Uyuşturucu (Madde) Bağımlılığı Belirtileri, Uyuşturucu Hakkında

Uyuşturucu bağımlısı birey daha mutlu ve rahat olabilmek için kullandığı maddeyi daha fazla miktarlarda almayı arzu eder. Eğer bulamazsa, mutsuzluk başlar ve bu durum günlük yaşamını da etkiler, huzursuzluk ve olumsuz davranışlar göstermeye başlar, çevresini üzer. Bağımlı birey düzenli uyuşturucu alan kimsedir. Maddeyi bulamaz ve alamazsa fiziksel olarak hastalık belirtilerine benzer özellikler oluşur. Ateş yükselmesi, kusma ve şiddetli çırpınmalar görülebilir. Bu belirtiler alınan uyuşturucunun özelliğine, koşullarına ve bireyin özelliklerine göre değişiklik gösterir.

Uyuşturucu bağımlılığında alınan her uyuşturucu madde tehlikelidir. Maddenin reçeteli veya reçetesiz olması önemli değildir. Tehlikesiz uyuşturucu madde yoktur denilebilir. Eğer bu durum düşünülmez, uyuşturucu alımına devam edilirse, fıziksel-ruhsal sorunlar yanında aile, iş ve meslek yaşamını olumsuz etkileyen davranışlar ortaya çıkar. Birden bırakılmak istendiği zaman da birçok risk faktörünü beraberinde taşır."Ben istediğim zaman bırakırım, irademe güveniyorum, onun için alırım, kısa yaşayayım ama, iyi ve mutlu yaşarım" demek doğru değildir. Sadece kendi kendini teselli etmek, aldatmaktır. Daha da önemli bir husus vardır. Bağımlı her zaman kimyasal özelliği normal, reçeteli uyuşturucu maddeyi bulamaz. O zaman yasadışı (illegal) yollara başvurma zorunda kalır. Bu yolla elde edilen madde başka tehlikeli maddelerle "karıştırılmış olma" riskini de taşır. Tolerans ve yoksunluk durumlarında bağımlı kişi, uyuşturucunun normal mi, karıştırılmış mı olup olmadığına bakmaz. Onun için "o" maddeyi bulmak, almak ve kullanmak önemlidir. Onun için yaşamın tek anlamı "o"dur.

Uyuşturucu Kullanımı, Uyuşturucu Kullanmak

Uyuşturucu madde kullanan bir bireyin bağımlı olup olmadığını nasıl anlarız?
Uyuşturucu madde kullanan bireyde ortaya çıkan ilk belirtiler şunlardır:


- Sık sık ruhsal değişiklik,
- Olumsuz davranış gösterimi,
- Huzursuzluk,
- Aşırı hassasiyet,
- Gerginlik, saldırganlık.


Diğer Uyuşturucu Kullanma Belirtileri:

Sessizlik dönemi: Birey kendi kendini kontrol edemez. Dikkat ve tepkisi azalmıştır. Kendisini eleştirmez, aksine haklı olduğunu düşünür. Çevresi ile ilişkileri kaybolmuş, içine dönmüştür.
Sarhoşluk dönemi: Bağımlı uyuşturucu almaya devam ettikçe gözle görülebilir fiziksel belirtiler gösterir. Ayakta duramaz, konuşurken kekeler, mide bulantısı ve ağrısı vardır, kusma olur, başağrısı şikayeti vardır, kilo verir ve tansiyon düşüklüğü olur.


Hastalık dönemi: Zaman zaman bağımlılıktan kurtulma kararı verilir. O zaman uykusuzluk, kuşku, izleniyor korkusu, sanrı (hallüsinasyon) şikayetleri görülür. Artık bağımlı hastadır.
Her uyuşturucu bağımlısı bir "hasta"dır. Öyle bakmak ve bu kavramın ifade ettiği şekilde hareket etmek ve tedavi yolunu düşünmek gerekir. Tedavide ön şart bağımlının "istekli" olmasıdır. Bu istek ve bağımlılıktan kurtulma kararı kesin ve sürekli olmalıdır. Geçici süre bırakma çözüm olamaz. Bırakma kararı yaşam boyunca sürdürülür. Aksi halde tekrar bağımlı olma çok daha kolaylaşmış olur.


Görülüyor ki, "uyuşturucu" ve "bağımlılık" kavramlarının açıklanması, konunun önemini ve herkesin konu ile ilgilenmesi gereğini ortaya koymaktadır. Çünkü, konu sadece gelişmiş ve refah düzeyi yüksek toplumlarda değil, her toplumda düşünülmesi gereken bir olgudur. Uyuşturucu maddenin üretilmemesı veya üretilmesinin engellenmesi mümkün değildir. Bu tedbir tek başına çözüm de olamaz. Zira bu tür maddeleri tıp alanında, kimya alanında, insanların yararına hastalıkların tedavisi için, ameliyatlarda kullanmak durumundayız.

İlaç türleri ve kullanış amaçları ile uyuşturucular arasında sıkı bir ilişki vardır. Ancak, uyuşturucu bağımlılarını, sürekli ilaç kullananlardan ayırmak gerekir. Her yatıştırıcı, sakinleştirici, uyarıcı ilaç kullananı, uyuşturucu bağımlısı kabul etmek yanlış bir düşünce olur.

Uyuşturucu bağımlılarına karşı toplumların, kurum ve kuruluşların bakış açılarını, düşüncelerini değiştirmeliyiz. Uyuşturucu bağımlısı "kötü kişi" değildir. Peşin peşin toplum dışına itilmesi gereken, suç potansiyeli bulunan bir birey de değildir. Bağımlıların, diğer hastalıklarda olduğu gibi tanısının (teşhis) konulması, hangi nedenlerle uyuşturucu bağımlısı olduğunun ortaya çıkarılması zorunludur. Gerek sağlık personelinin yaklaşımı, gerekse halkın ve toplumun yaklaşımı "acıma" ile "kötüleme" tarzında başlamamalıdır. Bağımlı suç işlemiş, cezalandırılması gerekli bir birey olarak görülmemelidir.


Uyuşturucu bağımlılığı sorunu ve çözüm önerileri konusu üzerinde tedavi ve koruyucu önlemler bölümünde daha ayrıntılı durulacaktır. Burada bir önemli noktayı da belirtmek yerinde olacaktır. Madde bağımlılığı olarak uyuşturucu bağımlılığı konusu, çok disiplinli (multidisipliner) ve çok sektörlü (multisektörel) bir konudur. Bir tek disiplinin veya bir tek sektörün konusu değildir. Bu yüzden çözümde çok sektörlü, çok disiplinli yaklaşım zorunludur. Kısaca, hepimizi ilgilendiren bir konudur. Çocuk ve genç olarak, aile (ana-baba ve akraba) olarak, çalışanlar olarak, yöneticiler ve politikacılar olarak herkes konu ile ilgilenmelidir.

Son yıllarda konunun politik boyutu da önem kazanmıştır. Hem ulusal hem de uluslararası alanda "uyuşturucu bağımlılığı" sorunu güncelliğini korumaktadır.