Akciger Transplantasyonu

Akciğer Transplantasyonu

İnsanda ilk akciğer transplantasyonu 1963 yılın­da Hardy ve arkadaşları tarafından gerçekleştiril­miş, ancak hasta 18 gün yaşabilmiştn Bunu takip eden 20 yılda yaklaşık 40 kadar akciğer transplan­tasyonu yapılmış ise de, sonuçlar yüz güldürücü olamamıştır. Akciğer transplantasyonıarmdaki bu kötü sonuçların temel nedeni bronşıal anastomoz kaçağıdır ve deneysel çalışmalar bunun nedeninin immünosupresyonda kullanılan steroid ler olduğu­nu göstermiştir. Steroid yerine CsA kullanıldığında ise iyileşme normal olmaktadır. Ayrıca, anastomo-zun pedikülü korunan bir omentum parçası ile sa­rılmasının, anastomoz bölgesi dolaşımının omental kollateraller ile daha kısa sürede sağlanmasına ve anastomozun kaçaksız bir şekilde iyileşmesine ne­den olduğu belirtilmektedir.


Son senelerde, tüm transplantasyonlarda oldu­ğu gibi akciğer transplantasyonu endikasyonların-da da bir gelişme gözlenmektedir. Son dönem pulmoner fibrozis, 50 yaşın üzerinde amfizemli hasta­lar, lenfanjioleiomyomatosis ve eosinofilik granu-loma gibi diğer obstrüktif akciğer hastalığı olanlar, primer pulmoner hipertansiyonlu hastalar tek ta­raflı akciğer transplantasyonu için primer endikas-yonları oluştururlar.

Akciğer transplantasyonunda yeni sayılabilecek bir yöntem, iki akciğerin de değiştirilmesi gereken durumlarda takım halinde değiştirme yerine, iki akciğerin bilateral torakotomi ile tek tek transplan­tasyonudur. Bu yeni tekniğin birçok avantajı var­dır: Total kardiopulmoner bypass ve kalpde iske-mik arrest'e gerek kalmamakta, bronşial anasto-moz trakeal anastomoza kıyasla daha iyi iyileş­mekte ve aşırı mediasten disseksiyonu yapılmadı­ğından kalp denervasyonu olmamaktadır. Bu tek­niğin uygulandığı 12 hastada ölüm ve ciddi bir postoperatif morbidite olmadığı bilinmektedir. Bi­lateral tekli akciğer transplantasyonunun kalp-ak-ciğer transplantasyonuna da üstünlüğü vardır. Bunlar, belirgin olarak daha kısa olan organ bekle­me süresi (2'ye karşı 18 ay) ve resipient kalbinin ge­reksiz yere değiştirilmesi yerine, o kalbin başka bir kalp resipientine kullanılmasıdır. Transplantasyon için uygun akciğer bulunması diğer organlara kı­yasla daha zordur. Zira özellikle beyin ölümü geli­şen bir hastada akciğerlerde enfeksiyon ve ödem kolay oluşur. İyi bir donör için gerekli olanlar, te­miz bir akciğer filmi, % lOOTük FI02 ve 5 cm su'luk end ekspiratuar basınç ile arteryel oksijen basıncı­nın > 300 mmHg olması ve bronkoskopide belirgin pürülan materyal veya aspirasyon bulgusu olma­masıdır.

Soğuk prezervasyon sıvısı (Euro-Collins) ve pulmoner artere prostaglandin El enjeksiyonu ile 9 1/2 saatte varan iskemi süreleri iyi tolere edilmek­tedir. Günümüzde donör uygunluğu için sadece ABO kan grubu uyuşmasına ve boyuta bakılmakta­dır. Organ boyutları uyuşması için yaş, kilo, boy, göğüs çevresi yanında göğüs duvarının vertikal ve transvers boyutları (radyolojik) da dikkate alınır.

Akciğer Transplantasyon


İmmünosupresyonda, diğer organ transplantas­yonlarından farklı olarak, bronş iyileşmesi üzerine kanıtlanmış negatif etkisinden dolayı ilk günlerde steroid kullanılmaz. Bunun dışında tedavi protoko­lü diğer transplantasyonlarda olduğu gibidir.

Akciğer transplantasyonu diğer organ transplantasyonları ile karşılaştırıldığında halen emekle­me devresindedir. Buna rağmen sadece ABD'de 1990 yılında 194 akciğer transplantasyonu gerçek­leştirilmiştir. 1992 yılında, yine bu ülkede, akciğer transplantasyonu yapan merkez sayısı 84'dür.

Akciğer transplantasyonunda mortalitenin özellikle erken ameliyat sonrası dönemde fazla ol­duğu dikkati çekmektedir. Ameliyattan sonraki ilk 2 haftada mortalite % 16, 2 ayda ise % 26'dır. 2 ay­dan fazla yaşayan hastalar potansiyel olarak uzun sürvi grubuna girmektedir.