Sezeryan Dogum Sonrasi Bakim

Sezaryen Doğum Sonrası Bakım

Sezaryen Ameliyat sonrası egzersiz


Birçok klinikte, daha ameliyattan sonraki ilk günün so­nunda kadın normal bir koğuşa götürülür. Peridüral kateteri ve infüzyon çoğunlukla önceden çıkarılmıştır. Buna karşılık idrar kesesi kateteri, genellikle, sırttaki lokal uyuş­turma girişi çıkarılıncaya kadar yerinde bırakılır. Koldaki kanül de birkaç gün daha yerinde kalır. Bunlar güvenlik içindir. Gerçi müdahalenin üstünden uzun bir süre geçtik­ten sonra komplikasyon çıkması çok seyrek rastlanan bir şeydir, ama olabilir de. Çoğunlukla sıvı eksikliği nedeniyle dolaşım problemleri olur, bunu tedavi etmenin en etkili ve en koruyucu yolu infuzyonla sıvı vermektir. Kanül hâlâ ye­rinde duruyorsa, bu tedavi elbette büyük ölçüde hızlana­caktır. Kanül nedeniyle hareketlerde meydana gelen kısıt­lama da zaten çok azdır. Ancak iğnenin battığı yerin yakı­nında ağrı hissederseniz bakım personeline bildirin. Onlar ponksiyon yerinde enfeksiyon olmamasını sağlayacaklar­dır. Belki kanül oradan çıkarılıp başka bir yere yenisi yapı­lır. Bu konudaki karar bakımı yürüten doktora aittir.

Tromboza karşı çorap

Amboli çorabı da denen tromboz çorabı, ilaçla tedavi­nin yanı sıra, ameliyat sonrasında trombozu önlemenin önemli bir öğesidir. Tromboz, bir kan damarının bir kan pıhtısıyla (trombuz) tıkanmasıdır. Böyle bir damar tıkanıklığı bir ameliyattan sonra genç ve sağlıklı hastalarda da ortaya çıkabilir. Bunun temel nedenleri, dola­şım koşullarının değişmiş olması (çoğunlukla da çok düşük kan basıncı) ve hareketin kısıtlanmasına bağlı olarak uzun süreli yatak istirahatıdır. Bu ikisi de, bacak-lardaki kan damarlarında akım hızının azalmasına ve dolayısıyla bir kan pıhtısı oluşmasına yol açar, bu da büyük olasılıkla damar çeperine yapışır. Buradaki büyük tehlike, bu trombuzun ansızın yerinden kopup do­laşımla akciğere sürüklenebilmesidir. Böyle bir durum­da akciğer ambolisinden söz edilir. Tromboz çorabı, elastikliği sayesinde, bacak toplar damarlarını sıkıştıra­rak kanın hemen hemen normal hızla akmasını sağlar. Böylece kan pıhtıları oluşma tehlikesi büyük ölçüde azalmış olur. Yatakta geçirdiğiniz süre ayakta dolaştığı­nız süreden daha uzun ise, bu çorapları mutlaka giyme­niz gerekir. Bakım personeli bu konuda hiç kuşkusuz size yardımcı olacaktır. Trombozu önlemek için günü­müzde kullanılan diğer standart önlemler, pıhtılaşmayı engelleyen ilaçlar (en başta da heparin) ile tedavi ve ameliyattan sonra erken ayağa kalkmaktır. Bütün bu önlemler, tromboz ve akciğer ambolisinin son yıllarda çok seyrelmesini sağlamıştır.

Tromboz çoraplarını birkaç gün daha giymek zorunda kalırsınız. Daha önce de değindiğimiz gibi, birçok kadın, heparin etken maddesini içeren bir ilaç da alır, bu madde tromboz (kan pıhtısı) oluşumunu engeller. Bu ilaç bir şıringayla altderi yağdokusu içine enjekte edilir ve etkisine
güvenilebilir. Enjeksiyon ağrılı olmasa da biraz sıkıntıya katlanmayı gerektirir. Ancak, karın ameliyatından sonra tromboz tehlikesi yüksek olduğundan, pıhtılaşmayı önle­yecek böyle bir ilacın verilmesi zorunludur. (Hasta sezar­yenden 6-8 saat sonra ayağa kaldırılıp gezdiriliyor. Bu ne­denle Türkiye'de çorap veya pıhtılaşmayı önleyici ilaç çok ender gerekiyor -tıbbi redaktörün notu.)

