Isıtma

Isıtma Araçları


Isıtma araçlarını iki guruba ayırabiliriz.

1) Mahalli Isıtma Sistemleri

Evlerimizde, odalarımızda kullandığımız sobalar, bu sisteme dahildir. Bu sistemde, odun ve kömür sobası, gaz sobası, elektrik sobası gibi aletler bulunur. Mahalli ısıtma sistemlerinde her odayı ısıtmak için ayrı ayrı ısıtma aracı kullanılması gerekmektedir. Bu sebeple merkezi ısıtma sistemleri tercih edilir.

2) Merkezi Isıtma Sistemleri

Merkezi ısıtma istemlerini; kat kaloriferi, sıcak kaloriferler, su baharlı kaloriferler ve sıcak havalı kaloriferler diye gruplara ayırabiliriz. Kat kaloriferinin çalışma prensipleri diğer sistemlerin aynıdır. Sıcak Sulu Kaloriferler: Merkezi bir kazanda ısıtılan su, borular vasıtasıyla dairelere, oradan da radyatöre gelir. Radyatörler de odaları ısıtır.

Su Buharlı Kaloriferler: Merkezi bir kazanda su buhar haline getirilir. Buhar, dairelere verilir ve radyatörler vasıtasıyla odalar ısıtılır. Bu sistemde radyatörler, basınca dayanacak şekilde çelik dökümden yapılmalıdır.
Sıcak Havalı Kaloriferler: Sıcak hava ile çalışan bir sistemdir.

Yakıt ve Yakacaklar

Isı enerjisi elde etmek için kullanılan maddelere yakıt veya yakacaklar diyoruz.
Isı enerjisi elde ederken insan sağlığına zarar verilmemelidir.
Yakacakları tabii (doğal) yakacaklar ve suni (yapay) yakacaklar diye iki gruba ayırabiliriz. Bunlarda kendi aralarında görünüşlerine göre kâtı, sıvı ve gaz diye üçe ayrılırlar.

1)Tabii (Doğal)Yakacaklar:
Katı Yakacaklar: Odun, turba, antrasit, linyit ve taş kömürü vb. -Sıva Yakacaklar: Petrol

2) Suni (Yapay) Yakacaklar
Katı Yakacaklar: Odun kömürü, kok, briket,
Sıvı Yakacaklar: Benzin, gazyağı, mazot fueloil, ispirto, benzen

Elektrik Tesisatları

a) Elektrik Enerjisi


İş yapabilme gücüne enerji denir. Elektriğin evlerimizdeki çeşitli aletleri çalıştırdığını düşünürsek, bir işi yapabilme gücü var demektir. Biz elektriğin bu gücüne elektrik enerjisi diyoruz. Elektrik enerjisi; iş yerlerindeki endüstri makinelerinde, evlerimizde aydınlatmada, evleri ve işyerlerindeki ısıtma faaliyetlerinde, ulaşımda, haberleşmede, metal ve bileşiklerini elde etmede kullanılır.

b) Evlerde Kullanılan Elektrik Enerjisi ve Elektrikli Ev Aletleri

Elektrik enerjisinin; zaman kazandırılması, verimi yükseltmesi, diğer enerjilerden ucuz olması, kullanışlı ve temiz olması, insanlara büyük bir rahatlık kazandırmıştır. Elektrik enerjisi ile çalışan aletlerin sayısı bir hayli fazladır. Biz burada sadece evlerimizde çok kullanılan aletlerden söz edeceğiz.

l)Televizyon
2)Teyp
3)Buzdolabı
4)Elektrik süpürgesi
5)Radyo
6)Video
7)Elektrik ısıtıcıları (Elektrik ocağı, elektrik fırını, tost makineleri vb.)
8)Ütü
9)Tıraş Makinesi
10)Mikser
11)Bilgisayar

Evlerimizde kullandığımız bu elektrik aletlerden buzdolabı, çamaşır makinesi, mikser, elektik ısıtıcıları gibi makinelerde mutlaka elektrik kazaları meydana gelebilir.
Elektrik enerjisi, evlerin servis girişine getirilir. Burada "Kofre" vardır. Kofreden sonra, akım ve enerji miktarını ölçen bir ölçü aletinden (sayaç) geçirilir ve dağıtım kutusuna gelir. Buradan evin çeşitli yerlerinde çeşitli devrelere ayrılır. Ayrıca burada kısa devre anında cereyanı kesecek olan sigortalar bulunur.
Elektrik akımında yüksek gerilim tehlikesi olduğundan, gerilimi düşürmek için transformatörler kullanılır. Evlerde kullanılan koruyucu cihazlar, ya normal sigortalar veya kısa devre giderildikten sonra düğmesine basılmak suretiyle devresini tamamlayan otomatik sigortalardır.

c) Sigortalar

Sigortalar, elektrik tesisatının çalışmalarında alıcıların ve insanların emniyetini sağlamak için yapılırlar. Sigortalar fazla akım geldiğinde ergiyerek devreyi keserler.

