Çocuklarda Kafatası Travma

Çocukta kafatası travmaları - Travma

Çok küçük çocuklarda kafatası travma­ları daha çok düşmeler (örneğin, masadan) dolayısıyla meydana gelir. Daha büyük ço­cuklarda da sebepler az değildir sert oyun­lar, düşme, vb.).

Endişe verici belirtiler:

— Darbenin yeğinliği
— Geçici de olsa, bayılma (koma hali)
— Uyuklama ile birlikte inatçı başağrıları
— İhtilâç hali ve hareket bozuklukları
— Şaşılık ve bakışlarda değişme

Tedavi Yapılması gereken


Önce çocuğu sakinleştiriri Bu çok önemlidir, çünkü çok kez sadece büyük bir korku geçirmiştir. Buna anormal bir yüz sarılığı da eklenebilir.
• Yara açılmadığını kontrol edin; yara var­sa, basit bir kompres pansumanı yapın
• Ne yapacağınızı öğrenmek için dokto­ru arayın: En ufak bir kırık belirtisi varsa, radyolojik tetkik için çocuğu derhal hastaneye götürün (her kafatası kırığı, önem­li sayılmaz).

Çocuklar genellikle "gözetim" için birkaç gün hastanede tutulur. Bu süreyi çocuk için çok sıkıcı bir durum haline ge­tirmekten kaçının Dikkat: Çocuklarınızı havaya fırlatıp tut­mayı amaçlayan oyunlardan kaçının. Çünkü bu sarsıntı, çocukların gözlerinin iç kesiminde, dipte berelenmelere yol açar.

Cocuklarda Bogmaca Oksuruk

Öksürük Boğmaca

Çocuklarda Öksürük
Akciğer bronşlarının iltihaplanması, ha­fif bile olsa, bronşlarda salgılamaya sebep olur, bu da havanın iyi dolaşmasını engeller. Bu engelleme, bazen dışardan bile duyulan, fakat doktorun steroskopuyla mutlaka işite­ceği bir hırıldamaya sebep olur Öksürük, bu salgıların normal olarak sökülüp atılma ihtiyacının sonucudur. Çocuğa da havalandırma yollarını temizleme imkânı verir. Fakat çocuk tükürmesini bilmediğin­den, öksürükle gelen salgıları yutar. Bronş­ları temizlemeye yarayan bu yumuşak öksü­rüğe saygılı olmak ve öksürük kesici şurup­larla engellememek gerekir. Hele büyükler için hazırlanmış öksürük şurupları, hapları ve fitilleri, çocuklar için büyük tehlikeler yara­tabilir.
Ancak bazı öksürükler endişe verici ola­bilir. Doktor tavsiyesi ve çok defa tedavi şart­tır.

Dinmeyen öksürük

Bu normal fizyolojik olay kesilmeden sü­rerse, hele geceleri çocuğu uykusuz bırakır­sa, sonunda yorucu olmaya başlar. Aslında bu tür öksürükler kurudur ve hasta balgam çıkartmaz. Doktorunuz, nedenini araştıracak ve genellikle tehlikeli olmayan sebebi ortaya çıkaracaktır (daha çok hafif griplerden son­ra kalır). Kendi başına ciddi olmayan bu ök­sürük, sonunda bir "tik" olarak kalabilir.
0 Ani öksürük nöbetleri Daha birkaç dakika önce normal olan bir çocuğun anide ve boğulur gibi öksürmeye başlaması, bu yüzden sesinin değişmesi, yaban­cı bir cisim yutması ihtimalini akla getirebi­lir ve acil doktor müdahalesi ge­rektirir.

Yineleyen gece öksürükleri

Yılın belirli dönemlerinde ortaya çıkıyor veya aksırma ile nefes nefese kalma da buna eşlik ediyorsa, hele bunlar daha önce de aler­jik belirtiler göstermiş bir çocukta görülüyor­sa, küçük astım krizi belirtileri olabilir.

Boğmaca öksürüğü

Başlangıç, çok karakteristiktir: Bir dizi ke­sik kesik öksürükten sonra, hasta bir horoz gibi öterek nöbeti bitirir. Ayrıca kusma ve en­feksiyon belirtileri öksürüğe eşlik eder. Aşı­lama sayesinde, günümüzde boğmaca da ar­tık daha hafif geçmekte ve teşhis daha kesin konabilmektedir. Sadece henüz aşılanmamış yeni doğmuş bebeklerin durumu tehlikeli ola­bilir.

Çocuklarda Kulak İlhitabı

Kulak iltihapları

Çocuklarda Kulak İltihabı
Önceden de gördüğümüz gibi çocuğun burun-boğaz hastalıklarında komplikasyon olarak ortaya çıkar.
Ateş yükselmesi, ağrı ve bazen de kusma­nın eşlik ettiği durum, doktor müdahalesi ge­rektirir. Çok küçük çocuklarda, her türlü ateş yükselmesi ve sindirim bozukluklarında, kulakta iltihap aranması gerekir.

Fakat bazı hallerde, özellikle kısa süreli ve çabuk başlayıp biten kulak iltihaplarında, hastalık ihmal ediliyor. Oysa kulaklardan ge­lecek her türlü akıntı, doktor tarafından mu­ayene edilmelidir. Küçük-büyük kim olursa olsun kulak iltihabının ihmali, insanda sa­ğırlığa kadar ciddi arızalar yaratabilir.

Cocuklarda Menenjit

Çocuklarda Menenjit

Belirtiler şunlardır:
— Ateş;
— Püskürerek kusma;
— Baş ağrıları

Annelerin korkulu rüyası olan menenjlerin bu enfeksiyonuna, çeşitli mikroplar sebep olabilir:

Koch basili (tüberküloz). Çocuklara BCG ve­rem aşısı uygulandığından beri, bu tür menen­jit hemen hemen tamamen ortadan kalkmış­tır.

Çeşitli bakteriler. Eğer tedavi erken başlar­sa, bugün menengokokun sebep olduğu me­nenjit de tedavi edilebilmektedir. Özellikle süt bebeklerine musallat olan "sindirim" mik­roplarının sebep olduğu menenjitin de teda­visi kabildir. Çocukların toplu halde bulun­dukları yerlerde bazen salgınlar patlak vere­bilir. Böyle durumlarda, dezenfekte işleminden sonra verilecek ilaçlarla, salgın önlenebilmektedir.
Virüs Menenjit, pek çok virüslü hastalıkta da ortaya çıkabilir. Özellikle de kabakulak­ta.

Yapılması gereken

Yukarıda sıralanan belirtiler görülen çocuk, derhal doktora gösterilmelidir. O da teşhis koyabilmek için omurilikten ör­nek alacak, hastalığa sebep olan mikro­bu arayıp saptayacak ve ona göre etkili bir erken tedaviye başlayacaktır.

Boğaz iltihabı (larenjit) Çocuklarda Boğaz İltihabı


Bebeklerde Boğaz İltihabı
Çocuğun dar boğazı, bazı mikrobik ve vi­rüs hastalıklarından çok çabuk etkilenir. Bir zamanların korkulu rüyası kuşpalazı (difte­ri) hastalığı ise, zorunlu aşılama sayesinde gü­nümüzde hemen hiç kalmamıştır.

