Doğru beslenme nedir?
Gut hastaları için beslenme önerileri
Pürin içeren ciğer, böbrek, uykuluk, beyin, et suyu, balık yumurtası, sardalye, ançuez, ringa balığı gibi yiyeceklerden kaçının.
Su, çay, kahve ve meyve suyu dahil günde 3-3,5 litre sıvı için.
Alkolü yalnızca ılımlı ölçüde tüketin.
Gut, özel bir diyet gerektiren tek artrit cinsidir, çünkü vücuttaki ürik asit fazlalığından kaynaklanır ve guta eğilimi o-lan bir kimse ciğer, böbrek ve uykuluk gibi ürat (ürik asidin tuzu) seviyesini yükseltecek yiyeceklerden kaçınmalıdır. Kilo vermek de ürat seviyesini düşürmeye yardımcı olacaktır ve bir krizi başlatabileceğinden, alkollü içkiler de fazla içilmemelidir.
Diğer artrit cinslerini çeken hastalara az yağlı - yani et ve süt ürünlerini azaltan - diyetlerin yararı olur, fakat et tamamen dışlandığı taktirde balık, pirinç, ceviz, fındık ve yumurta gibi proteince zengin diğer yiyeceklerle takviye yapılmalıdır. Ringa ve uskumru gibi yağlı balıklar artritlilere ö-zellikle iyi gelir, çünkü diyetteki belirli yağ türlerinin iltihabı azaltmaya yardımcı olabileceği kanıtlanmıştır. Balık yağı ve eşekotu yağı kesinlikle yararlıdır, fakat gerçek yararını görmek için uzun süreli ve sürekli olarak kullanmak gerekir.
Bal, sarmısak, arısütü, ginseng ve elma sirkesi gibi bir takım farklı yiyeceklerin artritlilere yararlı olduğu iddiaları varsa da, bunlar kanıtlanmış değildir. Bazı kimseler Yeni Zelanda'da bulunan yeşil dudaklı kara kabuk midyesinin suyunun artritlerine iyi geldiğini söylemektedirler, fakat yapılan araştırmalar bunu doğrulamamıştır.
Kilo verdirici bir diyet aşırı kilolu bir artritliye yararlı olur, çünkü böylece ağrılı eklemlerin taşıyacağı yük azalacak ve yürümek daha kolaylaşacaktır. Bu genel olarak vücudunuzun yakabileceği kadar az miktarda yemek anlamına gelir. Sağlıklı ve dengeli bir diyeti uygulamak size genel bir zindelik verecektir. Bu da şunları yemek demektir:
Çok az şeker, tereyağı, margarin ve hayvansal yağ
Fazla olmamak kaydıyla kırmızı ve beyaz et, balık, süt, sıvı yağ, peynir, yoğurt, baklagiller, ceviz, fındık ve yumurta
Bol miktarda kepekli ekmek, tahıllı yiyecek, patates, taze meyve ve sebze
Sütün kemikleri güçlendiren kalsiyumu sağladığını unutmayın ve süt tüketiminizi çok fazla azaltmayın.
Romatoit artrit bazı yiyeceklere karşı vücut tepkisinden kaynaklanabilir mi?
Belirli yiyeceklerin artrite neden olup olmadığı konusunda birçok araştırma yapılmaktadır. Romatoit artritin, migren, astım, ya da, bazı cilt hastalıklarındaki gibi yiyeceklere karşı tepkiden kaynaklanabileceği düşünülmesi gereken bir teoridir. Bunu bulmanın tek yolu bir 'hariç tutma' diyeti uygulamaktır. Bu diyette temel yiyecek tüketimi en alt seviyeye indirilir ve her gün yeni bir yiyecek eklenerek ters reaksiyonlar dikkatle gözlenir. Belirli yiyecekler yenildikten sonra romatoit artrit belirtileri ortaya çıktığı taktirde bunlar ileride diyetten çıkarılır. Bununla beraber bir hariç tutma diyeti, yeterli beslenmenin sağlandığına emin olmak için bir doktor veya, diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır.
