Had Divertikülit Nedir
Had divertikülit, divertikül ile şekillenmiş küçük keseciğin etrafında veya içinde bir iltihabın gelişmesidir. Bu iltihap genel olarak divertikülün iyi boşalamamasına bağlıdır:
Dışkı divertikül kesesinin dibinde kalır ve yerel iltihabı (yangıyı) oluşturur. Divertikülit çok değişik belirtilerle ortaya çıkar. Karnın alt kısımlarında dışkılama veya basınçla artan belirsiz ağrılarla meydana gelebilir. Giderek yangı geriler ve örsenti kendiliğinden çalıklasın Buna karşın, divertikülit gerçek bir abseye de dönüşebilir (sol taraf had apandisiti) veya peritonit tehlikesinin bulunduğu kalınbağırsak cidarının delinmesine ve fistül (akarca) oluşumuna kadar gidebilir. Fakat bu karmaşma oldukça nadirdir.
Kalınbağırsak Kanaması
Divertiküllerin esas olarak kahnbarsağın damardan zengin bölgelerine uyan zayıf cidarlarında oluştuğunu görmüştük. Böylece divertikül geliştikçe damarlara yaklaşır. Oysa yaşlılıkta damarlar bükülebi1irliğini kaybedip sertleşirler. Bu suretle divertiküller içinden sert dışkının geçişi esnasında bu damarlar yaralanabilir; yırtılarak cerrahi girişim gerektiren ağır bağırsak kanamalarına neden olabilir.
Hemoroidler (Gövergeler)
Hemoroidler, rektum veya dışkılık toplardamarlarının genişlemesiyle oluşmuş küçük şişliklerdir. Dışkılık büzgeni üstündeki toplardamarlar genişlediğinde iç hemoroidler, bu büzgenin altında ve dışkılık etrafındaki toplardamarlar genişlediğinde de dış hemoroidler söz konusudur. Dış hemoroidler çıplak gözle kolaylıkla görülebildiği halde, iç hemoroidlerin tesbiti için daha derin tetkike ihtiyaç vardır. Genellikle iç hemoroidler, yangılanıp veya kan pıhtısıyla tıkanmadıkça ağrılı değildirler.
Kan Görülmesi
En sık görülen alarm belirtisi, dışkıda veya tuvalet kağıdında kırmızı renkli kan görülmesidir. Bu kan görüldüğü zaman, hemen hekime muayene olma zorunluluğu vardır. İç hemoroidlere karşın, dış hemoroidler oldukça ağrılı olup büyük sıkıntı verirler. Dış hemoroidlerin hacmi arttığı zaman özellikle çok ağrılı olurlar. Kanama ve ağrı olduğunda hekime müracaat etmelidir. O zaman özellikle kalınbağırsakta diğer örsentilerinin yok olduğunu ve iç-dış hemoroidlerin varlığını ortaya koyan tamamlayıcı tetkiklerle birlikte tam klinik bir muayene yapılır.
Hemoroidlerle kabızlık arasında ne gibi bir ilişki vardır? Hemoroidlerin kabızlık oluşturabileceğini daha önce görmüştük. Gerçekten dışkının geçişi ağrı uyandırabilir ve hemoroidden şikayeti olanlar mümkün olduğu kadar az dışkılama eğilimindedirler. Dışkı kalınbağırsakta birikir, kurur, sertleşir ve boşaltım sırasında daha çok ağrıya neden olur ve dışkılama korkusu giderek artar!
Fakat hemoroidler bir kabızlığın sonucu olarak da oluşabilir; fakat tek nedeni kabızlık olmaz. Gerçekten kaynağı ne olursa olsun süreğen kabızlıklarda, ıkınmalarla karın içi basıncı önemli ölçüde artar. Bu fazla basıncın kalınbağırsakta divertiküllerin husulüne yol açtığını biliyoruz; fakat aynı zamanda bunun toplar damar sistemi üzerinde de etkisi vardır. Hemoroid toplardamarlarında istirahat halinde, ıkınmadan evvel 20 mm Hg. olan basınç, ıkınma esnasında 200 mm Hg.ye kadar yükselebilmektedir. Gerçekten karın içi ve kalınbağırsaktaki basınç kanı dışarı doğru, yani dışkılık kanalı ve dışkılığa doğru iter. O zaman toplardamarlar şişer ve giderek gerçek hemoroid haline dönüşürler.
