Böbrek Naklinde Verici Olan Kişilerin Ameliyatlarında Risk Varmıdır?

Vericilerin ameliyatta ölüm riski 3/100,000’dir. Önemli bir komplikasyon gelişme riski ise 20/10,000’dir. Uzun dönemde böbrek yetmezliği gelişme riski son derece düşüktür. Bu nedenlerle tüm dünyada canlı vericili böbrek nakli sayısı oranı giderek artmakta. Örneğin ABD’de 2006 yılında bu oran yüzde 45, İsveç’te yüzde 44, Hollanda’da yüzde 39’dur ve giderek artmaktadır.

İşin yasal kısmı çok önemli. Böbrek alıcısının yani hastanın ve ona böbreğini vermek isteyen akrabasının nüfus cüzdanlarının noter tasdikli fotokopilerini ve nüfus kütük kayıtlarını istiyoruz. Bunu koordinatör arkadaşlar ister ve ondan sonra kan gruplarına ardından da alıcı ve vericinin kanı arasında reaksiyon gösterecek maddelerin olup olmadığına bakılır. Daha sonra ayrıntılı bir şekilde hem alıcı hem de vericinin sağlık durumlarını tespit eden ve ameliyata uygun olup olmadığını gösteren testlere başlanılır. Tabii olabilecek tüm komplikasyonları da hem hastaya hem de vericisene en ince ayrıntısına kadar anlatırız. Bunun üzerine bir kez daha sorarız ve kabul edilirse ameliyat o zamana yapılır. Şöyle söyleyeyim, kanser hastaları, diyabet hastaları verici olamaz. Bunun dışında verici adaylarına 53 kan ve idrar, 9 radyolojik tetkik yapılır. Ancak bunların sonucunda canlı birinden böbrek alınabilir. Bu testler sonucunda sağlıklı görünen ve bir böbreğini bağışlayanların uzun dönem takiplerinde kronik böbrek yetmezliği hastalığı gelişme riski aynı sağlık durumundaki yaşıtlarından fazla değildir.

Kadavra Nakillerinde (Böbrek Nakli) Acil Listeleri

Karaciğer ve kalp için ulusal acil listeleri vardır ve bir kadavra söz konusu olduğunda tüm ülkede en acil hasta çağırılır. Mesela daha önce hiçbir karaciğer hastalığı olmayan ama herhangi bir nedenle karaciğer yetmezliğine giren komadaki hastalar önceliklidir.

Karaciğer Türkiye’nin neresinde çıkarsa çıksın o hastaya gider. Yine aynı şeklide karaciğer nakli yapılmış ama ameliyata damarı tıkanmış hasta da acildir. Kalp naklindeki acil hastalar ise yoğun bakımda bekleyen, solunum makinesinden ayrılamayan hastalardır. Böbrekte ise her kmerkez kendi acil listesini oluşturur.

Böbrek acil listelerine kimler girer

Artık diyalize giriş damarı kalmamış bu yüzden hemodiyaliz tedavisi göremeyen ve periton diyalizi de uygulanamayan hastalardır. Yani onlar da tıpkı kalp yada karaciğer bekleyen hastalar gibi nakil olmazsa ölecektir. Bu hastaların durumu kurul aracılığıyla kanıtlanır ve Sağlık Bakanlığın’na bildirilir. Örneğin, geçenlerde bu şekilde bir hastaya böbrek nakli yaptık. Bu durumda puanlama sistemi de değişir. Çünkü burada uyum oranı yada bu puanlama sisteminin diğer kriterlerinin önüne geçen bir durum vardır. Zira hasta böbrek nakli olamazsa kaybedilecektir.

