ülkelerin sınırlarını kapatma, giriş-çıkışı önleme gibi, alacakları önlemler de ancak bir süre geciktirebilir ancak yayılımını engellemeyecektir. Önceki yüzyılda, henüz ulaşımın çoğunlukla gemilerle sağ­landığı dönemde bile infeksiyonun tüm dün­yada yayılması ancak 6-9 ay almıştır. Günü­müz ulaşım koşulları dikkate alındığında bu sürenin çok daha kısa olacağı tahmin edil­mektedir.

ABD'de yapılan araştırmalar influenzaya bağlı yıllık direk sağlık giderlerinin 1-3 mil­yar dolar civarında olduğunu göstermekte­dir.

Dünyada gelişen son 2 pandemide de hastalık oranının yüksekliği yanında sosyal hayatın önemli ölçüde etkilediği ve 1995 Yılı hesapları ile 32 milyar dolardan daha fazla ekonomik kayba neden olduğu saptanmış­tır. Sosyal yaşamın etkilenmesi, toplu yaşam koşullarının bozulması, okulların kapanması ve toplumsal huzurun bozulması; çok sayıda hasta varlığında kaçınılmaz bir sonuç olarak görülmektedir.

Tarihi bilgiler yanı sıra, günümüzdeki epidemiyolojik, ekolojik ve ulaşım koşulla­rı göz önüne alındığında bundan sonra da pandemiler olması kaçınılmaz bir durumdur. Önceki pandemilerin ışığında bir sonra ge­lişecek pandeminin ABD'de % 15-35 lik has­talık oranı ile ile 314.000-734.00 hastaneye yatış, 89.000-207.000 ölüm ve 71-166 milyar dolar direk maliyete neden olacağı hesap­lanmıştır. Aslında tam olarak ölüm hızının belirlenmesi güç hatta imkansızdır denebilir. Çünkü ölüm hızını belirleyen dört ana faktör söz konusudur: 1) Virüsün bulaştığı birey sayısı, 2) Virüsün hastalık yapıcı özelliği, 3) Etkilenen toplumun özellikleri ve ya­şam koşulları ve 4) Önleyici faaliyetlerin etkinliği. DSÖ, nispeten orta düzeydeki 1957 pandemi rakamlarından yola çıkarak 2-7,4 milyon ölüm olabileceği tahmini yap­mışsa da daha ağır hastalığa neden olan 1918 pandemi virüsü gibi bir virüsle pandemi gelişmesi halinde bu rakam çok daha yüksek olabilecektir.

Bu koşulda hastanelerin fizik ve hizmet kapasitesi dahi yetersiz kalabilecektir. DSÖ tarafından, % 10 hastalık hızının toplumda stres yaratacağı, % 25 olduğunda toplumsal hizmetleri aksatacağı ve hastane ve tıp mer­kezlerinde sıkıntı yaratacağı, % 50 hastalık hızının ise dramatik sonuçlar doğuracağı öngörülmüştür. Sosyal yaşamın etkilenmesi, toplu yaşam koşullarının bozulması, okulla­rın kapanması ve toplumsal huzurun bozulması; çok sayıda hasta varlığında kaçınılmaz bir sonuç olarak görülmektedir. Özellikle enerji, ulaşım ve iletişim sektörü çalışanları­nın iş gücü kaybı bu hizmetlerin aksamasına yol açabilecek duruma geldiğinde toplumsal etkilenme en yüksek noktasına ulaşacaktır. Yine DSÖ bildirimlerine göre ekonomik sı­kıntı yaşayan pek çok ülkenin olası bir pan-demiye hazırlıklı olabilecek kaynağının ol­madığı düşünülürse, bu ülkelerde dramatik sonuçların çok daha düşük atak hızları ile de ortaya çıkması büyük bir olasılıktır .

Domuz Gribi Nedir, Domuz Gribinin Hakkında

H1N1 Dediğimiz domuz gribi virüsü önceden insanlardan insana bulaşmasada artık insandan insana bulaşmaya başlamıştır. Virüsün ilk görüldüğ ülke Amerika Birleşik Devletleridir. 2009 yılı ortalarında belirlenmiştir.

Bugüne kadar çok sayıda (10000’den fazla) vakaya rastlanılmıştır.

Daha önce insanlarda görülmeyen bir Grip virüsü (İnfluenza A) tipinin (H1N1) ge­çirdiği değişimle artık insanlarda da görüle­bilen grip türüdür.