Yalancı İshaller
Kalınbağırsak cidarını oluşturan hücrelerle dışkının uzun süreli teması giderek tahrişe neden olur. Dolayısıyla, kabızlıkta dışkı aynı bölgede uzun süre kalıyorsa, hücreye olan saldırgan etki özellikle önem kazanır. O zaman hücreler, dışkı ile kendi zarları arasına bir koruyucu engel koyabilmek için önemli miktarda sıvı salgılarlar; bu sıvı kaypaklaştırıcı bir rol oynar. Bu sayede geçişi engellenmiş ve kurumuş dışkı, kalınbağırsak cidarları arasında yeniden kolaylıkla kayarak ilerler. Fakat bazen hücre salgısının bu mekanizması harekete geçirilince, sıvı oluşması daha fazla önem kazanır. Çok yapışkan, cıvık bir sıvı ve sert küçük dışkı parçalarıyla ayrışık bir karışım gösteren çok özel bir ishal şekli gelişir. Bu yalancı ishali, gerçek bir ishal gibi tedavi etmemeli, fakat bilakis kabızlık tedavisi uygulamalıdır. Bu yalancı ishal özellikle kasıntılı kabızlıklarda görülür. Zira sert dışkıya kalınbağırsak kaslarının kuvvetli kasılmaları, kalınbağırsak hücre örtüsündeki tahrişi arttırır.
Kalınbağırsak Divertikülozu (Çıkmazlığı)
Kalınbağırsak divertikülozu daha çok Batı toplumunda rastlanan bir hastalık olup sıklığı giderek artmaktadır. 50 yaşın üstündeki bireylerin %20'sinden fazlasında bu hastalık vardır. 8. Dekatda en yüksek seviyeye (%50) ulaşır. 40 yaşın altında daha seyrek görülür. ABD'de 30 milyon divertiküllü (çıkmazlı) hasta bulunduğu hesaplanmıştır (Toplumun %12'si). Bu rakama yılda 1-114 milyon yeni olgu ilave olmaktadır. Her yıl hastaneye yatan olguların 200.000'inin esas yatış nedenini divertikül (çıkmaz) hastalığı oluşturmaktadır. Yıldaki 2000 ölüm olgusunun nedeni had divertikül hastalığıdır. Buna karşın, Afrika, Asya ve Güney Amerika'nın bir bölümünde daha seyrek ve hatta daha nadirdir. Kabızlıkta olduğu gibi erkeklere nazaran kadınlarda daha fazladır.
Türkiye'de kalınbağırsak filmi üzerinden yapılan bir çalışmada, divertikülozun sıklığı, 3300 incelemede %2+1/2 olarak bulunmuştur [Aktan, özden]. Gerçek sıklığın belirlenmesi için tüm toplumun lavmanlı baryum ile tetkiki veya nekropsisi (ölü bakısı) gerekir.
İlginçtir ki, son yıllarda kentlerde yaşayan, eskisine göre daha az dışkı çıkaran, daha uzun bağırsak geçiş zamanı ve genellikle düşük sigmoid içi bağırsak basıncına sahip olanlarda, kırsal kesimde az görülen divertikül hastalık sıklığının artmakta olduğu bildirilmiştir.
Divertiküloz, kalınbağırsağı çevreleyen kasların arasından, bağırsak mukozasının fıtık olması demektir. Bu fıtık veya divertiküller, kalınbağırsak cidar direncinin daha zayıf olduğu, yani damardan zengin bölgeler hizasında (atardamarların girdiği ve toplardamarların çıktığı bölgeler) oluşurlar. Fakat bu damarlaşma sistemi ile kalınbağırsak cidarındaki bu doğal zayıflık, sadece kas içi fıtık teşekkülü ile açıklanamaz. Bu divertiküller in oluşumu sadece yaşlanmaya bağlı bir olay değildir. Diğer etkenler de araya girer ve özellikle kalınbağırsak içindeki olağanüstü basınç artışı da önemli bir etkendir. Burada süreğen kabızlığın da rolü vardır. Dışkılamadaki ıkınma kalınbağırsak içindeki basıncın artmasına neden olur. Bu suretle mukoza (sümük doku) kaslara karşı itilir ve yıllar boyunca devam eden bu olay sonucunda mukoza, kasların en zayıf bulduğu bölgelerinden dışarı çıkar.
