Astim Kontrolunun İzlenmesi

Astım Kontrolünün İzlenmesi

Astım kontrolü birçok şekilde tanımlanabilir. Bu kavramla bahsedilen hastalığın semptomlarının kontrol altına alınmasıdır. İdeal olan, bu terimin ayrıca inflamasyonu gösteren laboratuar göstergelerine ve fizyopatolojik özelliklerine de uygulanabilmesidir. Hava yollarında inflamasyonun değerlendirilmesi çok önemlidir ve pek çok çalışma takibin bu parametrelerle yapıldığı hastalarda daha iyi kontrol sağlandığını göstermektedir. Bu testl er indükte balgamda, bronş sıvılarında ve biyopsilerde eozinofil incelenmesi, bronşiyal hiperreaktivitenin bronş provokasyon testiyle değerlendirilmesi, ekspirasyon havasında nitrik oksit ölçümleri olabilir. Ancak bu testlerin uygulanması zor, zaman alıcı ve pahalıdır ve her yerde erişilmesi mümkün değildir. Bu testlerin yerine daha basit yöntemlerle hastalığın kontrolü önerilmektedir.
Klinik kontrolü değerlendirmek için onaylanmış ölçümler, hedefleri sürekli değişimler olarak puanlayan ve farklı astım kontrol düzeyini ayırt etmeye yarayan sayısal değerler sağlayan anketler geliştirilmiştir. GINA 2006’da onaylanmış kontrol değerlendirmesi anketleri, Astım kontrol testi (AKT), Astım kontrol anketi(ACQ), Astım tedavi değerlendirme anketi (ATAQ), Astım kontrol puanlama sistemi’dir.
Astım Kontrolü Puanlama Sistemi (ACSS):   
Solunumsal semptomlar, FEVı ve çıkan balgamdaki yüzde eozinofiller olmak üzere 3 parametreyi birleştiren kantitatif astım kontrol ölçüsüdür.
Astım Kontrol Testi (AKT™) : Astım kontrol testi yetersiz kontrollü hastaları tanımlamak için kullanılan, 0 dan 5’e kadar puanlanan 5 maddeli hastanın kendi kendine uygulayabileceği hasta bazlı bir ankettir. Değerlendirme aracı olarak gece ve gündüz semptom sıklığı, aktivite kısıtlanması, kurtarıcı ilaç kullanımı, kontrolün hasta tarafından kendi kendine algılanması kullanılır(39). Puanlar toplanarak hastanın kontrol durumu belirlenir. Maksimum puan 25, minimum puanı 5 olarak alınır. 19 ve altı puan, hastalığın iyi kontrol altında olmadığını gösterir. Düşük "sınır değer” skorlarda, düşük sensivite ve yüksek spesifisiteye sahiptir. Aksine "sınır değer" skorlarında, göreceli olarak daha yüksek sensivite ve daha düşük spesifisiteye sahiptir. Sınır değer olarak "19" skoru alındığında AKT ve uzman değerlendirilmesi arasındaki uyum %78,2 oranında saptanmıştır.

