Bebekte Dogum Sonrası Uyku
Doğum sonrası annenin yeniden çalışmaya başlaması bebeğin/çocuğun uyku düzenini nasıl etkiler?
Günümüzde annelerin büyük bölümünün çalışması ve doğumdan kısa bir süre sonra işe dönmek zorunda kalması annelerin karşı karşıya kaldıkları önemli sorunlardan biridir.
Doğum, anne ve bebek için dokuz ay süren hamileliğin ardından yaşanan bir ayrılma deneyimidir. Anne ve bebeğin yeniden bir bütün olabilmeleri için doğumdan sonra birlikte baş başa çokça zaman geçirmeye gereksinimleri vardır. Pek çok kadın yeniden çalışmaya başladıktan sonra bebeklerinin uyku problemi yaşamalarından yakınırlar. Bebeğin gece uyuyamasının altında yatan nedenin gece anneden ayrılamama sorunundan kaynaklandığını düşünecek olursak, annenin gün içinde bebeğine nasıl veda ettiği önem kazanır. Bebekle vedalaşmanın onu daha çok üzeceğine inanan anneler, bebeklerinin kendilerini unuttuğunu varsaydıkları bir anda adeta bebeklerinden kaçarak ayrıldıkları için işe pişmanlık duygusu içinde giderler.
Gün içinde işe gitmeden önce vedalaşmanın acısından kaçınan anne, ertelenen vedalaşma ile akşam uyku saatinde yüzleşmek zorunda kalır. Sabahleyin bebeği ile vedalaşarak ayrılan anne, bebeğine, ayrılmaya karşı tepkisini uygun zamanda, uygun biçimde gösterme şansı tanır. Böylece de bebek ayrılmaya ilişkin tepkisini geceye kadar içinde tutmaz, bu tepkiyi uyku için vermez.
Annenin vedalaşarak ayrılması, bebeğine kendisinin ne zaman orda olup olmadığını bildirmesi, bebeğin kendisini güvende hissetmesine yardım eder. Annenin ayrılma ile ilgili kendi duygularının farkına varması, ayrılma deneyiminin zannedildiğinden daha karmaşık bir süreç olduğunun bilincinde olması, aslında işinin kendisini bebeğinden ayırdığı yerine ayrılanın kendisi olduğunu algılamasına yardım eder. Bu da annenin ayrılmanın sorumluluğunu almasına ve işinden keyif almasına yardım eder.
Çalışan annelerin yaşadıkları bir başka problem de ayrı geçirilen bir günün akşamında eve döndüklerine bebekleri/çocukları ile bire bir ilgilenmekte zorlanmalarıdır. O nedenle de bebekleri/çocukları için yemek hazırlamak, belki birlikte televizyon seyretmek, kitap okumak, banyonun hazırlanması yani bir şey aracılığı ile onlarla ilişki kurmak, doğrudan ilişki kurmaya tercih edilir. İş dönüşü ten temasını da içeren bir ilişki içinde olmak, oyun oynamak da genellikle anneleri zorlar. Sıra uyku için ayrılmaya geldiğinde gerçek anlamda bir kavuşma yaşanmadığı için uykuya gidiş de zor olur. Annenin bebeği/çocuğu ile arasındaki ilişkide çokça ten teması ile birlikte oyunların oynanması bebeğin/çocuğun uyku ile gelen vedalaşmayı daha kolay yaşamasını sağlar.
Annenin doğumdan kısa bir süre sonra çalışmaya başlaması anne ve bebeğin birbirlerini tanıyıp, birbirlerinin ritimlerine ayak uydurmalarına engel olur. Arzu edilen, ilk iki yılda annenin bebeğine kendisinin bakmasıdır; ancak günümüz çalışma koşulları ne yazık ki buna izin vermemektedir. Yeniden çalışmak durumunda kalan annenin en büyük tesellisi işe dönmenin kendisi için yeniden bir şeyler yapmaya başlamak anlamına gelmesidir. Yani bir anlamda kendisini 'beslemeye' başlayacağından, bebeğini 'beslemesi' daha kolay olacaktır.
Bebekle kurulan ilişkide nelere dikkat etmek gerekir?
Bebeklerde yalnız uyku konusunda değil, herhangi bir huzursuzluk yaşadıklarında karşılaşılan problemin aşılabilmesi için aradaki ilişkinin üzerine düşünülmesi gerekir. Eğer bebeğin huzursuzluğu herhangi bir tıbbi nedenden kaynaklanmıyorsa, huzursuzluk, bebeğin duygusal olarak tam anlamıyla beslenemediği anlamına gelir. 'Bağlanma' deneyimi öncelikle anne-bebek sonra da an-ne-baba-bebek arasındaki ilişkinin ne kadar karşılıklı güvene dayandığını ifade etmesi bakımından önemlidir.
