İlaclarin Vucuttaki Akibeti ve Emilim

İlaçların Vücuttaki Akibeti

İlaçlar vücuda uygulandıkları yerden emilir ve dolaşıma katılır. Dolaşım sistemiyle etki edeceği yere ulaşır ve etkisini gösterir. Vücutta bazı ilaçlar kimyasal değişikliğe uğrar ve sonunda vücuttan atılırlar.

Bütün bu olaylar değişik faktörlerin etkisi altında kalır. Buna bağlı olarak ilacın etki şekli de değişebilir.

İlaçlar bu etkileşimler yanında bazı normal vücut olaylarını da değiştirebilir. İlaçlar uygulandıktan sonra vücutta dağılırlar, metabolize olurlar ve dışarı atılırlar. İlaç uygulandığında emilir, dağılır, mobilize olur ve vücuttan uzaklaştırılır.

Emilim (Absorpsiyon)

İlacın emilimi uygulandığı bölgede kan veya lenf dolaşımına geçmesidir. İlacın lokal etki etmesi istenildiğinde emilimi istenmez. Sistemik etki istenildiğinde emilim ne kadar çabuk olursa ilacın etkisi o kadar çabuk başlar.

İlaçların emilimlerini etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlar emilim hızını etkileyen faktörler olarak isimlendirilir. Bu faktörler;

İlacın veriliş yolu, ilacın özellikleri ve emilim yüzeyinin genişliği ve daralmasıdır.

İlacın veriliş yolu

Ağız yoluyla uygulanan ilaçlar sindirim sisteminde özellikle ince bağırsaklarda emilirler. İlacın buraya gelmesi veya emilmesi için belirli bir zamana ihtiyaç duyulur. İlacın sindirim sisteminden emilmesinde midenin dolu veya boş olması etkilidir. Enjeksiyon suretiyle uygulanan ilacın emilimi hızlıdır. Damar içine uygulamada ise enjektör iğnesinden çıktığı anda emilmiş olur.

İlacın özellikleri

İlacın molekül büyüklüğü ne kadar küçük ise ve yağda çözünürlüğü ne kadar fazla ise emilim de o kadar hızlı olur. İlaçların emiliminde farmasötik şekil de etkilidir. Katı farmasotik şekillerinin emilebilmesi için önce dağılması ve ilacın çözünmesi gerekir. Bu olayın hızı emilim hızını etkiler. Süspansiyon ve enjeksiyonluk solüsyonların veya süspansiyon ve enjeksiyonluk solüsyonların emilimi de ilacın tek başına çözünmüş olarak bulunduğu solüsyonlardan daha yavaş olur. Bundan başlıca bazı ilaçların konsantrasyonu da emilim hızını etkiler. İlacın uygulandığı yerdeki konsantrasyonu yüksek olursa emilim hızı da fazladır.

Emilim yüzeyinin genişliği ve damarlanması


İnhalasyon yoluyla uygulamalarda verilen ilaç akciğer alveolerinde çok geniş bir yüzeyden emilir. Bu nedenle genel anestezik madde inhale ettirilen kişi çok kısa süre içinde anesteziye girer. İlacın uygulandığı yerdeki damarlama da emilimi etkiler. İlacın uygulandığı yer de damarlanma az veya kan akım hızını azaltan şok, hipertansiyon, kalp yetmezliği gibi durumlar oluşmuşsa emilim yavaş olur.

Gorulen İklim Tipleri ve Bitki Topluluklari

Dünyada Görülen İklim Tipleri ve Bitki Toplulukları

Makroklima: Yeryüzünde geniş alanlarda görü­len büyük iklim tipleridir.

Mikroklima: Büyük iklimler içinde farklı özellikleri taşıyan daha dar alanlı iklimlerdir.

Türkiye’de İklim Tipleri Nelerdir ve İklimi Belirleyen Etmenler

a) Enlem
b) Denize göre konum
c) Atmosferdeki genel hava dolaşımı
d) Okyanus akıntıları
e) Yerşekilleri ve yükselti

İklim - Doğal Bitki Örtüsü İlişkisi

Nemli İklimler

Sıcak bölgeler - Geniş yapraklı orman
Soğuk bölgeler - İğne yapraklı orman
Ilıman bölgeler - Karışık orman
Kurak İklimler

Sıcak bölge - Kurakçıl çalılar - kaktüs
Soğuk bölge - Otsu - yosunsu bitkiler

Türkiye’de ve Dünya’da Görülen İklim Tipleri

Ekvatoral İklim Tipi nedir

Görüldüğü yer: Amazon ve Kongo havzaları, Güneydoğu Asya adalarında görülür.

Ekvatoral İklim Özellikleri: Her ayın ortalaması 20°C'nin üstünde­dir. Yıllık ve günlük sıcaklık farklarının en az olduğu iklimdir.
En çok yağış alan iklimlerdendir. Yıl boyunca bol yağış alır. Ekinoks dönemlerinde yağışlarda artış gözlenir.

