El Deri Antisepsisi Bina Oda Dezenfeksiyonu

Dezenfeksiyon ve Antisepsis

El antisepsisi. İnsanın mikroorganizma ile en fazla temas eden organı olan el, günlük hayatta en yaygın şekliyle su ve sabunla yıkanarak dezenfekte edilmeye çalışılır. Sa­bunlar (ve dezenfektanlar) su ile iyice köpürtüldüklerinde bakterilerde yüzey gerilimi­ni düşürerek hücre duvarı ve sitoplazmik zarına zarar verdikleri gibi mekanik olarak-ta el derisinden suyla atılmalarını sağlarlar. Bu sebeplerle sabunlarla el yıkama işi 2-3 dakika sürmelidir. Hastane ortamında ve doğrudan enfeksiyonlu hastalarla temasta olanların hekzaklorofenli veya kreozollü sabunlar kullanması daha da etkili olur.

Ameliyat öncesi el antisepsisi, kreozollü veya hekzaklorofenilli sabunlarla (7 dakika) yıkadıktan sonra %70 alkol 3 dakika elde kalacak şekilde yapılır. Gerekirse tekrar kre­ozollü /hekzaklorefenli sabunla yıkanır.
Metil alkol (%75)'e, % 3 hidroklorik asit (HC1) karışımı M. tubercuhsis'i bile 1-2 daki­kada öldürdüğünden saha şartlarında en ideal el antiseptiğidir.

Deri antisepsisi ve Yara temizliği. Ameliyat edilecek bölge için en etkin antiseptik ten­türdiyottur. Deri bolca tentürdiyot emdirilmiş gazlı bezle merkezden çevreye doğru silinir. İrritan etkiyi azaltmak için fazlası alkolle silinir.

Enjeksiyon yapılacak deri antisepsisinde en etkin yöntem tentürdiyot ve alkolün birlik­te kullanımıdır. Ancak pratikte en çok alkol, alkol iyode, % 0.1'lik mertiolet kullanılır.
Toprak, çivi, cam veya benzeri maddelerle kirlenmiş yaralarda kirleticiler ayıklandık­tan sonra sabunlu su, % 3 hidrojen peroksit (aerob ve anaerobları okside ederek öldü­rür) ile yıkanır. Yaraya sabunlu su yerine %1'lik benzalkonyum klorür daha iyi etkir.
Kuduzdan şüpheli yaralar biraz genişletilerek acilen, sabunlu su, benzalkoyum klorür ile iyice yıkanır. Alkol veya iyotlu antiseptiklerlede antisepsi sağlanır. Kesinlikle dikiş konulmaz.

Bina - Oda Dezenfeksiyonu. Bakteri ve viruslarla bulaşma olasılığı olan binaların duvar yer ve tavanları, deterjanlarla veya sodyum hipoklorid (çamaşır suyu) ile yıkandıktan sonra %3-5 fenol, % 5 krezol ile silinerek dezenfekte edilebilir. İnsanların olmadığı du­rumlarda, bakteri (sporlu-sporsuz), virüs ve mantarla bulaşık binalarda en ideal, eko­nomik ve etkili yöntem formol, formol + potasyum permanganat fumigasyonudur.

Formol sıvı (paraformaldehitin sudaki % 37'lik solüsyonu) paraformaldehit ise katı halde olup, ısıtıldıklarında veya oda derecesinde (formalin) püskürtüldüğünde gaz haline dönüşerek her tarafa nüfuz edebilme yeteneğinde bir dezenfektandır. Bu amaçla, her tarafı iyice kapatılmış % 70 nemli ve 22°C'deki bir mekanın 10 m3'ü için 200 mi formol alttan ısıtılarak (örn. Metal bir kaba konulan formalin elektikli bir ısı­tıcı üzerinde ısıtılarak) dezenfeksiyon yapılabilir. Formalin, hacminin 2 katı su ile sulandırılıp pülverizatörle (basınçlı ilaçlama pompaları) ile içeriye püskürtülerek de uy­gulanabilir. Uygulayıcının maske kullanması gerekir. Formalin + potasyum perman­ganat fumigasyonu daha da etkilidir.
Clostridium tetani, Cl. perfiringens, Cl septicum ve Bacillus anthracis gibi sporlu bakteri­ler, kontamine ameliyathaneler, kasaplar, mezbahalar ve lokanta mutfakları, ısıdan et­kilenmeyen yer ve duvarlar alevden geçirilebilir.

