Gebelikte Psikolojik Degisiklikler

Gebelikte Görülen Psikolojik Değişiklikler

Gebelik kadının yaşamında bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde kadın gebeli­ğini ve gelecekteki annelik rolünü benimsemesi gerekir. Bu benimsemeyi kadının i-nanç ve tutumlan, görev ve sorumlulukları, ilişkileri ve davranıştan etkiler. Gebeliğe uyum süreci geçmiş yaşam deneyimlerine göre değişiklik gösterir.

I. Trimesten Menstruasyonun kesilmesi, mide bulantıları, kendisini yorgun hissetmesi ambivalans duygulan ortaya çıkaran nedenlerdir. Bebekle ilgili çok az sevinç duyulduğu bir devredir.
Anne adayı olan kadın kendisinden başka çevresinde bulunan ve onun için önem taşıyan kişilerce de gebe olduğunun bilinmesi ve istenmiş olmasından emin olmak ister. Buda gebe kadının desteğe olan ihtiyacını açıkça ortaya koyar. Bu ne­denle destek sağlama hemşirenin ya da ailenin yerine getirmesi gereken en önemli sorumluluğu gibi görülmektedir. Gebeliğin 12. haftasına doğru birçok kadın gebeliği kabullenme ve reddetme gibi zıt duygulan daha yoğun yaşar. Birçoğu kendi benlikle­riyim, gebe bir kadın olma durumunu bağdaştıramazlar.

Hamilelikte Psikoloji

II. Trimester: İkinci trimestirde görülen fiziksel değişiklikler ambivalan duygu­ların ortadan kalkmasını hızlandırır. Bu dönemde kadın gücünü yavaş yavaş toplar. Bulantıları geçmiştir. Kendini iyi hisseder. Gebeliğe karşı olumlu duygular geliştirir. Bu dönemde fetus hareketlerinin başlamasıyla kadın ilgisini kendi içine yöneltir. Bi­rinci trimesterde karşılaştığı problemleri, çözmüş olan kadının kişiliği bu dönemde daha denge içindedir.

III. Tıimester: Bu dönemde fiziksel görünümü büyümüş ve hantallaşmıştır. Artık daha çabuk yorulur ve yeni beden ölçüsüne uyum sağlamakta güçlük çeker, kendisini rahatsız eder. Artık gebelikten bıkmaya başlamıştır.

GEBENİN FİZİKİ MUAYENESİ ve gebelikte psikoloji

A. Gebenin Gözle Muayenesi
Gözle muayenede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir.
Konjoktivalar, ağız mukazası soluk mu?
Fazla şişmen yada zayıf mı?
Dişlerde çürük var mı?
Meme başlarında çatlat ve içe çöküklük var mı?
Vücudunda ameliyat izi var mı?
Varisleri var mı ?
Vücudunda ve özellikle kalça kemiklerini ve eklemlerini ilgilendiren sakatlığı var mı?

B. Karnının Dıştan Elle Muayenesi

Bacaklarda ödem var mı?
Memelerde ele gelen bir kitle var mı?
Elle muayenelerde Leopoldun 5 manevrası ile fundus yüksekliğine göre; ge­belik ayı fetüsün duruşu gelişi ve pelvise göre durumu değerlendirilir.
Leopold Manevraları Şöyle Yapılır;

I. Leopold Manevrası;

Gebe düz bir yere yatırılır, ebe gebenin sağına geçer, yüzü gebenin yüzüne doğrudur. 2 elin parmaklarını birleştirerek fundus yüksekliğini ölçer. Ayrıca fundusta fetüsün hangi kısmı olduğu belirlenmeye çalışır.

II. Leopold Manevrası;
Ebe 1. pozisyondaki duruşunu muhafaza eder. Karında bebeğin kol ve bacak­larını arayarak sırtının yerini tespit eder. Sırtının belirlenmesi ÇKS dinlenecek bölge­nin tayini için önemlidir.

III. Leopold Manevrası; Ebe y »e gebeı i sağında iken sağ elinin 4 parmağı bitişik baş parmağı açık konumdayken pelvise doğru gelen kısmın, fetüsün hangi kısmı olduğunu bu manevrayla daha da kesinleşir.

