Santral Venöz Basınç Ölçümü (CVP=SVB) Tanım
Santral venöz basınç (CVP), sağ atriyum ve torakstaki büyük venlerin basıncı olup, çok yaygın kullanılan hemodinamik ölçümlerden biridir.
Yararları
1. Kalbin sağ tarafının (sağ atriyum, sağ ventrikül) fonksiyonları hakkında bilgi verir.
2. Dolaşımdaki kan hacmi hakkında bilgi verir.
3. Sol kalp basınçları hakkında da bilgi verebilir.
Yöntem
CVP, sağ atriyuma kadar sokulan bir kateter yardımıyla ölçülür. Kateter yerleştirme işlemi yapılmadan önce gerekiyorsa bölge traş edilir ve antiseptikli solüsyonlarla temizlenir. Hekim kateteri sağ atriyuma yerleştirmek için, antekübital, eksternal jugular, .subklavian ya da femoral venlerden birini tercih edebilir.
Kateterin giriş bölgesine lokal anestezi uygulayabilir.
Kateter sokulduktan sonra, giriş yerine antiseptikli ya da steril kuru tampon yerleştirilir. Kateterin yanlışlıkla çekilip çıkmaması için cilde dikiş atılabilir.
CVP ölçmek için manometre, "0" noktası hastanın sağ atriyum hizasında olan orta aksiller çizgi düzeyine gelecek şekilde, hastanın yanında bulunan bir demir çubuğa tespit edilir. Hasta sırtüstü düz yatırılır, başının altında yastık varsa alınır. (Hastanın orta aksular çizgisi düz yatar pozisyonda iken işaretlenirse ve manometrenin "0" noktası bu çizgi ile eşit hizada tutulursa, CVP ölçümü hasta 45 derecelik açıyla otururken bile doğru sonuç verebilir).
Hastaya yerleştirilen kateterin ucuna üç yollu bir stop-cock takılır. Stop-cock'un bir ucu manometreye, diğer ucu ise intravenöz sıvı setine bağlanır.
Normalde intravenöz sıvı ile kateter arası açık, manometre ise kapalı tutularak, hastaya belirlenen miktarda sıvı gitmesi sağlanmaktadır.
CVP ölçümü yapılacağı zaman, önce stop-cock'un kateter ucu kapatılarak manometre ile I.V. sıvı arası açılır. Manometrenin üst sınırına kadar sıvı dolması sağlanır. Sıvının kontamine olmaması için taşması önlenmelidir.
Stop-cock'un I.V. sıvı ucu kapatılarak, manometre ile kateter arası açılır. Bu durumda manometredeki sıvı seviyesi, hastanın venöz basıncına eşit oluncaya kadar düşmeye başlar. Solunum hareketleri ile manometre içindeki sıvıda iniş ve çıkışlar gözlenmesi, sistemin çalıştığını gösterir.
Manometredeki sıvı düzeyinin durduğu nokta hastanın santral venöz basınç değerini gösterir. CVP değeri bulunduktan sonra, tekrar intravenöz sıvı ile kateter arası açılıp, manometre kapatılır. Bulunan CVP değeri kaydedilir.
Değerlendirme
CVP'nin normal değeri geniş sınırlarda 5-15 cm H20, dar sınırlarda ise 7-10 cm H20'dur. (1 cm H2O=0,74 mmHg'dır.) 5 cm H20'dan düşük değerler, hastada volüm eksikliği olduğunu gösterir. Bu durumda hızlı I.V. infüzyon yapılması gerekir. Ancak bazı sol kalp fonksiyon bozukluğu olan hastalarda CVP değeri düşük ya da normal çıkabilir. Böyle hastalara sıvı infüzyonu yapılması, akciğer ödemi gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Bu açıdan hekimin hastayı çok iyi değerlendirmesi gerekir. 15 cm H20'dan yüksek değerler; Hastada fazla sıvı retansiyonunu (hipervolemi), Kalbin kasılma gücünün zayıfladığını (kalp yetmezliği, kalp tampo-nadı vb.)
Kateterin yanlış yerleştirildiğini gösterebilir. Bu durumda infüzyona devam edilmemelidir.
Gelişebilecek Problemler ve Bakım
Kateterin giriş yerinde ağrı ya da enflamasyon Nedeni: Kateterin mekanik iritasyonuna bağlı steril tromboflebit gelişebilir ya da kateter uzun süre değiştirilmeden kullanılırsa bakteri-yel enfeksiyonlar görülebilir.