Bobrek Nakli Kimlere Yapilir

Böbrek Nakli Kimlere Yapılır

Mesela 65 yaşındaki bir organı biz 16 yaşındaki bir çocuğa takmak istemeyiz, genelde. Çünkü organın yaşı ömrünü belirler. Genç birine genç bir organ daha doğru olur. Ama tüm tıbbi değerler eşit çıkarsa o zaman hastanın üretime katkısına bakarız. Bu subjektif bir kriterdir Aslında, ama topluma katkısını da dikkate almalıyız. Ekip olarak bu değerlendirmeyi de bir konseyle yapar ve en uygun hastayı belirleriz. Şu ana kadar 450 kadavra organ nakli yaptık ve niye ona taktın bana takmadın diyen bir kişi bile çıkmadı.

Böbrek Naklinde Uygun Hasta Nasıl Belirlenir

Son muayene de çok önemli. Mesela en iyi verilere sahip olabilirsiniz ama o sırada gripsinidir yada dişinizde iltihap vardır, o zaman sizi seçemeyiz. O yüzden uygun adayın belirlenmesinde herkes eşittir. Bu sistemde kimin ne puan aldığına ilişkin de bir tutanak tutar, altına imzamızı atar ve gönül rahatlığıyla o organı o kişiye naklederiz. Başarılı oluruz yada olmayız. O bir ayrı mesele ama uygun olan yapılmıştır. Bunun temelinde de başta dedeğim felsefe vardır; O böbrek veya karaciğer topluma verilmiş en kıymetli hediyedir.

Ulusal Bobrek Bekleme Listesi

Ulusal Böbrek Bekleme Listesi

Böbrek Nakli Bekleme


Ulusal bekleme listesi Türkiye için çok erken. Bir kere her organ nakli merkezi bırakın eşiliği, birbirine yakın oranda bile organ çıkartamıyor. 32 merkez var Türkiye’de ve bunların beşi-yedisi kadavra bağışın yüzde 70-80’ini oluşturuyor. Yani herkes havuzdan ortak yararlanacaksa havuza da aşağı yukarı eşit katkıda bulunmalı, değil mi, ikincisi ki bu çok önemli, Türkiye coğrafi anlamda büyük bir ülke ve bizim organ naklinde kullanabileceğimiz jetlerimiz, uçaklarımız, helikopterlerimiz yok. Vefat eden kişinin vücudundan çıkarılan organların buzda bir bekleme süresi vardır. Biz buna soğuk iskemi süresi deriz. Bu süre kalpte çok kısadır (4-6 saat), o yüzden sık sık ailelerin uçak aradığını, o telaşı görürüz. İkincisi karaciğerdir (12 saatte kadar), bunlarda zaten ulusal acil bekleme listeleri var. Böbreğinki ise en uzundur (24-48 saate kadar) ama uzun olması, bu süre sonuna kadar rahat rahat kullanılır anlamına gelmemeli, vücuttan çıkarılan organ ne kadar kısa sürede hastaya takılırsa böbreğin ömrü o kadar iyi olurv e hasta okadar çabuk iyileşir. Burada riske atılan şey işte budur. Ülkemizin şu anki koşulları ile kalp ve karaciğer bile zaman zaman yerine zor yetiştirilebiliyorken, buna böbreği eklersek durumu zorlaştırırız. Bir de unutmayalım böbrekten iki tane çıkıyor.

Yani bu ulaşım ihtiyacını iki kata çıkaracak demektir. Bir de laboratuarların standardizasyon sorunu var. Kadavra böbrek naklinde doku uyumuna bakılır. Ama her merkezin laboratuar sonuçları aynı değil. Bizim elimizde bir hastanın tam 5 merkez tarafından farklı yorumlanmış doku tiplemesi var. İşte bu düzenlemeler yapılmadan ulusal bekleme listesine geçersek tanık olmak istemeyeceğimiz sorunlar yaşayabiliriz.

Bobrek Nakli ve Kadavra Listeleri

Kadavra Listelerine Nasıl Girilir?