Boğaz iltihabı, bir enfeksiyon hastalığıy­la birlikte, ateş ve kuru öksürükle başlar. Ök­sürük anormaldir. Ses değişir: Çatlaklaşır ve­ya iyice kısılır. Nefes alırken zorlanma ve garip bir hırıltı, durumun ciddileştiğini gösterir ki, doktor çağırmak gerekir.

Tedavi ve Yapılması gereken

Doktoru beklerken, çocuğu elden gel­diğince sakinleştirin. Radyatör veya so­banın üzerine odayı havalandırmak için bir tas su koyun. Boynuna da sıcak ve nemli kompres yapın.
Doktorun vereceği güçlü ilaçlar, bo­ğaz iltihabının ve buna sebep olan enfek­siyon hastalığının evde tedavisini sağla­yacaktır.

Tedavi yetersiz kalırsa, çocuğu has­taneye kaldırmak gerekebilir. Ancak bun­dan çekinen çocuğa karşı anne-babanın ve doktorun çok müşfik davranıp, hasta­ne korkusunu unutturmaları gerekir.Tıbbi yardım bu hallerde eve ulaşabi­leceğinden, bir felaket olmuşçasına ço­cuğu hastaneye koşturmaktan kaçının.

Ateş yükselmesi Çocuklarda Ateş Bebeklerde Ateş

Çocuk hastalıklarının büyük çoğunluğu, ateşli geçer. Ateşe ek olarak diğer belirtiler, doktora teşhisinde yardım eder. Bazı haller­de, bu belirtiler çok nettir: Ama bazı haller­de de ortaya çıkmalarını beklemek veya ate­şin nedenini bulmak için bazı araştırmalar uy­gulamak gerekir.
Dinlenme halinde bir insanda (20 dakika­dır) normal makat ısısı 37 °C'dir. Kişilere gö­re bu yarım derece aşağı veya yukarı oyna­yabilir.

Isı 37.5 °C ile 38 °C arasında ise, hafif ateş söz konusudur. Isı 38 °C'yi aştıktan son­ra, artık ciddi ateş var demektir ve doktor çağırılmalıdır.

Yeni doğmuş bir bebek ve bir çocuk, asla yüksek ateşle bırakılmamalıdır. Çünkü yük­sek ateşin sebebi ne olursa olsun (çok kez, ba­sittir), beyin için tehlikeli durumlar yaratabilir (Bak S. 43): Bazen hastayı hastaneye bile kal­dırmak gerekebilir. Bu nedenle yeni doğmuş bebeklerin ateşlerinin 39 °C'yi geçmesine pek göz yumulmamalıdır.

Tedavi ve Yapılması gereken

• Doktorunuzun tavsiye edeceği dozda, çocuğa bir sedatifle birlikte ağrı kesici verin.
• Üstünü örtmeyin. Ateşi düşürmek için çocuğa, ateşinden 2 ile 3°C'den daha dü­şük, ılık bir banyo yapın. Nemli çamaşır­larla sarın.
• Bütün zayıf bünyeli çocuklar, üstü açık bırakılmalıdır. Battaniye koymayın. Aksi­ne, bir çarşaf üzerine çıplak olarak yatı­rın.
• Doktor, sizden hasta çocuğun sabah ve akşam ateşini alıp, not etmenizi isteye­cektir. Fakat çıktığını tahmin ettiğiniz an­larda siz bir kere daha ateş ölçün. Bu ateşleri dikkatle not edin ve yükselme sı­rasındaki belirtileri de yazın.

Dereceli bir doktor termometresi kul­lanın. Ateş, makattan, koltuk altından ve­ya ağızdan alınabilir. Çocuklarda genel­likle makat tercih edilir. Çünkü çocuk, termometreyi ağzında veya koltuğunun altında kırabilir.
Termometre kullanılmadan önce bir antiseptikle silinmeli, sonra hafif vazelinlenmelidir ki, çocuk yaralanmasın.



Ateş ölçmeden önce çocuğu 10 da­kika kadar dinlendirin. Sonra yan veya ka­rın üstü yatırıp, dizlerini hafif bükün. Ter­mometre makatta bir dakikadan az bir sü­re daha çok bırakılmalı, sonra da ateş dik­katle not edilip, doktorun tavsiyesi bek­lenmelidir.

Cocuklarda Bebeklerde Ates

Ateş yükselmesi Çocuklarda Ateş Bebeklerde Ateş

Çocuk hastalıklarının büyük çoğunluğu, ateşli geçer. Ateşe ek olarak diğer belirtiler, doktora teşhisinde yardım eder. Bazı haller­de, bu belirtiler çok nettir: Ama bazı haller­de de ortaya çıkmalarını beklemek veya ate­şin nedenini bulmak için bazı araştırmalar uy­gulamak gerekir.
Dinlenme halinde bir insanda (20 dakika­dır) normal makat ısısı 37 °C'dir. Kişilere gö­re bu yarım derece aşağı veya yukarı oyna­yabilir.

Isı 37.5 °C ile 38 °C arasında ise, hafif ateş söz konusudur. Isı 38 °C'yi aştıktan son­ra, artık ciddi ateş var demektir ve doktor çağırılmalıdır.

Yeni doğmuş bir bebek ve bir çocuk, asla yüksek ateşle bırakılmamalıdır. Çünkü yük­sek ateşin sebebi ne olursa olsun (çok kez, ba­sittir), beyin için tehlikeli durumlar yaratabilir (Bak S. 43): Bazen hastayı hastaneye bile kal­dırmak gerekebilir. Bu nedenle yeni doğmuş bebeklerin ateşlerinin 39 °C'yi geçmesine pek göz yumulmamalıdır.

Tedavi ve Yapılması gereken

• Doktorunuzun tavsiye edeceği dozda, çocuğa bir sedatifle birlikte ağrı kesici verin.
• Üstünü örtmeyin. Ateşi düşürmek için çocuğa, ateşinden 2 ile 3°C'den daha dü­şük, ılık bir banyo yapın. Nemli çamaşır­larla sarın.
• Bütün zayıf bünyeli çocuklar, üstü açık bırakılmalıdır. Battaniye koymayın. Aksi­ne, bir çarşaf üzerine çıplak olarak yatı­rın.
• Doktor, sizden hasta çocuğun sabah ve akşam ateşini alıp, not etmenizi isteye­cektir. Fakat çıktığını tahmin ettiğiniz an­larda siz bir kere daha ateş ölçün. Bu ateşleri dikkatle not edin ve yükselme sı­rasındaki belirtileri de yazın.

Dereceli bir doktor termometresi kul­lanın. Ateş, makattan, koltuk altından ve­ya ağızdan alınabilir. Çocuklarda genel­likle makat tercih edilir. Çünkü çocuk, termometreyi ağzında veya koltuğunun altında kırabilir.
Termometre kullanılmadan önce bir antiseptikle silinmeli, sonra hafif vazelinlenmelidir ki, çocuk yaralanmasın.


Ateş ölçmeden önce çocuğu 10 da­kika kadar dinlendirin. Sonra yan veya ka­rın üstü yatırıp, dizlerini hafif bükün. Ter­mometre makatta bir dakikadan az bir sü­re daha çok bırakılmalı, sonra da ateş dik­katle not edilip, doktorun tavsiyesi bek­lenmelidir.

