Çocuklarda Beslenme, Çocuk ve Beslenme

Bebeğin Beslenmesinin Genel Özellikleri

Bebeklerin sindirim sisteminin çalışması yetişkinlerden farklıdır.

1. Tükrük olmasına karşın, dişler olmadığından, ağızda sindirim yok de­necek kadar azdır. Bebek emmek suretiyle besinini alır. Bebek besininin kı­vamı, bu duruma uygun olacaktır.
2. Midenin boşalma hızı bakımından bebekler arasında farklılıklar var­dır. Açlık hissi, midenin boşalmasına göre ayarlı olduğundan her bebeğin aynı aralıkla besin alması şart koşulamaz. Midesi çabuk boşalan bebek daha sık aralıklarla alabilir. Doğduğu an, bebek emzirilmeye başlanır ve her ağ­ladığında emzirilir. Daha sonra 2-4 saat aralıklarla beslenir. Bebek bü­yüdükçe besin alması ile açlık hissinin başlaması arasındaki süre daha uzundur. Bu bakımdan besin daha seyrek aralıklarla verilir. Midede süt pro­teinleri parçalanır. İlk 10 gün midenin asiditesinin azaldığı ve bundan sonra gittikçe arttığı görülmüştür. Anne sütünün sindirimi diğer sıvı besinlere göre daha kolaydır.
3. Yeni doğan bebeklerde, nişastanın sindirimini sağlayan amilaz en­ziminin az olduğu ve bebek büyüdükçe bu enzimin faaliyetinin arttığı söy­lenir.
4. Bebeklerin metabolizması daha hızlı olduğundan dolayı karaciğerde daha fazla glikojen depo edilmektedir. Bebekte, normal olarak safra mey­dana gelir ve yağın sindirimi sağlanır.
5. İnsulin, bebeklerde yetişkinlerde olduğu gibidir ve şeker kullanılabilir. Pankreastan gelen ve protein sindirimini sağlayan enzimlerin çoğu ye­tişkinlerde olduğu gibidir.
6. Doğumdan sonra ilk günlerde, bebek sık kaka yapar. Sonradan günde normal olarak bir defadır. Kakanın ilk günler rengi koyu yeşildir ve su­ludur. 4'üncü günden itibaren yumuşak bir kıvam ve sarı bir renk alır.

Çocuklarda Büyüme Hızı

Doğum öncesi ve ilk 3 yaş, insan yaşamının en önemli dönemleridir, bebek bu dönemlerde çok hızlı büyür, 3 yaşın sonuna geldiğinde beynin bü­yüme ve gelişimi büyük ölçüde tamamlanır.
Bebeğin büyüme hızı beslenme durumunu aksettiren en önemli gös­tergedir. Bebeğin doğumdaki ağırlığı ortalama 3200 gramdır. Yeterli ve den­geli beslenen bebek dördüncü ayın sonunda doğumundaki ağırlığın iki ka­tına çıkar.

Yetersiz beslenme uzun süre devam ederse, bebek büyümez ve hatta kazanmış olduğu ağırlığı da kaybeder. Normal boy ve ağırlığı kazanmamış çocuklara, malnutrisyon tanısı konur, bunun anlamı, çocuğun büyümesi için gerekli protein ve kaloriyi yeteri kadar alamaması yüzünden hastalanmasıdır. malnutrisyonlu çocuklar, enfeksiyonlara karşı çok dayanıksızdır ve bu yüz­den çok kolay hastalanırlar ve hastalıkları ağır seyreder.

Beslenme yetersizliğinden dolayı kolayca hastalanan ve hastalığı ağır seyreden çocuklar arasında ölüm fazladır. Bebeklik çağında ölüm oranları köylerde ve yoksul ailelerde daha fazladır. Çocuk ölümleri açısından ülkemiz en gelişmemiş ülkeler düzeyindedir. Beş yaş altındaki çocuk ölüm hızı Avrupa ülkelerindekinden 10 kat daha yüksektir.