Sigortalar aşağıdaki durumlarda devreyi keser:

1) Devreye fazla akım geldiğinde (Ütü elektrik makinesi, çamaşır makinesi gibi aletlerin hepsinin aynı devrede ve aynı anda çalıştığında,)
2) Kısa devre meydana geldiğinde (Tesisat telinin zamanla ısınarak izolelerin bozulması, fişi prize sokarken veya çıkarırken olabilir.)
Sigortalar, normal sigortalar ve otomatik sigortalar diye iki gruba ayrılırlar. Emniyet bakımından otomatik sigortalar tercih edilir.

d) Topraklama ve Sıfırlamanın Önemi


Topraklama ve sıfırlama, elektrik çarpmasına karşı alınan tedbirlerden iki tanesidir. Elektrik enerjisinin insan vücuduna yaptığı etkiye elektrik çarpması diyoruz.

1)Topraklama Nedir

Elektrikle çalışan alet ve araçlarda elektrik devreleri izolasyonlu durumdadır. Fakat zamanla alternatif akımın faz kablosu kaçak yapabilir. Bu durumda alet ve aracın madeni kasımlarına akım geçebilir. Bu tehlikeye karşı tedbir almak için elektrikle çalışan aletlerin madeni levhaya bağlanır. Biz bu işleme topraklama diyoruz. Topraklama yapmak için topraklı fış ve topraklı priz kullanılır. Topraklı prizde üç tane uç vardır. Bunlardan biri toprak iletkenine, diğeri faza, üçüncüsü ise nötr iletkenine bağlanır.

2) Sıfırlama

Nötr hattı, topraklanan üç fazlı tesislerde yapılır. Fazlardan biri zamanla ve arıza sonucu motorun gövdesine temas edebilir. Bu tehlikeyi önlemek için korunması istenilen makine tesisinin topraklanmış nötr iletkenine bağlanması halinde sıfırlama yapılmış olur. Sıfırlama yapılınca makinede çalışan insanlar korunmuş olur. Çünkü kaçak akım nötr iletken devresini tamamlar ve sigorta akar. Böylece tehlike önlenmiş olur.

Havalandirma Tesisati

Havalandırma Tesisatı

Konutlarda güvenliği tehdit edici unsurlardan biri de fena kokular, yüksek sıcaklık aşırı nemden meydana gelen sağlığa uygun olmayan hava şartlarıdır.

Fena kokular, canlıların terlemeleri, sigara dumanları, fabrikalardan ve bacalardan çıkan gazlar, elbiselerden yayılan kokular, kullanılan malzemenin kendi özelliklerinden kaynaklanan kokulardan meydana gelir.

Yüksek Sıcaklık;


1) Canlıların solunumunu arttırır.
2) Fena kokuların hızlı bir şekilde yayılmasını sağlar.
3) Terlemeyi arttırır.
4) Havanın çabuk kirlenmesine neden olur.

Aşırı nem ise;

1) İnsan vücudunun devamlı ısı ve su buharı vermesine sebep olur.
2) İnsan vücudunun konvaksiyon ve terleme ile attığı ısı miktarının azalmasını sağlar.
3) Solunum sıkışmasına ve havanın çabuk kirlenmesine sebep olur. Havalandırma insan sağlığını korumak ve insanların rahat çalışmalarını sağlamak amacıyla yapılır.
Havalandırma sistemleri; tabii havalandırma, suni havalandırma ve sıhhi tesisatlarda yapılan havalandırma diye üçe ayrılır.

1) Tabii (Doğal) Havalandırma Sistemleri

Bu sistemde, havalandırma, kapı, pencere, duman ve havalandırma bacası vasıtasıyla yapılır.

2) Suni (Yapay)Havalandırma Sistemleri

Bu sistemde, havalandırma vantilatör, aspiratör vb. araçlarla olur. Genellikle mutfak, banyo, wc gibi fazla koku olan yerlerde yapılır. Kirli hava, vantilatörlerle dışarı atılır.. Temiz hava, kapı ve pençelerden içeri girer. Mutfak aspiratörleri buna misal olarak gösterilebilir.

3) Sıhhi Tesisatlarda Yapılan Havalandırma

Sıhhi tesisat sistemi içerisinde açık hava basıncını sabit tutan, sifonda su kaybını, geciken su akışını ve malzemenin eskimesini önleyen, pis ve kirli su tesisatının bir kısmı olan boru ağına havalandırma boruları denir.

Havalandırma Kolonu: Pis su kolonunun, en üst kattaki uç malzeme bağladıktan sonra, çatı üzerine kadar çıkan kısmına havalandırma kolonu denir.

Ana Havalık: Havalandırma boru ağını, müstakil ve grup halinde uç malzemelerinden gelen havalıkların bağlandığı kısma ana havalık denir.

Tekli Havalık: Flavalandırma boru ağının, tek sifonlu havalandırma kısmanı tekli havalık denir.

Birleşik Havalık: Havalandırma boru ağının, aynı pis su istavrozuna bağlı iki uç malzemesi sifonunu havalandıran kısmına birleşik havalık denir.

İsitma Tesisati Ev Bakimi

Isıtma Tesisatı, Ev Bakımı

İnsanların kendilerini ve varlıklarını dış etkenlerden koruyabil­melerinden biri de ısıtma tesisatlarıdır. Oturduğumuz evler ve çalıştığımız işyerleri, çeşitli ısıtma araçları ile ısıtılır. Isıtma tesisatların iki kısımda inceleyebiliriz.