Organ Nakli Merkezi Listelerine Kayıt Nasıl Yapılır


Diyaliz hastalarından her gün bir sürü mektup, e-posta, telefon alırız. İşte ben size tetkiklerimi fakslasam beni listeye alırmısınız yada benim kan grubum A, listenize girebilirmiyim diye. Ama bu böyle olmaz. Bekleme listemize girecek her hastayı görmek isteriz. Çünkü biz kağıtları değil insanları ameliyat ediyoruz ve insanların o kağıtlar üzerinde yazılmayan, tetkiklerde görülmeyen, bizim ancak muayeneyle yada görerek saptayabildiğimiz birçok tıbbi ayrıntısı olabiliyor. Bu yüzden buraya gelip tetkikleri yapıldıktan, muayene olduktan sonra listemize girerler. Yani biz hastayı ameliyat masasında görmeyiz, görmemiz gerekir. Ayrıca hastalar da bize canlarını emanet edecek, onların da gelip bizi tanıması gerekir.

Diyaliz Hastalarının Kadavra Listelerine Girebilmesi İçin Yaptırması Gereken Tetkikler ve İşlemler

Doku randevusu, nefroloji randevusu almalı, kan grubu kartını ve ayrıntılı epikrizini getirmeli. Batın ultrasonu, kalp ekosu çektirmeli, voiding (mesaneden böbreklere idrar kaçağı yani böbrek reflüsü olup olmadığını tespit eden radyolojik tetkik) yaptırmalı. Ayrıca ek bir hastalığınız varsa, hepatit yada bir kalp hastalığı gibi, o hastalığa bakan uzman doktordan da nakil olabilir onayı gereklidir.

Beyin Olumu Nedir

Beyin Ölümü Nedir

Beyin Ölümü Nasıl Gerçekleşir


Beyin ölümü, ölümdür. Kişi ölmüştür. Bu kimsenin kafasında tek bir kuşku bile bırakmaması gereken bir durum. Mesela şöyle bir şey anlatılmıştı. Bir psikiyatri hocası hastasına beyin ölümü tanısı koymuş. Organ nakli koordinasyonu da aileyi organ bağışına ikna etmek için devreye girmiş ve aile tam izin verecekken psikiyatrist, Allah’tan ümit kesilmez demiş. Beyin ölümünde bu söylenemez çünkü Allah’tan ümit kesilmiştir. Çünkü o kişi ölmüştür.

Beyin ölümü, beynin kanlanması demektir, yani artık beyne oksijen gitmemesidir. Beyin hücrelerinin oksijensizliğe dayanma süresi ise 30 saniyedir. Bu süre sonunda beyin hücreleri ölür ve yenilenemez. Beyin ölümünde kişinin hareket kabiliyeti, entelektüel düşünme, konuşma, görme, hissetme gibi her türlü kabiliyeti kaybolur. Çünkü bunların her biri beyin fonksiyonudur.

Kişi hiçbir ağrı yada sızı da duymaz. O sırada kişide sadece kalp atımı yani kan dolaşımı vardır. Ama bu da bir solunum makinesine bağlı olarak 24-48 saat civarında sürer, onun dışında o da durur. Yani beyin ölümü tıbbi bir ölümdür ve bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Üzerine hiçbir tartışma yoktur. Şöyle özetleyelim, beyin ölümünde kişi ölmüştür, solunum makinesi sayesinde kalp, organlara kan pompalamaya deam eder, yani organlar bir başkasına takılmaya uygun olur ama ölmüş kişiyi makineden çıkardığınız an bu da biter. Makineye bağlı kalp atımının 24 ila 48 saat arasında değişen bir süresi vardır.

Beyin Ölümünün Tespiti, Beyin Ölüm

Beyin ölümü tanısı koyarken beyne kan gidip gitmediğine bakarız. Gitmiyorsa beyin ölümü gerçekleşmiştir. Bunu da ultrasonografiyle yaparız. Beyinde hiçbir elektrik aktivitesi yoksa yani beyin de kalp gibi düz bir çizgi çizerse kişi ölmüştür. Beyin de bir elektrik santrali gibidir, elektriği kesildiğinde işlemez ve bir daha bağlayamazsınız çünkü tüm devreler yanmıştır, kablolar kopmuştur.