Noromuskuler ve Kas Gevsetici İlaclar

Nöromusküler İleti ve Kas Gevşetici İlaçlar

Kas gevşetici ilaçların anesteziye gi­rişi, Güney Amerika yerlilerinin zehir olarak oklarının ucuna sürdükleri kura­rın, nöromusküler blok oluşturucu etki­lerinin öğrenilmesi ile başlar. Fransız fizyolog Claude Bernard, 1850-60 yıl­ları arasında doğrudan kas uyarısı yar­dımıyla, kurarın etki mekanizmasının ilkelerini aydınlattı ve hastalar üzerinde yapılan nöromusküler bloğun kantitatif olarak ölçülmesinin temellerini attı. Ku­rar, ilk kez 1942 yılında Harold Griffith tarafından klinikte uygulanmıştır.

Anesteziyi gerçekleştirmede kullanı­lan üç ana ilaç grubundan (hipnotikler, analjezikler, kas gevşeticiler) biri olan kas gevşetici ilaçlara, endotrakeal entü-basyonun ve cerrahi girişimin yapılabil­mesi, kontrollü solunumun uygulanabil­mesi için gereksinim duyulur. Kas gev­şetici ilaçların kullanımı ile daha az anestezik ilaç kullanılmakta, kanama azalmakta ve cerrahi travma süresi kı­salmaktadır.

Nöromusküler İletinin Anatomi ve Fizyolojisi


Çizgili kaslar hızlı iletimli alfa mo­tor nöronlar ile innerve olmaktadır. Myelinli olan bu ön boynuz motor nö­ronların aksonları, kas hücrelerinin ya­kınında çok sayıda myelinsiz liflere ay­rılır. Bu liflerin herbiri kas hücresi membranındaki (sarkolemma) bir kıvrı­mın içine girer. Her bir sinir lifi ve uyardığı kas liflerine bir motor ünite denir. Motor ünitelerin büyüklükleri, kasın ince motor işlevlerine göre değiş­kenlik gösterir. Kaba çalışan kaslarda bir motor birim yaklaşık 1000 kas hüc­resinden oluşurken örneğin gluteus ka­sı, ince motor işlevleri olan eksternal oküler kaslarda 5-10 kas hücresinden meydana gelir. (Kas gevşetici haplar)

Sinir ve kas kavşağının zarları birbi­rine çok yakındır. İki zar 200-300°A ge­nişliğinde bir kavşak ile ayrılmıştır. Bu aralık nöromusküler kavşağı (sinaps), kavşak öncesi (presinaptik) ve sonrası (postsinaptik) bölgelere ayırır. Presi­naptik membran sinir lifi, postsinaptik, membran ise kas lifı membranıdır. Kavşak öncesi bölgedeki myelinsiz motor sinir ucu yassılaşarak sinir son plağı adını alır. Sinir son plağı, içi asetilkolin molekülleri ile dolu olan binlerce vezi-kül içerir. Sinaptik aralık ekstrasellüler sıvı ile doludur ve asetilkolinesterazları içerir. Çizgili kas membranının üzeri çı­kıntılı yapıda olup, üzerinde asetilkoli-ne özgü reaksiyon veren yaklaşık 5-10 milyon reseptör bulunur. Reseptörler, kas hücrelerinde sentezlenir. Nikntinik yapıdaki bu reseptörler; ikisi alfa (a), birer beta_(3), epsilon (e) ve gammadan (5) oluşan beş üniteli bir glikoprotein kompleksidir. Tübüler yapıdaki bu re­septörler, membranın her iki tarafı ara­sında bir geçiş yolu oluşturacak şekilde kas hücresi membranına yapışıktırlar. Sinir aksonu eşik değerin üzerinde uyarıldığında, bu noktadan aksiyon po­tansiyeli doğar ve akson boyunca depolarizasyon dalgası (impuls) şeklinde ya­yılır. Aksiyon potansiyeli, motor sinir ucuna ulaştığında sinir ucu membranı depolarize olur ve asetilkolin molekül­leri veziküllerden sinaptik aralığa ser­bestleşir. Depolarizasyon ye salıverilme olayları arasındaki bağlantıyı, depolari­zasyon sırasında sinir ucuna giren Ca++ iyonları sağlar. Ayrıca Ca++ iyonları, ve-ziküllerin aksoplasmik membrana ya­pışmasını da sağlar. Yapışma yerinde membran erir ve vezikül içeriği ekzosi-toz yoluyla kavşak aralığına dökülür. Her bir vezikülden yaklaşık 6000-8000 asetilkolin molekülü serbestleşir. Boşa­lan veziküller tekrar sitoplazmaya dağı­lırlar ve sentez edilen asetilkolin mole­külleri ile yeniden dolarlar. Asetilkolin 0,1 msn içinde kas membranınm tübü-ler yapıdaki reseptörlerine bağlanır. Normalde kapalı olan tübüller açılarak, Na+ve Ca++ hücre dışından hücre içine girer, K+ ise hücre içinden hücre dışına çıkar. Böylece depolarizasyon oluşur. Belli sayıda reseptörün aynı anda aktive olması ile eşik değerini aşan son plak potansiyeli oluşup kas hücresinin sar-koplazmik retikulumunda bulunan, bağ­lı haldeki Ca++ iyonlarının salınmasına yol açar. Bu iyonlar, aktin-myozin siste­mini etkileyerek çizgili kas hücresinin kasılmasına neden olur.

Kas gevşetici ilaç isimleri

Asetilkolin

Asetilkolin, sinir ucunda kolinaseti-laz enziminin aracılığı ile kolinin asetilasyonu sonucu oluşur (Asetilasyon).
Kolin + Asetil CoA =>
Kohnasetilaz => Asetilkolin Asetilkolin molekülleri, reseptörler ile birleşip impuls iletimini sağladıktan sonra, kavşakta bulunan asetilkolineste­raz enzimi tarafından hızla kolin ve asetikasite parçalanır (Hidroliz).
Asetilkolin =>
Asetilkolinesteraz =>
Kolin + Asetikasit

Asetilkolinin parçalanması sonucu açığa çıkan kolin aktif transport ile sinir ucuna geri alınır ve burada asejilkolın sentezinde kullanılır.
asetilkolin veziküller içinde depolanır.