Cocuklarda Beslenme Aliskanliklari

Çocuğun beslenme alışkanlıklarının davranışları üzerinde bir etkisi var mıdır?

Çocuğun genel olarak davranışları nasıl onun beslenme alışkanlı­ğını etkiliyorsa çocuğun beslenme alışkanlığı da genel olarak dav­ranışlarını etkiler. Ancak beslenme alışkanlıklarının mı davranış­ları, davranışların mı beslenme alışkanlıklarını etkilediğini her za­man kesin olarak bilmek söz konusu olmayabilir. Kesin olan çocu­ğun davranışları üzerinde her ne kadar çocuğun doğuştan getirdi­ği kişik özellikleri etkili de olsa, çocuğun davranışları aile içi iliş­kilerden çok etkilenir.

Yapı itibari ile hareketli olan bir çocuğun masa başındaki dav­ranışları da hareketli olur. Bir an evvel bir şeyler yiyip masadan uzaklaşmak, aklındaki yeni eyleme doğru yönelmek ister. O ne­denle de anne babanın beklediği miktar ve şekilde yemeğini yeme-yebilir. Bir başka çocuk da vardır ki genel olarak davranışları ya­vaştır. Hem yemeğe başlaması zaman alır hem de yemeğini bitir­mesi. Anne baba hep çocuğuna ikinci lokmayı da yemesi gerekti­ğini hatırlatmak zorunda kalır. Genel olarak çocuğun davranışları yeme davranışlarını belirler.

Çocuğun beslenme alışkanlığı davranışları üzerinde şu bakım­dan etkilidir. Eğer çocuk sağlıklı besleniyorsa daha enerji dolu, da­ha güçlü ve kendisi ile de daha barışık olur. Bu da onu olumlu davranışlarda bulunmaya yönlendirir. Beslenme problemi olan, yeterince beslenemeyen, beslense de sağlıklı beslenmeyen bir ço­cuğun davranışları huzursuzdur. Huzursuz olan çocuğun zihni açık olmaz. Sağlıklı beslenmeyen, kendi kendisini beslemesi teş­vik edilmeyen, beslenme konusunda anne baba ile arasında hep bir çatışma yaşayan çocuklar çevre ile olan ilişkilerinde de sorun yaşayabilirler. Bu ileride onların akademik başarıları üzerinde de etkili olur.

Anne baba çocuk arasındaki iyi ilişkiden söz ettiğimizde as­lında tıpkı eşler arasındaki ilişkinin vazgeçilmez bir unsuru olan uyumdan söz ederiz. Anne baba ve çocuk arasındaki uyum ve tarafların birbirlerinden beklentilerini bilmeleri onların yaşaya­cağı çatışmaları en aza indirir. Anne babaların gerek çocukları­nın yeme davranışları olsun gerekse genel davranışları olsun hep çocuklarını tanıyarak hareket etmeleri gerekir ki çocuk olumlu davranışları benimseyip kabullenebilsin. Aksi halde anne baba­ların çocuklarından beklentileri çocuklarının bireysel özellikleri­ne uygun olmayabilir. Çocuk davranışlarını değiştirmek yerine anne babasına karşı olumsuz bir tutum içine girebilir. Anne ba­baların tüm bu dinamiklerin farkında bir şekilde hareket etmele­rinde yarar vardır.

Cocuklarda Yemek Secme

Çocuklar neden yemek seçerler?

Çocukların da yetişkinler gibi hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler ve bunları ifade etme haklan vardır. Bir çocuk domatesi se­verken bir başkası sevmeyebilir. Çocuğa yemeyi istemediği bir be­sin konusunda ısrarcı olmak, her zaman için çocuğun o besini severek yemesini sağlamayabilir. Hatta genellikle tersi söz konusu olur. Çocuğun belli bazı besinleri yemeyi reddetmesi çocuğun ye­mek seçme sorunu olduğu anlamına gelmez.

