İnsan Vucudu Anatomisi Bilgileri

Anatomi Bilgileri

İnsan Vücudu Anatomisi İle İlgili


İnsan vücudunu; iskelet, kaslar ve hareket gibi bölümlere ayırarak inceleyebiliriz.

a) İskelet ve İnsan İskeletin Yapısı

İskelet, insan vücudunun çatısını meydana getiren sert ve dayanıklı bir yapıdır. İskeletin görevi sadece vücuda şekil vermek değil, bunun dışında pek çok görevleri vardır. İskelet Görevleri şunlardır:

1) İskelet pek çok kemiğin meydana getirdiği eklemler sayesinde kaslar vasıtasıyla vücudun hareketini sağlamaktadır. Bu sayede kol, bacak, bel, boyun rahatlıkla hareket edebilmektedir.
2) İskeletin ikinci önemli görevi de vücudumuzun çok hassas or­ganlarından olan beyin, kalp ve akciğerleri korumaktır. En has­sas, en nazik organ olan beyin, kafa tası içinde; kalp ve akciğer­ler ise göğüs kafesinde, her türlü dış etkilere karşı korunmaya alınmıştır. İnsan iskeleti değişik büyüklük ve şekilde 206 kemik­ten meydana gelmiştir. Bu kemikler üç çeşittir. Bunlar uzun ke­mikler, kısa kemikler ve yassı kemiklerdir.
Uzun kemikler kol ve bacaklarda, kısa kemikler el ve ayak bilek­leriyle omurga, yassı kemikler ise kaburgada, kafatasında, omuz ve kalça ke­merlerinde bulunur.

1 - Kemiklerin Yapısı

Kemik Yapısı; Dayanıklı ve oldukça ağır olan kemikleri meydana getiren dokuya kemik dokusu adı verilir.
Kemiklerin yaklaşık olarak % 69 'u madenî tuzlardan meydana gelir. Madenî tuzlar içinde en önemli yeri % 85 oranıyla kalsiyum fosfat alır. Kemik yapısında ayrıca kalsiyum karbonat, kalsiyum florür, magnezyum fosfat tuzları da vardır.

Kemiklerin iyi gelişmemesi sonucu kendini gösteren raşitizm hastalığı, kemik yapısındaki kalsiyum eksikliğinden olmaktadır. Raşitizm hastalığında hasta, kalsiyumla tedavi edilir. Kemiklerin az da olsa esnekligini sağlayan osein denen ve proteinden meydana gelen organik maddeler bulunmaktadır. Çocuklarda bu organik maddenin oram daha fazladır. Yaş­landıkça kemiklerde organik madde oram azalır.

Kemik dokusu, Havers Kanalı dediğimiz kanalın etrafını sarar, osteosit denen kemik hücreleri ve bu hücrelerin arasını dolduran protein ara maddesi ve inorganik tuzlardan meydana gelir.

İskeletimizi Meydana Getiren Kemikler

İskelet kemikleri üç bölümde incelenir.

l) Baş İskeletini Meydana Getiren Kemikler: Bunlar, 8 tane kafatası kemikleri ve 14 tane yüz kemiklerinden ibarettir.


2) Gövde İskeletini Meydana Getiren Kemikler : Gövde iskeleti de göğüs kafesi ve omurga olmak üzere ikiye ayrılarak incelenir. Göğüs kafesi , kaburgadan meydana gelir. Sağlı sollu göğüs kafesinde 12 çift kaburga kemiği bulunur. Kaburga kemikleri arkadan omurga kemiği ile bağlanır. Ön taraftan ise göğsümüzün tam ortasında yer alan göğüs kemiğine bağlanırlar. Ancak bu bağlanma, 7 çift kaburga için söz konusudur. 3 çift kaburga kemi­ği ise kendi aralarında birleştikten sonra yedinci kaburga kemiğine bir kıkır­dakla bağlanırlar. En son iki çift kaburga önde göğüs kemiğine bağlanmaz, uçları serbesttir.
Omurga, birbiri üstüne binen ve ortası delik olan 33 kemikten meydana gelir. Bu kemiklerin her birine omur denir. Omurlar üst üste gelerek ortada bir boru meydana getirirler. Bu boru içinde omurilik uzanır. Omurlardan meydana gelen omurga beş bölgeye ayrılır. Bunlar, Boyun Böl­gesi (7 omur), Sırt Bölgesi (12 omur). Bel Bölgesi (5 omur), Sağrı Bölgesi (5 omur) ve Kuyruk Sokumu Bölgesi (h omur)'dir.