Anne-çocuk ilişkisi ve sezeryan sonrası karın

Özellikle de müdahaleden sonraki ilk saatlerde, peridüral anestezinin avantajını daha iyi anlayacaksınız. Bir kere, ameliyattan sonra yara ağrısı olursa, ağrı kesici ilaçlar hâlâ yerinde duran peridüral kateterinden kolayca enjekte edi­lebilir. İkincisi—ve bu herhalde en azından şimdi sizin için daha da ilginçtir—anne kısmi narkozdan sonra her ayrın­tıyı gayet iyi hatırlayabilir, oysa tam narkozdan sonra ço­cukla ilk temas bilinç henüz bulanıkken yaşanır, o neden­le de çoğunlukla daha sonra unutulur. İlk temasın bilinçli yaşanması, anne-çocuk bağının doğumdan hemen sonra kurulması bakımından yararlıdır.

Aile yaşamının bu ilk dakikaları, anne ve çocuk için, ta­bii baba için de, iz bırakan bir olaydır.

Ayılma odasından loğusa koğuşuna

Her şey yolundaysa ve artık komplikasyon beklenmiyorsa, normal loğusa koğuşuna nakledilirsiniz. Nakil ya hemen ameliyat gününde, ya da ayılma servisinde bir gece geçir­dikten sonra yapılır. Bu karar, sizin sağlık durumunuza ve ameliyatın ne zaman yapıldığına bağlıdır. Birincil sezar­yenler genellikle sabah yapılır, oysa ikincil sezaryenler gü­nün ve gecenin her saatinde olabilir. Böylece yeni bir or­tama gelirsiniz, burada etrafınızdaki personel de farklıdır. Cerrah vizitesini yapar ve yarayı bir kez daha gözle inceler.

O arada karnınızı eliyle yoklayarak rahmin kasılmalarını kontrol eder ve kanama şiddetine bakar. Vizite sırasında ayrıca, en son kan alımına ait güncel laboratuvar bulgula­rı ve belgeye dökülmüş dolaşım değerleri de tartışılır. So­nunda, ek bir ilaca ya da başka bir tedaviye gerek olup ol­madığına karar verilir.

Ağrılara katlanmak zorunda değilsiniz

Peridüral kateteri çıkarıldıktan sonra, yavaş yavaş ağrılar başlayabilir. Ağrı hissederseniz vakit geçirmeden bakım

personeline haber verin. Emzirme döneminde de verilebi lecek, etkisi yüksek, ama çocuğa yük bindirmeyen birçok ağrı kesici vardır. Ameliyatın üzerinden bir gün geçtikten sonra herhalde artık bir şeyler içmeye, hatta ufak tefek bir şeyler yemeye de başlayabilirsiniz. Ama bunu önce mutla­ka doktorla konuşmalısınız.

Annenin ve çocuğun bakımı

Loğusa koğuşunda sizinle son derece deneyimli ve özel olarak bu alanda eğitim görmüş hemşireler ilgilenir. Bun­lar ameliyattan hemen sonra en ufak hareketin bile size ne kadar zor geldiğini bilirler. Hiç kuşkusuz birçok konuda size destek olacaklardır. Sezaryenden sonra annenin ve ço cuğun bakımının nasıl organize edileceği kliniğe bağlıdır.
Bazı kliniklerde, loğusa koğuşunun yakınında, yeni do­ğanların bakımını üstlenen personelle birlikte özel bir alan düzenlenmiştir; bazılarında da bakım personeli aynı anda hem anne hem de çocukla ilgilenir.