Çocuklarda Yemek Seçme

Küçük çocukların iştahlarının azalması ya da sürekli olarak belli bir süre aynı şeyi yemek istemesi genellikle her çocuğun ya­şadığı doğal bir süreçtir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında eğer anne baba büyük tepkiler vermeyerek, sabırla bu dönemin geçme­sini beklerlerse, bir süre sonra çocuğun iştahı mutlaka yeniden açılacak, hatta geçmişte yemeyi reddettiği şeyleri yemeye bile baş­layacaktır. Anne babanın biraz da acele ederek verdiği tepkiler ço­cuğun reddettiği besine bir anlam yüklemesine ve zamanla o besi­ne karşı tepki vermesine neden olur. Elbette buradan anne baba­nın tüm kontrolü çocuğa bırakması gerektiği sonucu da çıkarılma­malıdır. Çocuğu gözlemleyerek, ısrarcı olmadan alternatiflerin var­lığı çocuğa hatırlatılmalı, çocuğun seçici tavrı pekiştirmemelidir.

Anne babaların konunun üzerine gitmeden önce çocuğun ye­mek seçmesinin bir probleme dönüştüğünden emin olmaları gere­kir. Sözgelimi bir çocuğun sadece sade makarna ile beslenmesi ve bu durumun süreklilik göstermesi bir problemin varlığına işaret eder. Belli besinlerde ısrarcı hatta inatçı olan çocukların genel ola­rak yaşamlarına bakıldığında bu tutumlarının yaşamlarının diğer alanlarında da söz konusu olması dikkat çekicidir. Çocuk sadece yiyeceği konusunda değil, tabağından, kullanacağı çatal ya da bı­çağa hatta nerede yiyeceğine kadar ısrarcı bir tutum içinde olabi­lir. Bu çocuklar giyecekleri kıyafete kendileri karar vermek isterler. Genellikle anne babalarından gelen her türlü önerinin aksi bir ka­rar vermek eğilimindedirler. Eğer çocuğun yaşamının genelinde bu türden tepkisel ısrarcı tavır varsa o zaman çocuğun yemek konu­sundaki seçiciliğinin çocuğun içinde bulunduğu duygu durumunu yansıtan bir başka anlamlı gösterge olduğu düşünülmelidir.

Ailede otorite sorunu olması, ev içinde yerleşik kuralların olma­ması, anne ya da babanın ya da her ikisinin stresli olması çocuğu kontrolü almaya, evde otorite olmaya yönlendirmiş olabilir. Çocu­ğun davranışlarının kontrol edebilmesi, kendisini konumlayabilmesi, duygularıyla başa çıkabilmesi için evde sınırların varlığı şart­tır. Sınırların, otoritenin olmadığı yerde çocuk bir sonraki adımın ve davranışının doğuracağı sonuçları öngöremediğinden huzursuz olur. Kontrolün anne babada olduğu, anne ve babanın birlikte ay­nı mesajı verdiği, evde belirli bir yemek zamanının olduğu, birlikte yemeğe oturulan ailelerde yeme ile ilgili yaşanan sorunlar genellik­le geçicidir ve kolaylıkla aşılır.

Yemek seçen çocuklar konusunda özellikle iki noktaya dikkat edilmesinde yarar vardır. Her şeyden önce çocuğun yemek seçme­si için ona seçim yapabileceği alternatiflerin sunulmaması gerekir, Çocuğun yememesi halinde ona alternatif yiyeceler sunmak hem çocuğun kafasını karıştırır, hem de davranışını pekiştirir. Evde ha­lihazırda pişirilmiş olan ve diğer aile bireylerinin de yediği şeyler arasından bir seçim yapması önerilebilir. Dikkat edilmesi gereken ikinci önemli nokta da eğer çocuk yemeği reddediyorsa belirli öl­çülerde ısrarcı olup tabağını bitirene kadar masadan kalkamayaca­ğının söylenmesidir. Özellikle küçük çocuklarda inat çok hızlı bir şekilde gelişip pekişebilen bir davranıştır. Çocuğu zorladığınızda genellikle bu inat savaşını onlar kazanırlar. İşte böylesi bir inatlaş­ma, aslında anne babanın da bir anlamda çocuklaşması, çocuğu­nun duygu yaşına inmesi anlamına gelir. Israrcı olmamak ve alter­natifler sunmamak en doğru yaklaşım olacaktır.