Beslenme faktörleriyle ilgili araştırmalar romatoit artrit üzerinde yoğunlaşmaktadır. Osteoartrit ve diğer hastalık cinslerinin (gut dışında) beslenmeyle ilgisi olması pek mümkün görünmemektedir.
Dinlenme ve egzersiz
Eklemler çok iltihaplı ve ağrılı olduğunda, hareket ederek iltihabı azdırmamak için, onları dinlendirmek gerekir. Fakat egzersiz yaparak eklemleri mobil ve kasları güçlü tutmak da aynı derecede önemlidir. Bu yüzden artritte dinlenme ve egzersiz arasında hassas bir denge kurmak gerekiyor.
Dinlenme
Akut bir iltihaplı artrit krizinde iltihabın yatışması için dinlenme temel şarttır. Hasta eklemler sürekli olarak oynatıldığı taktirde iltihap yatışmaz. Bazen el ve bilektekiler gibi eklemleri tamamen hareketsiz tutmak için süyekler (eklemi sarmak için kullanılan ince tahtalar) gerekebilir. Bunları bir eczaneden, ya da, hastanenin ayakta tedavi servisinden temin edebilirsiniz. Eğer iltihap yayılmışsa kesin yatak istirahat! gerekebilir.
Bir süre aynı pozisyonda kalan eklemin tutulacağını ve onu tekrar oynatabilmenin güç olacağını asla unutmayın. Örneğin, yataktayken ağrıyan dizlerin altına destek olarak yastık koymak belayı davet etmektir: Eklemler bükülü vaziyetteyken tutulup kalır ve tekrar düzeltmek çok güç olur. Bu yüzden yatarken uzuvlarınızı mümkün olduğunca düz tutarak belirli bir pozisyonda tutulup kalmalarını önleyin. Fakat hasta eklemlerinizi dinlendirirken onların oynaklığını korumak için birçok kez hafifçe hareket ettirin.
İltihaplanma geçtiği ve tekrar ayağa kalkıp dolaşabildiğiniz zaman da hâlâ her sabah ve öğleden sonra bir süre dinlenmeniz iyi olur. Banyodan, ya da, duştan sonra eklemleriniz sıcak ve kolay hareket ettirilebilir durumdayken de eklemlerinizi hafifçe oynatın. Ağrı duyana kadar eklemlerinize normal hareketlerini yaptırın, fakat her gün ağrı eşiğini biraz daha yükseltmeye uğraşın.
Egzersiz
Her gün düzenli olarak egzersiz yapmak sıkıcı olabilir ve e-pey öz disiplin gerektirir; bu yüzden artritli bir kişi için düzenli egzersizin amaçlarını hatırlamanın yardımı olabilir. Bu amaçlar şunlardır:
Hasta eklemlerinizin oynaklığını korumak
Kaslarınızı güçlendirmek
Genel zindelik ve sağlığınızı korumak
Eğer gün boyunca oturur, ya da, yatarsanız eklemleriniz tutulur, kaslarınız zayıflar, hareket etmenin daha da çok çaba gerektirdiğini görürsünüz ve genel bir yorgunluk ve sinirlilik hissedersiniz. Fakat eğer günlük egzersiz programınızı sıkı sıkıya uygularsanız, eklemlerinizin hareket kapasitesi artar, ağrı azalır, sürekli olan tutulma önlenir ve kendinizi çok daha iyi hissedersiniz.
'Buz çözme operasyonu': Tanınmış bir romatolog olan Dr. Frank Dudley Hart, Artrit' i Yenmek adlı kitapta artritliler için günlük egzersiz programını 'buz çözme operasyonu' olarak tanımlamaktadır. Bu ifadeyle eklemleri korumayı kasteden uzman, her sabah ve akşam, tercihen sıcak bir banyo veya, duştan sonra egzersiz yapmayı öneriyor.
Fizyoterapistler, ya da, diğer adıyla fizik tedavi uzmanları, romatizmal hastalık çekenler için uygun egzersiz programları hazırlamada uzmandırlar. Bu yüzden yörenizdeki bir uzmana gitmeniz, ya da, doktorunuzdan sizi bölgenizdeki hastanenin size bu egzersizleri öğreteceği ilgili servisine göndermesini istemeniz akıllıca olur.