Rooming-in

Her iki durumda da büyük ölçüde, rooming-in, yani an­neyle çocuğun aynı mekânda barındırılması söz konusu­dur. Ancak henüz çocuğunuzla ilgilenecek durumda ol­madığınızı hissederseniz, çocuğunuzu geçici olarak bakım personelinin korumasına verme imkânı her zaman vardır. Bunlar, acıktığında ve emzirilmesi gerektiğinde çocuğun size getirilmesini sağlarlar.

Bazı kadınlar heyecanlı günden sonra çok iyi uyurlar, bu­na karşılık bazılarını uyku tutmaz ve ikide bir huzursuzca ya da inanamayarak, şaşkınlıkla çocuğa bakarlar. Kimisin-de de yara yerinde çok şiddetli ağrılar olur. Bir ağrı kesici istemekten çekinmeyin, çünkü şu anda, ağrıya direnip yor­gun düşmektense birkaç saat uyumanız sizin için daha önemlidir.

Günümüzde birçok klinikte gün hâlâ kalıplaşmış bir şe­maya göre geçiyor. Ama en azından loğusaların ve yeni doğanların bakımında, özel durumu hesaba katma eğilimi gitgide artıyor. Ateş, tansiyon ölçmek ya da yatak düzelt­mek için sabah erkenden uyandırma alışkanlığının aslında artık tarihe karışması gerekiyor ama ne yazık ki büyük ço­ğunlukla hâlâ devam ediyor.

Ameliyattan sonraki ilk ayağa kalkış, sezeryan sonrası dikiş

Gerçi ameliyattan sonraki ilk günlerde herhalde yara yerin­de ağrı hissedeceksiniz, ancak yine de ayağa kalkmalısınız. Ama lütfen ilk denemeye yalnızken kalkışmayın. Kendini­zi "turp gibi" hissetseniz bile, bakım personelinden birisi­nin size yardımcı olmasını isteyin. İlk ayağa kalkışta kan basıncı birden hızla düşebilir, "gözleriniz kararabilir". So­nuç olarak bir kollaps geçirebilir, bu sırada da bir yerinizi yaralayabilirsiniz. En iyisi kan dolaşımının yüklenmeye ya­vaş yavaş alışmasıdır. İkinci ya da üçüncü denemede ken­dinizi çok daha güvende hissedeceksiniz. Ayrıca bakım personeli, bir karın ameliyatından sonraki ilk ayağa kalkışı hasta için olabildiğince ağrısız hale getirmenin püf nokta­larını çok iyi bilir.

Ameliyattan sonra ayağa kalkmak

Tromboz çoraplarının ayağınızda ve doğru giyilmiş olduğundan emin olun.

Ayağa kalkarken yatakta doğrulup dik oturmaktan ka­çının, bu sırada karın kasları gerilerek ağrı yapar. Yatağın kenarına doğru kayın. Yavaş yavaş yan dönün. Bacaklarınızı yatağın dışına kaydırın. Gövdenizi bir kolunuzla destekleyerek bükülmüş du­rumda oturun. Şimdi bir mola verin ki kan dolaşımı vücut sıvısının

yer değiştirmesine tepki gösterebilsin. Birkaç kez bilinçli bir şekilde derin nefes alın. Başınız dönecek olursa ayağa kalkma denemesini ke­sip tekrar yan konumda kendinizi yatağa bırakın. Ayaklarınızı yere değdirmeye çalışın. Bazı kliniklerde yüksekliği ayarlanabilen yataklar vardır: Bakım perso­nelinin yatağı uygun yüksekliğe getirmesini sağlayın. Yere bastığınızda bacaklarınızı gerin ve yatağın kena­rına tutunarak gövdenizi destekleyin. Ayağa kalktığınızda tekrar derin ve bilinçli nefes alın.

Kahramanlık yapmaya kalkışmayın! Başınız dönerse ya da ağrı hissederseniz ayağa kalkmaktan vazgeçin, bırakın

personel size yardımcı olsun. İlk ayağa kalkma denemesin-deki baş dönmesi kan basıncının ansızın düşmesinden kay­naklandığı için, genel olarak çok sıvı almanız gerekir.