Bebege Yemek Yedirme Yollari

Çocuklar yemek yemeyi neden reddederler?

Bebeğe Yemek Yedirme


Yemek yemeyi reddeden çocuklar bu davranışları ile bir bakıma kendi dediklerini yaptırtma çabası içindedirler. Bu çocukların ya­şamlarının başka alanlarında da inatçı bir kişilik sergiledikleri, hatta genellikle uyku problemlerinin de olduğu görülür. Ancak an­ne babalar özellikle beslenme konusunda hassas oldukları için ge­nellikle daha çok beslenme problemi üzerinde yoğunlaşırlar. Hat­ta pek çok anne çocuğunu besleyemediği düşüncesi ile suçluluk duyar. Ancak burada görünen kaygı çocuğu fiziksel olarak besle­yememek de olsa, kaygının asıl nedeni çocuğuna yetememek, ye­terince iyi bir anne olmadığını düşünmekten kaynaklanır.

Bazı durumlarda çocuğunun beslenmesi, anne için bir saplan­tıya bile dönüşmüş olabilir. Böyle durumlarda çocuk ile araların­daki ilişki daha da bozulacağından, yemek yemek çocuk tarafın­dan tam bir reddedişe dönüşebilir. Zamanla çocuk artık sadece ye­meyi değil ilişkiyi de reddeder konuma gelir.
Yemek yemeyi reddeden çocukların bebeklik deneyimlerine ba­kıldığında genellikle bu sorunlarının haşalarda da olduğu dikkati çeker. Özellikle iki yaşından sonra daha çok bağımsızlaşan çocu­ğun anne baba üzerinde kontrol sağladığı, ilişki içinde en etkin zaman yemek yemedir.

Çocukların yemek yemeyi reddetmelerinin ileride doğuracağı sonuçlar sorunun boyutuna göre değişir. Eğer bu durum birkaç ay devam ederse mutlaka konunun uzmanı bir çocuk doktoruna ön­celikli olarak gidilmelidir.

Çocuğa yemek yedirme yolları

Anne babanın böyle bir sorunla karşılaştıklarında yapabilecek­leri en doğru şey çocuklarına her zamankinden daha fazla zaman ayırarak ilgi göstermeleridir. Çocuk yemek yemeyi reddettiği za­manlarda çocuğa çok fazla ilgi gösterek bunun üzerinde durmak çocuğun bu davranışının daha çok pekişmesine neden olur. Bunun yerine çocuk yediğinde ilgi gösterek övgülerde bulunmak olumlu davranışın pekişmesini sağlar. Çocukluğunda yemek yemeyi reddedenlerin ileriki yaşamlarında yeme bozukluğu ya­şayacaklarına dair kesin bir bilgi yoktur.

Çocuk, üzerinde bir baskı hissetmemelidir. Beslenme ve disiplinin çocuğun hayatında iki farklı alan olması gerekir. Sözgelimi eğer çocuğunu­za yemeğini bitirmesi halinde çikolata vereceğinizi söylerseniz, ço­cuk yemek yemeyi katlanılması gereken bir eziyet, çikolatayı da bunun karşılığında aldığı bir ödül olarak görecektir. Böylece de ço­cuk için çikolata daha çok önem ve değer kazanırken yemek için aksi söz konusu olur.

Eğer çocuğunuz açsa onun önce rahat bir şekilde hazırladıkla­rınızı yemesine olanak verin. Şayet yemeyi reddediyorsa bir son­raki yemek zamanına kadar hiçbir şey yiyemeyeceğini ona söyle­yin ve sözünüzde de durun.

Beslenme zamanının keyifli bir paylaşıma dönüştürülmesi ço­cuğun yemesine yardım eder. Bu nedenle de aç değilseniz bile bir­likte oturmanız belki bir elma yiyerek ona eşlik etmeniz çocuğu mut­lu eder. Çocuğunuza konusu beslenme olan şarkılar, tekerlemeler öğreterek ve söylerken ona eşlik ederek çocuğunuzun yemeğe ba­kış açısının değişmesine de yardım etmiş olursunuz.