Bitki örtüsü: Geniş yapraklı gür ormanlardır.

Savan İklim (Yazı Yağışlı Tropikal İklim)

Görüldüğü yer: Ekvatoral iklimi çevreleyen alan­larda (15 - 20° enlemleri civarı) görülür.

Özellikleri: Her mevsim sıcaktır. Kışlar Ekvator'a göre daha serin, yazlar ise Ekvator'a göre daha sıcaktır.
Yağış Ekvatoral iklime göre daha azdır. Yazlar yağışlı, kışlar kurak geçer.

Bitki örtüsü: Uzun boylu sık ot toplulukları olan savanlar görülür.

Muson İklimi

Görüldüğü yer: Güney ve Güneydoğu Asya kı­yılarında görülür.

Muson İklimi Özellikleri: Her mevsim sıcaktır (Ancak, Japonya ve Kore'ye doğru kuzeye gidildikçe sıcaklıklarda azal­ma görülür).
Yaz mevsimi çok yağışlı, kışlar kurak geçer. En çok ya­ğış alan iklimlerdendir.

Bitki örtüsü: Geniş yapraklı gür ormanlar, yer yer savanlar görülür.

Çöl İklimi

Görüldüğü yer: 30° Dinamik yüksek basınç kuşaklan ile kıtalann denizden uzak dağlarla çevrili iç kısımlannda görülür.

Çöl İklimi Özellikleri: Gece - gündüz sıcaklık farklarının en fazla olduğu iklimdir. En yüksek sıcaklıklar çöl ikliminde ölçülür.
Yıllık yağış miktarı çok azdır (200 mm. nin altında). Belli bir yağış rejimi yoktur.

Bitki örtüsü: Kurakçıl çöl bitkileri görülür.

Akdeniz İklimi

Görüldüğü yer: 30°-40° enlemleri arasında; Ak­deniz ülkeleri, (Mısır, Libya kıyıları hariç) Amerika'da Kaliforniya, Şili kıyıları, Afrika'nın güney ucu (Kap) ve Avustralya'nın güneydoğu ve güneybatısında görülür.

Özellikleri: Kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer.
Yağışların çoğu kış mevsiminde ve yağmur olarak düşer.
Kar yağışı ve don olayı nadir olarak görülür.

Bitki örtüsü: Yaz sıcaklığı ve kuraklığına daya­nıklı, soğuğa dayanıksız bodur ağaççık ve çalılardan oluşan makilerdir. Dağların yükseklerine çıkıldıkça or­manlar görülür.

Orta kuşak Okyanus İklimi

Görüldüğü yer: Orta kuşak karalarının batı kıyı­larında (Batı Avrupa, Kuzey Amerika'nın batısı) görü­lür.

Özellikleri: Kışlar ılık, yazlar serin geçer. Yıllık sı­caklık farkları azdır.
Batı rüzgârları ve sıcak su akıntıları nedeniyle en çok sonbaharda olmak üzere her mevsim bol yağış alır.

Bitki örtüsü: Karışık orman ve çayırlar doğal bitki örtüsünü oluşturur.

Step İklimi

Görüldüğü yer: Karaların iç kesimleri ve çöllere geçiş alanlarında görülür.

Özellikleri: Kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar sı­cak ve kurak geçer. Yıllık sıcaklık farkı fazladır.
Yıllık yağış miktarı az olup (300 - 400 mm. civarı) en çok yağış genellikle ilkbaharda düşer.

Bitki örtüsü: Yağışlı mevsimde yeşeren, diğer zamanlarda kurumuş halde kalan seyrek cılız ot toplu­lukları olan bozkırlardır.

Orta Kuşak Karasal İklimi

Görüldüğü yer: Orta Kuşak karalarının iç ve kuzey kısımlarında (Sibirya, Doğu Avrupa, Kanada ve ABD'nin iç kısımları) görülür.

Özellikleri: Kışlar uzun ve çok sert, soğuk, karlı, yazlar kısa ve serin geçer. Yıllık sıcaklık farklarının en fazla olduğu iklimdir.
En fazla yağış aldığı mevsim yazdır.

Bitki örtüsü: İğne yapraklı ormanlar (Sibirya'da tayga) ile yer yer çayırlar görülür.

Tundra İklimi

Görüldüğü yer: Sibirya'nın, iskandinavya'nın ve Kanada'nın kuzeyi ile Grönland kıyılarında görülür.

Özellikleri: Her mevsim soğuktur. En sıcak ay orta­laması genellikle 10°C'nin altındadır.
Yağış miktarı az olup, genellikle kar şeklindedir.

Bitki örtüsü: Soğuğa dayanıklı, cılız otsu, yosunsu bitkilerden oluşan tundralardır.

