Kanserli Hastaların Beslenmesi
Kanserli hastaların beslenmesine ilişkin temel amaçlar; . Beslenme yetersizliklerini önlemek ve düzeltmek, . Kilo kaybını en aza indirmek, . Sıvı-elektrolit dengesini sağlamak ve sürdürmektir. Bu amaçları gerçekleştirmeye yönelik yapılması gerekenler; . Yeterli protein ve kalori alımının sağlanması; kalori ve protein yönünden yeterli ve dengeli bir diyet normal hücrelerin onarımı için gereksinim duyulan besinleri sağlar ve kanser tedavisinin yan etkilerini azaltan immün sistem işlevlerini üst düzeyde korur. Yeterli protein ve kalori alımını sağlamak için et, balık, yumurta, süt verilir.
Bu besinler en az üç kez alınmalı, ayrıca her öğünde A ve C vitamininden zengin meyve sebze yer almalıdır.
Hastanın az ve sık yemesi sağlanmalıdır. Yemek arasında rahatlatıcı ve hoşa giden bir atmosfer yaratılmasına ve yiyecek kokularının en aza indirilmesine özen gösterilmelidir. Yemekler arasında egzersiz yapılması da iştahın açılmasına yardımcı olabilir. Gerekirse hastayı tüple, parenteral ya da hiperalimantasyon yoluyla besleme yoluna gidilir.
Kanserli hastalarda, hasta özellikle radyoterapi ve kemoterapi alıyorsa günlük alması gereken sıvı miktarı normale göre 1000-1500 mi. artırılır. Çünkü hızlı hücre yıkımı sonucu oluşan artıklar, böbreğin yükünü artırmaktadır. Eğer sıvı miktarı artırılmazsa, artan ürik asit böbrek tübülüslerinde kristaller biçiminde çökerek böbrek yetmezliğine neden olur. Bu durum, nedenleriyle hastaya açıklanmalı, yanında sürekli sıvı bulundurulmalı, kendi kendine içemeyen hastalara yardımcı olunmalı ve ağızdan alamayan hastalara ise IV yolla sıvı verilmesi yoluna gidilmelidir.
Özofajit
Özofagus mukozası ağız ile aynı yapısal özelliği taşıdığından baş boyun göğüs kısmına uygulanan radyoterapi ve kemoterapinin tok-sik etkisinden ağız mukozası gibi etkilenir. Stomatitte alınan önlemler alınır.
Konstipasyon Nedir
Kanserin kendisi, ağrı kontrolünde kullanılan narkotikler, beslenme değişikliği, hiperkalsemi, dehidratasyon, hastanın yatağa bağımlı olması/egzersiz azlığı ve bağırsak hareketlerini yavaşlatan kemoterapötik ilaçların (vincristin, vinblastin gibi) kullanılması ve depresyon, kabızlığa neden olabilir.
Kabızlığın önlenmesi için; hastanın düzenli defekasyon alışkanlığı kazanmasının sağlanması ve defekasyon gereksiniminin hemen giderilmesi gerekir.
Taze meyve (soyulmadan) sebze, salata, fındık, fıstık, mısır, üzüm gibi lifli besinler verilir.
Hastaya bol su içirilir.
Sınırları içinde hareketi sağlanır.
Vincristin vb. kemoterapötik ilaçların beraberinde laksatifler verilebilir.
Hasta 48-72 saat içinde bağırsaklarını boşaltmaz ise laksatif, su-pozotuar verilir ya da lavman hekim istemi ile yapılır.
Diyare
Diyare de konstipasyon gibi gastrointestinal sistemdeki tümörler, radyasyon/kemoterapi gibi kanser tedavisi sonucu olabilir. Diyare önlenemediği zaman, elektrolit sıvı ve asit-baz dengesizlikleri ortaya çıkabilir. O nedenle önlem olarak;
Bol kalorili ve proteinli besinler verilir.