1.Küçük binalar soba ile ısıtılır. Odun, kömür sobası gibi soba çeşitleri vardır. Bu sobalar yakıldığından çıkan duman ve gazların dışarıya atılması için bacalar kullanılır. Bacaların sık sık temizlenmesi gerekir. Bacaların temizlenmesi hem bacanın iyi çekmesini sağlar, hem de çeşitli tehlikeleri önler.

2.Apartmanlarda ısıtma işi, merkezi ısıtma tesisatlarından yararlanılarak yapılır. Merkezi ısıtma deyince kalorifer tesisatları akla gelir. Kalorifer tesisatında; katı (kömür vs.) sıvı (fuil-oil) veya gaz yakıtlar kullanılır. Kalorifer tesisatından çıkan duman ve gazların da dışarıya atılması için bacalar kullanılır. Bu bacalarında temizlenmesi gerekir.

Pis Su Tesisati (Dahili ve Harici)

Pis Su Tesisatı

Çeşitli binalardan ve tesislerden gelen pis suları ve yağmur sularını insanlara zarar vermeyecek hale getirerek uzaklaştırmak için yapılan tesisatlara PİS SU TESİSATI diyoruz. Pis su tesisatı dahili pis su tesisatı, harici pis su tesisatı diye iki kısma ayrılır.

1) Dahili Pis Su Tesisatı

Binanın çeşitli yerlerindeki pis su ve pislikleri toplayan tesisatlardır. Dahili pis sus tesisatını; ana borular, kolonlar ve bağlantı boruları diye üçe ayırabiliriz.
Ana borular:
Binanın çeşitli noktalarındaki pis su pislikleri getiren kolonlar vasıtasıyla toplayıp bina dışındaki boruya ileten yatay borulardır. Bunlar yere gömülü veya bodrum tavanına asılı olarak döşenir.
Kolonlar:
Binanın çeşitli noktalarındaki pis su ve pislikleri bağlantı borularının yardımıyla ana borulara ileten borulardır. Bu boruların havalandırılması gerekir. Yapılacak havalandırmanın yüksekliği çatı seviyesinden 1-1.5 metre yukarıda olmalıdır.
Bağlantı Boruları:
Pis su pislikleri kolona ve ana borulara ileten borulardır.

2) Harici Pis Su Tesisatı

Dahili pis su borularının getirdiği pis su ve pislikleri toplayan ve kolektöler vasıtasıyla kanalizasyona bağlayan tesisattır. Harici pis su tesisatı, bina temelinin hemen dışından başlayıp caddedeki ana kanalda son bulur. Bu tesisat sıhhi tesisat sisteminin önemli bir kısmıdır. Pis su tesisatının uygun bir şekilde işlemesi bu kısmın görevini iyi yapmasına bağlıdır. Bu sebeple pis su tesisatının bu kısmı dikkatle yapılmalı ve kullanılacak malzeme isabetle seçilmelidir.

3) Pis Su Tesisatında Olabilecek Arızalar

Pis su tesisatında olabilecek arızalar zamanında giderilemez ise konutlarda güvenliği ciddi bir şekilde tehdit eder. Olabilecek arızalar genellikle banyo, WC ve lavabolarda bulunan sifonların tıkanmasından meydana gelir. Bazen borularda meydana gelen delik ve çatlaklarda çeşitli arızalara sebep olur. Bu arızaları en aza indirmek için; wc, lavabo, mutfak seviyesi, banyo gibi yerlere çok dikkat etmeliyiz. Boruları tıkayacak kağıt vs. maddeler atmamalıyız.

Ev Guvenligi ve Evde Guvenlik

Ev Güvenliği ve Konutlarda Güvenliği Tehdit Edici Unsurlar

Sıhhi Tesisatlar

Temiz Su Tesisatı


İnsan hayatının devamı, yeter miktarda lezzetli ve temiz suyun mevcut olmasına bağlıdır.

1) Beslenme Borusu

Şehir su borusu ile su sayacı arasında, toprağa gömülerek döşenen kısma beslenme borusu denir. Tesisatın sağlığa uygun olmasına da bu kısmın önemi büyüktür.

Yeteri kadar bol su bulunmayan uç malzemeler kirlenir ve son derece rahatsız eden kokular yayılmaya başlar. Hastalıklara yol açabilen bu durumun, genellikle beslenme bor tesisatının yanlış planlanmasından ve iyi yapılmamasından ileri geldiği söylenebilir.

Beslenme borusu döşenirken göz önünde tutulması gereken çeşitli etkenler vardır. Uygun boru çapının seçilmesi ve şehir borusundaki basıncın bilinmesi önemlidir.
Çoğunlukla şehir borusundaki basınç pek yüksek değildir. Beslenme borusunun çapı gerektiğinden daha büyük alınarak bu yüzden doğabilecek hata kısmen düzeltilebilir. Bununla beraber, bu uygulama ancak evlerde ve orta büyüklükteki binalarda yararlı olabilir. Çok yüksek binalar için şehir basıncı yetmiyorsa bir tulumba ile uygun çalışma basıncı sağlanmalıdır.

Beslenme borusu mümkün olduğu kadar düz döşenmelidir. Dirsek, deveboynu ve iniş çıkışlardan kaçınılmalıdır. Çünkü bunlar suyun akışına karşı fazla direnç gösterirler ve gelen su miktarlarının azalmasına neden olurlar.
Beslenme borusunun dondan korunması için yeter derinliğe gömülmesi de önemlidir. Bunun için 120 cm derinlik yeter sayılır. Bu mümkün olmuyorsa izolasyon malzemeleri ile sararak veya tahtadan bir kanal içerisine alınarak dondan korunması doğru olur. Beslenme borusunun dondan korunmaması büyük arızalara sebep olabilir.

