Solunum ve Solunum Çeşitleri
1. Normal Solunum
Ritmik olarak devam eden inspirasyon ve ekspirasyondur. Hızı ve derinliği değişmez. Dakikada 16-20 solunum yapılır. Solunumda hırıltı yoktur. Solunum zorlama olmadan devam eder. Efordan sonra ve spor yaparken solunum sayısı artar. Derinliği azalır. Sonra normale döner.
2. Dispne Solunum (Dyspnee)
Soluk alma ve verme güçlükle yapılır. Buna nefes darlığı da denir. Solunumda zorlanma vardır. Soluk yollarının bir bölümünde daralma olabilir. Soluk yolundaki yabancı cisim de dispneye neden olur.
3. Apne Solunum (Apnoea)
Solunumun bir süre durmasıdır. Apne Cheyne-Stokes tipi solunumda görülür. Kussmaul solunumda da apne görülür.
4. Cheyne-Stokes Solunum (Çeyn stoks)
Kısa süre duran solunum (10-15 saniye) yavaş yavaş yüzeysel olarak başlar. Gittikçe derinleşir. Hızlanır ve tekrar durur. Düzensiz ve güçlükle yapılan bir solunumdur. Komada, üremide, kalp hastalıklarında, alkol komasında, tetanozda ve can verme döneminde görülür.
5. Kussmaul Solunum (Kusmal)
Solunum sık ve derindir. Derin komada özellikle diabetik komada görülür. Göğüs solunumun etkisiyle titrer.
6. Stertorlu Solunum
Gürültülü solunumdur. Derin koma halinde görülür. Larenks tam açık tutulursa gürültülü solunum giderilebilir. Bunun için yan yatış pozisyonuna alma ve çenenin göğüsten uzaklaştırılması gereklidir.
7. Biot Solunum
Düzensiz bir solunum tipidir. Değişik tip solunumlar görülür. Solunum durabilir. Hasta solunum durmasından sonra derin bir hava alır. Yani içini çeker.
Menenjitte biot solunum tipi görülür.
8. Bradipne (Bradypnee)
Solunumun yavaşlamasıdır. Solunum sayısı azalır. Bradipne uyutucu ve uyuşturucu ilaçları fazla alanlarda, beyin tümörlerinde menenjitte, tüberkülozda ve diyabet komasında görülür.
9. Taşipne (Tachypnee)
Solunum sayısının artmasıdır. Ateşle seyreden enfeksiyonlarda, kalp ve solunum sistemi hastalıklarında görülür.
10. Astma (Astım, Astımlı Hastada Solunum)
Nefes vermede güçlük çekilir. Solunum yollarında ödem vardır. Akciğerdeki artık hava miktarı artar. Özellikle kalp yetmezliğinde görülür.
Solunum Nedir, Solunum Hakkında Genel Bilgiler (Respirasyon)
İnsanlarda Solunum, Canlılarda Solunum, Solunum Yolları
Solunum sistemi, kana oksijeni veren, kandan karbondioksiti alan ve dolaşım sistemiyle ortaklaşa görev yapan bir sistemdir. Gaz değişimini solunum sistemi, gaz taşımayı da dolaşım sistemi üstlenmiştir.
Soluk alma (Insplrasyon), soluk verme(eksplrasyon) işlemine solunum denir. Solunum, solunum sistemi, iskelet, kasları ve sinir sistemi ile yapılır.
Solunum dakikada yeni doğanda 38-40, gençte 20-24 ve yetişkinde 16-20 defadır. Eforla veya patolojik durumlarda sayısı, kapasitesi ve solunum hacmi azalır ya da çoğalır.
Solunum Yetersizliği, Solunum güçlükle yapılıyor ya da durmuş ise suni solunum ile gaz alışverişi devam ettirilebilir. Solunum refleksi tekrar uyandırılabilir.
Solunum sistemi, burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerlerden meydana gelir. Diyafragma, kaburgalar ve kaburgalar arası kaslar, göğüs kasları, solunum sisteminin yardımcı organlarıdır.
İç Solunum ve Dış Solunum
Solunum ile alınan 02, canlılar için çok önemli bir gazdır. Oksijen hücrelerde meydana gelen oksidasyonun ve enerjinin temel unsurudur. Oksijensiz canlılık devam edemez.
Solunum, dış solunum (Eksternal respirasyon) ve iç solunum (internal respirasyon) olmak üzere iki ayrı ortamda devam eder.
