Guatr Cesitleri Basit Noduler Dalan Guatr Nedir

Guatr çeşitleri, Guatr Hastalıkları

Tiroit bezi büyümeleri yani guatr 3 şekilde olabilir:

1- Basit Guatr: Tiroit hormonları normaldir. Bez içinde nodul yoktur. Tiroit be­zinde büyüme vardır. Bu nedenle buna basit guatr adı da verilir.

2- Nodüler guatr nedir: Tiroit bezi büyür ancak bez içinde nodul dediğimiz nohut ve­ya leblebi büyüklüğünde yumrular vardır. Nodüler guatır durumunda tiroit hormonları normal veya artmış olabilir.

3- Dalan Guatr (Torasik veya Plonjan Guatr): Tiroit bezinin göğüs kafesi içine doğru büyümesi ve göğüs kafesi içine girmesi veya dalmasıdır.

Basit Guatr

Salgıladığı tiroit hormonları normal olduğu halde, içerisinde nodul olmadan bü­yümüş tiroit bezine düz veya basit guatr denir. Guatrın içinde nodüller varsa, no­düler guatr adını alır. İyot yetmezliği dünyada en sık rastlanan guatr nedenidir. İyot yetmezliği nedeniyle oluşan guatr ilk yıllarda düz bir büyüme şeklindedir; yani için­de nodul yoktur. Çocukluk ve ergenlik döneminde guatrda pek nodul bulunmaz. An­cak tedavi edilmez ve iyot eksikliği devam ederse, ileri yaşlarda guatr hem büyür hem de içinde nodüller oluşur. Bu nodüller ileride aşırı hormon salgılama özelliği kazanarak hipertiroidi dediğimiz kanda tiroit hormonlarının aşırı çalışmasına neden olabilirler.

İyot yetmezliğine bağlı guatrı olan kişilerin kanlarında T3 hormonu hafifçe ar­tar, TSH hormonunda biraz artış olabilir ve T4 hormonu biraz düşük çıkar.

Bir toplumda 6-12 yaş arası çocukların %5'inden fazlasında basit guatr varsa, buna endemik (yaygın) guatr denir. Endemik guatr iyot yetmezliği olan coğrafi bölgelerde sık görülür. Bu oran %5'ten az ise, sporadik (seyrek görülen) guatr de­nir. Sporadik guatr iyodun yeterli olduğu coğrafi bölgelerde görülür.

Guatr kadınlarda erkeklerden 4-5 kat daha sık görülür. Gençlik çağında da kız­larda erkeklere göre daha fazla görülür. Türkiye'de guatr sıklığı, bölgelere göre de­ğişmek üzere %5-56 arasında değişmektedir. Görüldüğü gibi bu çok yüksek bir orandır.

İyot yetmezliği olan bölgelerde guatr daha fazladır. Özellikle dağlık bölgelerde toprakta iyot az olduğundan guatr daha fazla görülür. Bilinenin aksine kara lahana yenmesiyle guatr oluşumu arasında bir ilişki yoktur.
Selenyum yetmezliği de ülkemizde önemli bir problemdir. Yaptığımız bir çalış­mada guatrlı kişilerde selenyum düzeyinin düşük olduğunu saptadık.

Suda bulunan perklorat ve kadmiyum fazlalığı da guatra neden olabilmektedir. Pillerin kirlettiği sularda kadmiyum yüksektir ve guatr ortaya çıkar.

Demir eksikliği olan kişilerde de guatr görülür.

Ergenlik çağındaki çocuklarda bazen guatr oluşur ve buna adölesan veya er­genlik guatrı denir. Ergenlik döneminde artan hormon ihtiyacını karşılamak için, tiroit bezi biraz büyür ve guatr oluşur. Çoğu çocukta veya gençte bu guatr daha son­ra kaybolur.

Yalancı guatr ise tiroit bezinin doğuştan normal yerleşim yerinden biraz yuka­rıda olması ve özellikle ince boyunlu kadınlarda guatr varmış izlenimi vermesidir. Yapılacak ultrasonda tiroit hacminin artmadığı ve guatr olmadığı ortaya çıkar.

Gebelikte ve menopoz döneminde de tiroit büyüklüğü artar ve guatr oluşabilir.
Yüksek düzeyde iyot yetmezliği olan kadınlarda gebe kalma ve çocuk doğurma sıklığı düşüktür. İyot yetmezliği üremeyi engelleyebilmektedir. Bu nedenle çocuğu olmayan kadınlarda iyot yetmezliği olup olmadığı araştırılmalıdır.