Eklem hareketleri için egzersizler. Bunlar ağrının izin verdiği ölçüde eklemlere normal hareketlerini yaptırmayı içerir: Dirsek, ya da, diz gibi menteşemsi bir eklemi bükme ve düz-leştirme, omuz veya, kalça gibi yumrulu-yuvalı bir eklemi döndürme. Omurga, kalçalar, dizler ve ayaklar gibi eklemleri vücut ağırlığınızı taşımadıkları oturma, ya da, yatma pozisyonunda çalıştırmak daha kolay olacaktır. Su ağırlığınızı kaldırdığı ve eklemlerinizin hareketini kolaylaştırdığı için eklemlerinizi sıcak olmak kaydıyla suda çalıştırmanız da ö-zellikle yararlı olur.
Kas güçlendirici egzersizler. Bunlar basit olarak kaslarınızın gücünü geliştirmek için onları çok çalıştırarak kullanılmamaktan doğan atrofiyi (körelmeyi) önler. Şunu unutmayın ki, 'kullanmadığınız şeyi kaybedersiniz'! İzometrik egzersizler (aktif direnç egzersizleri) kasın güçlenmesi için özellikle yararlıdır. Terapist, çalışmanız için vücudunuzun normal işlevlerini geri getirecek kademeli bir egzersiz programı hazırlayacaktır.
Genel zindelik (fitness) egzersizleri: Herhangi bir romatizmal hastalığı çekenler için en iyi egzersiz şekli bütün vücudu ağırlığını suya taşıtarak çalıştıran yüzmedir. Her gün yarım saat süreyle hızlı yürüme, ya da, bisiklete binme de mükemmel bir başka egzersiz şeklidir. Temiz havada düzenli olarak egzersiz yapmak sizi daha sağlıklı kılar ve artritin kaçınılmaz bir şekilde getirdiği ağrı ve diğer sorunlarla başa çıkmanızı sağlar.
Zihinsel tutum
Artritten kaynaklanan sürekli ağrı güçten düşürücü olabilir. Uyku düzeni bozulabilir ve hasta yorgun, hassas, morali bozuk ve sorunlarla başa çıkmada daha yetersiz bir halde uyanır. Bildiğimiz gibi stres romatoit artrit için bir tetikleyici olabilir, bu yüzden ağrılı bir romatizmal hastalığı çekme stresinin onu daha da ağırlaştıracağını söylemeye bile gerek yoktur. Bu stresi azaltmak ve yenmek için ne yapılabilir?
9. Bölüm'de okuyacağınız gibi vücut için olduğu kadar aklı da tedavi edecek doğal yöntemler vardır, fakat burada aşağıda verilenler gibi basit gevşeme tekniklerinin önemini vurgulamaya değer.
Rahat bir şekilde yaklaşık yirmi dakika sırtüstü yatabileceğiniz sakin bir oda bulun.
Bütün sıkıcı düşünceleri aklınızdan çıkarın ve güzel bir yerde (kırda, ya da, sakin bir sahilde) olduğunuzu hayal edin. Kuşlar ve böceklerin veya, martıların ve denizin seslerini (zihninizde gerçekten sakin bir manzara oluşturacak sesleri) hayal edin.
Vücudunuzun bölümlerini (önce her ayağı, sonra bacağın tümünü, sonra her ayağı ve kolu ve bu şekilde yüz ve başınıza kadar her yeri) tek tek ele alarak önce kaslarınızı kasın, sonra da iyice hareketsiz kalana kadar tamamen gevşetin. Bitirdiğinizde tüm vücudunuzu ağırlaşmış ve hareket edemez bir halde hissedeceksiniz ve örneğin, birisi kolunuzu kaldırdığı taktirde tekrar yere düşecektir.