Çamaşır ve benzeri malzemeler. En etkili yöntem kaynatma ve otoklavlamadır. Kay­natma suyuna çamaşır suyu katılması etkiyi artırır.

Su dezenfeksiyonu. İçme sularının dezenfeksiyonunda çeşitli kimyasal ve fiziksel yön­temler kullanılabilir. En yaygın yöntem klor verici maddelerle yapılır. Bu amaçla oto­matik dozajlama cihazları veya klorinatör de denilen basit bir sistemle (borudan geçen su miktarına bağlı olarak ayarlanan dozda kloru suya verir) suyun düzenli klorlanma-sıdır. Su dezenfeksiyonu için en ekonomik ve en kolay uygulanabilenleri klor gazı/ klor tabletleri ve kireç kaymağıdır. Klor gazı, 1 litre suda 1 mg olacak şekilde hesaplan­malıdır. Klorun dezenfektan etki gösterebilmesi için su ile 30 dakika temas etmesi gerekir. Tablet kullanılacaksa, tabletin ölçüsüne göre suya atılır. 30 dakika sonra kullanı­ma sunulur. Kireç kaymağının % 25'i aktif klor olarak değerlendirildiğinden 40 gr kireç kaymağı (10 gr aktif klor) 1 litre su ile sulandırılır. Çökelmesi için 20 dakika kadar beklenir. Üst sıvı ayrı bir kaba alınır ve bu sıvıdan 1 litre su için 3 damla hesabı ile suya katılır. Bu sıvı dozajlama cihazı ile suyun akış hızına göre hesaplanarak kullanılabilir.

Sudaki klor tadı ve kokusu, 30 dakika sonra suyun litresi için % 10'luk sodyum tiyo-sülfat'tan 1 ml eklenerek giderilebilir. Ozon, su dezenfeksiyonu için litre suya 0.4 mg hesaplanarak kullanılır. 4 dakikada dezenfekte eder. Kalıcı etkisi yoktur. Sporlu basil­lere klordan daha etkilidir. Pahalı olduğundan kullanımı sınırlıdır.

Dezenfektan Dezenfektanlar Dezenfeksiyon

Dezenfeksiyon Teknikleri ve Kullanılan Dezenfektanlar

Dezenfeksiyon tekniklerine girmeden evvel dezenfektanlar ve dezenfeksiyonda etkili faktörlerin bilinmesi gerekir.

1. Dezenfekte edilecek maddedeki mikroorganizma sayısı, cinsi/cinsleri. Sporlu bakteri­ler dezenfektanlara oldukça dirençlidirler. Dezenfektanlar genellikle bakterile­rin vejetatif (sporsuz, bölünüp, üreyen aktif hücre) formlarına etkilidirler. Mik­roorganizmanın çokluğu ve ortamdaki organik madde miktarı dezenfektanların etkisinin azalmasına sebep olur. Bir cins içindeki mikroorganizmalar hatta aynı tür içerisindekiler bir dezenfektana hassasiyeleri farklı derecelerde olabilir.

2. Dezenfektanın dozu ve temas süresi. Her bir grup dezenfektanın belli tür ve sayı­daki mikroorganizmaya optimum doz ve etki süresi değişiktir. Genellikle doz arttıkça etkileride artar. Ancak belirli bir yoğunluktan sonra antimikrobiyel et­kideki artış durur. Bazı dezenfektanlar düşük yoğunlukta mikrobiyostatik, yük­sek yoğunlukta mikrobiyolitik/mikrobisit etki gösterirler. Ticari dezenfektan ve antiseptikler farklı ve kombine üretildiklerinden kullanım doz ve sürelerine dik­kat edilmelidir.

3. Ortam ısısı. Dezenfektanların etkisi, ısı ile güçlendirilebilir.

4. Ortam p>H'sı. Dezenfektanlar genellikle pH = 7'de optimum etkirler.

5. Dezenfektanların Sinerjik/Antogonistik etkileşimi. Bazı dezenfektanlar, başka kimyasal maddelerle geçimsizdir (antagonist). Örneğin karbon ve demir klorür, fenollerin; sabunlar benzalkonyum klorürün etkisini zayıflatırlar. Bazı dezen-fektalar ise sinerjik etkirler.

