İdeal Sutur Materyalleri Nelerdir

İdeal Sütür Materyalleri Nelerdir
Sütürün Yüzey Düzgünlüğü:   Sütür materyallerinin yüzeyi pürüzsüz ve düzgün olmalıdır.    Ancak çok kaygan ve parlak yüzeyli sütür materyalleri iyi düğüm tutmamaları nedeni ile tercih edilmemektedirler.
2-   Elastikiyet: Sınırlı elastikiyet tercih edilirken çok fazla elastikiyet düğümde gevşemeye yol açacağından tercih edilmemektedir.
3-  Şişme Kalınlaşma: Sütür materyalinin serum absorbe etmesine bağlı olup ideal materyal serum absorbe ederek şişmemelidir.
4-   Gerilme Kuvveti (Mukavemet) ve Kalınlık (Çap): Sütür materyallerinde aranan en önemli özelliklerden biri olup lineer ve düğüm mukavemeti olarak belirlenmektedir. Lineer mukavemet ipliğin her iki ucundan direk gerilmeye karşı gösterilen direnç olup ipliğin en zayıf yerinin direncine tekabül eder; uzunluk ve çapla direk ilgilidir. Her sütür materyalinin mukavemeti farklı olup buna imal edildiği madde, bu maddenin işlenme şekli, sterilizasyon yöntemi ve iliğin çapı gibi faktörler etki etmektedir.
5-   Dokuda Reaksiyon: Rezorbe edilen iplikler şiddetli reaksiyon uyarırlarken sentetik nonabzorbabl dikişlerde bu reaksiyon daha azdır.
6-   Rezorpsiyonu: Sütür materyalinin görevi bazı yaralarda geçici olup yara iyileştikten sonra alınması gerekmekte; bazı yaralarda ise kalıcı olup uzun süre ya da ömür boyu kalması gerekmektedir. Sütür materyalleri fagositoz ve enzimatik yıkım olmak üzere iki yolla rezorbe edilirler. Fagositozla yıkım aşırı doku reaksiyonuyla birlikte görülür.
7-   Kapillarite: Absorbe edilen ya da edilmeyen materyallerden elde edilen sütürlerin istenmeyen özelliklerinden biriside kapillarite etkisidir. Kapillarite, multifilaman sütür materyallerine has bir özellik olup içeriyle dışarısı arasında kontaminasyona neden olacağından istenmemektedir. Yerine göre sütür materyalinin rengi de önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Epidermise yakın cilt altı sütürlerinde saydam, bulunamıyorsa açık renkli sütür materyalleri özellikle tercih edilmelidir.
8- Düğüm Güvenliği: Sütür atıldıktan sonra sütürün gerilme kuvveti düğümle sabitlenir.
İdeal sütür materyalinde atılan düğüm sütürün gerilim kuvvetini kaybetmesi süresince sabit kalmalıdır .

