Kardesler Arasi Duygu Davranislari

Kardeşi olan çocukların duygularını gösterme biçimleri

Kardeşine fiziksel olarak zarar vermeye çalışıp, açıkça be­beğin geri gitmesini istediğini söyleyebilir.


Kardeşine karşı sevgi dolu bir tavır sergilerken annesine karşı agresif, düşmanca tavırları olabilir.

Çocuk kendi içine kapanıp parmak emmeye ya da yatağını ıslatmaya başlayabilir.

Çocuğun davranışları evde uyumlu iken ve anne babanın dikkatini çekecek belirli bir huzursuzluğu yokken okulda sorun yaşıyor olabilir.

Doğum sonrasında çocuk belirli bir kıskançlık ya da hoş­nutsuzluk sergilemezken, daha sonraki aylarda, yıllarda bastırmış olduğu duyguları ortaya çıkabilir.

Anne babaların hatırlamaları gereken en önemli şey çocuğun kardeşin gelişiyle sergilediği istenmeyen olumsuz davranışlarının temel nedeninin çocuğun tamamen anne babasını kaybedip hiç sevilmeyeceği korkusunu yaşamasından kaynaklanmasıdır. Bu ne­denle de anne babanın göstereceği sabır, anlayış, sevgi çocuğun korku ve kaygılarını yenmesine olanak sağlayacaktır. Olumsuz davranışları ile çocuk aslında ne kadar 'kötü' bir çocuk olabilece­ğini değil, ne kadar zor duygular hissettiğini anlatmaktadır. Anne babaların çocuklarına verecekleri geribildirimler çocuğun kendisi­ni anlayıp hem kendisi hem de kardeşi hakkındaki olumsuz duy­gularla başa çıkmasına olanak sağlayacaktır.

Bu konuyu uzun zaman önce sanıyorum bir Amerikalı psiko­logun kitabında okuduğum ve anne babaların çocukları ile empati kurmalarına yardım edeceğini düşündüğüm bir benzetme ile ta­mamlamak istiyorum: Bir gün eşiniz eve gelse ve size eve ikinci bir eş getireceğini, bu durumun kesinlikle sizi daha az seveceği anlamına gelmediğini, her ikinizi de eşit seveceğini, gelecek olan eşi ile tüm eşyaları, belki de odanızı paylaşmanız gerekebileceğini söylese, ne hissederdiniz?

Cocukta Uyku Duzeni ve Kardes İliskisi

Kardeşin doğumu çocuğun uykularını etkiler mi?

Pek çok çocuk kendilerine söylenmese bile annelerinin hamile ol­duğunu annelerindeki ilgi değişikliğinden dolayı fark eder. Bu nedenle de hamileliğin kesinlik kazanmasından sonra annenin bu haberi çocuğu ile paylaşmasında büyük yarar vardır. Ancak hiçbir şekilde çocuklar bebek eve gelinceye kadar bu deneyimin nasıl bir deneyim olacağını kendilerine ne kadar anlatılsa da bi­lemezler.
Bazı çocuklar bebeğin gelişiyle huzursuz, tedirgin hatta bebek­si bir tutum sergilerken, bazı çocuklar bebeğin gelişi ile birlikte dışlandıklarını hissedip korku duyarlar. Elbette bu önemli durum dan çocukların yalnız uykuları değil beslenme alışkanlıkları da et­kilenebilir. Çocuğun kardeşin gelişine verdiği tüm tepkiler bu yeni duruma alışması sürecinde oldukça normaldir. Bu zor dönemde çocuk, anne babasının çokça sabırlı ve anlayışlı davranıp onu be­beğin gelişine hazırlamalarına ihtiyaç duyar.

Çocuğunuzu bebeğin gelişine hazırlamak için, sadece bebeğin gelişinin olumlu taraflarını değil doğumdan önce öngörülen zor­lukları, kaygıları da onunla paylaşmalısınız. Sözgelimi başlarda bebeklerin ne kadar çok ağlayıp, tüm ilgiyi üzerlerinde istedikleri­nin ve herkes için zor bir dönem olabileceğinin anlatılması gerekir.

