Emosyonel ve Somatik Yanit Nedir

Emosyonel Nedir, Somatik ve Psikolojik yanıt

Uyum bozukluğu nelere yol açar?


Uyum bozukluğu, kişinin aile, ev, işyeri, yakın ve uzak çevre ilişkilerini olumsuz etkiler, uyumunu bozar. Başarı göstermekte, çaba harcamakta zorlanır; çalışma gücü aza­lır. Güven duygusu kaybolur. Genel kaygı bozukluğunu ya da ruhsal çöküntüyü anımsatan belirtiler, yakınmalar or­taya çıkar. Zaman zaman görülen kızgınlık, öfke patlama­ları, saldırı, şiddet ve taşkınlık yanında; donukluk, dur­gunluk, hareketsizlik gibi davranış bozuklukları da bu tabloya eklenebilir. Çünkü travmatik yaşantılar sıklıkla psikiyatrik hastalıkları açığa çıkarıyor. Travmatik yaşantı­lara yanıtın 3 bileşeni vardır:

1. Emosyonel (duygusal) yanıt
2. Somatik Bozukluk (bedenleştirilmiş) yanıt
3. Psikolojik yanıt

Bu sayede yaşanan travmatik olayın çözümü yapılma­ya ve hatta sorun atlatılmaya çalışılır. Emosyonel ve soma­tik yanıtlar kaygı ve depresyon olarak ikiye ayrılır. Otonomik uyarılma, taşikardi, ağız kuruluğu kaygı belirtileridir ve bu belirtiler tehdit eden durumun sürmesiyle daha da belirginleşir. Depresyon belirtileri ise daha çok ayrılma ve kayıplarla ilgilidir. Travmatik yaşantıya üçüncü yanıt ise psikolojik mekanizmalardır ki, bunları başa çıkma strate­jileri ve savunma mekanizmaları olarak incelemek müm­kündür.

Bu sorunu çözmek için neler yapılabilir?, Emosyonel Stres ve Durum

Kişiler problem çözücü stratejiler geliştirir. Mesela çev­resinden yardım isteme, yaşadığı problemin çözümüne yö­nelik bilgi, rehberlik arayışları, problemle yüzleşme, kendi haklarını savunma gibi davranışlar içine girerler. Duygu­ların ağırlığını üzerinden atmak için de, problem ve prob­lemi anımsatacak konuları düşünmekten ve bunları ko­nuşmaktan kaçınmak neredeyse ilk tepkidir. Konuyla ilgili çözümlemeler yapmak, olumlu ya da olumsuz bir karar verebilmek de buna hizmet eder. Diğer taraftan olumsuz bir dizi davranış örneği de gösterilebilir. Mesela alkole ya da yeşil reçeteyle satılan, ama reçeteyle alınmamış ilaçlara yönelme, kendine zarar vermeye kalkışma, saldırganlığın açığa çıkması gibi.

Bahar yorgunluğundan dolayı yaşanan kaygı, panik atağa dönüşebilir mi?

Evet, dönüşebilir, çünkü bir anlamda iç sıkıntısı yara­tan bu durum tetikleyici kabul edilebilir. Bu nedenle bahar yorgunluğunu ve depresyonunu yenmek için önerilerde bulunuyoruz. Çünkü mevsim dönümlerinde vücut, özel­likle B ve C vitaminleri ile potasyuma ihtiyaç duyar. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum da domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. Bu nedenle meyve ve sebze tüketimini artırın. Ayrıca tüm depresif hal­lerde işe yarayacak şu önerilere kulak vermekte yarar var:

Özellikle kıştan bahara geçerken bol vitamin alın,
Bol bol egzersiz yapın,
Gelenin getireceklerini bilmemenin kaygısını yaşa­mak yerine sürprizlerin güzel olduğunu düşünün,
Baharda beklentilerin gerçekleşme ihtimaline hazır olun,
Erken kalkın,
Uyku saatinize dikkat edin,
Beyninizi organize edin ki sizin için yararlı olan emirleri verebilsin,
Kendinizi kötü haberlere, uyuşukluğa teslim etmeyin,
Silkinip ben şuyum, şunu yapmak istiyorum derse­niz kendi dışınızdaki dünyayı da manipüle edebi­lirsiniz,
Güne düzenli başlayın,
Çevrenize sevgi verirseniz sevgi de alacağınızı unutmayın.

Bahar yorgunluğunun belirtileri nelerdir?

Bahar yorgunluğunun belirtileri şunlardır:
Bitkinlik,
Neşesizlik,
Uyuşukluk,
Uykuya dalamamak ve uyanamamak,
Sürekli sıkıntı hali.