Ebeveynlerin bebekleriyle kurdukları ilişkinin niteliğini arttıra-bilmeleri için bazı noktalara dikkat etmeleri gerekir. Bebekler çevrelerine karşı bir yetişkinden daha alıcı ve duyarlıdırlar. Anne babaların bebeklik döneminin yaşamın en kolay dönemi olduğu ve bebeklerin hiçbir şeyi fark edip hissedemeyeceklerine dair yanlış bir inanışları vardır. Bu yanlış kanı ebeveynlerin hem kendilerini hem de bebeklerim gözlemlemelerine engel olur.. Bu inanış, bebeklerin halk arasında "kolay" ve "zor" olarak iki şekilde algılanmaları sonucunu doğurur. Böylesi bir çıkarım sorunu anlamaktan çok, sorunu sabırsız bir şekilde belirleme ihtiyacından kaynaklanır. Bu da bebekle kurulan ilişkinin bir kısır döngüye girmesinin bir başka nedenidir.
Bebeğin kendisini güvende hissedebilmesi için kendisiyle zaman geçirmekten anne babasının keyif alması çok önemlidir. Eğer eğlenceli zaman geçirmiyorlarsa, mutlaka bir şeyler yanlış gidecektir. Bebekler yetişkinlerden daha farklı bir düşünce sistemine sahiptir, anne babaların bebeklerinin gözleriyle dünyanın nasıl göründüğü üzerine düşünmeleri gerekir. Bebekler duygularını kontrol edemediklerinden ağladıkları için cezacı bir tutum içinde olmak doğru bir yaklaşım değildir. Anne baba, bebeğine olumlu tepki vermeye özen göstermelidir.
Bebeklerin hem kendilerine güven duymaları hem de ilişki içinde kendilerini güvende hissedebil-meleri için anne babaların verdikleri tepkilerin bir tutarlılık içinde ve anlayışlı olması gerekir. Bebeğin yaptığı şey size saçma bile görünse ona ilgili görünmek gerekir. Bebeğinizin kurduğu oyunlarda zorlayıcı ve müdahaleci bir rol almamalısınız. Bebeğinin duygu, düşünce ve isteklerini ona tercüme etmek, bebeğinizin anlaşıldığını deneyimlemesine ve kendi duygularının anlamını öğrenmesine yardım eder. Elbette anne babaların tüm bu şeyleri yapabilmeleri için enerjiye ihtiyaçları vardır. Bu nedenle de anne babanın kendisinin beslenebileceği, yardımını, desteğini alabileceği bir sosyal çevreye ihtiyacı vardır. Etrafınızdaki diğer yetişkinleri bebeğinizle ilişki kurmaları için teşvik etmeye çalışmalısınız. Bebeğinizin kuracağı birden çok yakın ilişki onun duygusal, sosyal, bilişsel gelişimi açısından oldukça yararlıdır. Elbette anne babalar yeni anne baba olmanın heyecanıyla kendilerini fazlasıyla zorlayabilirler. Bu da onları daha çok yorar, o nedenle de anne babaların kendi sınırlarının farkında olmaları, yapabileceklerinden çok fazla şey yapa-maya kendilerini zorlamamaları gerekir.
Bebeklerde Masaj
Bebek masajının anne-bebek ilişkisindeki önemi nedir? Masaj yapmak bebeğin uyumasına yardım eder mi?
Anne bebek ilişkisi, müzisyen ve enstrümanı arasındaki ilişkiye benzer. Ancak bu ilişkide anne ile bebek, ne yalnızca müzisyen ne de yalnızca enstrüman rolündedir. Karşılıklı etkileşimle bu dinamik ilişki içinde "çalıcı" ve "çalınan"ın rolleri sürekli olarak değişir.
Gün boyu sadece bebeğiniz ya da çocuğunuz ile ilgilenmek çok yorucu bir eylemdir ve bazı anneleri depresyona kadar götürebilir. O yüzden annenin gün içinde bebeğinden uzakta kendisine ait zaman yaratması çok önemlidir.
Anneliği bütün zorlukları yanında genel olarak keyifli bir hale getirebilmek, bebeğinizi pasif olarak düşünmeyip, onunla iletişim kurmanızla mümkün olur. Bebeğinize masaj yapmak onunla iletişim kurma yöntemlerinden en etkili olanıdır.
