Defibrilasyon Nedir

Defibrilasyon Nedir, Defibrilasyon Nasıl Yapılır

Kardiyak arrest tedavisinde sağka-lım oranı açısından defibrilasyon son derece önemli bir uygulamadır (Resim 1). Erişkinlerde tanık olunan ani kar­diyak arrestte gözlenen ilk ritm genel­likle VF/VT'dur. VF'un en etkin teda­visi ise olası en kısa sürede gerçekleşti; rilen defibrilasyondur. Zaman geçtikçe defibrilasyonun başarılı olma olasılığı hızla azalır, kaybedilen her dakika bu şansı %7-10 azaltır. Ritim kısa bir süre sonra asistoliye dönüşür. Sonuçta, hasta ne kadar erken defıbrile edilirse prog-noz o kadar iyi olacaktır. Son yıllarda geliştiriler. otomatik eksternal defıbrila-törlerin kullanımı ile defıbrilatör kulla­nabilen kişi sayısının arttığını ve arrest ile ilk defibrilasyon arasındaki sürenin kısaldığını gösteren araştırmalar vardır. Günümüzde, basit kullanımlı otomatik eksternal defibrilatörler sayesinde defıbrilasyonun artık, TYD uygulaması içinde yer alması önerilmektedir.

Deflbrilatörün pedalları jeilendikten sonra biri sternumun sağ-üst tarafına, orta klavikuler hatta klavikulanın altına, diğeri sol kostaların alt kısmı, ön-orta aksiller hatta, apeksin hemen dışına yer­leştirilir. Ritim analizi ve na­bız kontrolünü takiben VF/VT olgula­rında defibrilasyon uygulanır. Defibri-lasyonda enerji seviyesi sırasıyla 200 J, 200 J ve 360 J olacak şekilde 1 dk için-de 3 kez şok uygulanır. Bunu takip eden uygulamalar için, ritimde bir değişiklik olmuyor ve VF/VT devam ediyorsa, enerji seviyesi 360 J olmalıdır. VF/VT ritminde defibrilasyon sonrası 1 dakika, non-VF/VT ritminde ise 3 dk CPR uygulandıktan sonra tekrar ritim değer­lendirmesi ve nabız kontrolü yapılarak uygun basamaktan tedaviye devam edilir.

İYD sağlanırken, CPR uygulaması sırasında ayrıca;

eğer yapılamamışsa, defıbrilatör elektrot veya pedallarının pozis­yonu ve teması kontrol edilmeli,
havayolu güvenliği sağlanarak oksijen (02) tedavisine başlanma­lı ve damar yolu açılmalı,
adrenalin ve diğer ilaçların kulla­nımına geçilmeli,
arreste neden olabilecek geri döndürülebilir nedenler varsa te­davi edilmelidir.
Kardiyak arreste yol açabilen ve po­tansiyel olarak geri döndürülebilen ne­denler şunlardır:

4H: l.Hipoksi
2. Hipovolemi
3. Hiper/Hipokalemi, hipokal-semi, asidemi
4. Hipotermi
4 T: 1. Tansiyon pnömotoraks 2. Tamponad (Kardiyak) 3.Trçmboembolik veya-meka­nik obstrüksiyon
4. Toksisitedir.

İleri Yasam Destegi (İYD) Nedir

İleri Yaşam Desteği (İYD)

İYD, TYD'nin yanısıra, etkin venti-lasyon ve dolaşımı sağlamak ve sürdür­mek için araç-gereçlerin ve özel teknik­lerin kullanımını, elektrokardiyografi ve aritmi analizi, başarılı bir resüsitasyonu izleyen erken dönemde hasta stabilizayonu ve bu konuda gerekli olan bilgi ve deneyim gibi önemli konuları içerir.

Erişkinlerde TYD'nin yanısıra, defıbrilasyon ve güvenli bir havayolu ile akciğerlerin ventilasyon ve oksijenas-yonunun sağlanmasının en etkili giri­şimler olduğu bilinmektedir. TYD, İYD sağlanıncaya kadar sürdürülmelidir.

İYD'nin temel hareket planı aşağıda özetlenmiştir.

Prekordiyal Vuru ve ileri kardiyak yaşam desteği ppt

Prekordiyal thump olarak bilinmek­tedir. Defıbrilatör uygulanmadan önce arrest kanıtlanmışsa veya monitörde ar­rest gösterilmişse, profesyonel sağlık ekipleri tarafından sternumun alt yarısı­na, ksifoidin üzerine gelmeyecek şekil­de bir kez uygulanabilir. Fakat, kardi­yak arrest oluştuktan sonra ilk 30 sn içinde uygulanamazsa başarı şansı çok azalır.

