Zona Hastalığı Nedir (Herpes Zoster), Zona Bulaşıcı Hastalık
Duygusal sinirlerin ağrılı bir hastalığı olarak kabul edilir. Çıbanda olduğu gibi bir suçiçeği virüsü tarafından oluşturulur. Hastalanan sinirlerin bölgesinde iltihap görülür.
Zona Belirtileri: Kabarcıkların oluşumu sırasında çok ağrı çekilir. Kabarcıkların tek yönlü ve bir dizi halinde sıralanması zonanın en belirgin özelliğidir. Zona kabarcıkları duygusal sinirler boyunca yayılır. Yüz ve baş duygusal sinirlerinde görülebilir. Göz siniri etkilenmişse körlüğe neden olabilir. Sinirler boyunca oluşan kabarcıklar daha sonra patlayarak kabuklanır ve kabuklar döküldükten sonra da yerinde beyaz bir iz bırakır.
Süreci: Hastalığın seyri ağrılıdır. Çok sık görülmemekle birlikte beyin zarı iltihabına neden olabilir.
Zona Tedavisi: Belirgin bir tedavisi yoktur. Kabarcıkları kurutmak için steril toz verilir. Ağrı kesici ilaçların da verilmesi gereklidir.
Papağan Hastalığı (Pisitakoz Nedir)
Hastalık yakın zamanlarda kuşlar tarafından batıya taşınmıştır. Hastalık yapıcı mikroplar papağanlarda yaşarlar ve virüse benzerler. Genellikle hastalık kurumuş papağan pisliklerinin virüs taşıyan tozlanyla bulaşır. Papağanlarla yakın teması olan kişilerin bu hastalığa yakalanma olasılıkları oldukça büyüktür. Hastalık genellikle kış aylarında görülür ve büyüklerin hastalığa yakalanma şansları çocuklarınkinden daha fazladır.
Belirtileri: Ateşin yükselmesiyle birlikte tifüse benzer gelişme görülür. Ateş 1-2 hafta sürer. Halsizlik, şaşkınlık, uyuşukluk hastalığın en açık belirtileridir. Öksürük, hızlı kalp atışları ve sık solunum akciğerlerin de etkilendiğini belirten işaretlerdir. Bundan başka kalp ve dolaşım bozuklukları da görülebilir.
Süreci: Hastalık 3-4 hafta sürer. Şu yan etkiler görülebilir:
Toplardamar, karın zarı, ortakulak ve boyun lenf bezlerinin iltihabı, kalp yetmezliği. Kalp yetmezliği, hastalığın 1-14. günlerinde ölüme neden olabilir.
Papağan Hastalık Tedavisi: Hastalığın seyrine göre değişik tedavi yöntemi uygulanır. Antibiyotiklerin tedavide oynadıkları rol büyüktür. Hastalık teşhis edilir edilmez hastanın ayrılması zorunludur.
Vücud Nedir, İnsan Vücudu Yapısı
însan vücudu ile bazı hayvanlar arasında yapı benzerlikleri olması nedeniyle birçok araştırmalar yapılmış ve değişik kuramlar öne sürülmüştür. Fakat insan, tüm yapı benzerliklerine rağmen en gelişmiş memelilerden bile daha çok gelişmiş bir varlıktır.
İnsan vücudu, yapı ve çalışmasına göre uyumlu bir bütün oluşturur. Kan damarları ve sinirlerle bütün organlar birbirlerine bağlanırlar ve bu nedenle herhangi bir etken tüm organizmayı etkiler. Vücutta sert, yumuşak ve sıvı olmak üzere üç temel unsur bulunur. Sert unsurlar kemikler, dişler, tırnaklar ve saçlardır. Deri, kaslar, tüm dokular, bezler, iç organlar, duyu organları ve sinir sistemi yumuşak unsurlardır. Sıvı unsurları kan, akkan (lenf), beyin sıvısı ve çeşitli salgılar oluşturmaktadır. Vücudun yapısı olan tüm unsurların birbirleriyle bağıntısı vardır ve bu unsurların birleşmesinden organizma oluşur.
İnsanların Vücut Yapısı
Organizmanın maddesel ve ruhsal yönden kendine özgü yapısına ve çalışmasına oluşum adı veriyoruz. Yüzyıllar boyunca çeşitli oluşum tipleri ortaya atılmış, insanların gösterdiği belirgin özelliklere göre gruplandırmalar yapılmaya çalışılmıştır.
Oluşum, kalıtım yoluyla ortaya çıkar ve bulunduğu ortama göre şekil alır. Oluşum sırasında insana geçen olumlu ve olumsuz etkenler birbirlerine bağlanmıştır ve insanın daha sonraki yaşamını ve sağlığını bir ölçüde etkiler.