Cocuklarda Bebeklerde İshal Tedavi

İshal tedavisi

Bebeklerde ve Çocuklarda İshal Tedavisi
ishalin tıbbi tedavisinde (en çok sülfamit) ile birlikte, özel bir beslenme rejimi uygulanmalıdır. Bu rejimde ishali durdurma özelliği olan besinler yer alır (havuç).

Havuç çorbası

Taze havuç kullanın. Yuvarlak keseceğiniz yarım kilo havucu, bir litre su içinde, bir buçuk saat kaynatın. Kevgirden geçirerek, yumuşak bir püre elde edin.

Daha sonra başlangıçtaki hacmi elde etmek için su katın, Elbette çocukta zayıflık yaratmadan bu rejimi uzun süre devam ettiremezsiniz. Ama doktor gelip yeni tavsiyelerde bulunana dek işinize yarayabilir.

Diğer ishal önleyiciler

• Keçiboynuzu;


• Basit ishaller için, pirinç lapası.

Bebeklerde Susuz Kalma Hastalık

Bebeklerde susuz kalma hali Bebek Hastalıkları

Küçük süt bebeklerinin vücutlarındaki su rezervi, çok önemlidir. Her türlü çok su kay­bı, anında tehlikeli olabilir. Bebek, ağırlığı­nın yüzde 10'unu kaybederse, ölüm tehlike­siyle karşı karşıya kalır. Bu durumda acele doktoru çağırmak gerekir. Bu nedenle bebe­ğin ağırlık eğrisini bilmek ve doktora açıkla­mak, büyük önem taşır.
Bebeklerdeki bu tür su kayıplarına en çok sürekli kusmalarla bu dönem hastalıklarının çoğunda ortaya çıkan ishaller sebeptir (kulak iltihabı, bağırsak enfeksiyonları, bulaşıcı has­talıklar, beslenme bozuklukları, vb.).
Susuz kalma, şunlardan kaynaklanabilir:

— Sıcak çarpması: Çok sıcak bir yerde be­beğin çok giydirilip örtülmesi;
— Herhangi bir hastalıkta ateşin çok yüksel­mesi;
— Kusma veya ishal yüzünden çok su kaybı.
Çok su kaybeden bebek, teninin kül ren­gi, adeta pörsümesi, derisinin incelmiş gibi olması, gözlerinin çukurlaşması, çevresinde mor halkalar oluşması ve hafif inildemesiyle ko­lay anlaşılır.
Acil yardım gerektiğini belli eden belirti­ler şunlardır:


— Yüzde 10'u aşan kilo kaybı;
— El ve ayak parmaklarının soğuması;
— Reaksiyon yokluğu, koma
— İhtilaçlar
— 40 °C'yi aşan yüksek ateş.

Tedavi ve Yapılması Gerekenler

Acil olarak doktoru çağırın; durumun vahametine göre kendisi susuz kalmaya karşı ya ağızdan suyla besleme yoluna gi­decek (kusma yoksa) veya hastaneye kal­dırılmasını, reanimasyon bölümünde su verilmesini isteyecektir
.

Cocuklarda Aglama Sinir Hastaliklari

Çocuk ve Bebeklerde Ağlama, haykırmalar

Çocuklarda şiddetli ağrı, müthiş ağlama ve feryat krizleriyle kendisini belli eder. Bu ağlamanın, anne-babasının ilgisini çekmek is­teyen çocuğun şımarıklık ağlamalarıyla hiç­bir ilgisi yoktur. Çevrenin paniğe kapılması ve korkusunu, sıkıntısını ifade etmesiyle, nö­bet daha da şiddetlenir. Çocuğun ağlamala­rına yüzünün sapsarı solması da eşlik eder­se, bunu bir tehlike işareti olarak kabul et­mek gerekir.



Dikkat! Çocukların çoğu, çevresindekile­rin davranışları kendilerini buna iterse, ağla­malarının şiddetini daha da artırır. Dolayısıy­la acısının gerçek önemini ortaya çıkarmak gerekir.
Anne-babanın güven verici davranışları­na rağmen çocuk bağırmaya ve inlemeye de­vam ederse, neresinin ağrıdığı araştırılmalı­dır: "Göster yavrum, neren uf olmuş!" uya­rısına, çocuk birçok yerini göstererek yanıt ve­rirse, aslında sizinle biraz eğleniyor demek­tir: Bütün bu noktaların birden ağrıması imkânsızdır. Kendisini bunun için azarlamayın, çünkü gelecek sefer "dikkatinizi çekmek" için başka şey icat edecektir.

Daha küçük bebeklerde ağlamalar ciddi­ye alınmalıdır: Bir süre durduktan sonra feryat-figanın düzenli denecek aralıklarla ye­niden başlaması, sinsi bir ağrının belirtisidir.

Tedavi ve Yapılması gereken

Önce sebebin somut bir şey olup ol­madığını araştırın (bezindeki iğnenin bat­ması gibi)...
Kulaklarının arkasına hafifçe dokuna­rak, ağrının şiddetlenip şiddetlenmedi­ğini kontrol edin (kulak iltihabı).

Başka belirtiler araştırın:
— Biberonu reddetmek;
— Ateş yükselmesi...
Ağlama ve feryat devam ediyorsa, ço­cuğu doktora götürün.

Çocuklarda Sinirlilik ve Sinir krizleri

Çocuklarına aşırı düşkün bazı ailele­rin çocukları, karakterlerine göre şidde­ti değişen etkileyici gösteriler eşliğinde, "öfke nöbetleri" geçirebilirler: Öksürük krizi, nefes kesilmeleri, çırpınmalar, kısa süreli bayılmalar, "hıçkırık spazmları" gibi. Anne-babanın tarafsız bir şefkat ifa­desi, çok kez bu isyanları geçirmeye ye­ter.Buna karşılık telaşa kapılmak, üzül­düğünü belli etmek, çocuğun gösterisi­ni şiddetlendirebilir.

Çocuk ve Bebeklerde Ağlama, haykırmalar

Çocuklarda şiddetli ağrı, müthiş ağlama ve feryat krizleriyle kendisini belli eder. Bu ağlamanın, anne-babasının ilgisini çekmek is­teyen çocuğun şımarıklık ağlamalarıyla hiç­bir ilgisi yoktur. Çevrenin paniğe kapılması ve korkusunu, sıkıntısını ifade etmesiyle, nö­bet daha da şiddetlenir. Çocuğun ağlamala­rına yüzünün sapsarı solması da eşlik eder­se, bunu bir tehlike işareti olarak kabul et­mek gerekir.


Dikkat! Çocukların çoğu, çevresindekile­rin davranışları kendilerini buna iterse, ağla­malarının şiddetini daha da artırır. Dolayısıy­la acısının gerçek önemini ortaya çıkarmak gerekir.
Anne-babanın güven verici davranışları­na rağmen çocuk bağırmaya ve inlemeye de­vam ederse, neresinin ağrıdığı araştırılmalı­dır: "Göster yavrum, neren uf olmuş!" uya­rısına, çocuk birçok yerini göstererek yanıt ve­rirse, aslında sizinle biraz eğleniyor demek­tir: Bütün bu noktaların birden ağrıması imkânsızdır. Kendisini bunun için azarlamayın, çünkü gelecek sefer "dikkatinizi çekmek" için başka şey icat edecektir.