IV. Leopold Manevrası; Ebe, gebenin sağındadır, ancak sırtı gebenin yüzü­ne dönüktür. Her 2 elini parmaklar bitişik biçimde karın duvarından pelvis içine,, de­rine doğru iterek fetüsün gelen kısmının pelvise yerleşip yerleşmediğine bakılır.

V. Leopold Manevrası; Ebe gebenin sağında yada solundadır Bir elinin parmakları pubis kemiğinin üzerinde, diğer elini de gelen kısmın üzerine koyar.
Eğer prezante olan kısmın üzerindeki parmaklar yüksekte ise bcş-peivis u-yuşmazlığı olabilir. Bu manevra gebeliğin son haftalarında, prezentasyon gerçekleş­tikten sonra yapılır.

C. Vajinal Muayene

Eylemden önce muayene; prezentrcjsyon ve pozisyon tayini için kullanışlı bir metod değildir. Daha çok abdominol palpasyon kullanılır. Eylemden önce henüz . servix kapalı iken yapılan vajinal muayeneler ilegelen kısmın pelvis içindeki yer, servixin durumu ve pelvisin ölçüleri hakkında bilgi verir.
Eylem şırasında servix açılır ve incelir. Bu sırada yapılan muayenelerde; fetusun prezantasyonu, pozisyonu ve angajman derecesi ile servixdeki silinme ve dilatasyon hakkında bilgi verir.

Konjugata Veranın Değerlendirilmesi

Bu pelvisin en önemli çapıdır. Derin tuşe ile ölçülür. Orta parmak promon-toryuma değiyor ise pubis kemiğinin alt ucundaki noktası işaretlenerek ölçülür. Bu ölçümden 1,5 cm çıkarılır ve konjugata vera bulunur, ortalama 11-11,5 cm'dir. Nor­malde el parmakları promontoryuma ulaşmaz, eğer ulaşıyorsa gebenin pelvisi dar demektir. Doğum mutlaka hastanede olmalıdır.

Pubis Açısının Değerlendirilmesi

Her iki pubis kemiğinin önde simfizisde birleştiği kollar arasında kalan açı 90°dir. Bu açı 90'dan küçük yada büyük olursa doğum mutlaka hastanede yapılmalı­dır.

Spinolann Durumunun Değerlendirilmesi

Vajinanın 2 iç yan duvarında hafif belirgin dar kemiksi çıkıntılar fazla olduğun-da doğum kanalı daralır. Doğum mutlaka hastanede yapılmalıdır.

D. Çocuk Kalp Seslerinin Dinlenmesi (ÇKS)

Çocuk kalp sesleri anne ve çocuk açısından büyük önem taşır. Gebeliğin 2. yarısından sonra gebenin her kontrolünde ÇKS dinlenmelidir.

ÇKS en kolayı çocuk sırtının bulunduğu.yandan; baş gelişinde annenin göbek hizasının altında, makat gelişinde ise göbeğin hizasının altında, makat gelişinde ise göbeğin üst kısmında duyulur.

ÇKS normalde 120-160/dk arasındadır. ÇKS eylemin başında 30 dakikada bir, aktif fazda 15 dak. Bir eylemin 2. evresinde 5 dak. bir dinlenmelidir. Değişiklikler rapor edilmelidir.

E. Ağırlık Ölçümü

Gebelik tespit edildiğinden itibaren gebenin ağırlığı ölçülmeli ve takibi yapıl­malıdır.
Gebe ilk 3 ayda 1 kilo, 3 aydan sonra ise her ay 1-2 kg arasında kilo alır. Ağır­lık artısı tüm gebelik boyunca ortalama 9-13 kg'dır. Bu oran günümüzde geçerliliği azalmış olup her gebe kendi boy ve kilo oranına göre yani Beden Kitle Endexine gö­re kilo alınımının yapılması önerilmektedir.

F. Boy Ölçümü

Boyu 150 cm'den küçük olan gebelerde baş- pelvis uyuşmazlığı olasılığı faz­ladır. Gebe muhakkak hastahanede doğum yapmalıdır ve gerekirse Sezeryan ile olmalıdır.