İdealinizdeki huzur verici manzarayı ve sesleri hayal ederek bu şekilde beş dakika yatın ve sonra yavaş yavaş gerçeğe geri dönün. Acele etmeyin: Vücudunuzun her bölümünü hafifçe oynatın ve kalkmaya hazır olduğunuzda hem zihninizi hem de vücudunuzu ne kadar gevşemiş hissettiğinize siz de şaşıracaksınız. Ağrınız da azalmış olacaktır.
Uygulamadaki sorunlar için bazı çözümler Sorunlar üst üste yığıldığında pratik olmak her zaman yararlıdır ve günlük yaşamınızda kendi kendinize yardım etmenin birçok yolu vardır.
Örneğin, sırtınızı destekleyen ve oturup kalkmayı kolaylaştıran uygun yükseklikteki rahat bir koltuğa ihtiyacınız olabilir. Neden kendinize yaylı veya, motorlu bir oturma kısmı, yumuşak kol dayama yerleri ve omurganızın şekline uyan bir arkalığı olan bir koltuk armağan etmiyorsunuz? İyi tasarlanmış bir koltuk günlük konforunuzda büyük bir değişiklik yapabilir.
Merdiven çıkmanın bir sorun haline geldiğini görebilirsiniz. Eğer çok katlı müstakil bir evde oturuyorsanız bir apartman dairesi, ya da, tek katlı bir eve taşınma külfeti yerine bir merdiven asansörü taktırmaya ne dersiniz?
Bahçeyle uğraşmaya meraklı olabilirsiniz, fakat düzenli yapılmadığı taktirde bahçenizin ormana dönüşeceği işleri yapmakta güçlük çektiğinizi görebilirsiniz. Eğer çiçek tarhlarını işlemek için eğilmek sorun oluyorsa, bir taburede oturarak kolayca erişebileceğiniz yükseklikte tarhlar hazırlamayı hiç düşündünüz mü? özürlü bahçıvanlar için özellikle tasarlanmış olan alet edevatı görmeyi de hiç düşündünüz mü?
Çoğu Batı ülkesindeki artrit ve romatizma örgütleri, artritli insanlara sorunlarıyla başa çıkmalarında ve hastalıklarını anlamalarında yardımcı olmak için çok sayıda broşür ve kitapçık yayımlamaktadırlar. İngiltere'deki Artrit ve Romatizma Konseyi gibi bazıları da ayrıca araştırma projelerini ve hastaneler ve üniversitelerdeki araştırma birimlerini, tıp fakültelerinde romatoloji alanında öğretim üyeleri sağlanmasını fonlarıyla desteklemekte ve tıpla ilgili mesleklerde romatizmal hastalık çekenlerin tedavisi konusunda bilgi ve deneyim artışı sağlanmasına burslarla destek olmaktadır.
Günlük hayatın uygulamadaki güçlüklerine çözümler bulmak zihnimizi daha iyi bir duruma getirmeye yardımcı olacaktır. Gelecek bölümde de artritli kişinin evdeki günlük yaşantısına yapılacak yardımları göreceğiz.
Fibromiyalji Nedir
Bu yaygın romatizma cinsi 'fibrosit' veya, 'kas romatizması' olarak tanınır. Ağrı ve hassasiyete neden olarak kas ve tendonları etkiler, ama eklemleri etkilemez. Son zamanlarda tanımlanan sıkıntılı bir hastalık olan ve bir virüs enfeksiyonunu izlediğine inanıldığı için bazen 'post-viral bitkinlik sendromu' olarak adlandırılan ME (myalgic encephalomye-litis) ile yakından ilişkilidir.
Her iki hastalığın da benzer olan belirtileri kaslarda ağrı, tutulma ve yorgunluk ve büyük bitkinlik ve enerji yoksunluğudur. Fibromiyaljide bu belirtilere yetersiz uyumanın neden olduğu düşünülmektedir.
Son zamanlarda Kanada'da yapılan bir araştırma fibromiyalji sendromu hastalarının yeterince derin uyuyama-dıklarını ortaya koymuştur. Gözlerin hareketsiz kaldığı yaklaşık iki saatlik çok derin uykuyla başlayan belirgin bir uyuma şablonu vardır. Bunu gözlerin sürekli olarak kıpırdadığı 'hızlı göz hareketi' (REM: Rapid Eye Movement) adı verilen ve derin olmayan uyku saatleri izler.
