Hepatit B - C ve Böbrek Nakli

Hepatit Hastaları ve Böbrek Nakli

Diyelim ki bir akrabam bana böbreğini vermek istiyor ama Hepatit B'li...Herhalde ondan böbrek almam mümkün olmaz?

Hayır, alabilirsiniz. Eğer hepatit B aşısı yaptırdıysanız ve aşılanma sonrasında kanınızda Hepatit B antikoru belli bir düzeyin üstündeyse bu nakil yapılabilir.

Kan grubu uyumsuz nakillerdeki mantığın aynısı...Yine amaç böbreği vücuda takmak, bunun içinde uygun böbrek aramak yerine vücudu ona uygun hale getirmek...

Evet, çünkü mesele bu, böbrek naklini artırmak. Zira ne hastaların ne de ailelerin başka bir şansı var. Bu yüzden her türlü çözüm öneren yöntemi denememiz gerek. Çünkü kadavra sayımız ortada, artırsak artırsak ne kadar artırabiliriz. Bu yüzden canlı vericili nakillere de önem vermeli, yoksa bu sorunu aşamayız.

Hem Hepatit C'li, hem kan grubu hem de doku grubu uyumsuz bir nakil gerçekleştirdiniz ve bu ameliyat basına Organ naklinde Türk Devrimi olarak yansıdı. bu doğru bir tespit miydi, yoksa basın işi abarttı mı?

Evet, araştırmalarımıza göre bu ameliyat literatürde ilk ameliyat. Bu sayede tüm sınırların zorlanabileceğini gösteren de bir ameliyat. Hastanın durumu da gayet iyi.

Bu ameliyatı özellikli kılan nedir?

Hasta Hepatit C'liydi, kendi kan grubundan da vericisi yoktu. Hepatit C için karaciğer biyopsisi yaptık ve karaciğerin fazla etkilenmediğini, böbrek nakline uygun olduğunu tespit ettik ve ameliyata hazırladık. Bu ameliyat sadece kan grubu değil aynı zamanda doku uyumsuzdur da...

Bobrek Naklinde Doku Uyumu Nedir

Doku Uyumu Nedir, Böbrek Naklinde Doku Uyumu

Organ naklinde doku uyumuna sadece böbrek naklinde bakılır. yani ne pankreas, ne karaciğer, ne kalp, ne ince bağırsakta doku uyumuna bakılmaz. böbrekte de doku uyumu biraz sonra detaylı anlatacağım üzere aşıldı. peki nedir doku uyumu, kan grubu gibidir. dokuların üçünü anneden, üçünüde babadan alırız. yani genellikle doku uyumumuz annemizle yüzde 50, babamızla yüzde 50'dir. kardeşlerde bu oran daha yüksek olabilir hatta bazen iki kardeş arasındaki doku uyumu yüzde yüz yani altıda altı olabilir.

böbrek nakli için gerekli doku uyumu oranı nedir

Türkiyede biz bu işe başlayana kadar söylenen altıda üçün altında nakil yapılmazdı.

Evet, diyalize girerken hep bunu konuşurduk arkadaşlarla. doktorlarla sorduğumuzda ise çok tavsiye etmediklerini ama denenebileceğini söylerler, biz de kara kara düşünürdük. sahi doku uyumsuz böbrek naklinde neden böyle bir tedirginlik var?

bu konuda bir çalışma var, Alman Heiderberg Üniversitesinin yaptığı geniş bir çalışma bu. buna göre doku uyumu böbrek naklinde çok ama çok önemlidir ve uyum azaldıkça yani altıdan beşe, altıda beşten dörde, dörtten üçe, indikçe beş yıl sonunda böbreğin çalışmasında yüzde 40'lık bir fark oluşur.

Böbrek Nakli ve Böbrek Kullanım Süresi

Canlı vericiden takılan böbreğin kadavra böbreğe göre ömrünün daha uzun olup olmadığı sorusu...Bu doğru mu?