Türkiye’de Domuz Gribi

Domuz Giribi İlk kez Nisan 2009'da Amerika'da insan­larda enfeksiyon oluşturduğu saptanan yeni influenza A H1N1 virüsü insandan insana bulaşmaktadır. Daha önce de bildiğimiz ve her yıl kış aylarında mevsimsel salgınlar ha­linde tüm ülkelerde görülen influenza A virü­sü ile benzer şekilde bulaşmakta, ama belirti ve bulgularında bazı farklılıklar saptanmak­tadır. İlk kez Amerika'da teşhis edilen virüs, Meksika yerel basınından elde edilen bilgile­re göre Mart-Nisan aylarında Meksika Vencruz bölgesinde çok sayıda kişide de hastalı­ğa neden olmuştur. Amerika'da ilk hastaların teşhis edilmesinden sonra başlatılan yoğun araştırmalar, hastalığın tüm dünyaya yayıl­dığını göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 23 Mayıs 2009 tarihine kadar 43 ülkede 12.022 laboratuvarda kesin teşhi­si konmuş grip vakasına ulaşmıştır. Bu süre zarfında çoğunluğu Meksika'da olmak üzere 86 kişi bu hastalık nedeni ile yaşamını kay­betmiştir. Ülkemizde de iki kişinin sınırdan girişi sırasında hasta oldukları, yani hastalı­ğı ülkemiz dışında aldıkları bilinmektedir.

Domuz Gribi Nasıl

Hastalığın yayılım şekli ve klinik tablo ile ilgili ilk bilgilere Amerika Birleşik Devletle­rinde saptanan ilk hastalardan elde edilen verilerin yayınlanması ile ulaşıldı. Buna göre hastaların sadece 1/3'ü hastalanmadan ön­ceki 7 günde Meksika seyahati yapmış ol­duğunu ifade ediyordu, yani muhtemelen virüs bu seyahat sırasında bulaşmıştı. Kalan hastalarda böyle bir hikaye olmaması, bu­lundukları toplum içinde bulaşma olduğunu yani yerel yayılımı gösteriyordu. Avrupa ve Asya'da saptanan hastaların da bir kısmı Meksika veya Amerika'ya herhangi bir seya­hat yapmamış olan, yani yaşadıkları yerde hastalanan kişilerden oluşuyordu. Önemli bir grup hastayı ise okullarda oluşan salgın­dan etkilenenler oluşturmaktaydı.

Bu virüsün ortaya çıkış şekli ve yayılım özellikleri 1968'de ortaya çıkan influenza A (H3N2) den beri bir pandemi (tüm dünyaya yayılan salgın) olasılığı gösteren en büyük tehdidi oluşturduğunu düşündürmektedir. Aslen bugün artık pandeminin olduğunu kabul etmek, ancak en az zarar ve yayılımla atlatılması için çaba göstermek en önemli yaklaşım olacaktır.

Domuz Gribi Denilmesinin Sebebi

Yeni salgında saptanan virüsün genetik özellikleri ilk araştırmalarda Amerika Birle­şik Devletlerinde 1998 yılından itibaren do­muzlarda görülen bir virüs ile çok benzerlik göstermesi nedeni ile Domuz Gribi tanımı kullanıldı. Diğer yandan Meksika'da Mart-Nisan aylarında grip benzer vakalarının gö­rüldüğü Vancruz bölgesinde Amerikalıların sahibi olduğu domuz çiftliklerinin varlığı da bu ismin verilmesine katkı sağlamıştır. Ancak sonraki araştırmalar bunun Kuzey Amerika'da domuzlarda görülenden ol­dukça farklı bir virüs olduğunu; Avrupa ve Asya'da domuzlar arasında dolaşan virüsle­re ait ayrıca kuş virüsü ve insan virüsüne ait genlerin varlığını göstererek dörtlü karışım bir virüs olduğunu ortaya koymuştur. Bugün insandan insana bulaşabilmesi, bulaşmanın olması için domuz teması gerektirmemesi ve isimlendirme nedeni ile gereksiz domuz itlafına neden olması nedeni ile tüm dünya­da yeni influenza virüsü (H1N1) olarak anıl­maktadır.

Domuz Gribi H1N1 Virusu Anasayfa

Domuz Gribi Nedir

Domuz Gribinin Özellikleri

İnfluenza A Virüsü Salgını

Domuz Gribi İnsandan İnsana Nasıl Bulaşır

Domuz Gribi Belirtileri

Domuz Gribi (H1N1) Tedavisi

Domuz Gribinden Korunma Yolları

H1N1 Virüsüne Karşı Aşı

Domuz Gribi Tehlikesi

Domuz Gribi Aşısı

Domuz Gribinden Beslenerek Korunma