Önleme ve Bakım: Kateter takılmadan önce uygun cilt bakımı verilmelidir.
Kateter takılması sırasında steriliteye dikkat edilmelidir. I.V. solüsyon, I.V. seti, tamponlar ve bağlantı tüpleri her gün; kateter giriş yeri 48-72 saatte bir değiştirilmelidir. Enfeksiyon belirtileri görüldüğünde kateter çıkarılmalı ve bölgeye sıcak uygulama yapılmalıdır. Ağrı için gerekirse analjezik verilebilir.
Sıvının yavaş infüzyonu
Nedeni: Kateter ucunu tıkayan bir pıhtı olabilir.
Önleme ve Bakım;
Sıvı infüzyonu kesintisiz devam etmelidir. Kateterden kan verildiyse arkasından izotonik sıvı verilmelidir: Pıhtı oluştuysa, çözmek için 250 mi. I.V. solüsyon içine 250 ünite heparin konularak kateter irrige edilmelidir.
Kateterin ucuna bir enjektör takılarak pıhtı aspire edilmeye çalışılır.
Hekim konsülte etmeden kateter, irrigasyon işlemi içi zorlanma-malıdır. irrigasyon işlemi rahat yapılamıyorsa kateter başka bir yere yerleştirilmelidir.
Hava embolisi
Nedeni: Kateterde ya da bağlantı setinde bulunan havanın sisteme
Verilmesi
Önleme ve Bakım;
Kateter I.V. set ve manometre hava kaçağı açısından dikkatle izlenmelidir.
Hastada görülebilecek, ani gelişen dispne, takipne, öksürük, siya-noz, solunum durması gibi belirtilere karşı uyanık olunmalıdır. Belirtiler görüldüğünde hasta hemen sol tarafına çevrilip, yatağın ayak kısmı yükseltilir (trandelenburg pozisyonu). Bunun amacı havanın sağ atriyumda tutulup absorbe olmasını sağlamaktır. Ayrıca hastaya yüksek basınçlı oksijen verilir ve solunuma yardımcı olunur.
Kateterin yanlış pozisyonu
Nedeni: Özellikle subklaviyan ven yoluyla kateter yerleştirilirken yanlışlıkla plevral boşluğa girilmesine bağlı pnömotoraks; kateterin kalbin içinde yanlış pozisyonuna bağlı ritm bozuklukları ve endokard lezyonu gelişebilir.
Önleme ve Bakım;
Kateter yerleştirme işlemi yapıldıktansonra göğüs filmi çekilerek tam olarak lokalizasyonu görülür.
Hastanın solunum sesleri, solunum hızı ve EKG'si sık sık değerlendirilir.
Hastada göğüs tüpü varsa ve CVP kateteri ile aynı tarafta ise, göğüs tüpünden fazla miktarda sıvı geliyorsa, kateter plevral boşlukta olabilir (infüzotoraks). Göğüs tüpü drenajının hematokriti ölçülerek kesin tanı konur. Bu durumda infüzyon derhal durdurulur.
Anaflaktik Şokta Tedavi ve Bakım
Hava yolu açıklığı sağlanır ve oksijen verilir; Hava yolu açıklığını sağlamak için entübasyona gereksinim duyulabilir ya da trakeotomi açılabilir. Hekim bu işleri yaparken, hemşire hastanın yanında olmalı, sakinleştirmen ve destek sağlamalıdır. Hastaya oksijen, dakikada 6-10 litre gidecek şekilde ayarlanmalıdır.
Derhal bir damar yolu açılarak acil ilaçlar verilir; Hemşirenin, herhangi biranaflaksi durumuna karşı acil ilaçlarını önceden hazır bulundurması gerekir. Bu ilaçlar;
Epinefrin (Adrenalin): Cilt altı, kas içi ya da damar içine uygunabilir. Damar içi uygulamada ilacın sıvı içinde verilmesi daha uygundur.
Antihistamin: Anaflaksiye neden olan alerjik maddenin etkisiyle ortaya çıkan histaminin periferik etkisini önler. . Steroidler: Alerjik yanıtı baskılamak için verilir. . Aminofilin: Bronkospazmı önler. Damar içi yolla verilir, ilacın çok yavaş verilmesi ve kalp atımlarının monitörden izlenmesi gerekir. Çünkü bu ilaç kardiyak arreste neden olur.
Damar içi sıvı olarak, ringer laktat, serum fizyolojik ya da % 5 dekstroz solüsyonları kullanılır.