Kardiyak Arrest Ritimleri

Ventriküler fıbrilasyon (VF)/nabız alınamayan ventriküler taşikardi (VT) ve non-VF/VT (asistoli veya nabızsız elektriksel aktivite (PEA)) olarak ikiye ayrılmaktadır. Tedavide; iki arrest ritmi arasındaki tek fark, VF/VT'de uygula­nan defıbrilasyondur.

Havayolu Obstruksiyonu

Havayolu Obstrüksiyonu

Havayolunun yabancı cisim ile obs-trüksiyonu erişkinlerde nadir görülen bir durum olmakla birlikte, karşılaşıldı­ğında gerekli girişimler zamanında ya-pılmazsa ölümle sonuçlanabilmektedir. Çoğunlukla nedeni iyi çiğnenmemiş bir gıda parçası olup, daha çok çocuklarda ve yaşlılarda görülmektedir.


Havayoluna yabancı cisim kaçmış bir kişinin görüntüsü tipiktir. Elleriyle boynunu tutan hasta solumaya, öksür- meye çalışır. Yabancı cisim havayolunu tam tıkamamışsa hastada, solumaya ve öksürmeye çalışırken stridor, inspiratu-ar wheezing duyulur. Yabancı cisim yer değiştirir ve havayolunu tam tıkarsa hasta konuşamaz, öksüremez ve soluya-maz duruma gelir, siyanoz gelişir. He­men girişimde bulunulmazsa kısa bir süre sonra bilinç kaybı ve ölüm görülür. Böyle bir hastayla karşılaşıldığında ilk önce solunum değerlendirilmeli, ye­terliyse sadece öksürmeye teşvik edil­melidir.

Solunumu yetersizse veya gide­rek zayıflıyor ve kayboluyorsa hemen sırta vurma manevrası uygulanmalıdır. Hastanın ağzı içinde yabancı cisim var­sa çıkarılır. Hastanın yan tarafında ve hafifçe sırtına doğru durulur. Hasta bir elle sternumundan desteklenirken, öne doğru eğilir. Diğer elin avuç içi ile sırta iki skapula arasına 5 kez kuvvetlice vu­rulur. Sırta vurma tekniği ile başarılı olunamıybrsa, Heimlich manevrası (ab-dominal bası) uygulanmalıdır. Hastanı arkasında durulur, bir el yumruk yapıla­rak, ksifoid çıkıntı ile umbilikus arasına yerleştirilir. Göbeğin hafif üst tarafına yerleştirilen elin başparmağı hastanın karnına bakacak şekilde olmalıdır. Di­ğer el ile yumruk yapılmış el kavranır. Daha sonra kuvvetlice içe ve yukarı doğru çekilir. Sırt üstü yatan hastada ise, bir el ayasının topuk kısmı orta hat­ta umblikusun hafifçe üstüne, ksifoid çıkıntıdan uzakta olacak şekilde yer­leştirilir. Diğer el de, bu elin üzerine yerleştirildikten sonra önden arkaya ve yukarıya doğru kuvvetli bir şekilde ba­sı uygulanır. Bu manevra 5 kez arka ar­kaya uygulanır. Obstrüksiyon hala de­vam ediyorsa, ağız içi tekrar kontrol edilir. Sonra tekrar 5 sırta vurma, 5 ab-dominal bası uygulanarak yabancı ci­sim çıkarılmaya çalışılmalıdır. Solunu­mu olmayan hastada, her serinin sonun­da yapay solunum uygulamaya çaba sarfedilmelidir. Bu konuda en yeni öne­ri ise; hastanın bilinci kapalı veya hızla kapanmaya eğilimli ise, sırta vurma ve­ya abdominal bası yerine, temel yaşam desteği uygulanmasıdır. Yapay solunum 2 kez uygulandığı halde etkin olmuyor­sa dolaşım belirtilerine bakılmadan he­men torakal kompresyona geçilmelidir. Bu durumdaki bir hastaya dıştan toraks kompresyonu uygulanması, abdominal basıya göre daha yüksek bir havayolu basıncı oluşturmakta ve yabancı cismin çıkarılması daha kolay olmaktadır.