Astim Tedavisi ve Astim İlaclari

Astım Tedavisi ve Astım İlaçları

Kontrol edici ilaçlar
Esas olarak antiinflamatuvar etkileri yoluyla astımın kontrol altında tutulmasını sağlamak üzere her gün ve uzun süre kullanılan ilaçlardır. Bu grup; inhaler kortikosteroidler (IKS) ve sistemik steroidleri, lökotrien antagonistlerini, inhaler steroidler ile birlikte kullanılan uzun etkili inhaler beta2-agonistleri, yavaş salınan teofilin, kromonlar, anti-IgE ve sistemik steroid dozunun azaltılmasını sağlayan diğer tedavileri içerir. Inhaler steroidler günümüzde kullanılan en etkili kontrol edici ilaçlardır.
Rahatlatıcı ilaçlar
Hızla etki ederek bronkokonstriksiyonu düzelten, semptomları gideren ve gerektiğinde kullanılan ilaçlardır. Bu grup hızlı etkili inhaler beta2 - agonistleri, inhaler kısa etkili antikolinerjik ilaçları, kısa etkili teofilini ve kısa etkili oral beta2-agonistleri içerir.
Astım hava yollarının kronik inflamatuvar bir hastalığıdır. Bu nedenle astımda tedavinin amacı hava yollarındaki inflamasyonu kontrol altına almaktır. Hastalar antiinflamatuvar ilaçları kullandıkları sürece inflamasyon baskılanır, buna bağlı olarak semptomlar kaybolur, solunum fonksiyonlarında ve bronş hiperreaktivitesinde düzelme sağlanır.
Astım ağırlığı tedavi almayan olgularda semptomlara ve hava akımındaki kısıtlanmanın düzeyine göre dört grupta değerlendirilir. Daha önce hiç tedavi almamış hasta astım ağırlığı açısından değerlendirilmeli, olgu hafif intermittan ise başlangıç tedavi 1. basamaktan, hafif persistan ise basamaktan orta persistan ise 3. basamaktan, ağır persistan ise 4. basamaktan tedavi başlanmalıdır.
Yeni tedavi başlanan astımlılar en az 4 haftada bir değerlendirilerek tedavinin yeterli astım kontrolü sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır. Kontrol altında olmayan bir hasta, ilaçları doğru kullanıp kullanmadığı ve risk faktörleri açısından değerlendirilmelidir. Hasta tedaviye uyum açısından değerlendirilip tetikleyiciler uzaklaştırıldıktan sonra 4 hafta süreyle izlenir. Halen kontrol altında olmayan hastada kontrolü sağlamak amacıyla ilaç dozu ve çeşidi basamak tedavisine göre arttırılır.
Uygun tedavi ile astımlı hastalarda günler içerisinde semptomlar, haftalar içerisinde solunum fonksiyon testleri düzelir. İnflamasyondaki düzelmeler ise aylar sürebilir. Dolayısıyla uygun tedavi ile ancak 3 -4 ayda astım tam kontrol altına alınabilir. Bu nedenle ancak 3-4 aydır kontrol altında olan hastada en düşük tedavi basamağı ve dozu belirlemek amacıyla tedav i azaltılıp basamak inilebilir.

Astim Siniflamasi ve Astimin Siddeti

Astım Sınıflaması ve Astımın Şiddeti

Astımlı olgularda fenotipler ve çevresel etkenler açısından farklı olguların yanı sıra, inflamasyon düzeyi, semptom ve fonksiyonel parametreleriyle de çok farklı olan olgular bulunmaktadır. Tedavilere kişis el yanıtlar değişmekle birlikte, tedavinin standardizasyonunda kolaylık sağlayabileceği düşünülerek çeşitli rehberler bazında bazı olgu grupları kategorize edilerek sınıflandırılmıştır. Bu derecelendirmelerde, genellikle klinik bulgulara ve akciğer fonksiyon teslerine dayalı sınıflamalar kullanılır. Olgular stabil dönem ve krizdeki atağın şiddetine göre ayrı ayrı sınıflandırılır.
Astımın şiddeti
Astımın ağırlığı, semptomların ve hava akımı kısıtlanmasının düzeyi ile akciğer fonksiyonlarındaki değişkenliğe göre dört gruba ayrılmıştır: İntermittan, Hafif Persistan, Orta Persistan ve Ağır Persistan. Astımın ağırlığına göre yapılan sınıflama, hastanın tedavisi ile ilgili kararların alındığı ilk değerlendirmede yararlıdır. Bu sınıflamanın tedavi kararlarına temel oluşturması artık önerilmemektedir. Güncellenen astım rehberlerinde astım tedavisinin kontrol kavramına göre düzenlenmesi önerilmektedir.