Beslenme borusunun görevini uzun süre yapabilmesinde, toprağın özellikleri de önemli bir etkendir. Toprağın asitli, cüruflu ve küllü olması boruyu çabuk çürütür. Bu gibi hallerde boru boyanarak veya iyi toprakla zararlı maddelerden korunur. Asitli toprak içine döşenecek boruyu beton büz içine koymak iyi bir tedbir olur. Beslenme borusunun toprağa gömmenin diğer bir tehlikesi de, bir elektrik kaçağı olursa, borunun topraklama hattı görevini yaparak çabuk çürümesidir.

Şehir suyu borusundan priz (alım) musluğu ile bağlantı yapılır. Priz musluğuna kontrol vanası bağlanır Sonra sayaç vanası ve sayaç bağlantısı yapılır. Artık temiz su binamıza bağlanmıştır. Temiz su tesisatının bundan sonraki bölümlerini dağıtım boruları (ana borular) kolonlar diye iki kısma ayırabiliriz.

2) Dağıtım Boruları ve Kolonlar

Bodrum katın tavanına asılı olarak döşenen, kolonların bağlandığı borulara dağıtım boruları denir.
Suyun dağıtım borularından alıp üst katlara ileten borulara kolon denir.
Suyun dağıtım sisteminde, borulara uygun ölçü ve eğitim verilmesi, ek yerlerinin ve tesisatın düzenli olarak yapılması çok önemlidir.
Su borulardan akarken iz yüzeylere sürtünerek bir basınç kaybına uğrar. Tesisatta, gerekli olandan fazla bağlantı parçası kullanılması ve uzun borular döşenmesi basınç kaybını arttırır.
Fena işçilik binaya da zarar verir. Sızdıran eklere, tıkanmış borulara itinasız ve fena yapılmış tesisatla daha çok rastlanır. Bunlar da çeşitli şikayetlere sebep olur.

3) Temiz Su Dağıtım Şekilleri

Normal şehir basıncının yetmediği binalarda suyun dağıtımında iki çeşit dağıtım sistemi kullanılır. Bunlar basınçlı hava (alttan) ve üstten dağıtım metotlarıdır.
Üstten dağıtım sisteminde tesisatın uç malzemelerine su kendi ağırlıyla akarak dağılır. Suyun hava basıncı ile (alttan) dağılmasında mekaniksel aygıtlar kullanılır. Mekaniksel aygıtlar ve çeşitli ünitelerin boru bağlantıları şöyle yapılmalıdır.
1. Bütün bağlantı ağızları alt kısmına açılmış bir depo,
2. Bir veya iki kademeli, merkezkaç tulumba,
3. Bir hava kompresörü,
4. Bir otomatik basınç şalteri.

4) Temiz su Tesisatında Olabilecek Arızalar ve Alınacak önlemler

a) Delik borular:
Delik borudan sızan suyu toplamak amacıyla bir kap koyun. Suyu vanadan kapatınız.
Kaçağın yerini belirleyin. Kaçak bölgesini zımpara ile iyice temizleyin.
Boru içindeki suyu boşaltın Gerekli tamiratı yapınız.

b) Borulardaki kaçaklar:
Kaçak yapan borunun altına bir kap koyun.
Suyu vanadan kesiniz.
Kaçak yapan yeri tespit edin.
Boruların arızalı yerlerin iyice temizleyiniz.
Gerekli tamiratı yapın veya yaptırınız.

c) Musluk Arızaları:

Musluklar dış görünüş bakımından farklıdırlar. Fakat çalışma sistemleri aynıdır. Genellikle ucundaki kauçuktan veya lastikten yapılmış klapanm (contanın) eskimiş sonucu sızıntı yapar. Bunun tamiri için usta çağırmak ihtiyacı hissetmeden, kendiniz tamir yapabilirsiniz. Musluk tamiri için:
Suyu vanadan kesiniz.
Vidalı başı sökünüz.
Salmastra gövdesini anahtarla sökünüz.
Ortadaki mil ucunda eskimiş olan contayı değiştiriniz.
Önce salmastra gövdesini sonra musluk başını tekrar yerine takınız.
Musluğunuz tamir olmuştur.

Evde Guvenlik Anasayfa

Sıhhi Tesisatlar

Pis Su Tesisatı

Isıtma Tesisatı

Havalandırma Tesisatı

Elektrik Tesisatları

Isıtma ve Isıtma Araçları

İs Yeri Guvenlik ve Tehditleri

Fiziki Tehditler (İşyeri Güvenlik)

Çevre güvenliğini tehdit eden fiziki etkenlerin; soğuk ve donmalar, elektromanyetik ışınlar, yüksek atmosfer basıncı, elektrik akımı, gürültü, iyonlayıcı radyasyon ve travmalar diye sayabiliriz. Bu etkenler hem çevrede, hem de işyerinde vardır. Bu konuda üç önemli unsuru açıklayalım.