Daha küçük bebeklerde ağlamalar ciddi­ye alınmalıdır: Bir süre durduktan sonra feryat-figanın düzenli denecek aralıklarla ye­niden başlaması, sinsi bir ağrının belirtisidir.

Tedavi ve Yapılması gereken

Önce sebebin somut bir şey olup ol­madığını araştırın (bezindeki iğnenin bat­ması gibi)...
Kulaklarının arkasına hafifçe dokuna­rak, ağrının şiddetlenip şiddetlenmedi­ğini kontrol edin (kulak iltihabı).

Başka belirtiler araştırın:
— Biberonu reddetmek;
— Ateş yükselmesi...
Ağlama ve feryat devam ediyorsa, ço­cuğu doktora götürün.

Çocuklarda Sinirlilik ve Sinir krizleri

Çocuklarına aşırı düşkün bazı ailele­rin çocukları, karakterlerine göre şidde­ti değişen etkileyici gösteriler eşliğinde, "öfke nöbetleri" geçirebilirler: Öksürük krizi, nefes kesilmeleri, çırpınmalar, kısa süreli bayılmalar, "hıçkırık spazmları" gibi. Anne-babanın tarafsız bir şefkat ifa­desi, çok kez bu isyanları geçirmeye ye­ter.Buna karşılık telaşa kapılmak, üzül­düğünü belli etmek, çocuğun gösterisi­ni şiddetlendirebilir.

Çocuk hastalıkları ve Çocuk Sağlığı Korunma Tedavi Yolları

Küçük çocuklarda acil tıbbi olaylar, sebepleri, belirtileri tehlikelerime önemli özellikler taşırlar. Fakat bu yaştaki en tehlikeli kaza, aşılanmadan, temizlik ve koruyucu hekimliğe kadar, çocuklarla ilgilenmemekten kaynaklanan kazalardır. Bu yüzden de pek çok çocuk ölümü kaydedilmektedir.

Çocuklarda Yabancı Cisim ve Sıvı Yutma


Çocuğunuz bir şey yutarsa, her şeyden ön­ce paniğe kapılmayın. Sakin olun, onu korkutmayın, sinirlenmeden ve kızdırmadan, tat­lı sorularla yuttuğu şeyi öğrenmeye çalışın.

Katı yabancı cisimler

Çocuk hiçbir acı çekmiyor ve bir sıkıntı be­lirtisi göstermiyorsa: Onu teskin edin, kendi­niz de bir oh deyin. Ancak yine de doktoru­nuza danışıp, radyolojik bir tetkikin gerekli olup olmadığını sorun.


Çocuk solumakta güçlük çekiyorsa, öksürüyorsa: Dikkat! Yabancı cisim, nefes borusu­na kaçmış olabilir. Solunum yollarının tıkan­ması tehlikesi söz konusudur. Böyle bir du­rumda, solunum rahatsızlıklarında uygulan­ması gereken acil yardım hareketlerine girişin ve hiç gecikmeden doktora haber verin.

Çocuk yutkunmakta güçlük çekiyor ve göğüs kafesiyle yemek borusunda ağrı hissediyor­sa: Kendisini sakin bir şekilde hastaneye gö­türün ve radyolojik tetkik yaptırın.
Çocuk bir ilaç veya toksik bir katı cisim yutmuşsa: Zehirlenmelerdeki gibi girişimlerde bulunun

Sıvılar

Yakıcı sıvılar: Bunun hemen farkına varabilirsiniz; çünkü çocuk ağzında ve boğazında acı hissedecektir. Ağzını derhal bol suyla çalkalayıp yıkayın, fakat suyu yutmamasına dik-kat edin. Derhal doktor çağırın.

Zehirli sıvılar: Mümkünse, içtiği maddenin adını ve terkibini öğrenin. Genellikle sıvının kabı, çocuğun yanında bir yerde olabilir. Hemen ardından doktorunuzu arayarak, ne önereceğini sorun. Belki de sizden çocuğu kusturmanız istenecektir.

İhtilaç krizleri

Çocuklarda görülebilecek ihtilaç nöbetle­ri, mutlaka doktora danışmayı gerektirir.
Küçük çocuklarda pek çok nedenleri ola­bilir. Bunların ciddi olanları azdır. Örneğin yüksek ateş, nöbete sebep olabilir Bu durumda ateşi bütün imkânlar sefer­ber edilerek düşürmek gerekir (İlerdeki konularda). Sara da söz konusu olabilir

Bu hastalık doğru tedavi edilirse, ta­mamen iyileşebililr. Genellikle saralı bir çocu­ğun çevresi, kendisine nasıl davranılması ge­rektiğini bilir. Daha büyük çocuklarda, be­lirti bir tehlike işaretidir ve mutlaka doktora gösterilmelidir. Bu arada bazı ilkyardım gi­rişimleri uygulanabilir

Tetanoz Nedir Tetanoz Asisi

Tetanoz, Tetanoz Belirtileri, Tetanoz Aşısı

Reanimasyondaki ilerlemelere rağmen, hâlâ öldürücü niteliğini koruyan bu has­talık, aşıyla önlenebilir. Ayrıca okula gi­den çocuklara yapılması zorunludur. He­men her yerde bulunan tetanoz mikrobu, her türlü yaradan vücuda girebilir. Bir gül dikeninin çizgisi bile yeterlidir. Daha çok toprak bulaşmış olan yaralar, tetanoz yu­vasıdır.

Bu yüzden en küçük bir yarada bile tetanozu akla getirmek ve yaralıya önce­den tetanoz aşısı olup olmadığı, rapel aşılarını yaptırıp yaptırmadığı sorulmalıdır.

Yaralı gerektiği gibi aşılanmamışsa, komple aşı uygulanmalıdır. 15 gün aray­la 3 iğne, bir yıl sonra da rapel aşısı (bu rapel, çok önemlidir). Yaralanmadan he­men sonra uygulanan tetanoz serumu, önceden aşılanmış birini geçici olarak koruyabilir; hiç aşılanmamış birini koru­ma şansı ise azdır.
Aşılanma kurallarına uyun: Ne yazık ki aksi olduğunda, bugün çocuk felcin­den daha çok, tetanozdan ölüm olayları­na rastlanmaktadır.

Yara Yaralanma Tedavisi

Yaralar, Yaralanmalar

Yara, Deri üzerindeki her türlü tahribat sonucu (iğne, kesilme veya çizilme) meydana gelen açıl­ma bir yara olup, buradan vücuda mikrop girebilir. Bu nedenle yaralar çok çabuk temizlenmelidir. Bir yaranın geleceği, ilk pansumana bağlıdır. Yaralar genellikle mikrop kap­makla birlikte, alınacak önlemler yaranın basit bir kesikle, karın nahiyesinde ciddi bir yara oluşuna göre değişir.

Basit yaralar ve Yaralanma


Küçük kesikler veya yüzeysel çizilmeler olup, fazla kirlenmeyenlerdir.
Her türlü enfeksiyon ihtimalini ortadan kaldırmak için basit bir sıyrığın bile tedavisi gerektiğini anımsatalım. Özellikle çocuklar­da görülen bu sıyrıklar, hafife alınmamalıdır.

