Nitrit Oksit (NO) Gazi Nedir

Nitrit Oksit (NO) Gazı Nedir

Nitrojen oksit, nitrojen ve oksijenden oluşan bir gaz karışımıdır. Oda sıcaklığında rengi, renksiz ile kahverengi arasında değişmektedir. Nitrit oksit, oda sıcaklığında keskin tatlı kokuya sahiptir.
Solukla dışarı verilen havada nitrit oksit (ExNO) seviyelerinin bronşiyal astım hastalıklarında arttığı ilk defa 12 yıl önce bildirilmiştir. Bu keşfi, 1980’lerin son yarısı boyunca NO biyolojisi üzerine yapılan yoğun araştırmalar takip etmektedir. NO’un respiratuvar patofizyolojideki birtakım rolleri kapsamlı olarak değerlendirilmiştir. NO, adrenerjik ve kolinerjik olmayan, nörotransmisyon, vasküler ve vasküler olmayan düz kas gevşemesi gibi çeşitli etkileri içeren endojen bir mesajcıdır. NO’in akciğer hastalıklarındaki kesin fonksiyonunu dikkate alan çelişkili bulgular mevcuttur. Patolojik durumlarda NO, immünomodülatör etkileri olan bir pro-enflammatuvar aracıdır. ExNO ölçümleri astımda, KOAH’da, kistik fibrozisde ve akciğer transplantasyonunda yararlı olmuştur. Kronik ve/veya şiddetli astımlı ebeveynlerde ExNO seviyeleri, eozinofilik bir hava yolu enflammasyonunun hali hazırda aktif olup olmadığını belirlemede yardımcı olmaktadır. En azından bu şartlarda, sağlıklı yetişkinler ve okul çağındaki çocuklar için normalin üst limitleri sırasıyla 33 ppb ve 25 ppb’ye ayarlanmalıdır. Hem yüksek (50 ppb) hem de düşük (25 ppb) ExNO seviyeleri, kesin astım öyküsü olan hastaların sonuçlarını öngörmede kullanılabilmektedir.
Solukla dışarı verilen Nitrit Oksit (ExNO), kemilüminesans nitrik oksit gaz analizörü ile invaziv olmayan yöntemlerle ölçülmektedir. Amerikan Torasik Topluluğu, ağızdan tek nefesle dışarı verilen nitrik oksit ölçümlerini önermektedir. Amerikan Torasik Topluluğunun standardize prosedürleri, ExNO ölçümü için kullanılmaktadır.
Cihaz bilinen bir NO kaynağının seyreltileri ile, 0-100 ppb değer aralığı boyunca kalibre edilmektedir ve ExNO’i etkileyebileceğinin bilinmesinden dolayı atmosferik seviyelerin 30 ppb’yi aşmamasına özen gösterilmelidir.

Karbon Monoksit Gazi Nedir

Karbon Monoksit Gazı Nedir

Karbon monoksit gazı, karbon ve oksijen reaksiyonu sonucunda oluşmaktadır. Karbon monoksit toksik bir gazdır, çünkü hemoglobinle oksijene göre daha güçlü bir reaksiyona girmektedir. Eğer reaksiyon insan kanında meydana gelmişse, oksijen kanla taşınamaz çünkü karboksihemoglobin, oksihemoglobinden daha stabildir. Kanda oksijenin azalması ölüme neden olmaktadır. Tam reaksiyon aşağıdaki gibidir.
CO(g) + Hb(l) ^ HbCO(l)  (2.1)