Guatrın ailesel özellik gösterdiği bilinen bir gerçektir. Bazı ailelerde guatr faz­la görülür. Yapılan çalışmalar guatr gelişiminde kalıtımsal geçişin iyot yetersizliği olan bölgelerde yaşayan kadınlarda %39 oranında, iyodun yeterli alındığı bölgeler­de yaşayanlarda ise % 82 oranında olduğunu ortaya koymuştur.

Guatr Nedir Guatr Hastaligi Nedenleri

Guatr Nedir, Guatr Hastalığı, Guatr Nedenleri

Tiroit bezinin herhangi bir nedenle büyümesine guatr diyoruz. Tiroit bezinin bü­yüklüğü sağlıklı kişilerde de bazı farklılıklar gösterir. Bu farklılıkların nedenleri aşağıda verilmiştir:

Tiroit bezi büyüklüğünü belirleyen faktörler:

Beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu tiroit bezinin büyümesini etkiler. Aşırı salgılanan TSH hormonu tiroit bezini uyararak büyümesini sağlar; buna karşılık TSH az salgılanırsa bu defa tiroit bezi küçük kalır.

Kişinin gıda veya içilen sularla aldığı iyot miktarı da tiroit bezi büyüklüğünü etkilemektedir. İyot alımı yetersiz olunca tiroit bezinde büyüme olmaktadır.

Selenyum minerali de tiroit hormon metabolizmasında önemli rol oynar. Se­lenyum mineralinin az alındığı durumlarda, kanda TSH ve T4 hormonu yükselir, fa­kat T3 hormonu düşer. İyot yetmezliği ile birlikte selenyum eksikliği varsa, iyot yet­mezliğine bağlı hastalıklar daha şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır.

Vücut ağırlığı veya büyüklüğü ile tiroit hacmi arasında ilişki vardır. Özellikle vücudun yağsız kısmı ile tiroit hacmi arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Erkekler­de tiroit hacminin kadınlardan fazla olması ise erkeklerin vücut ağırlığının daha faz­la olması ile açıklanmaktadır.

Doğum sayısı da tiroit bezinin büyüklüğünü etkiler. Gebelikte tiroit hacminde artma olmaktadır. Doğum sayısı arttıkça tiroit bezinin hacmi (kitlesi) artmaktadır. Özellikle iyot yetmezliği görülen coğrafi bölgelerde bu duruma daha fazla rastlanır.

Sigara içenlerde tiroit bezinin daha büyük olduğu saptanmıştır. Sigara içenlerin kanlarında tiroit hormonu üretimini engelleyen tiyosiyanat isimli bir maddenin dü­zeyi artar. Artan tiyosiyanat hem kandaki iyodun tiroit bezi tarafından tutulmasını önler hem de tiroit hormon oluşumunu azalttığından hipofiz bezinden TSH salınışı artarak daha fazla hormon üretilmesi sağlanmaya çalışılır. Artan TSH hormonu ise bu defa tiroit bezinde büyüme yapar. Sigara içenlerde bu nedenle guatr sıklığı daha fazladır.

Adet döneminde tiroit bezinde değişiklikler olur. İki adet kanaması arasındaki dönemin ilk yarısında tiroitin hacmi yaklaşık %50 kadar artabilmektedir. İki adet arasındaki zamanın ikinci yarısında (luteal faz) bu artış geriye döner ve bez eski ha­line gelir. Bu hacim (kitle) değişiklikleri östrojen hormonunun tiroit bezindeki kan­lanmayı etkilemesine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.
Genetik faktörler: Yukarıda sayılan nedenler içinde en önemlisi genetik fak­törlerdir. Tiroit bezindeki büyüklük %71 oranında genetik olarak belirlenmektedir. Guatrın bazı ailelerde sık görülmesi de bunu desteklemektedir. İyot yetmezliği ol­mayan coğrafi bölgelerde saptanan guatrın nedeni genetik faktörler yani anne ve ba­bamızdan gelen kalıtımdır.

Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda tiroit bezi hacmi daha küçük bulun­muştur.

Hipotiroid Nedir Tiroid Yetmezligi Hipotiroidi Belirtileri

Tiroid Yetmezliği, Hipotiroid Nedir, Hipotiroidi Hastalığı Belirtileri

Tiroit bezi az çalışan binlerce insan bu hastalığının farkında olmadan yaşamak­tadır. Bu kişilerde yorgunluk, saçlarda dökülme, kilo alma ve depresyon vardır. Özellikle yorgunluk ve halsizlik günlük hayatımızda çoğu zaman çok çalışmaya ve uykusuzluğa bağlandığı için, tiroit bezi yetmezliği pek akla gelmez ve atlanır. Özel­likle kadınlarda 55 yaşından sonra bu hastalığın sıklığı daha da artar ve her 8-10 ka­dından birinde tiroit yetmezliği gelişir. Bazı kadınlar bu belirtilerin menopoza bağ­lı olduğunu sanarak yorgunluk, halsizlik ve unutkanlık içinde yaşar giderler.