Hasta yakından izlenir;
Hastanın durumunu değerlendirmek amacıyla, yaşam bulguları beş dakika ara ile alınır, solunumu ve larenks ödemi belirtileri izlenir, kalp fonksiyonları monitörden izlenir ve tüm bulgular kaydedilir.
Uygun pozisyon verilir:
Anaflaktik şokta hipotansiyon da görüleceğinden en uygun pozisyon sırtüstü yatar pozisyon olup, bacaklar 20 derece yukarı kaldırılabilir.
Anaflaksi meydana getiren etmenle daha fazla temas önlenir: Anaflaksi, hastanın yediği bir maddeye karşı oluştuysa, gastrik la-vaj yapılır. Böcek sokması ya da enjeksiyona bağlı bir durum varsa ve eğer olanak varsa, bölgenin üzerine turnike uygulanır. Bu bölgeye adrenalin enjekte edilir.
Alerjisi olan hastalara ve ailesine, durumun tekrarlanmaması için eğitim yapılır.
Bu amaçla allerjen maddelerden uzak durmaları, yanlarında bunu belirtir bir kart ya da künye taşımalarının önemi anlatılır.
Vazojenik Şokta Tedavi ve Bakım
Septik Şok
Hastanın solunum durumu değerlendirilir;
Septik şokta hastanın solunum kasları etkileneceğinden hasta yeterli solunum yapamaz. Bu nedenle hastaya derin soluk alma ve öksürük egzersizleri yaptırılır. Oksijen verilir. Gerekirse nazal veya orofarengeal tüp takılarak pozitif basınçlı ventilasyon istenebilir. Hemşire, hastanın solunum hızını, göğüs hareketlerini, solunum seslerini ve bronkospazm belirtilerini yakından izlemeli ve kaydetmelidir.
Derhal ipfüzyona başlanıp, damar yolu açık tutulur. Hastada volüm azalması vardır. Bu nedenle sıvı, kan veya plazma genişleticiler verilir. İlaç tedavisi;
Septik şoka neden olan etkene yönelik olarak antibiyotik tedavisine başlanır. Bu amaçla ilk önce kan kültürü yapılması gerekir. Kültür sonucu gelinceye kadar geniş spektrumlu antibiyotik verilmelidir. Inotropik ilaçlardan Dopamine ve Dobutamine, kardiyak out-put'u (kalp dakika atım hacmi) ve hayati organlara giden kan akımını artırması, kan basıncını düzenlemesi nedeniyle verilir. Steroidlerin, septik şokta kullanımı tartışmalıdır.
Steroid olmayan anti-enflamatuvar ilaçlar (NSAID), enfeksiyon alanını sınırlaması ve ateşi düşürmesi nedeniyle tercih edilir. Ateşi düşürmek için antipiretik ilaçlar verilir. Hemşire tüm ilaçları hekim istemine uygun olarak, zamanında, istenen dozda verir ve yan etkilerine karşı uyanık olur.
Hastanın vücut ısısı normal düzeyde tutulur; Septik şokun erken dönemlerinde vücut ısısı yüksektir. Hemşire saat başı rektal ateş takibi yapmalıdır. Hasta ılık ve kuru tutulmalıdır. Bu amaçla soğuk uygulama yapılır.
Hastaya uygun pozisyon verilir ve kesin yatak istirahatine alınır; Hastaya verilecek en uygun pozisyon sırtüstü düz pozisyondur. Hastanın durumu stabil olduktan sonra başı 35-45 derece yükseltilebilir.
Hasta, oksijen kullanımını azaltmak için mutlak yatak istirahatine alınmalı, böylece enerji kullanımı önlenmelidir.
Hastanın hemodinamik ve laboratuvar bulguları izlenmelidir; Hastaya santral venöz basınç, pulmoner arter basınç ve intraarter-yel basınç kateterleri takılabilir. Hemşirenin bu ölçümleri dikkatli ve düzenli yapması gerekir. Ayrıca hemoglobin, hematokrit, koagülas-yon bulguları kontrol edilmelidir.
Hastanın aldığı çıkardığı sıvı miktarı izlenir; Bu amaçla foley kateter takılır ve saat başı çıkardığı idrar miktarı izlenir. İdrar miktarı 50 ml./saat'in altına düştüğünde hekime haber verilir.
Hastanın durumu ve yapılan tedaviler hakkında kendisine ve yakın larına bilgi verilir ve duygusal destek sağlanır.