Sutur Reaksiyonu Nedenleri

Sütür Reaksiyonu Nedenleri
Bütün sütür materyalleri vücut için yabancı maddedir ve doku reaksiyonu oluşturacaktır. Genel prensip olarak, ne kadar fazla sütür materyali implante edilirse doku reaksiyonu o kadar fazla olur. Bu yüzden yara kapatılmasında mümkün olan en az sayıda sütür materyali kullanılmalıdır. Canlı dokunun hasara veya yabancı cisme karşı verdiği reaksiyona enflamasyon denir ve implantasyon sonrası 2-7 günde pik yapar. Sütür nedeniyle oluşan inflamasyon yara iyileşmesinde gecikmeye, infeksiyona ve yara iyileşmesinde gecikmeye yol açar. Sütür etrafındaki inflamatuar reaksiyon sütüre edilmiş dokunun yumuşamasına yol açar.
Sütür reaksiyonları nedenleri:
   Hastanın immün direnci
   İnfeksiyon varlığı
   Düğümün çok sıkı atılmış olması
   Ameliyat sonrası yaklaştırılmış yara kenarlarına uygulanan basınç
   Vaskularitenin bozulması.
   Granulasyon formasyonu
Sütür materyaline karşı oluşan doku reaksiyonu 3 aşamada meydana gelir.
    İlk 4 gün polimorfonükleer lökosit, lenfosit ve monositlerden oluşan hücre infiltrasyonu meydana gelir.
    2. aşamada, 4-7 günler arası, makrofaj ve fibroblastlar belirir.
    3. aşamada yani 7. günden sonra kronik inflamasyon görülür.
Nonabsorbable sütürlerde inflamatuar reaksiyon minimaldir. Genellikle 28. günde ince fibröz kapsül oluşur. Absorbable sütürlerde inflamatuar reaksiyon daha belirgindir ve sütür absorbe olana veya vücuttan atılan kadar devam eder. Genelde multiflaman sütür materyalleri kullanıldığında monoflaman materyallerden daha fazla doku reaksiyonu meydana gelir. Bazı sütürler; eğer operasyon sırasında anlamlı bakteriyel kontaminasyon olursa yara infeksiyonunu daha fazla indüklemeye meyillidirler. Sütür materyalinin fiziksel konfigürasyonunun infeksiyonu potansiyalize ettiği gösterilmiştir. Genel olarak multiflaman sütür materyalleri infeksiyonu daha fazla arttırır. Bakteriler multiflaman materyallerin aralıklarına çekilerek lökositlerin etkisinden korunmuş olur.
Bakteri retansiyonunu en aza indirmek için atılan düğüm sayısı da az olmalıdır. Önemli bir gerçeği vurgulamak gerekir ki; yapısı ve içeriği ne olursa olsun bütün sütürler bir dereceye kadar mutlaka infeksiyon olasılığını arttırır. Sütür materyaline (özellikle catgute) karşı gelişen allerji bildirilmiştir. Catgut kullanılan hastalarda; dolaşımda catgute karşı antikorlar saptanmıştır. Catgute absorbsiyonu geciktirmek için eklenen krom tuzları da, krom duyarlılığı olanlarda allerjik reaksiyonu indükleyebilir.

Sutur Seciminde Dikkat Edilecekler

Sütür Seçiminde Dikkat Edilecek Faktörler
Son 25 yılda cerrahi sütür piyasasına çok çeşitli sentetik ürünler girmiştir. Bu da; sütür materyali seçiminde geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. Yara için uygun sütür seçimi yapılırken, sütür materyallerinin temel özelliklerinin mukayese edilmesi gerekir. Günümüzde, her ameliyatta, her şart altında kullanılabilecek ideal sütür materyali bulunmamaktadır. Sütür seçimi, cerrahın eğitimine ve tercihine bağlıdır.
Genellikle yara kenarlarını yeterince yaklaştıracak en küçük çaplı sütür seçilir. Sütürun gerim gücü, asla dokunun gerilim gücünü aşmamalıdır. Yara iyileşirken, zaman içinde sütürün relatif güç kaybı, dokunun gerim gücünü kazanmasından daha yavaş olmalıdır. Göz kapağı, periorbital alan, burun, dudak, vermillion gibi baş boyun bölgesinde estetik kaygılar ön plana çıktığından daha ince sütürler tercih edilir.
Farklı dokuların sütür desteğine gereksinimleri de farklıdır. Bazı dokular için (kas, subkutan doku ve cilt gibi) birkaç günlük destek bile yeterli olurken, bazıları (fasya ve tendon gibi) için ise haftalar ve aylar süren sütür desteği gerekir.
Sütür seçimi bazı kesin genel prensiplere dayanır. Yara maksimum gücüne ulaştığında sütüre gerek kalmaz. Bu yüzden yavaş iyileşen dokularda nonabsorbable sütürler tercih edilirken, mukoza gibi hızlı iyileşen dokular absorbable sütürlerle kapatılır. Kontamine dokularda yabancı cisim varlığı infeksiyonu kolaylaştırdığından, bu bölgelerde sütür seçimi daha dikkatli yapılmalıdır. Multiflaman sütürler mikrobial ajanların dokuya daha fazla geçmesine neden olduğundan kontamine bölgelerde monoflaman sütürler tercih edilmelidir. Yara dudaklarını aşırı germeden ideal şekilde yaklaştırmak için genellikle en küçük çaplı sütür gereklidir. Eğer yaranın gerimi yüksekse küçük çaplı sütürler dokulara hasar verir. Bu nedenle sütürün gerim gücüyle dokunun gerim gücü birbiri ile uyumlu olmalıdır.