Kesinlikle. ama bundan kadavra böbrek nakli kötüdür sonucunu çıkarılmasın. aksine bizim hızla organ bağışını ve naklini artırmamız ve özendirmemiz gerek. hatta şu anki durumun 10 katına çıkarmalıyız ki bunu da Türkiye'de en çok kadavra bağışını gerçekleştiren ekip olarak söylüyoruz. tabii şu da bir gerçek, canlı vericili nakillerdeki böbreğin yaşam süresi kadavraya göre uzun. en kötü canlı böbreği, en iyi kadavradan daha iyidir.

Canlı vericili nakillerde vericinin her şeyini en ince ayrıntısına kadar biliyoruz. Alıcınınkini de...Yani çok kapsamlı, planlı ve kontrollü bir ameliyat gerçekleştirebiliyoruz. bir de beyin ölümü gerçekleştikten sonra ölen kişinin vücudunda travmaya bağlı olarak bazı değişiklikler olabiliyor. tabii en önemli nedenlerden biri de şu, canlı vericili nakillerde böbrek vücuttan çıkarıldıktan sonra hemen takılıyor, bir buz kutusu içinde uzun süre beklemiyor. işte bu nedenlerden ötürü canlı vericili nakillerde böbreğin ömrü daha uzundur. mesela bizim hastanemizde gerçekleşen bir beyin ölümü durumunda da böbrek çıkarıldıktan hemen sonra takıldığı yani bir buz kutusunda 24 saat, 36 saat beklemediği için neredeyse canlıya yakın bir nakil gerçekleşir.

Hazır konu böbreğin vücut dışında buzda bekleme süresinde açılmışken bizim ulusal bekleme listesini yani tüm böbrek hastalarının tek listede toplanmasını erken bulma nedenlerimizden biride buydu. Çünkü tüm hastaları tek listede toplayıp ülkenin herhangi bir yerinde hasta ile diğer bir yerindeki böbreği eşleştirmek için gerekli ulaşım araçlarına, uçaklara, helikopterlere sahip değiliz. oysa böbreğin ömrü için de bu süreyi mümkün olduğu kadar kısaltmamız gerekli.

Bobregin Omru ve Bobrek Nakli

Böbreğin Ömür Ne Kadardır?

Hastaların hep merak ettiği bir diğer soru, bir böbreğin ömrü nedir ve illa bir gün o kişi yine böbrek yetmezliği sorunu ile karşılaşır mı? Mesela ben tekrar diyalize girmek zorunda kalacak mıyım?

Kısmetse bu böbrek sizi taşıyacak. kendinize iyi baktığınız, ilaçlarınızı aldığınız sürece bu böbrek sizinle olur. bir böbreğin ömrü nedir sorusuna gelince...

Canlı vericili birinden takılan böbreğin ömrü ortalama 30, kadavradan takılanın ise ortalama 21 yıldır. bunlar ortalama değerler. bir de bu konuda net bir cümle kurmayı da sevmiyorum çünkü böbrek nakli çok dinamik bir alan. kaldı ki bu veriler de geçmişe dönük rakamlar. yani 21 yıl önce kadavradan nakil olmuşların verileri bunlar. böbrekten değilde kalpten ölenlerin oranı daha fazla.

Her yeni gelişmenin böbreğin vücutta kalma ve çalışma oranını artırdığını söyleyebilirim. Ama size böbrek nakli olan hastaların diyaliz tedavisi ile yaşayanlara göre ömürlerinin üç kat arttığını bilimsel verilere dayanarak da söyleyebilirim. Bizim temel verimiz de zaten budur. Yani böbrek nakline yaklaşırken ana kriterimiz bu. evet, diyaliz insanı hayata bağlar ama böbrek nakli hayat kurtarır. zaman zaman deniyor ki yok canım, hastalar diyalizde de yaşıyor. hayır öyle değil, diyalizi böbrek nakli için gerekli olan süreyi hastaya kazandıran bir yöntem olarak görmelisiniz. çünkü kesin çözüm nakildir. ayrıca bir süre sonra diyalizin de birtakım yan etkileri olabilir. örneğin, diyalize bağlanmamızı sağlayan damar girişim yolları tıkanabilir. kemik erimesine bağlı vücudumuzda kırıklar oluşabilir, kanla uğraşılmasına bağlı hepatit, tüberküloz, Aids gibi hastalıklar gelişebilir.