Doğumdan sonra anne çok yoğun ve yorgun olacağı için özel­likle ailenin diğer bireylerinin ilgisine çokça ihtiyacı vardır. Doğum sırasında çocuğunuzun nerede olacağı, ona kimin bakacağı, has­tanede beklenenden uzun süre kalınması halinde onunla kimin il­gileneceği, çocuk için bu geçiş sürecinde en iyi olanın ne olabilece­ği üzerine düşünülmesi son derece önemlidir.

Anne babanın kardeşler arasındaki ilişki içindeki duruşları on­ların kendi kardeşleri ile olan ilişkilerinden büyük ölçüde etkilenir. Bebeğin gelişiyle ilgili olarak büyük çocuğun hissedeceği öfke, ke­der, şok, kıskançlık gibi duygular çok normaldir. Anne babalara zor gelen ise, çocukların bu türden duygularını ifade ediş biçimleridir.

Aile İci Huzursuzluk ve Cocuklar

Aile İçi Huzursuzluk ve Çocuklar

Bebeğin/çocuğun uyku düzeni aile içi huzursuzluktan etkilenir mi?

Aile içi huzursuzluklar bebek ve çocuklarda sadece uyku değil başka problemlere de neden olur. Anne baba arasındaki tartışma­lar, bağrışmalar bebeğin/çocuğun geceleri kaygılı bir şekilde uya­nık kalmasına neden olur.

Özellikle bebeklerin dünyalarını anne babalarının duygu durum­ları oluşturur. Anne baba arasındaki gerilim ya da açık şekildeki ça­tışmalar bebeğin önünde yaşanmasa da bebek aradaki gerilimin var­lığını hisseder. Daha önce, annelerde gö­rülen doğum sonrası depresyonu konu­sundan babanın anneyi depresyondan koruyucu rolüne değinilmişti. Babanın olmaması ya da anne ile çatışma içinde olan bir baba rolü anneyi depresyona çok daha açık bir hale getirir. Böylesi bir olumsuz anne baba ilişkisi içinde bebek annenin gerilimini ve anne babanın birbirlerine yakın olamayışlarını hisseder. Bu da bebeğin dünyasının, içinde huzuru yaşayamadığı, rahatça kendisini bıraka­rak uyuyamadığı çorak bir ortam olmasına neden olur.

Anne babalar aralarındaki geçimsizlikten çocuklarının etkilene­bileceği gerçeğini kabul ederler; ama bebeklerinin de bir şeylerin farkında olabileceklerine inanmakta zorlanırlar. Pek çok anne baba, "Evet biz aramızda sorunlar yaşıyoruz; ama o daha çok küçük, hissetmesine olanak yok..." diye düşünür. Oysa mutsuz olan bir annenin bebeğini kucağında taşıması ve ona gösterdiği anlayışla mutlu olan bir annenin bebeği ile kurduğu ilişki aynı olmayacaktır. Evliliğinde mutlu olan bir kadın kendisini güvende hissettiğinden bebeğine de kendisini daha kolay güvende hissettirecektir.

Karı koca arasındaki çatışmalar çözümü en zor olan sorunlar­dandır. Anne babanın bu tür bir çözümsüzlüğü, açmazı yaşıyor ol­ması, birlikteliklerinin niteliğine bağlı olarak çocuklarına yapacak­ları duygusal atıflarını, kendi anne baba rollerine ilişkin algılarını olumsuz yönde etkiler.

Anne babanın gerekiyorsa bir uzmanın yardımını alarak önce kendi aralarındaki sorunların üzerine gitmeleri, kendilerinde dav­ranış değişiklerinin ardından bebeklerinde/çocuklarında bir deği­şimi beklemeleri gerekir. İyi bir anne baba ilişkisi bir bebeğin ruh­sal gelişimi açısından en çok ihtiyacını duyduğu şeydir.