Bel Ağrısı, Omurga Kasları Ağrıları, Siyatik Ağrısı, Sırt Ağrısı

Bel ağrılarının büyük çoğunluğu, kasların omur­ga kemiklerine tutunma yerlerinde, eklem ve bağlar­da, kemik ve periosteum (kemiklerin etrafındaki in­ce zar)da, omurlar arasında bulunan kıkırdakların et­rafındaki hassas dokularda ve omurganın içindeki di­ğer yumuşak dokularda başlar. Saydığımız bütün bu yerler hassas sinir uçları ile donatılmıştır. Ayrıca, si­nirler kendileri tazyik veya gerilme halinde, siyatikte olduğu gibi nevrit ağrılarını verebilirler. Kemik için­deki omuriliğin, omurganın muayyen zarar ziyanı ve sakatlıklarıyla yakın ilişkisi vardır. Buna rağmen tüm bel ağrılarının kaynağı belde değildir. Sırt omurlarındaki ağrılar kalp, aort (kanı yürekten vücuda nakle­den büyük damar) veya akciğer düzensizliklerinden, bel omurlarıdaki ağrılarsa karın ve leğen (pelvic) hastalıklarından olabilir. Endişe ve depresyon yalnız mev­cut bir bel ağrısını artırmaz, yenisine neden bile ola­bilir. Bütün bu nedenlerden meydana gelen ağrılar omirilik ve beyinde etki altına alınır ve değişime uğrar.

Ağrı, görme, dokunma, tatma ve işitme gibi temel bir duyu değildir, ama genellikle bazı faktörlerce ha­fifletilmiş ve şiddetlendirilmiş, değişik nahoş unsurların bir kokteylidir. Dokulardaki mekanik ve biyokim­yasal değişiklikler ne olursa olsun, yanıt hep komp­lekstir ve sonuç sadece endişe ve depresyon değil, bazen de hormon değişikliğidir. Ağrının hasta için ta­nıdığı anlam önemlidir. Eğer hasta bel ağrısının kan­serden ileri geldiğini düşünüyorsa, korku ve endişe­den ağrı daha da artar ve şiddetlenir. Şayet futbol oy­narken sadece bir burkulmadan ileri geldiğini biliyor­sa, bir sonraki oyunda oynayıp oynayamayacağını me­rak eden meraklı bir amatör ve çok yüksek paralar alan bir profesyonel olmadıkça, hasta çok daha az üzülür. Bazı hastalar ağrılara çok kızar ve onu Tanrı tarafından kendilerine karşı oynanmış ve hiç hak etmedikleri çirkin bir oyun olarak görürler. Genelde bu onların rahatsızlığını ve acılarını daha da artırır. Öte yandan bazıları duygusallaşmadan durumu kabul eder ve çok daha başarılı olurlar. Korku, kızgınlık, hüs­ran, küskünlük ve haksızlık duygusu çoğu ağrıları da­ha çok artırır. Araba ve iş kazalarının sebep olduğu bel ağrılarının çoğu, özellikle malûllük maaşı ve mah­keme kararları askıda kaldığı sürece ve halledilme­dikçe devam eder. Gelecek korkusu ve endişesi, bel ağrılarının devam etmesine neden olur. Bunlar orta­dan kalktığında sorun da kendiliğinden çözümlenir.Sağlıklı ve güçlü bir adaleli erkeğin sırtı ve beli sağlam bir kaslar yığınıdır. Kadınlar genellikle daha az adaleli görünebilirleri. Ancak kadınlarda genelde daha fazla şişman olduklarından, bu durum mevcut kasları gizler. Rubens'in tablolarında kadınlar, göründüklerinden çok daha adalelidirler. Ama genelde nor­mal bir erkek, normal bir kadından daha adalelidir.