a) Işık ve Aydınlatma Bozuklukları

Bir işyerinde bir işin iyi yapılabilmesi için, uygun aydınlatmanın yapılması gerekir. Bu aydınlatma olayı hem çalışanın sağlığıyla hem de işin verimiyle ilgilidir. Bir işyerinde aydınlatmanın yeterli olup olmadığını tespit etmek için çalışan yüzeylerdeki aydınlık yoğunluğu lüksmetre yardımıyla ölçülür.
İyi bir aydınlatmanın niteliklerini:

1- Yeterli şiddette olması,
2- İyi yayılmış olması,
3- Gölge vermeyen ve göz kamaştırmayan bir aydınlatma diye sıralayabiliriz.
Aydınlatmanın iyi olmadığı hallerde; yorgunluk belirtileri, baş ağrıları ve göz bozuklukları meydana gelir. İyi ve düzenli yapılan aydınlatma ise; verimli çalışmanın moralinin iyi olması gibi olumlu faydalar sağlar.
Aydınlatma iki şekilde yapılır:

1- Güneşle (Doğal) Aydınlatma
Güneşle aydınlatma doğal aydınlatma olarak nitelendirilmektedir.

2 - Suni (Yapay) Aydınlatma
Güneşle aydınlatmanın yetersiz kaldığı durumlarda aydınlatma için güneş ışığı yerine suni ışık kullanılır. Suni (Yapay) aydınlatmaya ya normal ampullerle ya da flüoresan lambalarla yapılır.

b) Renk ve İnsan Üzerindeki Etkileri

İşyerlerinde duvar, tavan, kullanılan araç ve malzemelerin yüzeylerindeki renklerin uygun seçilmesi halinde verimin artacağı, iş kazalarının azalacağı, kalitenin yükseleceği, yorgunluk gibi bedenî ve ruhî sorunların kalkacağı bu konuda yapılan deneylerden öğrenilmiştir.
Renklerin insan üzerindeki etkilerini şöyle sıralayabiliriz:

1- İç sıkıcı renkler : Koyu ve soluk renklerdir.
2- Uyarıcı renkler: Kırmızı, turuncu,
3- Teskin edici renkler: Mavi, yeşil,
4- Huzur vericilik ifade eden renk: Mor,
5- Göz yorucu renk: Beyaz,
6- Keder ifade eden renk: Siyah,

Endüstri işletmelerinde kırmızı, canlı turuncu, sarı ve yeşil renklerin kullanıldığı yerler şunlardır.

Kırmızı: Yangın söndürme cihazlarında, barikatlarda, tehlike işaret levhalarında, makine ve tezgahlardaki elektrik stop düğmelerinde kullanılır.
Canlı Turuncu: Makine ve tezgahların tehlike arz eden bölgele­rinde, hareket halindeki kesicilerde kullanılır.
Sarı: İnşaat ekipmanları, iş makineleri (Dozer, traktör vs.) sanayide kullanılan lokomotifler, yangın ekipmanları ve dikkat levhalarında kullanılır.
Yeşil: Sedyeler, cankurtaran, ilk yardım odaları ve güvenlik haber levhalarında kullanılır.
İşyerlerinde tavanın beyaz olması, diğer yüzeylerin açık renklerden olmasının pek çok faydası vardır. Şöyle ki: Yüzeylerin uygun renklerle boyanmasının aydınlatmaya olumlu yönde büyük etkisi olur.

c) Ses ve Gürültü

1. Tanımı
Arzu edilmeyen çoğunlukla yapay olarak meydana gelen rahatsız edici sesleri gürültü diye tanımlayabiliriz. "Ses" kelimesi; gaz, sıvı ve katı cisimlerde moleküler titreşim esasına dayanan mekanik bir zorlamayı ifade eder. Sesin birimi"desibel" dir.

2. Ses ve Gürültünün İnsan Sağlığına Etkisi
İnsan sağlığına zarar vermeyecek maksimum gürültü seviyesi 60 desibel olarak kabul edilmektedir. Bu seviyenin üstündeki gürültünün insan sağlığına zararlı etkileri vardır. Bu etkileri iki grupta toplayabiliriz.
a) Sinir ve Ruh Sistemine Etkisi
Dikkat, yoğunlaşma ve reaksiyon kapasitesinde zayıflama, Fonksiyonel bozukluklar: Uyku bozuklukları, baş ağrıları, dolaşım bozukluğu semptomları, bazı kişilerde nörozlar vb.
b) işitme fonksiyonu üzerine etkisi Geçici sağırlık,
Tam sağırlık.

3. Alınması Gereken Tedbirler

a) Teknik Tedbirler

1. İşyerlerinde gürültü çıkaran makinelerin monte edilmeleri sırasında işyeri tabanı titreşim ve sesi azaltacak malzeme ve sistemle yapılmalı,
2. Gürültü olan işyerlerinin duvarları sesin yansımasını önleyecek malzeme ile kaplanmalı,
3. Makinelerin periyodik bakımları zamanında ve en iyi şekilde yapılmalı, değişecek parçalar hemen değiştirilmeli,
4. Makine seçiminde en az gürültü çıkaran tercih edilmeli,
5. Gürültü çıkaran makineyi çalışanlardan tecrit etmeli veya makineler ile çalışanlar arasına ses emici engeller koymalı,
6. Gürültü olan işyerlerini bölmelere ayırarak gürültüden etkilenen­lerin sayısını azaltmalıdır.

b) Tıbbi Tedbirler

1. Kulak, sinir sistemi ve kemik hastalığı olanlar ile hipertansiyon-lular gürültülü işlere alınmamalı,
2. Sağır ve dilsizler gürültülü işler için tercih edilmeli,
3. Periyodikodyogramlar alınmalıdır.

c) Kişisel Tedbirler

Gürültü yok edilmediği hallerde kulak tıkaçları veya bütün kulağı örten kulaklıklar kullanılmalıdır.