Divertiküller kalınbağırsağın bilhassa basıncın en yüksek olduğu bölümlerinde oluşur. Böylece divertiküller dışkılama mekanizmasında geniş rolü olan sigmoid bağırsakta çok daha fazla sayıda gözlenir. Kalınbağırsağın ilk bölümü veya çıkan kalınbağırsak bölümü, daha uzakta olup, basınç artmalarına daha az maruzdur. Bu nedenle bu kısımlarda oldukça az sayıda divertikül oluşur.
Fakat kalınbağırsak basıncının artması sadece dışkılamadaki ıkınmaya bağlı değildir. Dışkı kapsamının hacmi çok küçük olduğunda (liften eksik beslenme) kalınbağırsak kasları bu küçük hacimli dışkıyı ilerletebilmek için daha fazla kasılmaya mecbur kalırlar. Bu sorundan daha önce bahsetmiştik. Fakat bu kasılmaların artması spazmların oluşmasına neden olur. Bu işlevsel spazmodik (kasınmalı) kabızlıktır.
O zaman dışkı engellenir ve kalınbağırsak içi basıncı artar. Bu durumda kalınbağırsak cidarında genişlemeye meyil ve zayıflık başlar. Bu fazla basınç nöbetlerinin çoğalması, kalınbağırsak cidarında şekil bozukluğuna ve divertikül oluşmasına neden olur.
Mutad olarak, divertiküloz tamamen sessiz bir hastalık olup ne ağır ve ne de özel diğer belirtiler gösterir. Sıklıkla inatçı bir kabızlık gibi bir diğer hastalık için kalınbağırsağın tetkiki esnasında keşfedilir. Bazen de divertiküllerin çok özel teşekkül tarz ve şekli, hastalığı aniden ortaya koyan iki çeşit ihtilatla kendini gösterir:
Had divertikülit (çıkmazca). Kalınbağırsak kanaması.
Kabızlık Belirtilerinden İhtilatlara Doğru Gelişme
Bu bölümde kabızlığın ilk belirtilerinden ileri duruma gelmesine kadar konular ele alınmıştır. Kabızlığın aniden ortaya çıkması, kronik (süreğen) kabızlık ihtilatları gibi konular incelenmiştir.
Kabızlığın Aniden Ortaya Çıkması
Gerçek hiçbir güçlük olmaksızın düzenli olarak dışkılamaya giderken birgün sindirim sistemi bu görevini yerine getiremeyebilir ve belirli vakitlerle günlük dışkılama sona erer. Bir haftadan daha fazla bir müddetten beri dışkılama belirgin olarak daha nadir olup nihayet tamamen artık dışkılanamadığı gözlenir. Bu durumda ne yapmalı? Hemen yumuşatıcı mı almalı? Yoksa doktora muayeneye mi gitmeli? Yoksa görünüşte bu kadar ani olan bu sindirim düzensizliğinin gelişmesini izlemek için 1 -2 hafta beklemeli midir?
a- Uyulması Gerekli İki Zorlayıcı Kural
Geçici kabızlığın sıklıkla, yolculuk veya yaşam tarzı değişikliği, ateşli bir hastalık veya bilinç altı kalmış ve itilmiş olabilen ruhsal bir etken gibi farklı düzensizliklerde gözlendiği belirtilmişti. Gerçekten bütün sorun, kabızlığın bu düzensizliklerden birine bağlı geçici bir bozukluk mu, yoksa aksine daha önemli bir hastalıkla ilişkili bir kabızlık mı olup olmadığıdır. Bazı olgularda, kabızlıktan başka, süratle tanı koymaya yarayacak diğer belirtiler mevcuttur. Fakat aniden gelişen kabızlıkların çoğunda çok önemli iki kurala uymak lazımdır:
Endişelenmemeli!
Kabızlık birdenbire ortaya çıkmışsa, geçici kabızlığın çok bilinen değişik nedenlerinden birine bağlıdır. Bu nedenle bilhassa endişeli olmamalıdır. Sorunlu etkenin artık etkisi kalmadığı andan itibaren bağırsak geçişi tamamen olağana döner. Bazı süreğen işlevsel kabızlıklar için önerilenlerine benzer hijyeno-dietetik bazı kuralları uygulayarak olağan geçişi kolaylaştırmak mümkündür ve bunun için özellikle:
Lifli besinler almalı.