Dış solunum, oksijenin alınıp, karbondioksitin verilmesidir. Dış solunum yapılırken vücut ısı ve sıvı kaybeder. Dış solunum, akciğerdeki gaz alışverişidir.
İç solunum ise, eritrositler ile doku hücreleri arasında yapılır. Oksijen (02) hücrelere, hücrelerde oksidasyon sonucu meydana gelen karbondioksit (C02) eritrositlere bağlanır. Eritrositler, karbondioksiti akciğerdeki alveollere getirirler. Alveol boşluğuna geçen karbondioksit hava ile dışarı atılır.
Solunum Fizyolojisi
Solunum sistemi merkezi sinir sistemindeki solunum merkezi (medulla oblangata) uyarıları ile çalışır. Akciğerde karbondioksit gazının belli yoğunluğa ulaşması, solunum merkezini uyarır. Merkez ise diyafragma ve solunum kaslarına sinirsel uyarılar gönderir. Bu uyarı sonucu diyafragma ve solunum kasları kasılarak soluk alma (insplrasyon) işlemi yapılır, yani göğüs kafesi genişler.
Gevşeme sonucu soluk verme ( eksplrasyon) işlemi yapılır, yani göğüs kafesi daralır. Otonom sinir sistemi ile solunum isteğimiz dışında devam eder.
Solunumla genel olara 500 cc hava alınır ve verilir. Aslında alveollerde sürekli olarak 2000 cc hava vardır. Buna artık hava denir. Derin nefes alıp verme ile bu miktar akciğerin kapasitesine bağlı olarak 3000-5000 cc'e çıkarılabilir.
Alveoller ortam havadaki gazı seçerek alma özelliğine sahiptir. Yani solunan hava da normal karışımın dışında gaz-basıncı artarsa eritrositlere basıncı fazla gaz ulaşarak hemoglobinde birleşir. Gaz zehirlenmesinin mekanizması da bu prensibe bağlı olarak gelişir.
Nabız Alma, Nabız Sayma, Tansiyon
Nabız genel olarak radial arterden alınır. Nabız almak için saniyeli saat, kırmızı kalem, not defteri gibi araç-gereçlere ihtiyaç vardır.
Nabız alma (sayma) tekniği şöyledir:
• Nabız alınacak kol, hastanın göğüs üzerine bırakılır (Hasta oturarak veya yatarak nabız alınır).
• İşaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağı yan yana gelecek şekilde bilekteki radial arterin üzerine konur. Baş parmak, bileği arkadan kavrar.
• Nabız hissedilme başlayınca saate bakılır.
• Yeni yatan, kalp hastası ve solunum sistemi hastalığı olanlarda 1 da kika nabız sayılır.
• Devamlı yatan hastalarda 15 saniya süre ile nabız saymak yeterlidir. 15 saniyede sayılan nabız sayısı, 4 ile çarpılır. Deftere yazılır.
• Kırmızı kurşun kalem ile derece kağıdına işlenir. Apikal nabız almak için steteskop kullanılır.
Apikal nabız şöyle alınır.
• Hastaya nabız alınacağı anlatılır.
• Hastanın durumuna göre yatırılır veya oturuş pozisyonuna alınır.
• Steteskop kalbin apeks noktasına konur ve kalp sesi kulakla dinlenir.
• Apikal nabız, 1 dakika sayılır.
• Derece kağıdına işlenir.
Nabzın Derece Kağıdına İşlenmesi
Nabız sayısı, derece kağıdındaki çizgiye işlenir. Nabız sayısına isabet eden çizgi üzerine kırmızı kalem ile nokta konur. İkinci defa sayıldığında çizgi üzerine yeni bir nokta konur. Sonra iki nokta düz çizgi ile birleştirilir.
Sabah akşam alınan nabız sayıları, çizgiye dönüştürülerek nabız grafiğini oluşturur.
Derece kağıdında ateş grafiği mavi, nabız grafiği ise kırmızı çizgilerden oluşur.
Nabız grafiği, ateş grafiği ile birlikte değerlendirilerek hastalığın seyri hakkında bilgi verir.Nabızın normal olarak sayılması için hasta dinlenmiş olmalı, nabız hasta otururken veya yatarken alınmalıdır. Ayakta duran hastadan nabız alınmamalıdır. Alınırsa nabızın birçok özelliği tesbit edilemez.
Etiketler: Tansiyon - Nabız Bilgileri