Kalıtım yoluyla, bazı kalıtsal hastalıklardan başka, bazı organların zayıflığı ve hastalık eğilimi gibi özellikler de soydan soya geçebilir. Örneğin, bazı ailelerde kalp hastalıkları, astım ve sinir hastalıklarına çok sık rastlanmaktadır. Ancak, ailede bulunan kalıtsal bir hastalığın mutlaka aile içindeki bireylerin hepsini etkileyeceğini düşünmek hatalıdır. Çünkü kalıtım yoluyla organizmaya geçen etkenler, ancak çeşitli dış etkiler ve ruhsal baskılar sonucu hastalığa dönüşebilirler. Yalnız, şunu belirtmek gerekir ki, insan yalnızca kalıtım ve çevrenin oluşturduğu bir ürün değildir. İnsan, aklı sayesinde yaşamını büyük ölçüde istediği gibi yönlendirebilen üstün bir yaratıktır.
Vücud Tipleri, Vücut Çeşitleri
Alman tıp bilim adamı Kretschmer, bu konuda geniş araştırmalar ve çalışmalar yaparak, bir akıl hastanesindeki akıl hastalarının vücut yapı biçimleri ile hastalıkları arasında ilişki bulunabileceğini saptamıştır. Daha sonra normal özelliklerde de tip uyuşmazlığı olabileceğini ve bu uyuşmazlığın vücut yapı biçimiyle ilişkili olduğunu kanıtlamıştır.
1. Leptozom tipler (ince ve zayıf): Bu tiplerin vücutları zayıf ve ince, derileri renksiz ve kansızdır. Aşırı kıllı olurlar ve duruşları gevşektir. Kiloları da normal kilonun çok altındadır. Kafatasları küçük, yüzleri uzunca, soluk ve sert hatlıdır. Güçsüz leptozom tiplerin yanı sıra güçlü leptozom tipler de bulunabilmektedir. Bu tiplerin spora, özellikle atletizme karşı yetenekleri büyüktür. Bu tipler tüberküloz, mide ve onikiparmakbağırsağı ülseri, böbrek ve apandisit gibi hastalıklara eğilimlidir. Bu tipler duyarlı ya da soğuk olabilirler. Ayrıca, dayanıklı ve atak bir yapıları vardır.
2. Pigmen tipler (yuvarlak ve şişman): Bu tipler orta boylu, şişman, yuvarlak hatlı ve ince kemikli olurlar. Vücutları yağlı, kasları gevşek ve yumuşaktır. Yüz biçimleri ablak görünümlüdür. Çeneleri genellikle çukurdur. Vücutları çok kıllı, saç telleri incedir ve saçlar çabuk dökülür. Aşırı şişmanladıkları ya da yaşlandıkları zaman hemen göbek salarlar. Bu tiplerin damar sertliği, şeker hastalığı aşırı şişmanlık, safrakesesi ve romatizma hastalıklarına eğilimleri vardır. Genellikle neşeli olan bu tipler rahata düşkün olurlar.
3. Atletik tipler (adaleli): Bu tipler orta boyludur. Kemikleri iri, vücutları adaleli ve gelişmiştir. Omuzlar ve göğüs kafesi oldukça geniştir. Elleri iri ve parmakları güçlüdür. Genellikle alınları geniş ve yüzleri uzun olur. Çeneleri köşeli ve burunları yassıdır. Bu tip kadınlar genellikle yapı yönünden erkekleri andırırlar. Bu tipler en çok tüberküloz, grip ve romatizma gibi hastalıklara yakalanırlar. Ayrıca, çok sayıda sara (epilepsi) vakaları da bu grupta görülür.
Bu tipler, her şeyden önce sessiz, ağırbaşlı, düşünceli, kavrayışları zayıf, beceriksiz, kaba, hantal olurlar. Genellikle meslek olarak askerliği ve sporculuğu seçerler. Atletik yapıdaki insanlar çoğunlukla titiz olurlar ve karşılarındaki insanlara güven verirler. Düşünce yönünden fanteziye kaçan bu tipler arasında bilim adamı çıkmaz.
4. Hatalı oluşmuş tipler: Dördüncü gurubu oluşturan bu tiplerin en belirgin özellikleri aşırı şişman olmalarıdır. Genellikle uzun boyludurlar. Bu tiplerdeki erkek ve kadınların birbirine benzemeleri, bazı organların aşırı gelişmesi de tipin özellikleri arasındadır. Bu tiplerde genellikle metabolizma ve hormon bozukluklarına çok sık rastlanmaktadır.