İsyeri Guvenlik Kimyasal Tehditler

İş Yeri Güvenliği ve Tehdit: Kimyasal Tehditler

Çevre güvenliğini tehdit eden kimyasal etkenler işyeri ve çevresinde; toz duman, sis ve buhar halinde bulunurlar. Vücuda, deri, sindirim sistemi ve solunum sistemi yoluyla girerler.
Kimyasal etkenler aşağıdaki gruplara ayrılırlar.

a) Tahriş Edici Kimyasal Maddeler (Gazlar)

Bunlar temas ettikleri vücut kısmını (mukoza ve nemli deri) yakarak etki gösterirler. Belli başlı tahriş ediciler:
1 - Özellikle yukarı solunum yollarını tahriş edenler. (Aldehitler, alkalen toz, ve sisler, amonyak, asit kromik, klor asidi, sülfür dioksit)
2 - Yukarı solunum yollarını ve akciğer dokusunu tahriş edenler. (Brom, klor, ozon, brom siyanür)
3 - Özellikle solunum yollarının alt kısımlarını ve alveolleri tahriş edenler. (Arsenik trilorit, azot oksitleri, fosgen, asit arsenyo)

b) Boğucu Kimyasal Maddeler (Gazlar)

Boğucu gazlar etkilerini dokudaki oksidasyonu önlemek suretiyle gösterirler genel olarak iki gruba ayrılırlar:

1 - Basit Boğucu Gazlar
Fizyolojik olarak etkisizdirler. Ancak havanın oksijeninin yerini alarak oksijenin hücreye iletilmesini önler. Bu suretle hücre teneffüsü durur. Boğulma meydana gelir. Bunlar, karbondioksit, metan, eten, hidrojen, azot, helyumdur.

2 - Kimyasal Boğucular

Bu maddeler vücut dahilinde bir çok yeni cisimler meydana getirerek veya önemli elamanlara kimyasal etkiler yaparak boğulmaya sebep olurlar. Örneğin karbon monoksit kanda oksihemoklobin ile birleşerek karboksihemoklobin yapar. Bu suretle kanda oksihemoklobin meydana gelmesini engeller. Bu durumda kanda yeteri kadar oksijen vardır. Ancak oksijen hücreye taşınamaz ve hücre kullanamaz boğulma meydana gelir. Kükürtlü hidrojen solunum merkezini felç ederek solunumu durdurur. Hid­rojen siyanür hücre içi solunumu engeller. Oksijen hücreye kadar geldiği halde hücrenin içine giremez. Çünkü hidrojen siyanür dokuda oksidasyonu sağlayan enzimleri etkisiz hale getirmiştir.

c) Anestetik ve Narkotik Kimyasal Maddeler (Gazlar)

Bu maddeler ayrıca genel sistemik etki göstermeyen anestetik ve narkotik kimyasal maddelerdir. Bu gruba asetilen hidrokarbonlar, olefin hidrokarbonlar ve parafın hidrokarbonlar girer.

d) Sistemik Zehirler

Bu gruba halojenli hidrokarbonların bazıları, benzen toluen, ksilen fenol, naftalin ve türevleri ile sinir sistemi zehiri olarak bilinen karbon sülfür ve metil alkol gibi organik maddeler ile toksit metal ve metalsiler girer.

e) Sistemik Zehirler Dışında Kalan Partiküler Maddeler (Tozlar)

1 - Akciğerde fibrazis yapan tozlar. (Serbest silis, asbest, pamuk tozu vs.)
2 - Fizyolojik olarak etkisiz tozlar. (Saf kömür, karborandum vs.)
3 - Alerjik reaksiyon yapan tozlar. (Polen, tahta, reçine vs.)
4 - İratan toz ve serpintiler. (Alkoller, asitler, flüoritler, kromatlar)

İsyeri Guvenligi Tehdit Unsurlari

İşyeri Güvenliği ve Tehdit Edici Unsurlar

Biyolojik Tehditler


İşyerlerinde; gerek yapılan işin niteliğine, gerekse işyerinin temizlenmesi konusuna gereken titizliğin gösterilmemesi sonucu veya çevredeki zararlı etkenlerden dolayı mikroorganizmalar, bakteriler, parazit­ler, mantarlar ve virüsler bulunabilir. Bunlar ise insan sağlığını etkileyen faktörlerdir.
Hayvan gütme, bakma ve terbiye etme gibi hayvancılığın yapıldığı yerlerde ve hayvanlardan elde edilen ürünlerin işlendiği işyerlerinde çalışan­larda; tetanos, şarbon, çiçek, bruselloz, kuduz ve lekeli humma gibi hasta­lıklar görülebilir.