Su miktarını arttırmalı; özellikle sabah uyanınca bir bardak soğuk su içmeli.
Kahvaltıdan önce sabahları 1 çorba kaşığı zeytinyağı içmelidir.
İlaç Kullanmamalı:
Geçici kabızlıkların başlıca tehlikelerinden birisi, bizzat geçiş bozukluğuna değil, fakat sorunun bu şekline alışmamış kişilerin çok kötü tepkisine bağlıdır. Gerçekten bazı kimseler kabızlığın 2 veya 3. gününden sonra tahriş edici yumuşatıcıları almaktan çekinmezler. Bu yersiz ilaç kullanımı, basit ve geçici sindirim sıkıntısını, kasıntılı türde süreğen işlevsel gerçek bir kabızlığa dönüştürebilir.
Bu nedenle birdenbire ortaya çıkan kabızlıkta yumuşatıcı (lifler hariç) almamalıdır. Bu kural örneğin hastanede uzun süre yatma gibi, çok özel bazı durumlarda geçerli değildir. Fakat bu koşullarda yumuşatıcı hekim tarafından yazılmakta ve dozları hastanın durumuna göre ayarlanmaktadır.
b- Şayet Kabızlık Devam Ediyorsa
Onu işaret ettiğimiz gibi olguların çoğunda, birdenbire ortaya çıkan kabızlıklar ancak basit bir geçici bozukluk olup burada esas tehlike muharriş yumuşatıcı kullanımıdır. Fakat daha ağır bir hastalık tarafından oluşan kabızlıklar seyrek rastlansa da önemlidir:
Bağırsak tıkanması
Bir başka sindirimsel hastalık
Sindirim dışı bir hastalık
Bağırsak Tıkanması
Bu hastalık çok belirgin bazı bozukluklar oluşturur ve bir seyahat veya bir basit grip ile ortaya çıkan kabızlıklardan ayırt etmek kolaydır. Herşeyden önce dışkılamanın durması gaz çıkarmanın tamamen yokluğu ile birliktedir. Bu tarzdaki dışkılama durması tıkanmanın çok belirgin bir işaretidir. Bundan başka, gaz ve dışkı durmasından çok süratle, 12 veya 24 sonra, karında çok iyi yerleşik kuvvetli ağrılar görülür. Bulantı, kusma, karında önemli derecede şişlik de bu bozukluğa ilave olur. Bağırsak tıkanması çok süratle tıbbi veya cerrahi sağıtımı gerektirir.
Bir Başka Sindirimsel Hastalık
Aniden ortaya çıkan kabızlık, gerçekten süreğen organik bir kabızlığın başlangıcı olabilir. Rektum veya kalınbağırsak hastalıklarının belirgin bazı işaretleri gecikmeksizin bir doktor muayenesini gerektirir.
Önce dışkı ile birlikte veya yalnız başına, daha çok dışkılamadan hemen sonra kanama görülür. Kan kırmızı renkte veya bilakis çok siyah ve yapışkan katran görünüşlü olabilir:
Rektumda duyulan ağrılı gerilmeler, yanma hissi ve devamlı dışkılama ve işeme hissi ile birliktedir.
Dışkının boşalmasından hemen önce kuvvetli ağrılar olur.
Devamlı dışkılama isteğine rağmen dışkılayamama durumu vardır.
Sindirim Dışı Bir Hastalık
Birdenbire ortaya çıkan kabızlık sindirim dışı nedenli süreğen organik bir kabızlığın başlangıcı olabilir. Böylece, iki hafta sonunda olağan olarak yok olan geçici kabızlıkların aksine, bağırsak geçiş bozukluğu devam eder. Tıbbi muayene ve tahliller hastalığın sebebini bulmaya yardım eder.
Böylece, birdenbire ortaya çıkan bir kabızlık karşısında, olguların çoğunda endişelenmeye gerek yoktur ve zararlı yumuşatıcıları kullanmamalıdır! Fakat kabızlık daha ağır diğer bozukluklar ile birlikteyse veya 2 haftadan daha fazla sürmüşse, işte o zaman bu sindirimsel sorunun altındaki muhtemel hastalığı araştırmak için bir hekim (dirger) muayenesi zorunludur.