Rüya görülmeyen derin uyku aşamasını kaçıran ve yalnızca rüya görülen REM uykusunu yaşayan kimselerin fibromiyaljiye tutuldukları ortaya çıkarılmıştır. Sabahları yorgun, özellikle boyun ve omuz kasları tutulmuş ve ağrılı olarak uyanırlar.
Fibromiyalji sendromu bir kısır döngü haline gelebilir: Kas ağrısı derin, onarıcı uykuyu önler ve ağrı, tutulma ve bitkinliğe yol açan yetersiz uyku sorununu sürekli hale getirir. Bu durumu büyük ihtimalle depresyon izleyecektir.
Kendi sürekliliğini sağlayan bu hastalık için doktorlar ilaç yazabilir, fakat yegane gerçek çözüm kişinin kararlı bir şekilde kendi kendine yardımcı olmasıdır.
Osteoartrit
Muhtemel nedenleri
Romatoid artritten bile daha yaygın bir hastalık olan osteoartrit İngiltere'de yetişkinlerin yüzde 2,5'ğunu etkilemektedir. Fakat romatoit artritle karşılaştırıldığında bu dejenerasyon yapıcı eklem hastalığı daha basit ve açıktır.
Hasara neden olan iltihap değil, ya aşırı kullanım ve zorlama, ya da, yaşlanma sürecinden kaynaklanan aşınıp yıpranmadır. Fakat uzun yıllar süren araştırmalardan sonra bile bazı insanların neden diğerlerinden daha fazla bu hastalığa yakalanma eğlimi taşıdıklarını henüz kimse tam olarak bilmiyor.
Hastalığın yalnızca orta yaşlı kadınlarda elleri etkileyen tipi gibi bazı tiplerinin aile içinde kuşaktan kuşağa geçtiğinin bilinmesine rağmen, osteoartritte bir kalıtsal faktörün olduğuna inanılmaktadır. Ayrıca osteoartritin bir incinme, ya da, başka cinsten bir eklem hastalığı tarafından hasara uğratılan bir eklemde ortaya çıkabildiğine de inanılmaktadır.
Yaşlanma sürecinin kendisi hakkında pek çok araştırma yapılmıştır ve neden ve nasıl yaşlandığımız hakkında bir takım teoriler ortaya çıkmıştır. Biyolog Dr. Alex Comfort 'programlanmış yaşlanma' adlı bir teori ileri sürmüştür. Bu teoriye göre insanlar hayvanlar gibi üreyebilen yaratıklar olmaya programlanmıştır ve üreme yetenekleri yok olmaya yüz tuttuğunda vücutları yaşlanır ve ölür. Diğerleriyse yaşlanmanın, bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan ve yaşlanmayla birlikte küçülmeye başlayan ilk organ olan timüs bezi tarafından kontrol edildiğine inanmaktadırlar.
Kemikler ve eklemlerin yaşın ilerlemesiyle birlikte yıpranmaları daha muhtemel görünüyor. Ama yine de şu gülünç öykü hâlâ hatırlanır: Doksan yaşında bir adam ağrıyan dizi için doktora gider. Doktor onu 'Bu yaşta ne olmasını umuyorsun?' diyerek başında savmak isteyince adam da ona çıkışır: 'İyi de, diğer dizim de aynı yaşta ve sapasağlam!'
Bununla birlikte osteoartrit, otuz yaşında da başlayabilmesine rağmen en çok ellisini aşmış kimselerde yaygın olduğu için bir yaşlılık hastalığı olarak görülür. Daha genç insanlarda bir eklem zedelenmesinden veya, spor ve dansta olduğu gibi belirli eklemlerin zorlanmasından sonra veya, ağır şeylerin kaldırılması ve belirli bir eklemin sürekli aynı hareketi tekrar etmesini içeren mesleklerin sonucu olarak ortaya çıkar.