Bazı kişiler ise önceden tiroit ameliyatı geçirmiştir ve günün birinde tiroit hor­mon yetmezliği gelişebileceğini bilmeden bu şikayetlerle birlikte yaşarlar. Oysa ameliyat geçiren tiroit hastaları veya radyoaktif iyot tedavisi gören kişiler, belirli aralıklarla tiroit hormon tetkiklerini yaptırmak ve endokrinoloji uzmanının kontro­lünde olmak zorundadır.

Çok uyuyan, üşüyen, eli yüzü şişen bir kişide de tiroit bezi yetmezliği olabilir. Kilo alımının bir nedeni de tiroit bezinin az çalışmasıdır.

Özellikle kilo vermek istediği halde bir türlü zayıflayamayan kadınlarda tiroit bezi az çalışıyor olabilir. Bu kadınlar bir çok diyet yöntemi uygulamalarına rağmen bir türlü kilo veremezler, ta ki tiroit hormon tetkikleri yapılıncaya kadar.

Depresyondaki kişilerde de hipotiroidi sık olarak bulunabilir. Depresyonda ise­niz mutlaka tiroit hormonunuza baktırınız. Diğer hormon yetersizlikleri ve kan şekerindeki düşüklükler de bazı kişilerde depresyona neden olabilir. Bu nedenle dep­resyonunuz varsa bir Endokrinoloji uzmanına başvurarak hormon kontrolü ve şeker yükleme testi yaptırmanız sağlığınız için çok önemlidir.

Çocuğunuzda dişler geç çıkıyorsa, geç yürümüş, geç konuşmuşsa, sık sık enfeksiyona yakalanıyorsa veya okulda başarısız, konsantrasyonu bozuk veya hiperaktii ise tiroit yetmezliği yönünden mutlaka araştırılmalıdır.
Şeker hastalığınız varsa sizde tiroit yetmezliği gelişme riski fazladır. Bu neden­le yılda bir defa TSH hormonu ölçtürerek kontrollerinizi yaptırmayı unutmayınız.

Ailenizden birisinde tiroit yetmezliği varsa, sizde veya çocuklarınızda da orta­ya çıkabilir. Bu nedenle anti-TPO antikor ve TSH ölçümlerini yaptırınız.

Tiroit bezi yetmezliği olan bazı kadınlar adet bozukluğu nedeniyle Kadın-Doğum uzmanlarına giderler. Eğer tiroit hormonlarının ölçümü unutulursa ve altta ti­roit bezi yetmezliği varsa tedaviden sonuç alamazlar.
İstediği halde çocuğu olmayan veya sık düşük yapan kadınların bazılarında ti­roit yetmezliği veya kanlarında tiroit bezine ait anti-TPO antikor yüksekliği olabi­lir. Bu kadınların mutlaka tiroit hormon tetkikleri yaptırması gerekir, aksi takdirde uygulanacak tedavilerden fayda görmeleri çok zordur.

Göz altlan şiş, çok uyuyan, üşüyen, kansızlığı olan ve seks isteği azalmış kişi­lerde de tiroit yetmezliği olabilir.


Kan kolesterol düzeyi yüksek olan ve bu amaçla kolesterol düşürücü ilaçlar kul­lanan ve diyet yapan bazı kişilerde kolesterol bir türlü düşmez. Bu kişilerin bazıla­rında tiroit hormon yetmezliği olabileceği ve bu nedenle kolesterolün yüksek olabi­leceği akla gelmezse tedavilerden sonuç alınamaz.

Kansızlığı olan kadınların bir kısmında tiroit yetmezliğine bağlı demir ve B12 vitamin eksikliği olabilir. Tiroit yetmezliği fark edilmez ise yapılacak kansızlık te­davilerinde başarı sağlanamaz.

Tiroit bezi yetmezliği TSH, serbest T3 ve serbest T4 hormonlarının ölçülmesiy­le kolayca tanınır ve tedavisine başlanır. Tedavi için yapay T4 hormon ilacı kulla­nılır. Bu ilaçlar aç iken iyi emildiğinden aç karna alınır. İlacı önerilen dozda aldığı­nız halde şikayetleriniz geçmiyorsa, ya ilaç az geliyordur ya da emilimi bozuktur. Böyle bir durumda doktorunuzla konuşunuz.

TSH düzeyinin 1.5-2.5 civarında olması sizin için idealdir.