İşyeri çevresinde enfeksiyon kaynağı olacak cinsten açık kanali­zasyon, bataklık ve çöplük gibi yerler varsa bunlardan yayılacak mikroorga­nizmalar, çevre güvenliğini tehdit eder.
Çevre güvenliğini tehdit eden biyolojik faktörlerin olumsuz etkisinin azalmasında, işyeri ve çevre temizliği kadar ferdi temizlik de son derece önemli rol oynar.

Biyolojik Tehditler

Kimyasal Tehditler

Fiziki Tehditler

Meslek Hastalığı Nedir, Meslek Hastalıkları

Meslek hastalıklarını, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 11'inci maddesi şöyle tanımlar:
"Meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhî arıza halidir. Bu kanuna göre tespit edilmiş olan hastalıklar listesi dışında her hangi bir hastalığın meslek hasta­lığı sayılıp sayılmaması üzerinde çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigor­talar Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır."

İs Kazalari ve İs Kazasi Hakkinda

İş Kazaları ve Yaralanma, İş Kazası Meslek İle İlgili

Genel olarak kaza belli bir zarara ve arızalanmaya sebep olan beklenmeyen, umulmayan ve plânlanmamış bir olaydır. Demek ki, bir olaya kaza diyebilmek için beklenmemesi, umulmaması ve plânlanmamış olması gerekir.

Bilindiği gibi kaza insan hayatının çeşitli safhalarında evde, seyahatte, eğlence sırasında ve iş başında meydana gelebilir. Biz burada özellikle endüstriyel kuruluşlarda meydana gelen ve İŞ KAZALARI adını alan kazalar üzerinde duracağız. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 11 'inci maddesi, iş kazalarını şöyle tanımlamıştır:
"İş kazası, aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır."

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
c) Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka yere gönde­rilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayırdığı zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,

İş kazları sonucunda insan vücudunun parçalanması olayına yaralan­ma diyebiliriz. İş kazası kolay kontrol edilebilir. İş kazaları sonucu meydana gelen yaralanmanın ise kontrolü oldukça zordur. Yaranın tedavisi sonucu hiçbir iz bulunmuyorsa geçici yaralanma, iz bulunuyorsa kalıcı yaralanma diyoruz. Yaralanmanın en şiddetlisi kaza sonunda çalışanın hayatını kaybet­mesidir. Yani ölüm olayıdır.

İs Guvenligi Nedir Genel Kurallari

İş Güvenliği Nedir, Genel İş Güvenliği Kuralları

Dünyada ve ülkemizde sanayileşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak özellikle işyerlerinde üretken faktör olarak çalışan kişilerin güvenliği ile ilgili birçok problem tespit edilmiştir. Başlangıçta önemsenmeyen bu problemler iş verimini ve işletmeyi tehlikeye sokmasıyla önem kazanmış ve üzerinde düşünülmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu safhada yapılan çalış­malar sonucu işyerlerinde çalışma düzenini ve şartlarını kapsayan birtakım kurallar ve kanunlar yürürlüğe konmuştur. Ancak geçen zaman içinde bu düzenlemelerin yetersizliği görülmüş ve probleme daha değişik açıdan yaklaşılması gerekliliği üzerine yapılan çalışmalar sonucunda "İş Güvenliği" tıbbın, tekniğin ve diğer bilim dallarının çalışma alanı olmuştur.

İş Güvenliğinin tanımını yaparsak: "Atölye ve işyerlerinde işin yapı­lış sırasında, çeşitli sebeplerden kaynaklanan sağlığa zarar verebilecek şart­lardan korunmak amacı ile yapılan sistemli, plânlı ve ilmî çalışmalardır" diyebiliriz. İş güvenliği çalışmalarının amaçlarını; çalışanları korumak, üre­tim ve işletme güvenliğini sağlamak diye üç grupta sıralayabiliriz.

İnsan Sagligi Nedir

İnsan Sağlığı Nedir, İnsan Sağlığı Üzerine

Dünya Sağlık Örgütü, Sağlığı : "Sağlık yalnız hastalık ve sakatlığın olması değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir." diye tanımlamaktadır. Bu tanım, sağlıklı davranış isteme amacını da belirtir.

Birkaç yıl öncesine kadar işçi sağlığında amaç, iş kazası ve meslek hastalığı geçirmemek, çalışırken yorgunluktan korunmak, erken ihtiyarlamamaktı. Bu gün, sanayileşmiş ülkelerde bu amaç çok daha ileriye götü­rülmüş ve yüksek nitelikte bir hayat düzeyi sağlamaya kadar uzamıştır. Böylece insanların "sağlıklı" veya daha doğru olarak "tam bir iyilik hali" içinde olmaları amaçlanmıştır.
İnsanlar sağlıklı iken sağlıklarının kıymetini bilmezler. Tıpkı iyi işiten bir insanın kulağının kıymetini bilmediği, saatlerce yürüyebilen bir kişinin, bu niteliklerin değerini düşünmediği gibi. Ancak sağlık kapasitesi düşerse veya çok azalırsa kıymeti fark edilir.