6. Kan Basıncı Ölçümü

Her izlemede gebenin kan basıncı ölçülerek kaydedilmelidir. Kan basıncının yüksekliği için 140/90 mmHg sınır olarak kabul edilmektedir. Gebelikte HT. Teşhisi için gebelik öncesi TA maximale 30 minimale 15 mmHg eklenerek yapılır. Ayrıca Ht. Gebeler eklemesi yönünden de dikkatli takip edilmelidir.

H. Nabız Kontrolü ve Ateş Kontrolü

Gebelerde nabız normale göre 10-15 atım daha artabilir. Gebeler aritmi yö­nünden de dikkatli olunmalıdır.

Gebelerde ateş ölçümü yaparak olası bir enfeksiyonun olası tanısı ve tedavisi yapılabilir. 36,5 - 37,5 C° gereklilik için normaldir.

J. ödem Kontrolü

Gebede aşırı kilo almayla birlikte önce bacaklarda, sonra ellerde, yüzde ve karında ödem görülebilir.

Ödem kontrolünde, bacağın tibia kemiği üzerine başparmak ile bastırılır. Par­mak kaldırıldığında, bastırılan yer çukur kalıyorsa ödem var demektir, ödem şiddetli anemi, kronik kalp ve böbrek hastalıkları, çoğul gebelik, hidroamnios, protein yet­mezliği, fazla ayakta kalma ve toksemi sonucu görülebilir.
ödemi olan gebe tuzsuz beslendiği ve istirahat ettiğinde düzelme olmazsa; ödemle birlikte HT, idrarda protein varsa gebe toksemi yönünden incelemelidir.

K. Varis Kontrolü

Yorucu iş yapma veya fazla ayakta kalma sonucu varisler oluşabilir. Varislerin oluşmaması için; gebe uzun süre ayakta kalmaması veya oturması, sıkı iç çamaşırı, lastikli sıkan çorap giyilmemesi söylenmelidir.
Bacaklarda varis varsa, gebelere hafif egzersiz yapmaları, günde birkaç kez istirahat ederek bu sırada ayakları 30° kadar yukarı kaldırmaları önerilmelidir. Varis çorapları önerilebilir, ancak bunların sabah yataktan kalkmadan, ayaklar sarkıtılma­dan giyilmesi gerekir.

Vuluoda varis varsa, doğum anında yırtılma olabileceği için doğum hastanede olmalıdır.

LABARATUVAR İNCELEMELERİ

a. Kanda Hemoglobin Düzeyi

Gebenin her trimestirde Hb. Düzeyi kontrol edilmelidir. Hb. Düzeyi normalde 16 g/dl. (%100)'dir. Bu 11 g(%70) altında olan gebeler anemi %60 altında ise şiddetli anemi olarak değerlendir

Ülkemizde özellikte gebelerde Fe eksikliği anemi sık görülür. Gebelikte fetüs ve plesenta gelişmekte olan kan sistemi için bütün demir gereksinimini anneden kar­şılar. Ayrıca gebe doğum sırasında ortalama 300 mi. Kan kaybeder. Bunların karşı­lanabilmesi için demir depolarının yeterli olması gerekir. Yetersiz beslenen ve sık gebelikler nedeniyle depoları önceden boşalmış kadınların gebeyken ek demire ihti­yaçları vardır. Bu yüzden gebeliğin 3. ayından sonra yiyeceklere ek olarak demir ha­pı alınmalıdır.

b. İdrarda Protein

Gebelikte toksemi açısından idrarda proteine bakmak önemlidir. Basit bir labo­ratuar muayenesi ile annenin durumu değerlendirilmiş ve erken tedavi edilmiş olur.
Tüpün 3/2'ne idrar konur. Tüp maşa il utularak ateşte kaynatılır, idrarda bu­lanıklık varsa 2-3 damla asetik asit(yoksa 2-3 damla limon- sirke) damlatılır bulanıklı-lık devam ediyorsa protein (+) demektir.

İdrarda protein varsa gebenin tuzsuz yemesi ve bol proteinli besin alması sağlanır, eklemsi yönünden de incelenmesi sağlanır.

c. Kan Grubunun Belirlenmesi

Kan grubu olanak varsa ebe tarafından bakılmalı olanak yoksa bu işlemi ya­pan bir merkeze gönderilmelidir.
Anne ile bebek arasında kan uyuşmazlığının olmaması, erken dönemde ted­bir alınabilmesi için anne ve babanın kan gruplarının bilinmesi gerekir.