Av kazaları

Her yıl av mevsiminde av kazaları nede­niyle hastaneye başvuranların sayısı ar­tar. Basit korunma kurallarına riayet edil­se, av kazaları hiç vuku bulmayabilir. Av kazası yaraları, uzun sürecek yaralar açar: Saçmalar dağılarak vücuda girdiğinden, cerrah bütün kurşun parçalarını çıkartamaz.
Bütün kazalardaki gibi, bunda da acil önlem şarttır: Yaraya kompresyon yapmak şok durumunu önlemek

Tedavi ve Yapılması gereken

Yaraya dokunmadan önce elleri iyice yı­kamak ve tırnak aralarını fırçalamak ge­rekir. Mümkünse alkolle dezenfekte de edilmelidir. Sonra kurulamadan,'havada kurutun.

Temizleme ve dezenfeksiyon

• Bir yarayı dezenfekte etmek için, önce çevresini su ve sabunla yıkayın. Veya sı­vı bir antiseptikle silin.
• Ardından yaraya merkezinden çevresi­ne doğru renksiz bir antiseptikle kompres yapın. Pamuk kullanmayın, çünkü parçacıkları yaraya yapışabilir. Kompres­ler, gerektiği kadar yapılmalıdır.
• Yara vücudun tüylü bir yerindeyse, ön­ce tüyleri kesin. Gözle görülebilen ya­bancı cisimler (kum gibi) çekilip, Özenle alınmalıdır. Fakat derin saplanmış olan­ları çıkartmaya kalkışmayın. Bunlar aci­len doktora gösterilmelidir.
• Yara kanıyorsa, derhal kompresli pan­suman yapın

Tetanoza karşı önlem alın

Yaranın kontrolü

• Pansuman her 24 veya 48 saatte bir tek­rarlanmalıdır. Bir antiseptik, ılık su veya eterle ıslatılarak yumuşatılır ve açılır.
• Yara yeniden temizlenir ve yeni pansu­man konmadan, yaranın sıcak, kırmızı, ağrılı ve gergin olup olmadığına bakılır.
• Yara bir sıyrıksa, açık bırakılmalıdır. Böylece kuruması daha kolay olur ve en­feksiyon önlenebilir.
• Cerahat toplayan ve enfeksiyon kapan her yara, mutlaka doktora gösterilmelidir.

Siyatik Lumbago Nedir Tedavisi

Lumbago ve siyatik tedavisi

Siyatik Hastalığı, Genellikle bel nahiyesinde (kaburga kemikleriyle leğen kemiği arasındaki bölge) rastlanan has­talıklardır. Modern yaşam tarzının oturmayı gerektiren koşullarından oluşmuştur. Çağdaş insa­nın hareketsiz çalışma düzenine alışması sonucu, kaslarda zayıflamalar belirmekte, belkemiği zor duruma düşmekte, duruma göre bu nedenle lumbago, bel fıtıkları ve siyatikler meydana gel­mektedir.

Lumbago Nedir ve Belirtileri Nelerdir

Lumbago, özellikle aşağı bel nahiyesine yönelik şiddetli ağrılarla kendisini belli eder. Genellikle yanlış birkaç hareket veya kötü po­zisyondan sonra meydana gelir. Buna bir çe­şit belkemiği burkulması da denebilir. Ayakta duran kişi eğilip ağır bir şeyi kaldırmaya gi­riştiğinde, belini doğrultamaz. Katılmış gibi kalır. Çok ıstırap veren bu durumun, daha ciddi nedenleri de olabilir.

Lumbago Tedavisi Yapılması gereken

Doktorun gelmesini beklerken, has­tayı sırt üstü yatırın. Sert bir zemin üze­rine uzatın ve yastık koymayın. Aspirin gi­bi ağrı kesici bir ilaç verin. Ancak doktor tedavinin devamı için radyolojik ve biyo­lojik tetkik isteyebilir. Lumbagonun ne­denini saptamak şarttır. Örneğin kırık ve­ya burkulma, düşme, bir enfeksiyon ve­ya yorgunluk da buna neden olabilir.

Had Siyatik

Lumbagolularda görülebileceği gibi, bir­den de ortaya çıkabilir. Başlangıcı, lumbago-ya çok benzer. Fakat ağrısı çok daha şiddet­lidir.
Tek yönlüdür. Belden başlayıp, belke­miği yanından kalçaya kadar iner, baldır ve bacağı da etkiler. Hatta ayaklara ve ayak par­maklarına kadar uzanır. Büyük ağrıya sebep olduğundan, insan hareketsiz kalabilir.

Yapılması gereken

Aynen lumbagodaki gibi davranmak gerekir. Nörolojik ve radyolojik tetkikle­ri gördükten sonra, doktor tedavi konu­sunda karar verecektir.

Bu arada bazı siyatik olaylarının sinir­leri zedeleyeceği, hızla tedavi yoluna gi­dilmezse, tedavisi mümkün olmayan felç­lere sebep olacağı unutulmamalıdır. Felç olmasa bile, hasta olayın etkili olduğu ta­rafta ayak parmakları ucunda yürüyemez, sürekli karıncalanmalar hissedebilir. Bu nedenle, ağrının başladığı ilk günlerde doktordan muayene için bir randevu al­makta yarar vardır.

Sırtınıza saygılı olmayı bilin

Lumbago gibi hastalıklara hedef olma­manın en iyi yolu, bel kaslarını iyi durum­da tutmaktır. Bunu başarmak için de bir yandan belkemiğinin yükleneceği görev­lere dikkat etmek, bir yandan da oturarak çalışıyorsanız, bazı jimnastik araştırma­larını yapmaktır.

Gündelik önlemler

- Bir ağırlık kaldırmanız gerektiği za­man, ağırlığı azaltmak için dizlerinizi bük­meyi öğrenin. Böylece diğer kaslarınızı kullanarak, sırtınızın yükünü azaltmış olursunuz.
- Özellikle bütün, gün boyunca çok ayakta kalıyorsanız, ayakta duruş pozis­yonuna dikkat edin.
- Ağır taşıdığınız zaman, iki elinize bö­lün, kalçanıza yüklenmeyin; vücudunuzu dengesizleştirmiş olursunuz.
- Oturacağınız yerin size uygun olma­sına dikkat edin.

Tekrarlamaması için
Lumbago ve siyatik atlattıktan sonra, jim­nastiği ihmal etmeyin. Fakat bu hareket­ler bir uzman yönetiminde yapılmalı, dok­torunuz da nezaret edebilmelidir

Burkulmalar Cıkık Kırık İncinme

Çıkık, Kırık ve burkulmalar

Burkulma, Kırık ve Çıkıklar; bükülme, yanlış hareket veya darbe sonucu eklemlerde görülen travmalardır. Eklem bağları yırtılır veya gerilirse, buna burkulma, eklem yerinden çıkarsa, buna da çıkık de­nir. Bu görünür kazalar, aynı kırık olaylarındaki belirtileri gösterir: Şiddetli sancı ve iki kemik arasındaki eklemde güçsüzlük.

El ve ayak bilekleri

En sık rastlanan burkulma, ayak bileğin­de görülür. Sebep olduğu ağrıdan başka, lo­kal bir şişkinlik göze çarpar. Yürümek, büyük ıstırap verir. El bileği için de aynı belir­tiler geçerlidir.