Erken ayağa kalkmanın önleyici anlamda yararları

Müdahaleden sonra olabildiğince erken ayağa kalkmak, bir karın ameliyatından sonra ortaya çıkabilecek bir başka komplikasyona karşı da son derece etkili bir önlemdir: Ak­ciğer iltihabı (pnömoni, zatürree). Hasta ameliyattan sonra ağırlıklı olarak yatakta kaldığı için, akciğerin bütün böl­gelerinin hava alamaması söz konusu olabilir. Ayrıca bir­çok kadın korumacı nefes diye bir şey geliştirir. Ağrının ortaya çıkmasını engellemek için sadece hafif hafif nefes alırlar. Böylece bir süre sonra akciğerlerin çeşitli bölgele­rinde akciğer salgısı (balgam -ç.n.) birikir. Eğer bu biri­kimler sözgelimi öksürükle çıkarılmazsa, akciğer dokusu iltihap yapabilir. Ağır durumlarda bu çok ciddi problemler doğurabilir. Ancak sezaryenden sonra pnömoni çok seyrek olur, çünkü kadınlar karın ameliyatının kendisi dışında he­men hemen başka hiç risk faktörü taşımaz. Sezeryan sonrası gebelik.

Akciğer iltihabını önlemenin yolları

Ameliyattan sonra olabildiğince erken bilinçli olarak derin derin nefes alın.
Gıcık olduğunda, öksürerek balgam çıkarın!
Yara ağrı yaparsa, bir yastık isteyip dizlerinizin altına koyun ("diz rulosu"). Bu konumdayken karın örtüsü gevşer. Böylece ağrı azalır ve daha iyi nefes alabilir­siniz.
Olabildiğince erken ayağa kalkın.
Yeterince su için.

Hatta artık duş bile alabilirsiniz. Cerrahi açıdan bunun pek sakıncası yoktur. Çok daha önemlisi, dolaşım sistemi­nin şimdiden böyle bir yüklenmeyi kaldırıp kaldıramayaca­ğıdır. Ama sakın sıcak suyla duş yapmayın, yoksa vücutta­ki kan damarları genişler ve genellikle zaten düşük olan kan basıncı daha da düşer. Normalleşmeye doğru bu ilk adımları da asla yalnız atmayın! Hastabakıcılara haber ve­rirseniz belki kocanız duşta da size eşlik edebilir.

İdrar kesesi ve bağırsak faaliyeti ne zaman normale döner?

Muhtemelen ameliyattan sonraki birinci gün içinde idrar kesesi kateteri de çıkarılır. Hızlı ve zararsız bir işlemdir bu. Yalnız idrar kesesinin bundan sonraki ilk boşaltılması biraz sıkıntılı olur, ama bu ille de ağrılı olacak anlamına gelmez. Daha çok size biraz yadırgatıcı gelir. Bazen ilk işeme idrar yolları iltihaplanmasındaki gibi de hissedilir. Ama bunun nedeni çoğunlukla gerçek bir iltihaplanma değil, kateterin idrar kesesinin ve idrar borularının sümükderisinde küçük tahrişler yapmış olmasıdır. Ama ağrıyacak korkusuyla tuvalete gitmeyi ertelemeyin. İdrar kesesinin şimdi çok dolu olmaması gerekir, çünkü bu, boşaltma mekanizmasına önemli zararlar verebilir.

Bir karın ameliyatından sonra en geç üçüncü günde ba­ğırsak faaliyeti de tekrar yoluna girmiş olmalıdır. Bu konu­da da yine aynı şey geçerlidir, yol sizi yoracak ya da ağrı ola­cak korkusuyla tuvalete gitmeyi ertelememelisiniz. Gebelik­ten kalma hafif bir kabızlık çoğu kez zaten vardır ve daha fazla geciktirmekle ciddi bir probleme dönüşebilir. Dışkılama ya da idrara çıkma problemleriniz olursa, bakım perso­neline ya da ebeye sorun. Onlar hiç kuşkusuz problemi biliyorlardır ve bu konuda da tavsiyeleriyle yanınızda olurlar.