Kommensallik ve Simbiyozluk

Kommensallik ve Simbiyozluk

Akbabalar sürekli olarak yırtıcı hay vanlarm peşinden gide­rek, onların yemek artıklarından yararlanır. Farklı türler arasındaki ilişkiler, bir türe fayda sağlıyor, yani (+), diğer türe ne fayda ne de zarar veriyorsa, yani (0), bu du­rumda KOMMENSALLİK'ten, yani (+/0) ilişkisinden söz edilir. Benzer ilişkilere bitkilerde de rast­lanır. Tropik orkide gibi epifitler, bitkilerde yetişir ve böylece ışığı iyi kullanır. Bu ilişkiden konukçu bitki hiç bir zarar görmediği gibi fayda da sağlamaz

Eğer farklı türler arasındaki bu ilişkiler sürekli korunan bir birliğin kurulmasına ve karşılıklı yarar esasına dayanırsa, yani her iki tarafa yararlı (+/+) ise, böyle bir ilişkiye SİMBİYOZLUK de­nir. Örneğin bazı kuş türleri, manda derisindeki sinek, kene gibi ektoparazitleri yiye­rek beslenir. Böylece manda, bir yandan kendi parazitlerinden kurtulur (+), kuş da bes­lenir (+). Bu durumda bir TEMİZLİK SİMBİYOZLUĞU'ndan söz edilir

Bitkilerin yaklaşık % 80'inin kökünde mantar bulunur. Mantar ağı kökü sarıp, toprak ve kök kabuğu arasında bir bağ oluşturur. Mantar miselleri ile bu yüzey 100-1 000 kat büyür. Mantar yeşil bitkiye mineral ve özellikle fosfat ve azot bileşikleri verir (+). Mantar ve yeşil bitki arasıdaki bu ilişkiye MİKORRHİZA denir. Özel bir simbiyotik ilişki likenlerde görülür. Bunlar, yeşil algler veya siyanobakte (=mavi alg)rin bir mantarla müşterek yaşamı ile oluşur. Burada klorofil içeren yeşil alg, fo­tosentez yaparak organik madde üretir ve mantarın bu ihtiyacını karşılar (+), bunun yanında mantarın miselleri ile topraktan aldığı su ve besin tuzlarını yeşil alg kullanır (+). Bu ilişki o kadar düzenlidir ki sonuçta oluşan likenler çok ekstrem koşullarda bile yaşamlarını sürdürür. Likenler havadaki zararlı maddelere karşı çok duyarlıdır; hava kirlenmesinin denetim ve kontrolünde BİYOİNDİKATÖR olarak kullanılır.
Selüloz yıkan bakteriler geviş getiren ve diğer herbivor (=otcul) canlılar için hayati önem taşır. Bunlar konukçulannın sindirim sisteminde optimal koşullarda yaşar (+), diğer yandan konukçunun beslenebilmesini sağlar (+).

Probiyoz: İncelenen hayvana avantaj verme; Antibiyoz: Karşıt canlıya avantaj verme; Simbiyoz: Her iki ortağa avantaj sağlama.

Mimez: Görünümün taklit edilmesi veya bitki veya hayvana bir avantaj sağlamak için koku salgılanarak düşmandan korunma (Örnek: Bir kelebek tırtılının daha ra­hat beslenebilmesi için kendisini bir dala benzeterek düşmanlarından ko­runması).

Mimikri: Mimezin özel bir durumudur. Güçlü veya yırtıcı düşman için, kötü tadı olan bir hay­vanı taklit etme (Örneğin: Bir nevi sineklerin eşek arılarını taklit etme­si).

Predatör (Avlama- Avlanma): Yırtıcı kendi gelişimi için çok sayıda avı yiyerek beslenir.
Parazit (Asalaklık): Gelişimi için tek bir konukçuya ge­reksinim duyar. Endoparazit ko­nukçunun vücudunun içinde yaşar; Ektoparazit: dışında yaşar (Örneğin: Bit, pire); Geçici parazitlik: Konukçudan belli bir zaman beslenir (Örnek: Bit); Sürekli parazitlik: Gelişimini o konukçu üzerinde tamamlama. Hiperparazitlik: Diğer parazitler üzerinde ikincil, hatta üçüncül parazit olarak yaşama, parazitin paraziti (takinler); Soliter parazitlik: Tek bir parazit bireyinin bir konukçu üzerinde yaşaması. Greger parazitlik: Bir konukçunun üzerinde çok sayıda parazit bireyinin yaşamasına denir. Multiparazitlik: çok sayıda parazit türünün aynı anda, aynı konukçu üzerinde yaşamasıdır (Örneğin: Bit, pire); Kuluçka paraziti: Bir başka kuş türünün yavruları yerine guguk kuşunun kendi yavrularını baktırıp, büyütmesine denir. Taşıma paraziti: Akarlarda olduğu gibi bir konukçuya tutunarak yer değiştirmesidir buna "FOREZİ'de denir.

Komensallik: Birlikte besini paylaşmak, vücudun atıklarını örneğin vücudun içinde bağırsak kurtlan, dışında ise bitin aynı canlı üzerinde yaşamasıdır.

Simbiyozluk: İki farklı organizmanın karşılıklı çıkarları için bir arada yaşamasıdır. Ökse otu tohumuyla beslenen, ökse otu ardıç kuşunun tohumların etli kısımlarını yediği, geriye kalan esas tohumu da başka yerlere taşıyarak ökse otunun yayılmasını sağlaması gibi.

Eş Oluşturma: Kısa süreli (ötücü kuşlardaki gibi); uzun süreli (ördeklerdeki gibi); monogam (=tekeşlilik) (Örnek: Kuğu kuşları); poligam (^çokeşlilik) (Örnek: Geviş getirenler).

Ebevyn-Döl İlişkileri: a) Kuluçkaya bakma onunla temas etmeden veya b) Temas ederek olur, bu ya ebeyyn-aile (ana/baba) etkisi ile olur (Örnek: Kaz); anne-aile (Örnek: Ayı); baba-aile (Örnek: Keklik) etkisiyle gerçekleşir.

Monospesifik birlik: Martıların kuluçka kolonileri; kurtların avlanma bir­liği gibi.