Gastrointestinal sistemi uyaran ve irrite edebilen tahıl, fındık, yağlı besinler, taze meyve suları, çiğ sebzeler, acı ve baharatlı ve gaz yapan yiyecekler, çay, kahve ve alkollü içecekler verilmez. Sigara yasaklanır.
Diyare olduğunda yukarıda belirtilen önlemlerin yanı sıra, yağsız peynir, yoğurt, pirinç lapası, muz, elma (pektin içerdiğinden antidi-yarektiktir), ayran, balık, tavuk, haşlanmış patates, beyaz ekmek verilir.
Diyare ile birlikte halsizlik ve yorgunluk varsa, potasyum düzeyi düşmüş olabilir. Potasyumdan zengin (muz, patates, balık gibi) besinler verilir. Bol su içirilir.
İştahsızlık-Kaşeksi
İştahsızlık (anoreksi) kanserli hastalarda, hastalığın ya da rady-otera-pi/kemoterapinin etkisi nedeniyle sık görülen bir sorundur. . Enfeksiyon, bulantı-kusma, ateş, stres, vb. durumlar enerji tüketimini artırır, kilo kaybı, malnütrisyon ve kaşeksi gibi sorunlara yol açar
Cerrahi tedavi sonrası; baş-boyun bölgelerinde yapılan radikal cerahide çiğneme ve yutmanın bozulması, parsiyel gastrektomi sonrası dumping sendromu, hipoglisemi, ince barsak, kolon ve pankreas kanserleri, safra yetersizliği nedeniyle yağ malabsorbsi-yonu iştahsızlık gelişebilir.
Yetersiz beslenmeye stres, enfeksiyon, vb. enerji tüketimini artıran nedenler eklenince, kaşeksi ortaya çıkar. . Kaşeksi, klinik olarak anoreksiya, erken tokluk, kilo kaybı, sıvı elektroit dengesizlikleri ile karakterizedir.
Stomatit Nedir
Ağız mukozasının inflamasyonudur.
Kemoterapi, radyoterapi ve birçok sistem hastalıkları oral sorunlara yol açmaktadır.
Kemoterapi, hızlı çoğalma özelliği olan ağzın yumuşak dokusunda (stomatit) ve müköz membranlarda (mukozitis) ülserlere ve enfla-masyona neden olabilmektedir.
Lezyonlar ağrılıdır, kanama ve sekonder enfeksiyonlara yol açabilir.
Hastanın yemek yemesi ve konuşması etkilenebilir. Ağız bakımı son derece önemlidir. Ağız temiz, yumuşak ve nemli tutulur.
Yemeklerden önce ve sonra % 5'lik bikarbonat solüsyonu ile ağız çalkalanır.
Ağız mukozasında pıhtı varsa, lezyon iyileşmeden pıhtıya dokunulmaz. Daha sonra yarı yarıya sulandırılmış hidrojen peroksit ile yumuşatılır, çok ağrılı olduğu için çok dikkatli davranılır. Daha sonra ağız bikarbonatlı solüsyon ile düzenli aralıklarla çalkanır ve kurumuş dudaklara vazelin likit vb. yumuşatıcılar sürülür. Kurumuş dudaklara yumuşatıcı sürülmezse çatlar ve enfeksiyona giriş kapısı olabilir.
Lezyonlar çok ağrılı olduğunda, sistemik analjezik verilir ya da anestetik solüsyonlarla düzenli aralıklarla ağız çalkalanır.
Dişler yumuşak diş fırçası ile fırçalanır.
Diş etlerinde kanama varsa, dişler gaz bezi ile temizlenir.
Takma dişler iritasyona neden oluyorsa çıkarılır.
Sigara, alkol, baharatlı, acılı, asitli ve sert, sıcak soğuk besinlerin
tahriş edici etkisi olduğundan hasta bunlardan kaçınmalıdır.
Süt vb. yumuşak besinler verilir ve bunlar ılık olmaldır.
Hastaya bol su verilir.