Tedavi ve Yapılması Gerekenler

Önce zedelenen ek­lemi (el veya ayak bile­ği), sıkı bir sargıyla sa­rarak, mümkün olduğu kadar hareketsizleştirin. Sonra da, bir doktora görünmeden elinizi kul­lanmayın, ayağınızla yü­rümeyin (kırık ihtimaline karşı).

Diz Kırıkları

Bu eklemde meydana gelecek travmalar­da çok şiddetli ağrılar duyulabileceği gibi, menisküs olasılığı da vardır. Ayrıca önemli bir şiş de, bacak kemiği ile kalça kemiği arasın­da meydana çıkabilir.

Sıkı bir sargıyla dizin bulunduğu pozisyonda hareketsiz kalmasını sağlayın Hemen sonra doktora danışın. Durum kendiliğinden düzelse bile, görünmekte yine yarar vardır.

Omuz Çıkıkları, İncinmesi

En sık rastlanan çıkıklardan biridir. Şid­detli bir ağrı ve eklemi oynatma imkânsızlığı ile kendisini belli eder. Ayrıca çıkan omuzda
şekil bozukluğu görülür ve kazazede, dirse­ğini vücuduna yaklaştıramaz.

Tedavi Yapılması gereken

Eklemi kendi kendinize yerine oturt­maya kalkışmayın. Buna karşılık omzu bir eşarpla sarıp, hareketsizleştirin. Koltuk altına da bir katlanmış çarşaf koyun.

Kas kopması

Bazen aşırı bir güç harcandığında, bir kas kümesi düzeyinde şiddetli bir ağrı beli­rir. Kişide görülen bu durum karşısında kazazede hastaneye götürülmeli, teşhis ve tedavisi gerçekleştirilmelidir.

Bacak kırıkları ve Tedavisi

Bacak kırılması kazaları genellikle ba­zı spor dallarında görülür: Kayak gibi. Kış sporları merkezlerinde bu tür kazalarda uzman yardım ekipleri gerekli yardımı yetiştirir. Kırık bir bacağı ilkel yöntemlerle hareketsizleştirmek gerekirse, en iyisi di­ğer sağlam bacaktan yararlanmaktır.

Bacağın hareketsizleştirilmesi

Bacak kemiklerinde kırık varsa, durumu daha da ciddileştirmemek için kırık kemiğin konumunu değiş­tirmemeye özen göstermek gerekir. Yardım yetişe­ne kadar, kırık bacak, diğer sağlam bacağa bağlana­bilir. Kırık bacağın pozisyonu hiç bozulmadan kaza­zedenin iki bacağı arasına katlanmış bir çarşaf serin. Daha sonra iki bacağı geniş bağlarla birbirine bağlayın (kaşkol, eşarp, kravat). Kemiği oynatmamak için bağları kırık olduğunu şüphe ettiğiniz yerden uzaklara sarın. Düğümleri sağlam bacağın üzerinde atın. Ayakları da hafifçe çekip, bacağı dikey pozisyona getirin.

Kafatası kırığı

Kafatası Kırıkları, Bir kafatası travmasından sonra, şu be­lirtiler şüphe uyandırmalıdır:

— Uykulu bir hal;
— Bayılma.

Belkemiği kırığı

Zedelenen yerin durumunu daha da ciddileştirmemek için kazazede mümkün olduğu kadar az oynatılmalıdır. Bir hareket yaptırmak gerekse bile, baş-boyun-gövde eksenine uyun. Yan emniyet pozisyonun­da yatırmak için, Kaburga kemiği kırığı Yaralıyı kendi tercih ettiği pozisyonda ya­tırın ve muhtemel solunum güçlüğü be­lirtilerini gözetleyin

Kol kırıkları, Ön Kol Kırığı, Kol Kırığı Tedavisi

Kollarda görülen kırıklar (kol, önkol, el­ler), en sık rastlananlarıdır. Geçici olarak kolu hareketsizleştirmek el altında bulu­nanlarla genellikle kolay sağlanır. Örne­ğin kol için kaşkol, önkol için bir ceket kolu veya bir kazak yeterlidir

Fakat daha önce, aşağıda da açıklan­dığı gibi, yaralının sargısını engelleyecek ve şişme halinde zor çıkabilecek şeyler çıkartılmalıdır (saat, bilezik, yüzük).

Burada gösterilen sargıların gerçek­ten ilkel olduklarını hatırlatalım: Yaralılar en kısa zamanda bir hastaneye veya uz­mana götürülmelidir. Burada röntgen tet­kikleri yapılır, diğer özen de gösterilir.

Kolun hareketsizleştirilmesi

Genellikle ketenden büyük çarşafları üçgen şeklin­de katlayıp, kullanın. Basit bir eşarp yapmak için, üç­genin ucunu (dik açı) dirsek hizasına koyup, çarşafı yavaşça yaralının kolu ve göğsü arasında kaydırın.

Sonra eşarbın iki diğer ucunu alıp (dar açıları), boy­nun arkasında düğümleyin. Kolu çok yukarı kaldır­maktan kaçının. Gerekirse dirsek üstündeki düğüm biraz daha sıkılabilir. Ya bir düğüm atılır ya da bir çengelli iğne ile tutturulur.

Kolu tamamen hareketsiz kılmak için, hareketleri da­ha da iyi engelleyecek bir ikinci eşarp da sarılabilir. Bu kez üçgen ters konur ve dibinin, kolun üst kısmı­nı, dirsek ve omuz da dahil, sarması sağlanır.

İkinci eşarbın iki ucu bu kez karşı taraftaki koltuk al­tının altında bağlanır, böylece sağlam kola da ser­bestçe hareket etme imkânı sağlanmış olur. Buna karşılık travma geçiren kol, dirsek ve omzun hareket­sizliği ile sıkıca askıya alınır.

El altında yararlanılacak bir şey yoksa, yaralının ce­ket veya kazağından yararlanılabilir ve geçici hareket­sizlik sağlanır. Bu durumda ceketin kenarını kırık ön-kol üzerine dikkatle sarın veya bir kravat ya da çen­gelli iğne ile tutturun.

Bileği daha sıkı bir biçimde bloke etmek için, örne­ğin bir dergiyle bir oluk yapılabilir: Bir masa üzerine bağları düz yayın, dergiyi üzerlerine koyun. Dergi üs­tüne bir çarşaf serin. Sonra yaralı önkolu bunun içi­ne oturtun. Dergiyi
kıvırıp, bağları düğümleyin.

Kırık, Kırıklar

Kırık, genellikle önemli bir darbe veya direkt ya da endirekt bir travma sonucu, bir kemi­ğin kırılması halidir. Örneğin topukları üzerine düşerek bir omur kemiği kırılabilir. Çe­şitli kırık türleri vardır: Yerinden oynamayan kırıklar (kırılan kemik yerinden çıkmamış­tır); yerinden çıkan kırıklar (kemiğin iki ucu birbirinden ayrılmış veya birbiri üzerine bin­miştir); açık kırıklar (kemiğin bir ucu eti ve deriyi yarmış, bir yara açmıştır).

Kırık, nasıl anlaşılır?

Bir kemiğin kırıldığını zamanında anla­mak, kaçınılmazdır, çünkü kırık kemiğin doğ­ru olarak hareketsiz hale getirilmesi, ciddi komplikasyonları önler.

