Recovery Pozisyonu

Recovery Pozisyonu

Recovery pozisyonu verilirken; hastanın yanına diz çökmüş du­rumdaki kurtarıcı önce travmaya neden olabilecek materyelleri, örneğin varsa hastanın gözlüğünü çıkarmalı veya ce­binde fazla yer kaplayacak bir cisim varsa uzaklaştırmalıdır. Daha sonra has­tanın bacakları düzeltilir. Kurtarıcı, bulunduğu taraftaki kolu vücuduyla dik açı yapacak şekilde yana açar. Daha sonra bu kolu dirsektekten 90° yukarı doğru ve el ayası yukarı bakacak şekil­de yerleştirir. Kurtarıcı, kendine uzakta kalan diğer kolu hastanın göğüs kafe­sini çaprazlayacak şekilde alır ve hasta­nın eli kendine yakın olan omuzuna doğru, el sırtı hastanın yanağına, ayası yere bakacak şekilde yerleştirir (Şekil 4A). Hastanın, kendine uzakta kalan bacağını arka tarafından ve dizinin hemen üst kısmından tutarak yukarı doğru çeker. Bir eliyle has­tanın yanağına yerleştirdiği eli, diğer eli ile bacağından tutarak hastayı kendine doğru çekerek yan yatar duruma getirir. Üstte kalan bacağı kalça ve dizden dik açı yapacak şekilde öne doğru yer
leştirir. Havayolunun açık kalması için hastanın başı hafifçe geriye itilir.

Verilen bu pozisyona bağlı hastanın solunumunda bir değişiklik olup olma­dığı kontrol edilir. Belirli aralıklarla hastanın durumu tekrar değerlendirilir. Daha önce fırsat olmadıysa bir kişiden yardım çağırması istenir. Ancak kurtarı­cı tek başına ise yardım çağırmaya ken­disi gitmelidir. Recovery pozisyonunda­ki hastanın yönü 30 dakikada bir, diğer tarafa değiştirilmelidir.

Daha farklı tanımlanmış tama yakın yan pozisyonlar da vardır. Ancak hepsi­nin amacı aynıdır. Spontan soluyan bi­linçsiz bir hastaya pozisyon verilirken şu altı prensibe uyulması önerilmekte­dir:
1. Hasta tam yan pozisyona yakın bir durumda tutulmalı, başının pozisyo­nu sıvıların serbest drenajına izin ver­melidir.
2. Pozisyonu stabil olmalıdır.
3. Göğüs kafesi üzerinde, solunumu bozabilecek herhangi bir basıdan kaçı­nılmalıdır.
4. Olası servikal vertebra hasarı dik­kate alınarak, hastanın kolay ve güvenli bir şekilde yan veya sırtüstü pozisyona çevrilmesi mümkün olmalıdır.
5. Hastanın iyi bir şekilde izlenebil­mesi ve havayoluna kolaylıkla yaklaşım mümkün olmalıdır.
6. Pozisyon, hastada yaralanmaların artmasına neden olmamalıdır.

Yapay Solunum

Eğer hasta solumuyorsa; bu aşamaya kadar yardım istenememişse, bir kişi­den yardım çağırması istenir. Ancak kurtarıcı tek başına ise yardım çağırmak üzere hasta­nın başından bir süre ayrılabilir. Bun­dan sonra hastaya 2 etkin yapay solu­num uygulanmalıdır.

Hastanın, baş-boyun ve gövdesine destek olunarak ve birlikte hareket ettirilerek dikkatlice sırtüstü yatar pozisyona getirilmesi ge­rekir

Daha sonra havayolu açıklığı sürdü­rülürken alındaki elin baş ve işaret par­mağı ile burnu kapatılır. Kurtarıcı yapay solunumu, derin bir soluk aldıktan son­ra kendi dudaklarını hastanın dudakları etrafına yerleştirerek ağızdan ağıza, 2 sn süre ile akciğerlerindeki havayı vere­rek gerçekleştirir. Böylece hastanın ak­ciğerlerine %17 oksijen içeren -700-1000 mi hava verilmiş olur. Bu sırada hastanın göğüs kafesinin yükselip yük­selmediği gözlenerek yapılan yapay so­lunumun etkinliği kontrol edilir. Daha sonra hastanın ekspiryumuna izin veri­lerek göğüs kafesinin eski durumuna dönmesi gözlenir ve arkasından aynı şe­kilde 2. solunum uygulanır. Eğer yapay solunum sırasında zorlukla karşılaşılı-yorsa; kurtarıcı, hastanın ağzı içinde ya­bancı cisim olup olmadığını ve havayo­lunu açmak üzere yerleştirilen iki elin baş ve boyuna verdiği pozisyonu tekrar kontrol eder. 2 etkin yapay solunum yaptırabilmek için 5 defaya kadar solut­mayı dener. Solutma işleminde başarılı olunamıyorsa bundan sonra dolaşım de­ğerlendirmesine geçilmelidir.