Bedenen büyüyemeyen çocuk, zihni bakımdan da gelişmemektedir. Ye­teri kadar beslenemeyen çocuğun beyni tam gelişmemektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklar arasında zeka gerilikleri daha çok görülür. Bu çocuklar öğrenmede güçlük çekerler.

Çocuk Diş Gelişimi, Çocukta Diş Gelişimi

Yeterli ve dengeli beslenen çocukların dişi, vaktinde çıkar ve iyi gelişir. Normal beslenen bebek, 6-12 aylıkta 2 alt orta kesici, 12-16 aylıkta 6-8 tane kesici dişler, 16-24 aylıkta 12-16 tane diş, 24-36 aylıta 20 tane dişe sahiptir.

Normal doğan çocuk, vücudunda ilk 3 ay ile 6 aylık gereksinmesini kar­şılayacak kadar demir depo eder. Kansızlık daha çok 6 aydan sonra görülür.

Süt Çocuğunun Beslenmesi, İlk 6 Aylık Bebek Beslenme

Bebeğin ilk 6 ayı için en iyi besin anne sütüdür. Anne sütü bebeğin bü­yüme oranına göre ayarlıdır. Doğumdan sonraki ilk 3-4 günde salgılanan süt miktarı az, rengi koyu limon sarısı ve kıvamı koyudur. Bu sütte protein mik­tarı daha fazladır. Bu proteinlerin önemli bir bölümü mikroplara karşı bebeği koruyan bağışıklık hücreleri ve antikorlardan oluşmuştur. Buna ağız sütü denir.

Bebeğin kuvvetle emmesi ile süt artar. Bebeğin emmekte güçlük çek­mesi süt salgısını azaltır. Yorgunluk ve üzüntü de sütün azalmasına sebep olabilir. Normal süt veren bir anneden bebek, ortalama günde 700-800 cc kadar süt emmektedir. Ender durumlarda, annenin sütü az olabilir. Anne be­beğini emziremeyebilir. Ülkemizde hiç emzirilmeyen bebek oranı % 5 ci­varındadır. Bu bakımdan bebeğin ilk yıldaki beslenme sorununa 3 açıdan bakmak doğru olur:

1. Normal olarak annenin bebeğini emzirmesi ve bunun da altı aya kadar yeterli olduğu çocuğun büyüme durumuna göre anlaşılmış olması.
2. Annenin bebeğini emzirmesine karşın, sütün, bebeğin normal bü­yümesini sağlayacak miktarda bulunmaması ve bunun sonucu bebeğin bü­yüme hızında yavaşlama olması.
3. Bebeğin hiç anne sütü alamayacak durumda olması. Bu çok az gö­rülen bir durumdur.
Bu durumlardan ayrı olarak, bir de bebeğin normal veya prematüre ola­rak doğmuş olması da dikkate alınmalıdır.

Doğal Beslenme (Emzirme)

Yeni doğan bebek için anne sütünün yerini tutabilen başka bir besin yok­tur. İster Amerika'da, ister Almanya'da yapılsın, hiç bir mama anne sütü de­ğerini taşımaz. Her memeli canlım sütü, kendi yavrusunun beslenmesine uy­gundur. Bu nedenle de hayvan sütleri ya da bunlardan hazırlanan mamalar insan yavrusu için uygun değildir.

Anne Sütü İle Beslenme, Anne Sütü Faydaları

1. Bileşim ve kalite yönünden bebeğin büyüme hızına uygundur,
2. Kolay sindirilir ve sindirimde kayıp olmaz.
3. Alerjik değildir.
4. Ekonomiktir.
5. Temiz ve mikropsuzdur.
6. Ayrıca özel hazırlamayı gerektirmez.
7. Mikroplara karşı koruyucu öğeleri taşır.
8. Bebeğe zarar verecek toksik öğeler, en az düzeyde anne sütünde bu­lunur.
9. Anne ile çocuk arasında sevgi ilişkisinin kurulmasını güçlendirir, her ikisinin ruh sağlığının korunmasında yardımcı olur.