Üç ilkeye bağlı kalınmalıdır:

— Yaralıya, kazanın nasıl oluştuğunu sor­mak;
— Şüpheli yere dikkatle bakmak;
— Kırık olabilecek yere mümkün olduğu ka­dar az dokunmak.

Yaralıyı sorguya çekmek

Yaralı, hatırladığında kazanın hangi koşul­larda geçtiğini anlatır (araba çarpması, düş­me, tekme...). Bazen bir çatırtı, sonra da ani bir dermansızlık hissetmiştir (bir uzvu kullan­ma yeteneğinin yitirilmesi). Bu bazen topyekün vücut olabilir (düştükten sonra kalkamamak gibi). Biraz sonra, giderek şiddetlenen bir ağrı başlar. Bir şekil bozukluğu olsa bile, kırık bölgesindeki şişme, bunu maskeleyebi­lir.

Dikkatle bakmak

Şüpheliyseniz, vücutta kırıldığını sandığınız yere kesinlikle dokunmayın: Kırık oradaymış gibi davranın.

Mümkün olduğunca az ellemek

Bir tek uzuvda kırık olması halinde (yaralı­nın başka yerinde bir şey yoktur), kırılan uz­vu, kırığın altındaki ve üstündeki eklemleri oynatması önlenerek hareketsiz kılmak gere­kir. Şekil bozukluğu varsa, olduğu gibi bıra­kın.

Kırık yüzünden şekli bozulmuş bir kol ve­ya bacağı, düzeltmeye kalkışmayın, çünkü si­nirleri, atardamarları ve büyük bir toplarda­marı zedeleyebilir, yırtabilir, kesebilirsiniz.
Yaralı sırtından şikâyet ediyorsa, belkemiğinin kırıldığı hakkında en küçük bir şüp­he varsa, yardım yetişene kadar baş-belkemiğl eksenini korumaya azami özeni gösterin, ör­neğin, kendisini yan emniyet pozisyonuna ge­tirmek gerekirse

Kırık halinde, yaralıyı aç bırakın ki, gerekti­ğinde anestezi yapılacaksa, gecikmeden yapı-labilsin.

Ciddi kırıklar

Bazı kemik kırılmaları tehlikesiz olmak­la birlikte, daha büyük bir özenle davranmayı gerektiren çok daha ciddileri de vardır.

Eklem kırılmaları

Eklemin gelecekteki hareketliliğini tehlikeye atabilir (dirsek, diz, bilek...). Bu eklemleri, bulduğunuz gibi bırakmanız gerekir.

Açık kırıklar

Kemik, bakterilere karşı çok duyarlıdır. Pis bir yerle temas etmişse, lokal veya genel bir

enfeksiyon ihtimali, kazayı izleyen ilk altı saat içinde cerrahi bir temizlik yapılmazsa, büyük olabilir. Yarayı temizlemeye kalkışmasanız, daha iyi olur. Yaralı derhal gereken servise kaldırılmalıdır.

Kanamalı kırıklar

Kırık kapalı da olsa, bazı kırılmalar, kırılan kemiğin çevresindeki kas kitlesi dolayısıyla önemli kan kayıplarına sebep.olabilirler. Ör­neğin, bir uyluk kemiği ya da leğen kemiği kırığı, 1.5-2 litre kan kaybına sebep olabilir. Bu da kazazedeyi şok haline sürükleyebilir. Önlenmesi şarttır

Kızarıklık Yanmalar Kabarıklar

Kızarıklıklar - Yüzde Kızarıklık

Kızarıklık Tedavisi
Ciddi olmaktan çok, ıstırap verici yanık­lardır. Vücudun yanan bölümü soğuk su altına tutulabilir. Bu çok etkili bir yöntem olmasa bile, rahatlatır. Özellikle yanık üzerine yağlı maddeler sürmekten kaçı­nın (pomad ve diğerleri). Çünkü bunlar ya­nığın derinliğini artırabilir. Kızarıklık çok genişse, doktora gidin.

Kabarıklar

Geniş veya dar, yanık kabartıları beyaz bir sıvıyla doludur. Bunun üzerindeki deriyi hiçbir zaman delmeye kalkışmayın. Deri açılmamışsa, en iyisi yanığa dokunma­maktır. Kabarık delinirse, bir yaraya oldu­ğu gibi özen gösterilmelidir

Ciddi yanıklar

Ciddi bir şekilde yanan kazazede, derhal bir hastanenin ilgili servisine götürülme­lidir. Bu arada yanıklara yara gibi davranılır.

Prensip olarak, yanık kazazedeleri soyulmaz, çünkü üzerlerindeki giysiler, aslın­da onu enfeksiyon tehlikesine karşı ko­rur. Ancak:

• Giysiler yakıcı sıvıyı veya kızgın buharı emmişse: Bu durumda yanan kişi bol soğuk suyla yıkanmalıdır.
• Giysiler ve iç giysileri sentetik doku-dansa: Bunlar da derinin üzerine eriyebi­lir. Bu durumda da soğuk su duşu öneri­lir.

Kızgın zeytinyağıyla yanma halinde: Der­hal soğuk suyla yanan uzvu yıkayın; çün­kü zeytinyağı, derin yanıklar meydana ge­tirir. Dış kimyasal madde yanıkları En az on dakika duş altında tutun. Sonra
yine su-altında giysilerini çıkartın.

İç yanıklar

Yakıcı maddelerin içilmesi, yemek boru­sunda iç yanmaya sebep olur. Mide, tok-sik maddelere karşı daha dirençlidir. Ka­zazedeyi kusturmaya çalışmayın, çünkü yemek borusu ikinci defa yanabilir. Da­ha çok içilen maddenin türünü öğrenin ve kendisini hemen bir hastaneye götü­rün. Cerrah, burada gerekli müdahalede bulunacaktır.

Elektrikle yanmalar - Göz yanmaları

Dikkat! Yanıklar bazı kişilerde solunum güçlükleri veya bayılma (şok) yaratabilir Böyle hallerde ge­cikmeden acil yardım Önlemleri uygulan­malıdır: Yan emniyet pozisyonunda yatır­ma veya hayat busesi

Guneş Yanıkları Cilt Yanıkları

Güneş Yanıkları - Cilt Yanıkları - Deri Yanıkları

Çoğunlukla çok ıstırap veren güneş ya­nıkları, bazen ciddi de olabilir. Birinci de­recede, yani yalnız kızarıklık görülen ya­nıklarda, etkili bir tedavi yoktur.

Fakat eczanelerde satılan bazı nem­lendirici ve deriyi teskin edici kremlerin yararı dokunabilir. Ancak bunların bazı­larının deride reaksiyonlara sebep olaca­ğı akıldan çıkarılmamalıdır. Herhangi bir ufunetlenme halinde, uygulamayı hemen kesip, bir deri uzmanına başvurun. Her şeyden önce, güneş yanıklı kişiyi göl­geye alın; su içirdikten sonra ateşini öl­çün. Ateş yükselmişse ve daha başka be­lirtiler (örneğin, ödem) de varsa, hemen doktora başvurmak gerekir. Küçük ço­cuklarda ve yaşlılarda önemlice bir güneş çarpması, sıcak çarpmasına dönüşebilir Veya bir beyin konjestiyonu söz konusudur.