O2(g) + Hb(l) ^ HbO2(l)  (2.2)
Journal of the American Medical Association (JAMA)’ a göre karbon monoksit (CO) kaza sonucu meydana gelen zehirlenmelerin ve ölümlerin başlıca sebebidir. Yılda 1500 kişi kaza sonucu karbon monoksite maruz kalma sonucu ölmekte ve 10.000 kişi de tıbbi müdahele görmektedir. Karbonmonoksit bir yakıtın (doğal gaz, yağ, kömür, odun, gaz yağı vb.) tam olmayan yanması esnasında üretilen yanıcı, renksiz, kokusuz, tatsız toksik bir gazdır. Karbon monoksit, kanın oksijen taşıma kapasitesini inhibe etmektedir. Akciğerlerde, CO kan dolaşımına geçmekte ve kendini hemoglobine (kırmızı kan hücrelerindeki oksijen taşıyan pigment) bağlamaktadır. Hayatımız boyunca oksijen atomlarına bağlanan hemoglobin, rahatlıkla karboksihemoglobin (COHb) olarak bilinen bir toksik bileşik oluşturmak üzere karbon monoksidi (oksijen göre 200 kat daha fazla kolaylıkla bağlanan) kabul etmektedir. Vücutlarımızda karbon monoksit, oksijen yerine geçerek, organlarımız ve hücreler için oksijeni engelleyerek çeşitli derecelerde hasara yol açmakta ve vücudumuz kendini zehirlemektedir.

Gastroenterit Hastaliklar Nelerdir

Gastroenterit Hastalıklar Nelerdir

Nefes hidrojeni ölçümleri, karbonhidrat malabsorpsiyonu tespiti için klinik tıpta uygulanmaktadır [101]. Karbonhidratların bakteriyel metabolizması tarafından üretilen H2, nefes ile dışarı atılmaktadır. H2 nefes testi, laktaz eksikliği ve diğer di- ve monosakkarit malabsorpsiyonu bozuklukları, nişasta malabsorpsiyonu ve ince-bağırsak bakteriyel aşırı artışını da içeren klinik sindirim ve emilim bozukluklarının tanısını koymak üzere kullanılabilmektedir. Nefes H2 testinin, en hassas laktaz eksikliği göstergesi olduğu anlaşılmıştır ve nefes H2 ölçümleri, diyet karbonhidratlarının tam spektrumu üzerine yapılan sindirim incelemelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. H2 nefes testleri, UBT Gastroenterit hastalıkların tanısı için de kullanılabilmektedir. UBT, klinik uygulamalarda kullanılan en başarılı nefes testlerinden biridir. Tanımlanabilecek hastalıkların çeşitliliği, H. Py^lori enfeksiyonu, laktoz ve fruktoz intoleransı, bakteriyel aşırı artış, safra tuzu harcanması, pankreatik yetersizlik, karaciğer disfonksiyonu ve anormal ince bağırsak geçişini içermektediru. Bu hastalıklar arasında, H. py^lori kapsamlı olarak incelenmiş ve test klinik tanı için yaygın olarak uygulanmıştır.
UBT, H. py^lorfnin nitrojen ve karbondan oluşan bir kimyasal olan üreyi parçalama yeteneğine dayanmaktadır. Üre parçalandığında açığa çıkan CO2, midenin astarı boyunca kan içerisine emilmektedir. Sonra da akciğerden nefes ile atılmaktadır. Farmakokinetik incelemesi, nefes testindeki karbon izotoplarının akıbetini anlamak için esastır. Solukla dışarı verilen nefes örnekleri toplanmakta ve nefesle dışarı verilen CO2 içindeki izotopik olarak işaretlenmiş olan karbon ölçülmektedir. Hali hazırda, H. pylori ’yi tespit etmek üzere iki nefes testi mevcuttur: C UBT (radyoaktif) ve C UBT (radyoaktif olmayan, kararlı). C UBT’deki radyoaktiviteden kaynaklanan risk gerçek olmasına rağmen, bu riskin bir kemik iliği uygulamasında alınan dozun 100’de biri kadar olduğu tahmin edilmektedir.
H pylori için olan bir testte, duyarlılık ve spesifisite sırasıyla %90,2 ve %95,8 olarak bildirilmiştir [106]. C UBT ile karşılaştırıldığında, C UBT radyoaktivite riskine sahip değildir, çünkü C kararlı, radyoaktif olmayan izotoptur. Bu nedenle, küçük çocuklar ve hamile kadınlar için tercih edilen bir test haline gelmektedir. C UBT için, duyarlılık ve spesifisitenin %90 ile %100 değer aralıklarında olduğu bildirilmiştir.