Temel Yasam Destegi (TYD)

Temel Yaşam Desteği (TYD)

Basit olanlar dışında, herhangi bir araç-gereç kullanılmadan havayolu açıklığının sağlanması, ventilasyon ve toraks kompresyonları uygulamasını içerir. Amaç, arrest nedeni ortadan kal­kıncaya kadar yeterli solunum ve dola­şımın sağlanmasıdır. TYD, ilk değer­lendirme ile kardiyak arrest tanısı konar konmaz orada bulunan kişi tarafından hemen başlatılmalıdır.

Bilincin Değerlendirilmesi ve temel yaşam desteği ppt

Önce hastanın ve kurtarıcının gü­venliği sağlanmalıdır. Daha sonra hasta­nın herhangi bir yanına diz çökülür ve bilinç durumu değerlendirilir. Omuzla­rından hafifçe sarsılarak yüksek sesle "Nasılsınız?" diye sorulur. Hastadan sözlü veya hareket şeklinde bir cevap alınırsa düzenli aralıklarla durumu yeni­den değerlendirilerek izlenmelidir. Ge­rekmedikçe hareket ettirilmemeli ve orijinal pozisyonu bozulmamalıdır. Yi­ne gerekli ise yardım çağrılmalıdır. Eğer hasta cevap vermiyorsa, bir kişi­den yardım çağırması istenir

Havayolu Açıklığının Sağlanması ve Solunumun Değerlendirilmesi ve temel yaşam slaytları

Havayolu açıklığını sağlamak üzere hastaya başı bir el ile alından nazikçe geriye itilip, diğer elle çenesi yukarı doğru kaldırılarak "Head tilt-Chin lift" manevrası uygulanır. Boyun travmasından şüphe ediliyorsa, başı ekstansiyona getirmekten kaçınmak ge­rekir veya "Jaw-thrust" manevrası uy­gulanabilir. Ağız içinde obstrüksiyona neden olabilecek görünen bir cisim varsa herhangi bir elin işaret parmağı ile çıkarılır. Yerin­den çıkmış diş protezi de buna dahildir.
Solunum, havayolu açık tutulurken "Bak, dinle, hisset" yöntemi ile değer-lenlendirilir. Bu amaçla kurta­rıcı yanağını ve kulağını hastanın ağız ve burnuna doğru yaklaştırarak bir ta­raftan toraks hareketlerini izlerken, aynı zamanda hastanın ağzını dinleyerek so­lunum sesini duymaya ve yanağıyla ha­va giriş çıkışını hissetmeye çalışır. So­lunumunun olup olmadığı 10 sn içinde kontrol edilmelidir. Hasta soluyorsa "Recovery" pozisyonu olarak adlandırı­lan tam yan pozisyona getirilir.

Kardiyopulmoner Resusitasyon

Erişkinde Kardiyopulmoner Resüsitasyon

Kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR), solunumsal ve/veya kardiyak ar-rest tedavisinde yapılması gereken iş­lemlerin tümünü tanımlamaktadır. Kar­diyak arrest ise, bilinci kapalı hastada büyük arterlerde (karotis, femoral arter) nabız alınamaması yani dolaşımın dur­masıdır.

Kardiyorespiratuvar arrest havayolu obstrüksiyonu, solunum yetmezliği ve kalpte fonksiyon bozukluğuna yol açan primer (yabancı cisim aspirasyonu, as­tım, miyokard infarktüsü) veya sekon-der (kafa travması, strok, hemorajik şok, pnömotoraks vs) nedenlere bağlı olarak gelişebilmektedir. Kardiyak ar­rest sonrası başarılı bir sonuç sağlaya­bilmek için yapılması gereken girişim­ler "yaşam zinciri" olarak tanımlanmış­tır. Bu zincir "erken değerlendirme ve yardım çağırma - erken CPR - erken de-fibrilasyon - erken ileri yaşam desteği" halkalarından oluşmaktadır. CPR uygu­lamasının en erken dönemde doğru ve bilinçli şekilde başlatılması büyük önem taşır. Temel yaşam desteği ilk 4 dk içinde, ileri yaşam desteği içinde yer alan defıbrilasyon ilk 8 dk içinde uygu­lanabilirse sağ kalım oranının %43'e ulaştığı saptanmıştır.

Tarihi gelişimi daha eskilere dayan­makla birlikte 1960'larda ağızdan ağıza solunum ile yeterli ventilasyon ve eks-ternal torakal kompresyon ile kalp ma­sajının tanımlanması modern anlamda CPR'un temelini oluşturmuştur.

Bu bölümde erişkinlerde (8 yaş üze­rindeki kişilerde) CPR'ın temel ve ileri yaşam desteği basamaklarının temel al-goritmleri üzerinde durulacaktır.