Kutup İklimi

Görüldüğü yer: Kutup bölgeleri ve Grönland'ın iç kesimleri

Özellikleri: Yıl boyunca sıcaklık ortalamaları O C'nin altındadır. Yıllık yağış miktarı çok azdır.

Bitki örtüsü: Buzullarla kaplı olduğundan bitki örtüsü yoktur.

Yogunlasma ve Yagis Olusumu

Yoğunlaşma Nedir, Yağış Oluşumu

Havadaki nemin yoğunlaşması ve yağış oluşabil­mesi, bağıl nemin % 100 e ulaşması ile olanaklıdır. Bunun için havanın yükselerek soğuması gerekir.

Oluşumuna Göre Yağış Çeşitleri

1. Yamaç Yağışları (Orografik Yağışlar):

Gezici hava kütlelerinin bir yamaç boyunca yükselip soğumasıyla oluşan yağışlardır.

2. Konveksiyonel Yağışlar (Yükselim): Isınan havanın yükselip soğumasıyla oluşan yağış türüdür. Sürekli yükselici hava hareketlerinin görüldüğü Ek­vatoral Bölgede yıl boyunca konveksiyonel yağış oluş­maktadır.

3. Cephe Yağışları (Depresyon - frontal yağış):
Farklı hava kütlelerini ayıran sınıra "Cephe" denir. Sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanlarında, sı­cak hava soğuk havanın üstünde cephe boyunca yük­selerek soğur ve yağış bırakır. Cephe yağışları en çok Orta Kuşakla görülür.

Alçalıcı hava hareketinin görüldüğü yerlerde yağış oluşmaz. Çünkü; alçalan hava ısınır, nem taşıma ka­pasitesi artar ve doyma noktasından uzaklaşarak havada nem açığı ortaya çıkar.

Yoğunlaşma Çeşitleri ve yoğunlaşma olayları

Sis: Yeryüzüne yakın kesimlerde, havadaki nemin yoğunlaşarak havada asılı kalmış şeklidir.
Sisin en yoğun olduğu saatler sabah saatleridir. Öğleye doğru sıcaklığın artması yoğunlaşmayı engeller ve sis dağılır.

Çiy: Gece boyunca ısı kaybeden yeryüzü üze­rindeki cisimler de (bitki yaprakları vb.) soğur. Soğuk yüzeylere temas eden havanın içindeki subuharı, dam­lacıklar halinde yoğunlaşır. Bu damlacıklara çiy denir.

Kırağı: Bulutsuz geçen kış gecelerinde, aşırı so­ğuyan yeryüzünde ve cisimler üzerindeki çok küçük ve ince buz kristalleri şeklindeki yağış türüdür.

Kırç: Çok soğuyan yeryüzünde, havadaki aşırı so­ğumuş su damlacıklarının soğuk cisimlere çarparak buz haline geçmesidir.

Bulut: Havadaki nemin yükseklerde yoğunlaşarak asılı kalmış halidir.

Yağmur: Bulutu oluşturan su tanecikleri, havanın soğumasıyla birleşerek büyür, ağırlaşır ve su damlacık­ları halinde yere düşer.

Dolu: Ani soğumayla donan su damlalarıdır.

Kar: 0°C' nin altındaki sıcaklıklarda, havadaki su­buharı kristaller halinde yoğunlaşarak yere düşer.

Yağışın Yeryüzünde Dağılışı

Yağışın En Fazla Olduğu Yerler (1000 mm. ve üstü):

1. Sürekli alçak basınç alanları: Sürekli yükselici hava hareketleri nedeniyle bol yağış alır.
Ekvator TAB
60° DAB

2. Güney ve Güneydoğu Asya: Yaz Musonları nede­niyle bol yağış alır.

3. Orta Kuşak karalarının batı kıyıları: Batı rüzgârları ve sıcak su akıntıları nedeniyle bol yağış alır.

En Az Yağış Alan Yerler:

1. Sürekli yüksek basınç alanları: Sürekli alçalıcı hava hareketleri nedeniyle yağış oluşumuna elve­rişsizdir.

30° DYB alanları: Sıcak çöller

Kutup TYB alanları: Soğuk çöller

2. Kıtaların iç kısımları: Denize uzaklık nedeniyle nemlilik ve yağış miktarı azdır.

3. Dağlarla çevrili çukur alanlar: Denize kapalılık nedeniyle az yağış alır.
Ayrıca:

Kıyılar genellikle iç bölgelerden fazla yağış alır.
Dağların denize paralel uzandığı kıyılar bol yağış alır.
iç bölgelerde dağlık alanlar çukur yerlerden fazla yağış alır.
Çok yüksek dağların dorukları az yağış alır.
Soğuk su akıntılarının etkilediği kıyılar az yağış alır.