3) Kol ve Bacak Kemikleri ile Bunları Gövdeye Bağlayan Omuz ve Kalça Kemerleri : Kol kemikleri (bir kolda) ; pazı kemiği (1), yan yana dirsek ve önkol kemiği (2), el bilek kemiği (8), el tarak kemiği (5) ve el parmak kemiğinden (14) meydana gelir.
Bacak kemikleri (bir bacakta) ; uylukkemiği (1), diz kapağı kemiği (1), yan yana kaval kemiği ve baldır kemiği (2), ayak bilek kemiği (7), ayak tarak kemiği (5) ve ayak parmak kemiğinden (14) meydana gelir.
Omur kemikleri (bir kemerde) ; köprücük kemiği (1) ve kürek kemi­ğinden (1) meydana gelir.
Kalça kemeri; üç kemiğin birleşmesiyle bir leğen meydana gelir.

Eklemler

Kemiklerin birbirine bağlanma yerlerine eklem denir. Bütün kemik­ler birbirine aynı şekilde bağlanmazlar. Çünkü kolayca görüldüğü gibi kafa­tasındaki kemiklerle kol ve bacaklardaki kemiklerin bağlantısı aynı değildir.
Eklemler; oynamaz eklemler, yarı oynar eklemler, oynar eklemler olmak üzere üç kısımda incelenirler.

1) Oynamaz Eklemler: Kafatası kemiklerinin meydana getirdiği eklemlerdir. Kemikler testere dişi gibi sıkıca birbirine geçmiş­lerdir
2) Yarı Oynar Eklemler: Omurgada omurlar arası eklemler yarı oynar eklemlerdir.
3) Oynar eklemle : Kol ve bacak kemiklerinin yaptığı eklemler oynar eklemlerdir. Bu sayede yürür, koşar, çeşitli hareketler yaparız.
Sürekli hareket sebebiyle eklem yerlerindeki kemik uçlarında bir aşınma olmaktadır. Çünkü kol ve bacaklardaki eklem yerlerinde bir eklem kapsülü vardır. Bu eklem kapsülü yumuşak, kaygan bir sıvı ile doludur. Ayrıca eklem yapan kemiklerin uçları esnek bir kıkırdak tabakası ile örtülüdür. Bu sayede kemiklerin uçları değmez ve aşın­maz.

b) Kaslar ve Hareket

Kemiklere ve iç organlara hareket yeteneğini veren yapıya kas diyoruz. Mekik şeklinde hücrelerin meydana getirdiği kas dokusu insan vücudunun bütün hareketlerini sağlar.
Kaslar yapı ve fonksiyonlarına göre ikiye ayrılırlar.

Çizgili Kaslar

İrademizle hareket eden kaslardır. İskeleti kaplayan lif dediğimiz yapı, çizgili kaslardan meydana gelir. Mekik şeklindeki çok sayıda kas hüc­resi kas liflerini meydana getirir. Kas lifleri, üzerinden bağ doku ile paket­lenmiştir. İskelet kasında, kasın iki ucu iki faklı kemiğe tipik bir şekilde bağ­lanır ve kasın kasılmasıyla kemiklerden birini ötekine doğru çeker. İki kemik arasında eklem, bir kaldıraç sisteminin dayanma noktasını meydana getirir.
Çizgili kaslar, isteğimizle hareket eden kaslar olup hareketlerini beyinden gelen sinirler idare eder. Çizgili kas olup da irademiz dışında çalı­şan kalp kası ise bir istisna teşkil eder.

Düz Kaslar

Düz kaslar, çizgili kasların tersine, irademiz dışında hareket ederler. Bu kaslar mide, barsak gibi iç organlarımızın yapısında yer alırlar. Damar­ların çeperlerinde yer alan ve kanın damarlardaki akışını kolaylaştıran kaslar da düz kaslardır. Bu kadar çok çalışan kaslar gerekli enerjilerini glikozun aerobik (oksijenli) yıkımından sağlarlar. Kas hücrelerinde glikozun aerobik yıkımını sağlayan bol miktarda mitokondri bulunur ve glikoz yıkımından bol miktarda ATP sentezlenir
.