Bedenen ve ruhen sağlam bir şekilde, içinde bulunduğumuz toplum ile uyumlu yaşayabilmemiz sağlıklı olmamızla bağlıdır. Sağlıklı olmanın şartları şunlardır:

1. Hamilelikte annenin düzenli beslenmesi, bazı kötü alışkanlık­lardan (içki, sigara, uyuşturucu vb.) kendini koruması, olumsuz çevre şartlarından (radyasyon, kirli hava vb. ortamlardan) uzak bulunması,
2. Çocuğun Sağlığı bakımından doğumun, mümkün olduğu kadar sağlık teşkilatlarında ve sağlık personeli tarafından yaptırılması,
3. Doğum sonrası hemen aşı takvimine göre aşılarının düzenli olarak yapılması,
4. Bebeğin mümkün olduğu kadar anne sütü ile beslenmesi, anne sütünün yetersiz olduğu veya olmadığı hallerde uzmanlarca tavsiye edilecek beslenmenin yapılması,
5. Anne ve babanın, çocuğun her yaş döneminde sorunları ile biz­zat ve yakından ilgilenmesi,
6. Bireyin ruhsal açıdan iş hayatına ve toplumsal hayata hazırlan­ması gerekir.
Sağlıklı bir kişi, sağlıklı bir iş ortamında daha verimli olur. İş yeri­nin sağlıksız olması çeşitli hastalıkların oluşmasına sebep olur.

İş Güvenliği İle İlgili Temel Tanımlar

Mesleki ve Teknik Eğitim


Meslek eğitimi; ferdi, mesleğe hazırlamayı, başarısını artırmak ve meslek içinde ilerlemesini sağlamak için gerekli bilgi, beceri, tavır iş alış­kanlıklarını ve değer duygularını geliştirmeyi amaç edinmiştir. Meslek eği­timi genel, eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır ve ferdin fiziki, sosyal, kültürel ve ekonomik yeteneklerini geliştirmesine katkıda bulunur.

Teknik eğitim, ferdin bilim ve teknolojinin prensiplerini ve kanun­larını geniş olarak anlamasını gerektiren mesleklere hazırlanmasını amaç edinir. Teknik eğitim, meslek eğitiminin bir parçası olduğu için yüksek sevi­yede teknik yetenek gerektirir.

İşletmelerde Mesleki Eğitim

İşletmelerde meslek eğitiminin tanımı 3308 sayılı Meslek Eğitimi Kanununun 3.ncü maddesinde şöyle yapılmıştır.
"Mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencilerinin beceri eğitimlerini işletmelerde, teorik eğitimlerini ise mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme ve kurumlarca tesis edilen eğitim birimlerinde yaptıkları eğitim uygulamalarıdır."

İşletmelerde Beceri Eğitimi

Kapsama alınan okul ve meslek alanlarındaki öğrencilerden IX' uncu sınıf öğrenimi başarı ile tamamlayanlar, X' uncu sınıftan itibaren öğretim programlarında belirtilen uygulamalı derslerin eğitimini işletmelerde yaparlar. Öğrencilerin bu eğitimlerini mezun oluncaya kadar başladıkları iş yerinde tamamlamaları esastır. Ancak, işletmelerdeki uygulamaların bir kısmının yapılamaması halinde eksik kalan bu uygulamalar başka işletmelerde veya okul atölyelerinde tamamlanır.

Her öğrenci, meslek alanının öğretim programlarındaki, temrin, iş, proje, deney veya hizmetin asgari % 80'ini yapmak ve uygulamalardan başarılı olmak zorundadır.

Teorik Eğitim

Öğrencilerin, öğretim programlarında belirtilen teorik derslerinin eğitimi, okullarda veya işletmelerce tesis edilen eğitim merkezlerinde yapılabilir.

Bu eğitimin;

a) Bir sınıfın bütün öğrencilerinin aynı işletmede beceri eğitimi görmesi, işletmelerde eğitim merkezi bulunması ve işletmenin istemesi halinde teorik dersleri o işletmede,

b) Birbirine yakın, değişik işletmelerde beceri eğitimi yapan aynı sınıf öğrencilerinin teorik eğitimi bu işletmelerin uygun olanı veya okulda yapılır.
Teorik eğitim; aynı sınıf öğrencilerinden oluşan asgari onar kişilik gruplara, işletmelerde veya okullarda yaptırılabilir.
Teorik eğitimin işletmelerde yapılması halinde; ders dağıtım çizel­gesine göre, genel kültür ve meslek dersi öğretmenleri, işletmelerdeki eğitim merkezlerinde okul müdürlüğünce görevlendirilir.
İşletmelerce Öğrencilere Teorik Eğitimi İçin İzin Verilmesi
İşletmeler çalışma saatleri içersinde yapılacak teorik eğitim için, okul müdürlüğünce düzenlenecek programa göre öğrencilere haftada 16 saate kadar izin vermekle yükümlüdürler.

İşletmelerde Mesleki, Teknik ve Beceri Eğitimi

İnsan Sağlığı

İş Güvenliği

İş Kazaları ve Yaralanma

Meslek Hastalıkları

İş Güvenliği İle İlgili Tanımlar

İşyeri Güvenliği ve Tehdit Unsurları

Konutlarda Güvenlik ve Tehdit Unsurları

İşyeri Güvenliği

Meslek Hastalıkları

Kaza ve Yaralanma

Anatomi Bilgileri

Kazalarda İlkyardım

Yangın Hakkında Genel Bilgiler

İş Güvenliği Mevzuatı

İş Kazalarında Yapılacak Hukuki İşlemler

Çeşitli Mesleklerde Tipik İş Kazaları