Romatolog Profesör Malcolm Jayson ve Dr. Allan Dixon, Romatizma ve Artrit adlı kitaplarında osteoartritin diğer bir muhtemel nedeni olarak 'hızlanmış bozulma'yı gösteriyorlar. Bu uzmanlar bir eklemdeki aşınıp yıpranmanın, çoğunlukla kalça ekleminde olduğu gibi eklemin iki bölümünün birbirine tam olarak oturmadığı taktirde oluşabileceğini belirtiyorlar. Onlara göre, bozuk yapılı eklemler bazı ailelerde kalıtsal olabiliyor.
Kireç tuzlarının kıkırdakta depolanması gibi kimyasal ve biyolojik değişimler de eklemde bozulmaya neden olabilir. Bu durum iltihaplanmaya, kemik yüzeylerinde hasara ve sinovya sıvısının yağlama özelliğinin bozulmasına yol açabilir. Eklem iyileşse bile sonradan bozulması ihtimali vardır.
Etkileri
Bir eklem bozulmaya, ya da, dejenerasyona uğramaya başladığında, eğer ağrı varsa, bu çok hafif olur. Başlıca belirtiler yıllarca bile sürebilen bir zaman dilimi içinde kademeli olarak ortaya çıkan ağrı ve tutulmadır. Eklemde iltihaplanma olmadığı için kişi kendisini çok iyi hisseder. Her defasında bir eklem etkilenir, ama buna rağmen ağırlık taşıyan eklemler olan her iki kalça, ya da, diz ekleminin aynı anda bozulmaya başlaması da mümkündür. Eklem günün sonunda hareket ettirildiğinde genellikle ağrı artar.
Eklemin ilk önce etkilenen bölümü kemik uçlarını kaplayan kıkırdaktır. Aşınıp pürüzlü hale gelir ve sonunda tamamen eriyebilir. Kemik, koruyucu kıkırdağı yenilemeye uğraşır, fakat tek yapabildiği yüzeyi düzleşirken kenarının çevresinde osteophytes denilen minik kemik çıkıntıları üretmek olur {bkz. şekil 6). Eklem oynadıkça kemiklerin yüzeyleri birbirlerini aşındırmaya başlar ve osteophytes sinovya zarını tahriş ederek iltihaplanmasına neden olur. Eklem, ağrı ve tutulmanın yanı sıra şişer ve ateşlenir.
En sık olarak osteoartrite tutulan eklemler ağırlık taşıyanlardır: Kalça, diz ve ayak; özellikle de ayak başparmağı eklemleri. Ayak bileği ekleminin bu hastalığa en ender tutulan eklem olmasıysa tuhaftır. Karmaşık diz eklemiyse osetoartrite en açık eklemdir.
Osteoartrite eğilimli olan ağırlık taşımayan eklemlerse köprücük kemiğiyle kürek kemiği arasındaki omuz eklemleri ve kulağın ön tarafındaki çene eklemidir. Eller - özellikle kadınların elleri - sık olarak etkilenir ve parmak eklemlerinin çevresinde (Heberden Yumruları adı verilen) küçük kemik yumruları oluşur. Bu yumrular genellikle ağrı yapmaz, fakat belirgin bir deformasyondur. Eğer başparmağın dip tarafındaki eklem etkilenirse, elin her hareketiyle ilgili olduğundan bu durum çok sıkıntı vericidir.
Osteoartrit aşırı ağrı ve tutulma nedeniyle eklemin büyük bir güçlükle oynatılabildiği, ya da, zayıflayan bağlardan dolayı sağlamlığını yitirdiği bir noktaya ulaştığı taktirde, cerrahi müdahaleyle yapay eklem takılması düşünülmelidir.
Yapay kalça eklemlerinin gelişmesi son zamanlardaki en büyük tıbbi ilerlemelerdendir. Diz eklemi takılmasıysa daha da popüler ve başarılıdır. Sürekli olan ağrı neredeyse mucizevi bir şekilde diner ve hasta iki üç gün içinde ayağa kalkıp eklemlerini oynatabilir ve iki üç hafta içinde de yürümeye başlar.