Güneşte uzun süre kalmayın. Güneşte çok yanmak, deriye açıkça saldırı sayılır ve bunun izlerini daima taşıyabilirsiniz.

Güneş Çarpması, Sıcak çarpması

Güneşte uzun bir süre kalmak veya yor­gunluğun sebep olduğu bir zafiyet, şiş­manlık veya yaşlılık, bu olaya yol açabi­lir. Daha çok baş ağrıları, kusma, bayılma, solunum güçlükleri, hatta şok haliyle kendisini belli eder İlk belirtilerden sonra kişiyi hemen gü­neşten uzaklaştırmak, sırt üstü uzandır­mak, gerekirse, 37°C ısıda bir banyo yap­tırmak gerekir. Daha sonra kendisine ha­fif tuzlu, bol ve serin su verilebilir.

Belirtiler devam eder ve durum daha da ciddileşirse, derhal doktora danışın.

Donma Donmalar Donma Hali

Donma, Donmalar, Donma Hali

Lokal, görünüşte yüzeysel, sonuçlarının ne olacağı güç tahmin edilen kazalardır. Don­malar, genellikle nemli soğuk bir ortamda, 0 °C'den sonra ortaya çıkar. Bu, ne bir vücut ısısı düşmesi (hipotermi), ne de bir kabarcıkta ortaya çıkan, ıstırap verici, bazen kızaran ve genellikle soğuk ve nemli bir cisme uzun süre temas etmekten kaynaklanan soğuk ısırmasıdır.

Donuk, nasıl anlaşılır?

Donma olayı, soğuğun yeğinliği, nem ora­nı, soğuğa maruz kalma süresi, kişinin fizik direnci ve korunma donatımına göre daha çok çabuk veya geç başlayabilir.

Önce deri beyazlaşır, karıncalanmalar, kı­zarmalar, yanmalar hissedilir, sonra da do­nan bölgede bir duyarsızlık baş gösterir. Hüc­relerdeki su giderek donmaya başlar; bu da hücresel düzensizlikler yaradır. Ancak bu dü­zensizlikler hemen değil, bazen olaydan iki ay sonra bile ortaya çıkabilir.

Bu tür dokusal donukları, çok çeşitlidir: Basit kabarcıklardan, reanimasyon gerektiren şok hallerine kadar geniş çaplıdır. Bir donu­ğu gördükten sonra, hiç kimse bunun kitle­sel hücre ölümüne sebep olup olamayacağını söyleyemez.

Donma, üç dereceden geçer: Uyuşma (ge­nellikle el ve ayak uçlarında karıncalanma his­si), belirleşme (donan kısımların hissizleşmesi) ve gangren (ani ve hızlı bir ısıtma sonucu or­taya çıkabilir). Bu olay, korkunç acılar verir.

Donmalarda Tedavi ve Yapılması Gereken

Yardım, elbette donmanın derecesine gö­re değişir, fakat hiç değişmeyen bir pren­sip: Bir donma olayı hiçbir zaman kaza­zedeye friksiyon yaparak veya bir ısı kay­nağının yanına oturtarak tedavi edilmez.
Uyuşma Ayaklarınızın uçlarında karıncalanma var­sa, bir uyuşukluk hissediyorsanız, derhal ayakkabılarınızı çözüp, gevşetin; ayakla­rınızla yere vurun, tepinin, el ve ayak par­maklarınızın uçlarının yeniden "can­landığını" hissedene dek oğuşturun.

Donma El ve ayak uçları çok çabuk (birkaç saat içinde) donabilir ve özellikle hissizleşir: Şiddetle çimdikleseniz de, hissedemezsiniz.

Isınmak için sürtmeyin, hele karla, as­la (nemliliği daha da artırmış olursunuz). Sıcak banyo da yaptırmayın. Yardım ge­lip kazazede hastaneye kaldırılana dek, donan yerlerini vücudun sıcak yerlerine sokun (kasıklar, koltuk altları, karın gibi). Mümkünse, donan kişiyi bir battaniye al­tına yatırın.
Gangren Kötü bir ısıtma girişiminden sonra orta­ya çıkabilir. Dayanılmaz şiddette ağrıla­ra, hatta şok haline bile sebep olabilir (Bak. S. 32). Acil yardım istedikten sora, kazazedeyi bir battaniyeye sarın. Bilinci yerindeyse, kendisine sıcak ve şekerli içecekler verebilirsiniz.

Soğuktan çekinin

Donma, ciddi bir yanık olayıdır ve teda­visi her zaman etkili olmayabilir. En doğ­rusu, yine korunmaktır.

Fizik hazırlanma

Dağa çıkanlarla dağlık bölgelerde yaşa­yanlar, uygun bir beslenme rejimi uygu­lamalıdır (şeker, reçel, elma) ve jimnas­tik yaparak kendilerini fizik yönden güçlendirmelidir. Ayrıca ilk günlerde uzun yürüyüşlere çıkmaktan kaçınmalı, bünye­yi soğuğa alıştırmalıdır.

Giysiler


Ayakkabılar çok dar olmamalı, ayak baş­parmağı, ayakkabı içinde rahatça oynayabilmelidir. Geniş giysiler hava geçirme­meli, kol ve bacakları nemden korumalı­dır.

Eşşek Arısı Bal Arısı Sokması

Yabanarıları, Eşekarısı Isırması, Balarıları Sokması

Böcek sokmaları

Her yıl, özellikle yaz mevsiminde bu bö­cekler ülkede birçok kazalara sebep olurlar. Türkiye'de arı sokmalarına, yılan sokmala­rından daha sık rastlandığını belirtelim.

Bir bez tarafından salgılanan arı zehiri, iğnesiyle vücuda akıtılır. En tehlikelisi, eşekarısının sokmasıdır. Sokulan yerde derhal kuv­vetli bir ağrı ve kabarma görülür. Ödem, ba­zen çok yaygınlaşabilir.

Bu tür sokmaların tehlikesi, kaç arının soktuğuna, yerlerine ve en çok da kişinin duyarlılığına bağlıdır.

Bir tek arı sokmuşsa, kişide herhan­gi bir komplikasyon belirtisi de yoksa, tır­nağınızla kazıyarak hemen iğneyi ve ze­hir kesesini çıkartın. Cımbız kullanmayın, çünkü keseyi ezerek, daha çok zehir ya­yılmasına sebep olabilirsiniz. Alkolle (yoksa, sirke veya amonyakla) pansuman yapın. Biraz sabrederseniz, ağrısı da bir­kaç saat içinde geçecektir.

Komplikasyonlar

Sokma sayısı bazen birden çoksa, komp­likasyonlar ortaya çıkabilir (özellikle çocuklarda). Hele kişi alerjik bünyeli ve sok­malar boğaz nahiyesinde ise, şu durum­larla karşılaşılabilir:

— Şok hali
— Solunum bozuklukları
— Beyin arızaları belirtileri

Kazazedeyi önce sakinleştirmek, kor­kusunu geçirmek, bulunduğunuz yere doktorun çabuk gelmesi mümkün değil­se, kendisini derhal en yakın hastaneye kaldırmak gerekir. Genellikle alerjik kişi­ler, durumlarını bilir. Derhal bir doktora giderek, kendilerine bir kortizon iğnesi yaptırabilirler. Aksi halde bir larenks ödemiyle burun buruna gelebilirler.