Başarılı emzirme için doğumdan sonra, anne kendine gelir gelmez em­zirmeye başlamalıdır. Meme başlarının uygun duruma gelmesi için, ge­belik sırasında gerekirse memelere masaj yapılmalıdır. "Bebek emmiyor" diye bırakıverilmemeli, gayret ve inatla emzirmeye çalışılmalıdır. Annenin kendini rahat ve huzurlu hissetmesi, beslenmesine dikkat etmesi, süt sal­gısını artırır. Bebek ne kadar sık ve kuvvetle emerse, süt salgısı da o kadar artar. Yenidoğan bebeğe şekerli su verilmesi, emme isteğini azaltır ve em­zirmeyi olumsuz etkiler. Bebek her istediğinde ya da ağladığında em­zirilmelidir.
Emzirilirken, bebek dik tutulmalı, bebeğin meme başı ve kahverengi kısmı birlikte yakalaması sağlanmalı, memenin, burnu tıkaması önlenmelidir. Emerken bebek yorulur, emmesine zaman ayırmalıdır. Emzirdikten sonra omuza dayanarak gazı çıkartılmalı ve yan yatırılmalıdır.
Anne bebeğini doğar doğmaz emzirir, kendi beslenmesine dikkat eder ve süt azaltıcı etkilerden uzak durursa, 4 ile 6 ay kadar bebeğe yetecek kadar süt salgılayabilmektedir. Anne sütünün yeterliliği, bebeğin büyüme hı­zından kolayca anlaşılır. Bebeğin ağırlık kazanması ve boy uzaması Şekil: 6-1 ve 6-2'deki grafiklerde belirtildiği gibi seyrediyorsa, anne sütü yeterlidir. Anne sütü yeterli olduğu sürece bebeğe başka besin vermeye gerek yoktur. Verilen her şey anne sütünün yararlılığını azaltır, enfeksiyon riskini arttır.

Diğer Besinlerle Beslenmesi (Yapay Beslenme)

Normal süt veren annenin sütü 4 ile 6 ay kadar bebeğin enerji ve besin öğeleri gereksinmelerini karşılayacak durumda olduğuna göre, bu dönemde anne sütü alamayan bebeğe, hayvan sütleri anne sütüne benzetilerek ve­rilebilir. Hayvan sütlerinin kıvamı insan sütüne benzer ise de bir çok hu­suslarda farklıdır.

İnsan sütünde linolenik asitten türeyen yağ asitleri bulunurken inek sü­tünde yoktur.


İnsan ve hayvan sütleri, içerdikleri protein çeşitleri bakımından da fark­lıdırlar, aşağıda görüldüğü gibi, inek sütü daha çok kazein, insan sütü ise daha çok suda eriyen proteinleri içerir.

Annenin sütü yetersizse veya emzirme olanağı yoksa, insan sütünden farklı olan inek sütü mümkün olduğu kadar insan sütüne yaklaştırılmak su­retiyle hazırlanıp bebeğe verilebilir. İnek sütünü anne sütü yerine kullanırken en pratik usul hayvan sütünü sulandırmaktır.

Sulandırma

Hayvan sütleri sulandırılınca protein ve mineraller bakımından anne sü­tüne yaklaştırılır. Yalnız, zaten hayvan sütünde ane sütüne nazaran daha az olan şeker ve aynı miktarlarda bulunan yağ sulandırma ile daha aza­lacağından, sulandırılmış süte şeker ve yağ eklenir. Sulandırma bebek bü­yüdükçe azaltılır. Süt yerine yoğurt kullanılabilir. Buzdolabı bulunmadığında yoğurt tercih edilmelidir.