Primer Aldosteronizm

Primer Aldosteronizm

Sürrenal korteksinde bir adenomun aşırı mik­tarda aldosteron salgılaması sonucu oluşur. Hiper­tansiyon, poliüri, polidipsi, hipokalemi gibi belirti­ler ile tanınır. 1954'te Conn tarafından tanımlandı­ğı için "Conn sendromu" olarak bilinir. Ender ola­rak zona glomerulosa tabakasının hipertrofisi so­nucunda da oluşabilir. Prevalansı % l'in altındadır. Aldosteron, renin-anjiotensin sistemi ile potasyum düzeyine bağlı olarak sürrenal korteksin zona glo­merulosa tabakasından salgılanır. Primer aldoste-ronizm genellikle 30-50 yaşlar arasında ve kadın­larda iki kat daha fazla görülür.

Klinik Belirtiler: En belirgin semptom hiper­tansiyondur. Hipertansiyonun nedeni aldosteron fazlalığına bağlı olarak su ve tuz tutulumunun art­ması ve bunun sonucunda intravasküler kan hac­minin artışıdır. Klinikte genellikle hipokalemi ve alkaloz ile birlikte seyreden hipertansiyon, Conn sendromunu akla getirmelidir. Şiddetli kas güçsüz­lüğü, yorgunluk, poliüri ve polidipsi ile paralizi ila­ve semptomlardır.

Hastalarda serum potasyum düzeyi 3.5 mEq/L nin altında ve idrarda atılan potasyum miktarı 30 mmol/gün ün üstündedir. Plazma sodyum mikta­rı genellikle normalin üst sınırında bulunur. Plaz­ma aldosteron düzeyi artmış ve renin etkisinden kurtulmuştur. Primer aldosteronizm'de % 10-50 hastada plasma potasyum düzeyi nor­mal bulunabilir. Bu nedenle, plazma aldos­teron düzeyinin ve plazma renin aktivitesi-nin azalması tanıyı koydurur. Sürrenal bez­lerinin bilgisayarlı tomografi ile görüntüle-mesiyle adenom saptanır. Eğer tümör yoksa veya bilateral hiperplazi görülürse; deksa-methazon süpresyon sintigrafisi ile patoloji lokalize edilmeye çalışılır.

Primer Aldosteronizm Tedavisi


Aldosteronoma cerrahi girişim ile çıkarılır. Bu işlemden sonra hipertansi­yon % 30-50 oranında düzelir. Bilateral sür­renal hiperplazisi olan hastalarda spirono-lakton veya metildopa kullanılır. Spirono-lakton elektrolit dengesizliğini düzeltir fa­kat, hipertansiyon üzerine etkisi azdır. Po­tasyum düzeyi kontrol edilemezse bilateral sürrenalektomi gerekir.

Surrenal Kanseri ve Noroblastom

Sürrenal Kanseri

Sürrenal bezlerinin anatomik lokalizasyonları, non-fonksiyonel kitlelerin çok geç semptom verme­leri ve ortaya çıkan belirtilerin birçok hastalık ile karışması nedenleriyle sürrenal kanseri tanısı zor konan bir hastalıktır. Sürrenal kanseri bir milyon insanın ikisinde görülür. Ancak bu oran , son yıl­larda giderek kullanımı artan ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde yükselmektedir.

Sürrenal kanserli hastalarda en sık görülen semptom ağrıdır. Ağrı genellikle tümör 7-8 cm. ça­pa ulaştığında ve Gerota fasyasmı gerdiğinde his­sedilir. Hasta ağrıyı tam olarak lokaliz* edemez. Hipokondriumda, lomber bölgede ve kasık bölge­sinde gastrointestinal sistem ile ilişkisi olmayan ağ­rıdan yakınılır. Analjezik ilaçlarla ağrı tam olarak kaybolmaz.

Ağrıdan sonra en sık görülen belirti, kitle çapı­nın 9-10 cm'e ulaşması sonucu tümörün palpe edil­mesidir. Sağ sürrenal tümörleri sol taraftaki tümör­lere göre daha zor palpe edilir. Kitle palpasyonda ağrısız, immobil, düzgün yüzeyli ve sınırları tam olarak saptanamayan özelliklere sahiptir.

Kilo kaybı, halsizlik, hipertansiyon, vena kava inferior basısına bağlı olarak gelişen bacak ödemi görülen diğer semptomlardır.

Sürrenal tümörlerinin % 60'ı fonksiyonel işleve sahiptir. BT, MR ve US tümör tanısında yardımcı olur. Tümörün total olarak çıkarılması tedavi için tek seçenektir. Radyoterapi ve kemoterapinin etki­si yoktur. Tümörün tam olarak çıkarılamadığı du­rumlarda bir yıllık yaşam süresi % 9 civarındadır.

Sürrenal Medulla Hastalıkları

Nöroblastoma

Yenidoğan ve 1 yaşın altındaki çocuklarda en sık görülen malign tümördür. 8 milyonda bir görü­lür. Adrenal medulladaki nöroblastlardan veya bo­yundan pelvise kadar uzanan paravertebral gangli-onlardan çıkar. 3-4 cm. çapında, düzensiz sınırlı, nodüler, ileri derecede vasküler ve frajil kitleler ha­lindedir. Erken dönemde etraf dokuları invaze eder. Lenf ganglion metastazı sıktır. Kan yoluyla kemik, kemik iliği ve karaciğere yayılır.
Karın ağrısı, karında kitle, kemik ağrısı, karaci­ğer büyümesi, solunum zorluğu görülür. Hastala­rın % 95'inde idrar katekolaminleri ve metabolitle-ri artmış bulunur. Nörospesifik enolase, metastazı olan hastaların %95'inde yükselir.

Batın ve pelvis tomografisi, kemik sintigrafisi ve kemik iliği biopsisi, 1131-MIBG tanıyı koymak için kullanılan metodlardır. Hastaların % 80'inde kro-mozon anomalisi görülür.
NöroblastomaTedavisi için tümörün tamamen çıkarılması gere­kir. Çıkarılamayan tümörlerde kemoterapi ve rad­yoterapi denenir. Metastaz yapmış olanlarında radyoterapi ağrıyı kontrol etmekte yardımcı olur. Prognostik faktörleri iyi olan hastalarda kürative tedavi şansı % 90, prognostik özellikleri kötü olan­larda ise % 20'kadardır.

Surrenal Hastaliklar Anasayfa

Sürrenal Hastalıklar

Cushing Sendromu

Primer Aldosteronizm

Sürrenal Kanseri