Dezenfektanların Etki Mekanizmaları

1. Protein denatürasyonu yapan dezenfektanlar. Proteinlerin üç boyutlu molekül­leri arasındaki kovalant (disülfit bağları) ve nonkovalent bağlarla (iyonik, hidro-fobik ve hidrojen bağları) bağlanmış polipeptid zincirlerden ibaret olduğundan, bazı kimyasal maddelerden (ve ısı, ışık vb fiziksel olaylardan) kolay etkilenerek bozulurlar ki bu olaya denatürasyon (doğal yapısının bozulması, aktivite kaybı vs) denir. Alkol (%70), fenol (%l-2) asitler ve alkaliler bu şekilde etkirler.

2. Hücre duvarı ve sitoplazmik membrana etkiyen dezenfektanlar. Mikroorganiz­maların (özellikle Gram negatif bakterilerin) hücre duvarları lipoprotein ağırlık­lı yapıda olduğundan, yüzey aktif dezenfektanlar (sabunlar deterjanlar, benzal­konyum klorür ve fenoller) bu yapıya etkiyerek ve sitoplazmik membranın selektif geçirgenliğini bozarak ölmelerine sebep olurlar. Deterjanlar ve sabunlar mikroorganizmlarda yüzey gerilimini düşürürler.

3. Mikroorganizmaların enzimlerini bozan dezenfektanlar. Sistein içeren enzim­ler, yan zincirlerinde sülfidril (-SH) grupları bulundururlar. Koenzim A, alkil grubunun taşınması için en azından bir serbest sülfidril grubu taşır. Bazı dezen­fektanlar bakteri enzimlerinin bu grupları veya diğer substratları ile bileşikler yaparak enzimlerin fonksiyonlarını bozarak etkirler. Örneğin. Klor, sodyum hipoklorid, kalsiyum hipoklorid, sönmemiş kireç, iyot, potasyum permanganat, hidrojen peroksit, tuz, civa, gümüş, bakır ve arsenik bu şekilde etkirler.

4. Nükleik asitlere etkiyen dezenfektanlar. Mikrobiyolojide bakteri, maya mantar ve protozoonların boyanarak mikroskopta incelenmesinde kullanılan boyalar nükleik asitlerle bileşikler yapıp aktivitelerini bozarak etkirler. Malaşit yeşili, metilen mavisi, brillant green, krital viyole, akridin vs) Formalin, formaldehit, etilen oksit gibi dezenfektanlar purin ve pirimidin bazları ile reaksiyona girerler.

Suzme Filtrasyon ile Sterilizasyon

Süzme/Filtrasyonla Sterilizasyon

Sıvıların içerdikleri mikroorganizmaların adsorbsiyon veya mekanik esaslı süzülmesi esasına dayanan sterilizasyon tekniği, mikroorganizmaların büyüklükleri dikkate alına­rak sıvılardaki bakterilerden arındırmak için geliştirilmiştir. Bunlara milipor fitre denilir. Bu filtrelerden viruslar geçerler. Son yıllarda virusları yoğunlaştırmada mikropor (25 nm'ye kadar) filtreler geliştirilmiştir. Süzülecek sıvı önce daha büyük porlu filtrelerden süzüldükten sonra istenen milipor filtreden (0.22 mcm, 0.45 mcm, 0.65 mcm, 1.0 mcm vs) geçirilir.

Işınlama ile sterilizasyon

Bu amaçla daha çok X İşınları ve Gama ışınları kullanılır. Ultraviyole ışınları penetrasyonu az olduğundan plastik ve cam malzeme içine bile etkimediğinden pek tercih edil­mez. Kullanım alanı daha çok gıda sektörü olmakla birlikte, sağlık sektöründe plastik malzemeden yapılmış protezler, kateterler, katgütler, yapay kalp kapakçıkları vb mad­delerin sterilizasyonunda kullanılırlar. Gamma ve X ışınları, 2 M rad dozunda kullanılanarak sporlu bakterilere bile etkirler. Nükleik asitleri bozarak inaktivasyon sağlarlar.