Bebeğinizin güven içinde, bağımsız bir şekilde büyümesinde başta anne sonra da baba ile geliştireceği "bağlanma" deneyiminin rolü büyüktür. Bağlanmanın gerçekleşmesi ise ancak anne ve bebeğin birbirlerini karşılıklı olarak iyi anlamaları ile mümkündür. Bebek masajı "dokunma" ve "iletişim"in bu dönemdeki önemini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan güzel bir örnektir.
Bebek masaj, anne ve bebeğin birbirleri ile tanışıp ilişkiyi başlatması ve geliştirmesi için önemli bir role sahiptir. Bebek masajını yalnız fiziksel yararları olan fiziksel bir terapi olarak düşünmemek gerekir. Masaj sırasında iletişimin beş boyutu ile birlikte (görme, dokunma, koklama, duyma ve tat alma), altıncı boyut olarak hareketler de devrededir. Bu sırada ten teması ile sağlanan sözsüz iletişimin ilişkinin niteliğindeki önemi büyüktür. Sözgelimi, annenin bebeği ile göz teması kurarak bebeğinin ayak parmaklarına dokunması, bunu yaparken yumuşak bir sesle ne yaptığını bebeğine anlatması, vücudunun dokunduğu bölgelerin adı ile birlikte, bebeğini rahatlatacak "gevşe", "rahatla" gibi sözler söylemesi bebeği yalnız fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da rahatlatır. Bu da bebeğin varsa uyku probleminin aşılmasına ya da daha rahat uyumasına yardım eder.
Heranne-bebek ilişkisi, kendine özgü dinamikleri olan "biricik" bir ilişkidir. Anneye, bebeğine nasıl bakması gerektiği konusunda genel geçer tavsiyelerde bulunmak çok da doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü bu türden tavsiyeler annenin kendi iç sesini dinleyerek, doğal ve rahat davranmasına engel olur. Annenin özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Sözgelimi, kendisine verilen tüm tavsiyeleri uygulamasına rağmen bebeği hiç durmadan ağlayan anneyi düşünelim. Böyle bir durumda anne hem bebeğinde bir problem olduğunu düşünür (çünkü yapılması gereken "her şeyi" yapmış ve işe yaramamıştır) hem de bebeğini yatıştıramadığı için ona yetemediği duygusuna kapılır. Bebeği ağladıkça çaresizliği artan anne karşısında ise, bebek kendini daha çaresiz hissederek daha çok ağlar. Bu da annenin bebeği ile olan ilişkisini tam bir kısır döngüye götürür. Böyle bir durumda anne mümkün olduğu kadar soğukkanlı davranıp bebeğini dinlerse stres içinde olan bebeğini yatıştırabilir. Ancak bebeğini dikkatli bir şekilde gözlemleyen anne onun ihtiyaçlarını bilebilir.
İşte bebek masajı annenin hem bebeği ile olan ilişkisinde kendini, hem de bebeğini gözlemlemesi için gerekli olanağı da sağlar.
Masaj sayesinde hem anne ile bebek arasında yakın bir ilişki başlamış olur, hem de masajla birlikte vücudun bölümlerini önce ayrı ayrı fark eden bebek, daha sonra vücudunu bir bütün olarak gevşemiş bir şekilde algılar. Masaj ilk yapıldığında bu deneyime alışkın olmayan bebek ağlayarak tepki gösterebilir. Böyle bir durumda masajı bırakmak gerekir. Ancak zamanla masaj bebek için keyifli bir hale gelecektir. Ayrıca bebek ile anne arasında yaşanan stresli zamanların neden olduğu gerilimler, geçirilen bu "nitelikli" zaman sayesinde bir ölçüde telafi edilmiş de olur.
Bebeğe masaj yapmak için en ideal zaman bebek doyurulduktan bir saat sonradır. Şayet bebeğinizin ateşi varsa ya da rahatsız-sa masaj yapılmamalıdır. Yeni doğan bebeklere de masaj yapılabilir. Özellikle prematüre doğan bebekler üzerinde masajın olumlu etkisi araştırma sonuçları ile de kanıtlanmıştır. Masajın etkili olabilmesi için doğal yağların tercih edilmesi gerekir. Çünkü sadece doğal yağları ten en iyi şekilde emebilir. Bu yağlar arasında bebek için en ideal olanı bademyağıdır. Ancak bebeğin cildine zarar vermeyeceğinden emin olmak için önceden bebeğin tenine yağı damlatarak sonucu gördükten sonra yağı tüm vücuduna uygulamak gerekir.